|
2007 Yılı Haberleri
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Mart 2007
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sevgili arkadaşımız İsmail bana bir takım sorular soruyor; fakat, son yazısında sanki imza kendinin de, konuşan kendi değilmiş gibi; özelde muhatap benmişim gibi görünüyor, ama asıl muhatap ben değilmişim gibi, geliyor bana... Bu benim kanaatim! Ben konuları ve örnekleri yerelden alsam da, aklım erdiğince bu güne kadar referansımı hep, büyük düşünce ve inançlar ile bunların oluşumuna katkıda bulunmuş, hatta kimi zaman bunlardan bazılarını da belirlemiş olan, tarihin büyük öğretmenlerinden aldım!.. Bu üslubumu korumak istiyorum. Birde, bire bir konuşmalar, beni Fethiye’deki siyasetin, çerçevesine, içine çeker. Bu tarz siyasetten yana olanlara da, düşünce ve inanç özgürlükleri çerçevesinde saygım var. Fakat, bu benim kulvarım değil. Bu türden bir ilişkiye, kimse ile girmek istemiyorum. Ben oyumu vakti geldiğinde falana yada filana veririm; ancak, birinin kazanması ve diğerinin kaybetmesi için, özel bir çaba içine girmek istemiyorum. Öyleyse neden, yazılarımda, bazen kişisel göndermeler yapıyorum? Çünkü bu bütün yazılarımda, referans aldığım ilke ve değerlere aykırı olduğuna inandığım, düşündüğüm, tutum ve tavırlar görmüş olmamdan kaynaklanmaktadır. Benim özlemimse bu kriterler ile ilgilidir.(Bkz: Altweb sayfasındaki, “İnsan Hakları Klasörleri” ile benim bütün yazılarıma.)
Hem de demokrasiye geçmişiz gibi tartışamayız; Türk halkının bilinç altında daima bir darbe fobisi vardır; bu gün Kenan Paşa’nın Antalya’da resim yaptığına bakıp aldanmayalım!.. Kenan Evren, benim resimlerim Picasso’nunkinden daha güzel demiş, gayet ciddi bir şekilde. Tabii, kimse ayranım ekşi demez! Kenan paşanın resimlerinin, bu gün dahi eskici pazarına düşmemelerinin sebebi, 12 Eylül Hareketinin Paşalarından bir paşanın resmi, olması bakımındandır. Buna rağmen, ondan daha eski eserlerin sahipleri olan ne Picasso’nun nede Goya’nın eserleri eskici pazarına düşmemektedir. Yani bazı eskilere antika, klasik derler, onların değerine paha biçilmez. Mesela Demirel, altı kere gitmiş yedi kere gelmiş ve bu gün dahi sağ düşüncenin “bir bileni” olarak müracaat kaynaklarındandır. Bazı konularda, gençlik yada yaşlılığı, bedensel yaşta değil; kafa yaşında aramak gereklidir.(Bu cümle ile hiç kimseye gönderme yapmıyorum) Rahmetli Aziz Nesin, Demirel’deki bu değişmeyi, demokratlaşmayı görmüş ve bunun üzerine “bir darbe daha olursa Demirel, Komünist olacak” demiş. İtibar ettiğim “eser anlayışımı” ise “Talip’e Mektup (2)” ile “Aisberk (1)” başlıklı yazılarımda arz ettim. Birde bana, İsmail’in Aliseydi, demesini tercih ederim. Ne o öyle, Aliseydi Sevim bey!.. İlk kez rastlıyorum böylesi bir hitaba. Hani, odacı yada apartman kapıcılarına adını söylemede bir tereddüt edilir, kabalık görülür, kendilerine hitap edildiği gibi abi, amca dayı yada bey demede yakıştırılamaz, bunun yerine Hasan efendi, misal Aliseydi efendi filan denir ya, bu hitapta bana böyle geldi… Orhan Veli, Zonguldak Maden işçileri üzerine yazdığı bir şiirinde; “Yüz Karası değil bu / Kömür karası / Bizde kazanılır böyle / Ekmek parası” dediği gibi, ortada arlanılacak bir durum yok, bu işleri de yapan insanlar açışından; fakat, ben hep bu türlü bir hitabı, bir hakaret olarak almışımdır. Çünkü, karşısındakini insan olarak denk bir noktaya koyamamanın perspektifi vardır, bu tür bakışlarda. Bir Cumhurbaşkanı ile odacısı yaptıkları iş bakımından eşit değildir; fakat, saygıyı ve sevgiyi hak etmeleri bakımından eşittirler!.. Oysaki, onunla benim aramda, sosyal statü olarak böyle bir farkta yok... Tabii ki, bende olmayan bir değeri bana bir başkası veremez; bende olanı da bir başkası benden alamaz; almak yada vermek bu manada(dışardan alma ve verme) eğretidir, asıl olan kendimin kendime verdikleri ve kendimden eksilttiklerimdir. Bu herkes için böyledir… Herkes için genel geçer olması gereken doğrulara dair ise, sitemizin “Altweb” sayfasında bulunan “İnsan Hakları Klasörleri” başlıklarındaki ilke ve değerlere göz atılabilir!.. *** Sevgili arkadaşımız Mustafa ASLAN, tekrar 8-10 saat kadar süren başarılı bir ameliyat geçirdi. Aslan’a geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz. Rahatsızlık konusu, kulak iltihabı sonucu kısmı yüz felci olduğundan, kafa bölgesinden ameliyat oldu.
Havalar sıcak ve güneşli, herkes bağ ve bahçede çalışıyor. Soba, içerde ve geceleri hala gerekli fakat; gündüzleri dışarıda üşünmüyor. Yani ceketsiz bile gezilebilir.
12 Mart 2007 a.s. --------------------------------------------------------------------------------------------- DUYURU
İstanbul Avcılar Fethiyeliler Derneğinin Dostluk ve Dayanışma Gecesi 21/04/2007 tarihinde Park Restaurant Mecidiyeköy' de yapılacaktır Avcılar Fethiyeliler Derneği Yönetim Kurulu Adına Başkanı İsmail YÜCEL İsmail, Derneğin tarihçesi, dönemsel yönetim kurullarının isimleri ve resimleri ile bu günkü yönetim kurluları isim ve resimlerini gönderirseniz, Derneğin Adına Resim ve Yazılardan oluşan bir sayfa hazırlarım ve bütün duyuru haber ve her türlü etkinliğinizle ilgili haberi bana gönderdiğinizde, zamanım varsa aynı gün yoksa ikinci günü sitemizdeki bu sayfaya aktarırım. Ne kadar resim ve yazı gibi bir soru aklınıza geliyorsa buna yanıtım: binlerce sayfa ve binlerce resim kadar. Ne kadar süreliğine, yaşadığım sürece, bu sayfanın Derneğiniz sayfası gibi korunacağından bu günkü yönetim kurulu ve yarınki yönetim kurulları emin olabilir. Ziyaretçi defterindeki diğer görüşlerinize karşılık yada o konularla ilgili olarak birçok yazı ve haberlerimde birtakım görüşler beyan ettim. Fakat, yinede yararlı bir tartışmayı başlatabiliriz, her halde. Yeri geldikçe yazılarımda, soru ve iddialarınıza cevap bulacaksınız. Görüşleriniz için teşekkür eder, ilginizi devamını beklerim. 10 Mart 2007 a.s Not: Ziyaretçi Defteri’ne girilecek yazı sınırlı sayıda karakteri içeriyor. Bu sayfanın boyunu aşacak boyutta yazısı ve şiiri olan herkese, İsmine link koyarak dilediği kadar sayfa açabilirim!
Bundan sonra her ay, haberler için bir sayfa açacağım ve bu sayfaya ay boyunca oluşacak haberleri ilave edeceğim. Yani, bu günkü haber, bu ayın son haberi olmayacak ve ay içerisinde gerekiyorsa her gün güncellenecek. Epeydir kurak giden iklim 5 Mart tarihinde yağan yağmurla, son buldu. Seller aktı fakat, çıkan rüzgar bulutlar ile beraber yağmuru da altı götürdü. Bu gün güneşli ve rüzgarlı bir hava var. Dönümüne elli ytl tarım desteklemesi verildiğinden, kıraç tarlaların çoğuna fiğ ekilmeye başlandı. Elli ytl desteklemeyi alabilmek için, tarlada figin yeşermiş olduğunun tarım görevlileri tarafından görülmesi yeterli.
Yazıhan İlçesinde Belediye başkanının da içinde olduğu iki gurup arasında çıkan kavga sonucunda, belediye başkanın bir yakını bıçaklandı ve belediye başkanı Ali Kaya, bir kaç gün panzer ve jandarma koruması ile belediyeye gelip gitti. Vali İl Emniyet Müdürü vb.. devlet yetkililerinin araya girmesine rağmen barış henüz sağlanamadı. 7 Mart 2007
a.s.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||