2007 Yılı Haberleri

 

Mart 2007

 

 

 

28/03/2007

   Abuseyif Güler 2,3 haftadır bir rahatsızlığından dolayı hastanede  yatmaktadır;

    Satı Akdoğan(lakabı=Ağgız), 2,3 haftadır hastanede yatmakta, bu gün yoğun bakıma alınmış diyorlar;

    Aliseydi Kaya, bir süre hastanede yattı, tedavi görmekte olan, hastalarımıza geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.

        a.s.

 

  

 

 


Çeşitli Haberler

 

 

 

 

  

Merhum Doğan Göçer’in 40. gün yemeği 17 Mart 2007 tarihinde yapıldı. Konu ile ilgili görüntüler için  resimler bölümüne bakın.

      Bir haftadır biraz sert geçen Sıçaklığın ardından, havalar tekrar açılmaya ve ısınmaya başladı. Kayısı bahçeleri ile ilaçlanmaya başlandı. Nevruzlar açtı.

      Yeni yapılmakta olan evlerin yanı sıra, ev yaptırmayan bazı komşu Almancılar ise evlerinde ciddi tadilatlar yaptırmakta. Böyle bir çalışmayı da Ali Efendi abi yapmakta. Toprak evin duvarlarını betonla sıvatıp, gerekli yerlerini alçı pan ve kapı ve pencereleri PVC ile çelik kapılar ile yenileştirilmesi şeklinde sürmektedir. Toprak duvarların toprak kalması daha iyi ama, sıvatılarak yeniden düzenlenmesi de, beton evlere göre kışın daha sağlıklı olmaktadır.

     Kızıldeli önündeki değişiklikleri görebilmek için resimler sayfasına bakın.

 


13 Mart 2007


DUYURU

      Nisan ayında yapılacak olan Abdal Musa lokması için yardım yapmak isteyenler, diledikleri kişiler aracığı ile bu lokmaya yardım yapabilirler.

     Bu  yardımları 15 Nisan 2007 tarine kadar ulaştırmaları önemle rica olunur.

                                                            Fahri GÜLER

                                                 Hürriyet Mahallesi Muhtarı

 
   

 

 

 

 

 

Başsağlığı

   11 Mart 2007 tarihinde, İsmail Şenol’un eşi Elif Şenol, Adana’da eceli ile vefat etmiştir. Merhuma Tanrıdan rahmet, acılı yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz

a.s

 

 

 

 

 

 

Nihat Açıkgöz'ün tarihi sözü, taahhüdü

 

 

   Nihat Açıkgöz, içkiyi bıraktı. Çok ağır yeminde etti: “Şu içtiğim gözüme dura” dedi. Yanındaki biranın, son kez içtiği bira olduğunu söyledi. İnanmıyorsan aha Abbas’ta şahit dedi!..  Şimdi içmesinin sebebi, Bağ-Kur’a olan borçlarını ödemiş olmasına karşı, emekliliğinin gecikeceğini öğrenmesinden dolayı imiş. Yani gün tamam, ödeme tamam; fakat, 25 yıllık beklemesi gereken süresini dolduramamış, bu üzüntüden dolayı şimdilik içiyormuş!

     Nihat yağmurlu bir gün, bir cami önüne duldalanmış, bu arada hocanın vaazına kulak vermiş ki, hoca içkinin zararlarında bahsediyor.  Hoca alkol alanlar korkutmak için “ içtiğiniz içkilerin şişesini, öte dünyada sırtınıza yükleyip taşıtacaklar” dediğinde, Nihat dayanamamış ve içeri girip elini kaldırmış, “Hocam bir dakika, bir soru sorabilir miyim,” demiş? Hocanın izini üzerine, Nihat: “Bu şişeler boş mu olacak, yoksa dolumu” demiş? Hoca, cezayı daha da ağırlaştırmak için: “Dolu,”demiş. Nihat’ta: “Desene hocam, öte tarafta da işimiz iş” demiş. Resimleri tıklayın...

 


13 Mart 2007

 

 

      Sevgili arkadaşımız İsmail bana bir takım sorular soruyor; fakat, son yazısında sanki imza kendinin de, konuşan kendi değilmiş gibi; özelde muhatap benmişim gibi görünüyor, ama asıl muhatap ben değilmişim gibi,  geliyor bana... Bu benim kanaatim!

      Ben konuları ve örnekleri yerelden alsam da, aklım erdiğince bu güne kadar referansımı hep, büyük düşünce ve inançlar ile bunların oluşumuna katkıda bulunmuş, hatta kimi zaman bunlardan bazılarını da belirlemiş olan, tarihin büyük öğretmenlerinden aldım!..

     Bu üslubumu korumak istiyorum. Birde, bire bir konuşmalar, beni Fethiye’deki siyasetin, çerçevesine, içine çeker. Bu tarz siyasetten yana olanlara da, düşünce ve inanç özgürlükleri çerçevesinde saygım var. Fakat, bu benim kulvarım değil. Bu türden bir ilişkiye, kimse ile girmek istemiyorum.

     Ben oyumu vakti geldiğinde falana yada filana veririm; ancak, birinin kazanması ve diğerinin kaybetmesi için, özel bir çaba içine girmek istemiyorum. Öyleyse neden, yazılarımda, bazen kişisel göndermeler yapıyorum?

     Çünkü bu bütün yazılarımda, referans aldığım ilke ve değerlere aykırı olduğuna inandığım, düşündüğüm, tutum ve tavırlar görmüş olmamdan kaynaklanmaktadır. Benim özlemimse bu kriterler ile ilgilidir.(Bkz: Altweb sayfasındaki, “İnsan Hakları Klasörleri” ile benim bütün yazılarıma.)

 

     Hem de demokrasiye geçmişiz gibi tartışamayız; Türk halkının bilinç altında daima bir darbe fobisi vardır; bu gün Kenan Paşa’nın Antalya’da resim yaptığına bakıp aldanmayalım!..

      Kenan Evren,  benim resimlerim Picasso’nunkinden daha güzel demiş, gayet ciddi bir şekilde. Tabii, kimse ayranım ekşi demez! Kenan paşanın resimlerinin, bu gün dahi eskici pazarına düşmemelerinin sebebi, 12 Eylül Hareketinin Paşalarından bir paşanın resmi, olması bakımındandır.

      Buna rağmen, ondan daha eski eserlerin sahipleri olan ne Picasso’nun nede Goya’nın eserleri eskici pazarına düşmemektedir. Yani bazı eskilere antika, klasik derler, onların değerine paha biçilmez.

      Mesela Demirel, altı kere gitmiş yedi kere gelmiş ve bu gün dahi sağ düşüncenin “bir bileni” olarak müracaat kaynaklarındandır. Bazı konularda, gençlik yada yaşlılığı, bedensel yaşta değil; kafa yaşında aramak gereklidir.(Bu cümle ile hiç kimseye gönderme yapmıyorum) Rahmetli Aziz Nesin, Demirel’deki bu değişmeyi, demokratlaşmayı görmüş ve bunun üzerine “bir darbe daha olursa Demirel, Komünist olacak” demiş.

    İtibar ettiğim “eser anlayışımı” ise “Talip’e Mektup (2)” ile “Aisberk (1)” başlıklı yazılarımda arz ettim.

    Birde bana, İsmail’in Aliseydi, demesini tercih ederim. Ne o öyle, Aliseydi Sevim bey!.. İlk kez rastlıyorum böylesi bir hitaba. Hani, odacı yada apartman kapıcılarına adını söylemede bir tereddüt edilir, kabalık görülür, kendilerine hitap edildiği gibi abi, amca dayı yada bey demede yakıştırılamaz, bunun yerine Hasan efendi, misal Aliseydi efendi filan denir ya, bu hitapta bana böyle geldi… Orhan Veli, Zonguldak Maden işçileri üzerine yazdığı bir şiirinde; “Yüz Karası değil bu / Kömür karası / Bizde kazanılır böyle / Ekmek parası” dediği gibi, ortada arlanılacak bir durum yok, bu işleri de yapan insanlar açışından; fakat, ben hep bu türlü bir hitabı, bir hakaret olarak almışımdır. Çünkü, karşısındakini insan olarak denk bir noktaya koyamamanın perspektifi vardır, bu tür bakışlarda. Bir Cumhurbaşkanı ile odacısı yaptıkları iş bakımından eşit değildir; fakat, saygıyı ve sevgiyi hak etmeleri bakımından eşittirler!.. Oysaki, onunla benim aramda, sosyal statü olarak böyle bir farkta yok...

    Tabii ki, bende olmayan bir değeri bana bir başkası veremez; bende olanı da bir başkası benden alamaz; almak yada vermek bu manada(dışardan alma ve verme) eğretidir, asıl olan kendimin kendime verdikleri ve kendimden eksilttiklerimdir. Bu herkes için böyledir…

     Herkes için genel geçer olması gereken doğrulara dair ise, sitemizin “Altweb” sayfasında bulunan “İnsan Hakları Klasörleri” başlıklarındaki ilke ve değerlere göz atılabilir!..

***

     Sevgili arkadaşımız Mustafa ASLAN, tekrar  8-10 saat kadar süren başarılı bir ameliyat geçirdi. Aslan’a geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz. Rahatsızlık konusu, kulak iltihabı sonucu kısmı yüz felci olduğundan, kafa bölgesinden ameliyat oldu.

   

      Havalar sıcak ve güneşli, herkes bağ ve bahçede çalışıyor. Soba, içerde ve geceleri hala gerekli fakat; gündüzleri dışarıda üşünmüyor. Yani ceketsiz bile gezilebilir.

 

12 Mart 2007

a.s.

                        ---------------------------------------------------------------------------------------------

DUYURU

 

        İstanbul Avcılar Fethiyeliler Derneğinin Dostluk ve Dayanışma Gecesi 21/04/2007 tarihinde Park Restaurant Mecidiyeköy' de yapılacaktır

       Avcılar Fethiyeliler Derneği Yönetim Kurulu Adına Başkanı İsmail YÜCEL

      İsmail, Derneğin tarihçesi, dönemsel yönetim kurullarının isimleri ve resimleri ile bu günkü yönetim kurluları isim ve resimlerini gönderirseniz, Derneğin Adına Resim ve Yazılardan oluşan bir sayfa hazırlarım ve bütün duyuru haber ve her türlü etkinliğinizle ilgili haberi bana gönderdiğinizde, zamanım varsa aynı gün yoksa ikinci günü sitemizdeki bu sayfaya aktarırım. 

      Ne kadar resim ve yazı gibi bir soru aklınıza geliyorsa buna yanıtım: binlerce sayfa ve binlerce resim kadar.  Ne kadar süreliğine, yaşadığım sürece, bu sayfanın Derneğiniz sayfası gibi korunacağından bu günkü yönetim kurulu ve yarınki yönetim kurulları emin olabilir.

     Ziyaretçi defterindeki diğer görüşlerinize karşılık yada o konularla ilgili olarak birçok yazı ve haberlerimde birtakım görüşler beyan ettim. Fakat, yinede yararlı bir tartışmayı başlatabiliriz, her halde.  Yeri geldikçe yazılarımda, soru ve iddialarınıza cevap bulacaksınız.

     Görüşleriniz için teşekkür eder, ilginizi devamını beklerim.

 10 Mart 2007

a.s

Not: Ziyaretçi Defteri’ne girilecek yazı sınırlı sayıda karakteri içeriyor. Bu sayfanın boyunu aşacak boyutta yazısı ve şiiri olan herkese, İsmine link koyarak dilediği kadar sayfa açabilirim!

 

 

        Belediye Başkanı Habib Yücel 07 Mart 2007 tarihinde Böbrek taşından dolayı kapalı ameliyat oldu. Geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.

    Hüseyin Aslan(lakabı:tutuşun huso) bir süredir hasta, tedavi görmekte. Hüseyin amcaya geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.

    Fadime Kızıldere, iki hafta kadar böbrek rahatsızlığından dolayı hastanede yattı. Bu süreçte kalp damarlarından birkaçının tıkalı olduğunun anlaşılması üzerine bay pass yapılacak. Geçmiş olsun der,acil şifalar dileriz.

     Mehmet Aslan(Maccik) ani bir rahatsızlanma sonucu hastaneye kaldırıldı. Kısmı yüz felci geçirdiğinden hastanede halen yatıyor Mehmet Abime geçmiş olsun der acil şifalar dileriz..  

      Hasta yanına giderken çiçek filanda aldık ama!..

07 Mart 2007

 

  

 

 


     Bundan sonra her ay, haberler için bir sayfa açacağım ve bu sayfaya ay boyunca oluşacak haberleri ilave edeceğim. Yani, bu günkü haber, bu ayın son haberi olmayacak ve ay içerisinde gerekiyorsa her gün güncellenecek.

    Epeydir kurak giden iklim 5 Mart tarihinde yağan yağmurla, son buldu. Seller aktı fakat, çıkan rüzgar bulutlar ile beraber yağmuru da altı götürdü. Bu gün güneşli ve rüzgarlı bir hava var.  Dönümüne elli ytl tarım desteklemesi verildiğinden, kıraç tarlaların çoğuna fiğ ekilmeye başlandı.  Elli ytl desteklemeyi alabilmek için, tarlada figin yeşermiş olduğunun tarım görevlileri tarafından görülmesi yeterli.

 

Bölge Haberleri/ Zaman Gazetesi

 

 

Aracına el konan belediye başkanı emanet makam otosuna biniyor

 

Malatya'nın Yazıhan İlçe Belediyesi'ne ait üç araca mahkeme kararıyla haciz konuldu. Aralarında Belediye Başkanı Ali Kaya'nın makam otomobilinin de bulunduğu araçlar bağlanırken, Başkan Kaya, bir yakınından aldığı aracı kullanıyor.

 

Yazıhan eski Belediye Başkanı Hacı Akyol döneminde işten ayrılan iki işçinin iki ayrı dosya halinde açtığı davalar belediye aleyhine sonuçlandı. 1994-1997 yıllarında işe alınan Mehmet Bal ile Aziz Dursun isimli işçiler 2006 yılında geriye dönük 2 bin 700 YTL alacağına karşı dava açtı. Mahkeme yasal faizi ile birlikte 17 bin 700 YTL'yi bulan paranın işçilere ödenmesine karar verdi. Belediyeye ait banka hesaplarındaki paraya ve belediyenin iki hizmet aracı ile bir kamyonuna el konulmasına karar verdi. Makam aracı ile Malatya'ya gelen Belediye Başkanı Ali Kaya, emniyet görevlileri tarafından durdurularak mahkeme kararı gereğince makam aracı bağlandı. Belediye Başkanı Ali Kaya şimdi bir yakınından aldığı emanet aracını kullanıyor. Mahkemenin bu kararına itiraz ettiklerini belirten Başkan Kaya, "Diğer iki aracımız ilçe dışına çıkmadığı için bağlanmadı. Onlar da ilçe dışına çıkarsa bağlanacak. Tabii biz itirazımızı yaptık. Mahkeme 4 Nisan'da görülecek. O tarihe kadar makam aracım bağlı kalacak." dedi.

Yazıhan'ın 1990 yılında ilçe olduğunu hatırlatan Kaya, belediyeyi bir enkaz olarak devraldığını kaydetti. Başkanlık görevine geldiğinde belediyeyi 760 bin YTL borçla teslim aldığını vurgulayan Başkan Kaya, başta İnönü Üniversitesi olmak üzere bir çok kurumun da alacaklarından dolayı icra işlemleri başlattığını söyledi. Başkan Kaya, dava açan eski işçiler Mehmet Bal ve Aziz Dursun'a, göreve geldikten sonra yazılı ve sözlü olarak haber göndererek gelip paralarını almalarını söylediğini aktararak, "Onlar gelip paralarını almadılar. Birinin bin 40 YTL, diğerinin de bin 700 YTL alacağı vardı. Onlar mahkemeye gittiler. Sonuçta 17 bin YTL civarında bir ödemenin bu iki işçiye yapılması konusunda karar alındı. Mahkemeye itiraz ettik. Bankada bulunan 17 bin YTL'ye de tedbir konuldu. Kullanamıyoruz. 4 Nisan tarihinde görülecek mahkemeyi bekleyeceğiz. Ben de o tarihe kadar emanet araçlarla idare edeceğim." şeklinde konuştu. Belediyenin araç otoparkında 9 araç bulunduğuna vurgulayan Başkan Kaya, bu araçları ilçe dışına çıkarmadığını kaydetti. Geçmişin faturasını ödediğini belirten Başkan Kaya, 6 işçinin de yine geçmiş dönemde nema alacaklarından dolayı davalarının devam ettiğini söyledi.

Çetin Çiftçi-Emrah Karakütük

06 Mart 2007, Salı

      Yazıhan İlçesinde Belediye başkanının da içinde olduğu iki gurup arasında çıkan kavga sonucunda, belediye başkanın bir yakını bıçaklandı ve belediye başkanı Ali Kaya, bir kaç gün panzer ve jandarma koruması ile belediyeye gelip gitti.  Vali İl Emniyet Müdürü vb.. devlet yetkililerinin araya girmesine rağmen barış henüz sağlanamadı.  7 Mart 2007

 

     a.s.