|
|

İsmail AYDOĞAN(İsmail
Dede) bu gün Hakka yürüdü...
Merhuma Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve
başsağlığı dileriz.
|
|
|
30 Aralık 2008 |
|
|

Hasan ASLAN(Salman
İNCE'nin dayısı) bu gün(29 Aralık 2008) Hakka yürüdü...
Merhuma Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve
başsağlığı dileriz.
Merhum'un naaşının
Almaya / Köln'den
30 Aralık akşamı getirildi ve 31 Aralık 2008 tarihinde ise merhumun
defin edildi.
|
|
|
31 Aralık 2008 |
|
|

Melek Mercanoğlu, aylardır tedavisini görmekte
olduğu hastalığına yenik düştü ve bu gün Hakka yürüdü...
Merhumeye Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve
başsağlığı dileriz.29 Aralık 2008
Dünkü ve bu günkü resimleri tek
albüm olarak ekledim.
Bu sabah, kar yağışı başladı, hala devam
etmekte. |
|
|
30 Aralık 2008 |
| |
90. yılda 90 bin şehit anılıyor’ girişiminin temsilcisi Prof.
Bingür Sönmez’in ‘zaman geçirilirse Sarıkamış’ta
yitirdiklerimizin şehitliklerinin de tamamıyla kaybolacağını’
hatırlatan 2004 tarihindeki mektubunda ne deniyordu: Bildiğiniz
gibi 1914’te yaşanan bu dram 22 Aralık 1914’te başlayıp 5 Ocak
1915’te bitmiş ve tarihte örneği olmayan bir mağlubiyet yaşanmış
ve 150 bin mevcutlu 3. Ordu’nun yüzde 95’i, yüksekliği 3150
metreye varan Allahuekber ve Soğanlı
Dağları’nda karlar
altında kalmıştır.
Bu ayın önemli
günlerinden biride, "19-26 Aralık tarihleri arasında yaşanan
katliamın hedefi Alevilerdi. İlk ve son da değildi, öncesinde 18
Nisan 1978'de Malatya'da, 1980'de de Çorum'da Aleviler
katledildi, onlarca kişi öldürüldü, yüzlercesi yaralandı.
Olaylar unutulmadı, unutulmayacak da. Alevilerin kaygıları da
hala devem ediyor, çünkü
iktidarlar bu katliamlarla yüzleşmedi."
İnancından
dolayı insanların yakılıp, yok edilmesi ve her türlü ayrımcı
muameleye tabi tutulmasını, kınıyor kayıp ettiğimiz canları
hürmetle anıyoruz.
Hakkı hukuku
yalnız kendimiz için değil herkes için istediğimizden
dolayı, son günlerde İstanbul'da 19 Caminin kundaklanması
eylemlerini de kınıyoruz.
Hüseyin abi(ÜLGER)
in Ziyaretçi Defterimize yazdığı mesaja karşılık yazdığımız
yazı, farklı bir edebi türe girecek yapıda olduğundan,
yazılarımız bölümüne "Mektup" başlığı ile
koyduk.
Esnafların
işi durgun. Dükkanlarının önünde işsiz güçsüz oturan iki esnafın
resmini çektim: Seydali İLHAN ile Hasan ASLAN.
Birde Yazıhan'da
bulunan Muhsin AKYOL'un dükkanından resimler çektim. Fethiye'de
işler açılsa da, Muhsin AKYOL'un çapında bir işletmeyi
Fethiye'de görebilmemiz kısa vadede mümkün değil. Fotoğraflar
yan tarafta.
Fethiye bir
Kahvehanelerin işleri şimdilik iyi. Cingola var. Bir kaç resim
çektim. Kimse görülmek istemiyor. O çekme, bu çekti isen beni
sil filan diyor... Herkes, Almanya'daki yakınlarına böyle
görülmek istemiyor. İlginç olan ne biliyor musunuz? Almanya'daki
o yakınlar burada olsa idi, onlarda cingola oynayacaktı. Bu
görüntüleri, yılbaşına koyacağım.
Onca kar kış haberine
rağmen, havalar sert gitse de, köye kar yağmadı. Beydağları da,
Eynik filanda karlı, beyaz.
|
|
| |
|
 |
| |
DARMSTADT VE CEVRESI ALEVI KÜLTÜR MERKEZI
CEM EVINE KAVUSUYOR
Cemevi.
Topluca
ibadetin yapildigi.cenazelerin kaldirilip. kirkinin
okundugu.kurbanlarin kesildigi.ikrarlarin verildigi.müsaip
olunan yol ulularinin anildigi.lokmalarin yapildigi.canlarin
görülüp soruldugu.Aleviligin semahin oniki hizmetin baris ve
özgürlügün filizlendigi.Dari-i mansur ùn kuruldugu yerdir.
Cemevi .
Aleviler icin
bir okul.bir mahkeme.bir dayanisma.bir birliktelik.bir
ibadethane.kisaca Aleviligin yasandigi yerdir.
Degerli
Canlar.
Alacagimiz bina sadece bizm inanc ve ibadet ihtiyaclarimizi
deyil günlük yasamin her alaninda var olan ihtiyaclarimizida
giderecek hepimiz oturdugumuz evlerin kücük olmasi nedeni ile
verilen lokmalarda.cenaze törenlerinde.hak`ka yürüyen canlarimiz
adina sundugumuz yemeklerde.kiz isteme,kirvelik v.sgibi
geleneklerimizde yer darligindan gelen dostlarimizi agirlamakta
zorluk cekiyoruz.bunulada kalmayip Alman komsularimizla sorunlar
yasamaktayiz.Alacagimiz bina yukarida belirttigimiz sorunlarin
cözümünede yardimci olacaktir.
Merkez
hepimizin olacak.kendine,inancina,ögretine,kültürüne,sahip cik
ve bagis kampanyasina mutlaka katil.bizi her bakimdan
rahatlatacak kendimize olan özgüvenimizi yükseltecek.sadece
hiristiyanlarin,yahuidilerin,ve sünnilerin deyil bizimde bir
ibadet hanemiz var demek istiyorsan bir tuglada sen koy
Darmstadt ve cevresi Alevi Kültür Merkezinin geleceginde söz
sahibi ol.
Cemevi Bagis
Kontosu: Sparkasse Darmstadt
BLZ:
50850150 Knt Nr: 15004789
DA.AKM
Yönetim
kurulu
Not:
Yukarıdaki yazıyı, dün Haydar AKKOYUN arkadaşımız yollamış. Dün
ben Malatya Defterdarlıkta bir semire gitmiş olduğumdan, bu gün,
akşam baktım mailime. Seminer arası molada, 12. kattan kenar
mahallelerin görüldüğü bir yöne öylesine bakıyordum. Camilerin
sıklığı dikkatimi çekti. Saydım, bu binanın bir yönünde buluna
pencereden görülen camileri saydım:22 tane idi. Yanlışlık var
her halde dedim, tekrar saydım, bir pencerenin açısına giren
alanda 22 caminin olduğu sonucuna tekrar vardım. İlginç bir
nokta.
|
|
|
19 Aralık 2008 |
|
2008 Yılı Aralık ayında
iki Nikah Kıyıldı.
İlki 03 Aralık 2008
tarihinde Hasan Doğan’ın Nikahı Belediyemizde kıyıldı.
İkinci nikah ise, bu
gün (19 Aralık 2009) tarihinde kıyıldı. Dilek ADIYAHŞİ ile
Alper ÖZDEMİR’in nikahı, bu gün Belediyemizde kıyıldı.
Alper ÖZDEMİR’in babası
Hasan Hüseyin ÖZDEMİR’in nikâhını ise Belediyemiz, 2006 yılında
kıymıştı. Eller öyle abi, iki yılda babayiğit bir oğlan
yetiştiriyor ve nikâhlıyor. (Son espiriyi Hasan Hüseyin’e
yazacağımı söyleyip yazdım. Hasan Hüseyin, merhum Cet Battal’ın
oğlu.)
***
19/12/2008 tarihinde
Malatya Valiliği’nden Belediyemize, Meteoroloji Bölge
Müdürlüğünden alınan rapor fakslandı.
Rapora göre İlimizde,
21/12/2008 tarihi akşamı geç saatlerinden itibaren Balkanlar
üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisine girecektir.
Karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek yağışların
önümüzdeki hafta Cuma günü(26/12/2008) gününe kadar aralıklarla
devam edeceği ve yer yer etkisini artıracağı, yağışların
kesilmesinin ardından sıcaklıkların 6-8 derece düşerek mevsim
normallerinin altına ineceği bildirilmiştir.
|
|
| |
|
|
16 Aralık 2008 |
Coklam PEKTAŞ gözünden ameliyat
oldu. Şimdi evinde.
Hasan ASLAN(Murtaza
oğlu), apandisten ameliyat oldu, şimdi evinde ve sağlığı iyi.
Melek MERCANOĞLU, tekrar
acil servis ile hastaneye kaldırıldı ve şuana kadar hastanede.
Hastalarımıza geçmiş
oldun der, acil şifalar dileriz.
Havalar soğuk, gölün
içindeki su don halinde. Yeni binalarda, güvercin sürüleri
tünemeye başladı. Bu köyümüze özel bir görüntü veriyor.
Güvercinlere ateş edilmemesi hususu dillendirilirse, bu güzellik
sürebilir. Ağaçlandırmanın zor olduğu bir dönemde, köyümüzdeki
asırlık ağaçların korunması da önemli doğa sevgisi olarak
karşımıza çıkmakta. Karar mercii ben olsam, o ağaçları kesmek ve
kesilmesine göz yummak şöyle dursun, bir tek dalına dahi kimseyi
dokundurmazdım. (Şu an ağaç kesimi gibi bir durum yok.)
|
 |
|
| |
|
|
16 Aralık
2008 |
(Aşağıdaki yazı
Ziyaretçi Defterimize sığmadığından buraya yazılmıştır.)
Merhabalar Usta abi.
Kişisel olan konuların, kişiler arasında
konuşulması hususunda çoğunluk mutabık. Bazı kişisel meseleler
olur ki bu toplumu ilgilendirir. İlkelere, değerlere, hak ve
hukuka dair...vb.
Fakat sizinde, diğer arkadaşlarında
kastettiği yazılar böyle bir konuyu içeren yazılar değil. Hemen
hemen özel, iki bir arasında konuşulması gereken konulardır.
İnşallah, sizlerinde uyarıları ile bu gibi durumları, en aza
indirebileceğiz. Temennimiz odur.
“Keşke 5-10 euro yerine 1-2 euro verseler de
herkes bu işe sahiplense.
Bence katılım, bence birlik, bence Beraberlik.” Sözünüze
gelince, bu iyi niyetli bir temenni ve herkesten beklenen bir
sorumluluktur. Fakat, idealler ile gerçekler, bazen örtüşmüyor.
İdealler ile gerçeklerin uyuşmadığı
durumlarda birileri çıkıp yükün, sorumluluğun önemli bir kısmını
üstlenir yada üstlenmek zorunda kalabilir. O gibi insanlar
çıkmasa, iyi niyetli ve büyük idealler, kafamızda ayakları yere
basmamış büyük hayallere dönüşmüş olarak ve öylece dondurulup,
buzlukta kalıyor.
Teşbihte hata olmaz… Yani, anlatımın
kolaylaştırılması için verilen örneklerde ki sözcüklerin gerçek
anlamı değil, bunun mecazı olan anlamını dikkate almak lazım.
Örneklemek gerekirse köpekte, aslanda hayvandır; fakat bir
insana aslan gibi denirse, o kişi bundan gurur duyar, köpek gibi
denirse bu sözden kırılır ve üzülür… Yani, sözcüğün gerçek
anlamı önemli değil, benzetilen yöndür önemli olan.
Bu gibi durumlarda beni çizgi film kahramanı
Ret Kit’i hatırlarım. Daltonların falan yerde olay çıkardığı
haberini alır, Ret Kit. Bu haber üzerine Ret Kit şişinerek
güvenliği sağlamak için, “hemen atlayıp geliyorum,” der… Ret
Kit’in atı söylenmeye başlar, “sen mi gidiyorsun, ben mi
götürüyorum,” diye. Bu filmi seyrettiğim çocukluğumdan beri, Ret
Kit mi, gidiyor yoksa at mı götürüyor diye bir soru hep kafamda
kalmıştı… Ret Kit’i olay mahalline, at götürmüştür. Fakat sorun
çözmek iradesini göstererek ortaya çıkan, bir Ret Rit olmasa, at
oraya gitmezdi. At, rastlantı üzerine, olay mahalline gitmiş
olsaydı bile, sorunla alakası bile olmazdı.
Bu kıssadan hisse, hedef gösterip yola çıkan
ve hedefine dair önemli ve örnek bir adımı önce kendi atarak öne
çıkan bir irade olmadan, kitleyi sürüklemek mümkün olmuyor.
Yukarıdaki yazımı, özel olan makine
meselesinden genele dair düşünceler üretmek için yazdım.
Bana her hangi bir kimse makine hatta bir
çiklet almak zorunda değil. Benim, birinci seçenek olarak
önerdiğim makine 1200 euro, idi… Sanırım Marlboro 3-4 euro.
Belki de Almanya da, 1200 Fethiyeli var. Fakat bir kişinin bir
yıllık
Marlboro
parası, bir araya getirilemedi ve bu hususta birazda kendimi
rencide edilmiş hissediyorum. Ama benim kontrolüm dışında
gelişti işler. Her işin bir adabı vardır.
Ben umardım ki, bu yapılan iş bir bakıma
kamu menfaati için, karşılıksız yapılan bir hizmettir. Bize
yapılan hizmetin kalitesinin artması için, bir makine alalım
deyip iki bir arasında, birkaç kişinin bunu yapmak isteyip
yapmalarıydı.
Yani Ahmet gibi konuşan biri çıksın(Müslüm
ile Abuseyf'in yaptığı gibi) ve bunu
duyan biri yada birileri de, iki bir arasında benimde katkım
olsun demeleriydi... Almanya da Derneğin bir yer alması söz
konusu olduğunda, senin çıkıp benden şu kadar bağış, bu kadarda
borç diyebildiğin gibi…
Umarız kimseyi kırmamışızdır. Maksat
muhabbet olsun, konuştum işte. Şunun altını bir kez daha
çiziyorum, her Fethiyeli benim gözümde değerlidir saygındır.
Yukarıdaki yazımdan başka bir sonuç çıkarılmasın.
Sevgilerimle.
a.s.
Not: Kapı açıktı, işim dolaysı ile bir odaya
girdim. Yönü gıyaben bana kızan adama, sırtı kapıya dolaysı ile bana dönük
olan biri, “sende söyle şöyle yapaydın,” şeklinde konuşarak
ateşi körüklediğini duydum… Bu kişi, bana karşı böyle cümleler
kuruyordu(kendisi ile olumsuz bir ilişkimiz olmamasına rağmen);
fakat o kişi kamu menfaati hususunda önemli şeyler yapmıştı. Bu
tarihten sonra, teşvik edici olması ve topluma yaptığı katkıdan
dolayı, o kişi yada aile hakkında övücü sözler yazdım ve yeri
geldiğinde de yazacağım.
|
| |
|
|
Bu
gün, Gurup Doğanaylar’ın 12/12/2008 tarihli Konser Gecesinin
resimlerine baktım. Bakarken sıkıldım. Resimlerin açılması
dakikalar sürüyor.
Benim sitem var. Ben
özgürlük anlayışımı, kendi sitemde uygularım. Yani derneğin
sitesinde, kendi politikalarımı uygulamama gerek yok…
Yani, demek istediğim,
www.fethiye-malatya.org ‘un bir şifreside bende olsa, bundan
sonra, resimler, videolar ve haberler sayfasını, hiçbir ücret
vb… talep etmeden ve böyle bir beklentisi olmadan, ben
düzenlemek isterim.
Resimler bölümüne
yalnızca oradaki etkinliklerin resimlerini ve Derneğin her türlü
etkinliğinin de videoları bana ulaştırılırsa, bunların tamamını
bir paket olarak, düzenler,
www.fethiye-malatya.org sitesine eklerim.
Habere dair ise, benim
yapmak istediğim, aynı gün vefat ve başsağlığı haberini Dernek
idaresi adına yazar, benim sitemdeki ilgili görüntünün, linkini
ilave ederdim. Ve tabi, Dernek idaresinin her türlü yazısını
aynı gün koyarım. Benim sormaya bile gerek görmeden yazacağım
tek yazı, vefat ve başsağlığıdır. Bunun dışında hiçbir şey
yazmam ve ne yazılıp yazılmayacağına dernek idaresi karar verir.
Yüzlerce resmin bana
gönderilmesi bir saati geçmez. Video görüntüleri içinse,
vdc’lerin gelen birileri ile gönderilmesi yeterlidir.
Nice neşeli günler ve
geceler dileğiyle.
|
|
|
13
Aralık 2008 |
|
|
Almanya Ober-Ramstadt Fethiyeliler Derneğinde Lokma dökenlerin,
dileğini tanrı kabul etsin. Resimleri bana dün Bektaş AYDOĞDU
göndermiş. Dün burada trafik yoğun olduğundan mailime
bakamamıştım; bu gün saat 17:00 civarı mailime baktım ve
resimleri gördüm.
Bektaş resimleri fazla küçülterek yollamış. Bundan sonra en
düşük ebatın 600-800 yada 800-1200 olması, görüntünün daha büyük
ve programa uygun olmasını sağlayacaktır.
Bektaş lokmaya geç
geldiğinden, ilk kalabalığı görememiş. Gönderdiği resimler
içerisinde yalnızca Hamza'nın önünde lokma olduğundan, o resmi
kapak resmi olarak aldım.
Burada diyorlar ki, Almanya'ya
giden kurtuluyor, giden kurtuluyor diyorlar... Usta abinin
saçlarının ağarmış olduğunu görünce, her halde buradakileri
yanlış biliyor, diye düşündüm... ( Usta abi sevip saydığım bir
abimdir, onun için bu sözlerle espiri yapmak istedim.)
Kurbana katkı sağlayanların isim listesi
aşağıya çıkarılmıştır.
Avades ALTUN
Bir kurban.
Meral
Öksüz 10 euro
Güllü Öztürk
10 euro
Belgin Akyildiz
5 euro
Belgin/Adil
Er 10 euro
Aliseydi Ucar
10 euro
Seyit Caglar
10 euro
Mehmet Akdogan
10 euro
Hasan Aksahin
Dede 20 euro
Yesim Yilmaz
30 euro
Nihayet Adigüzel
50 euro
Hüseyin Akkaya
10 euro
Bekar Ince
10 euro
Hüssük
Aslan 10 euro
Celal
Karagöz 10 euro
Elif/Songül
Öksüz 10 euro
Oya/Hasan Akkaya
20 euro
Fikriye Özacar
10 euro
Aliekber Akkaya
Dede 20 euro
Vehbiye/Erdinc
20 euro
Mehmet Ali
Sevim 20 euro
Haci
Özsevim 20 euro
Ibo Akkaya
40 Tane Ekmek
|
|
|
11 Aralık 2008 |
|
|
08 Aralık 2008 tarihli yazımızda: "Yeni bir
dönemin başlangıcı bu." demiştik. Bu dönemin başlangıcını, CHP
İl Başkanı Celal BERKTAŞ bu gün bayramlaşma ziyaretine gelmeleri
dolaysı, yaptığı bir konuşma ile açıkladı. Habib YÜCEL, CHP'nin
Fethiye Belediye Başkan adayıdır dedi. F.Mevlüt ASLANOĞLU'da
Belediye Başkanını övücü cümleler kurdu. Yusuf Kenan DOĞAN ise,
daha çok makro meseleler ve özelde Alevilik üzerine bir konuşma
yaptı. Bu konuşmaların Fotoğraf makinemizle çektiğimiz videosunu
ve bu bayramlaşma ile ilgili resimleri bugün sitemizde
görebileceksiniz.
Kimsenin ağzından bir söz
duymadım. Fakat okuduğum hayat, Belediye Başkanı Habib YÜCEL'in
muhalif bir aday olmadan seçimlere gireceği ve kazanacağı
yönünde, mesajlar vermekte... Artık bu vargı, ihtimal olmaktan
çıktı. Bu gün için kesin bir realitedir.
Bu eski belediye başkanı
olan Seyfi SOFU'nun aktif siyasetteki(belki de şimdilik) sonudur. Fakat, fizik
kanunudur: Boşalan bir gazın yerini ille de bir başka gaz ile
doldurulması. Doğa boşluklara müsaade etmez. Bundan sonra,
Fethiye'nin siyasi arenasında, yeni isimlerin oyuncu olacağı bir
dönem olacaktır... Ortaya çıkacak yeni isim, ilk olarak Safı abinin seçmen kitlesine göz dikecektir. Bu sonucun, beldemiz
insanları için hayırlara vesile olmasını dilerim.(Bu satırlar
öğlenden önce yazıldı.)
Saat 15:30'dan sonra
gerçekleşenlerin resmi, söze hacet bırakmayacak görüntülerdir.
Saat:15:00'civarında Belediye Başkanı Habib YÜCEL ile CHP
İl Başkanı Celal BERKTAŞ, F. Mevlüt ASLANOĞLU, Dilek Belediye
başkanı ile resimde görülenler Safı abi gile gittiler.
Konuklar, resimlerde görüleceği gibi ağırlandılar.
Sonra Safı abiyi alıp Belediye
Kahvehanesine götürdüler ve orada ise ağızları tatlandırmak için
tatlı ve içecekler ikram edildi.
"Bu
konuda, benim vicdani borcuma karşılık olamaz ama, yinede
kendimi rahatlatmak adına birkaç satır yazmak istiyorum...
Benim
ekonomik açıdan sıfır noktasına vardığım bir dönemde, Safı abi
beni işe aldı ve bana ve aileme yeni bir can suyu verdi.
Düştüğüm noktada, o, benim elimden tutan adam oldu. Beş yıllık
bir aradalığım sürecinde, beni kıracak ne bir sözünü duydum,
nede bir harekatını gördüm... Bundan dolayı, Safı abiyi
yaşadığım sürece minnet ve şükranla anacağım.
Siyasette,
muhalefetin olması gerekli hatta zorunludur. Ben her iktidarın
ille de bir muhalefeti olmasının toplum menfaati açısından
gerekli, hatta zorunlu olduğuna inananlardanım... Bu bağlamda,
Safı abi için, sunu yada bunu yaptı yada yapamadı sözlerini
normal karşılıyorum.
İdari
yeteneğine söz söyleyenler, sunu unutmamalı... O, Fethiye
Köyü'nü Fethiye Belediyesi yapan adamdır... O, Köyü Belediye
yapmasaydı, iyi yada kötü idare edilecek, trilyonluk bir bütçe
ve belediyenin verdiği bunca hizmet ile on kapının ekmek teknesi
de olmayacaktı..."
***
Bu gün Hasan PEKTAŞ,
Kızıldelide Lokma döktü. Tanrı kabul etsin. İlgili resimleri bu
akşam görebileceksiniz.
Dün Asker Sevim ile (Yusuf
oğlu)Ali Sevim, kurban paralarını buradaki, bir ihtiyaçlıya
gönderdiler. Asker ile Ali'ye teşekkür eder ve Tanrının
hayırlarını kabul etmesini dilerim.
Gülüstan bacı(Sevim)den, Hüseyin
ÖZPEKTAŞ'ın hasta olduğunu ve hastanede tedavi olmakta olduğunu
öğrendik.
Hüseyin'e
geçmiş olsun der, Tanrıdan acil şifalar dileriz.
Toplam dört adet
videoyu izlemek için My Space Videoyu tıklayınız. Video
gönderimi devam etmekte.>>>
|
|
|
10 Aralık 2008 |
|
|
Merhum Ali GÜN'ün, bugün Bayram Yemeği yapıldı. Yemek Evde yapıldı Cem
Evinde verildi. Merhum Ali GÜN'e tekrar Tanrıdan
rahmet, kederli yakınları sabır ve başsağlığı dileriz.
Bayram ziyaretleri
sürecinde, çektiğimiz bazı resimler yan taraftadır.
Eskisi gibi
değil artık, bayramlarda, siyasilerin gruplar halinde gezmesi.
Eskiden başkan ve muhtar adayları, ekibi ile köyü, seçmeni
ile bayramlaşmak için gezerlerdi. Şimdi ise gezen yok. Bu ise
sanki, rakip yoksa, elini sıkma zahmetine girmeme de lüzum yok
demek gibi bir şey... Yeni bir dönemin başlangıcı bu.
Bir muhtar
adayı, şeker ikramına espri yapmak için, bana şeker değil oy
verin demişti. Siyasetten başlamışken bir haber daha verelim.
Vahap ALTUNOK, CHP'nin Yazıhan Bölgesi İl Genel Meclisi Adayı
oldu.Hayırlı olsun.
Gönül UZUNYOL,
kuatırdan ameliyat oldu. Geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.
Bayramın 1. günü,
Sefa ALTUN, Servet'in misafirimiz olması dolaysı ile
bayramlaşmaya bize gelmişti. Yarım saat kadar, Sefa ile sohbet
etme imkanımız oldu. Sefanın anlattıklarını dinledim, hikayesi
coşkulu ve ümit vericici idi... Dünkü çocuğun, bu öğrenim ve iş
hayatının başlangıcına dair hikayesi kafamızdan, keşke bizim
çocuklarda da, Sefa'daki motivasyon olsa ve Sefa'nın gösterdiği
başarıları onlarda gösterse demeyi geçirdi.
Değerli
arkadaşımız Ali Ekber PEKTAŞ, bir sohbetimizde, "Almanya'da öyle
parlak, ümit vadeden gençler var ki," demişti. Bense o günden
beri öyle parlak geçler hangileri diye izliyordum... Sefa'yı
gördükten sonra, Aliekber arkadaşımızın boşa konuşmadığını
anladım.
Bütün isimleri
saymak gibi bir gayemiz yok fakat, Aliekber'in kızı, benimde
kızım gibi sevdiğim Bilgi içinde bu söylediklerim geçerli.
Ayrıca, Ali Ekber PEKTAŞ'ın Frankfurt Kitap Fuarında, Yol Tv.
için yaptığı röportajları seyrettim, Bir Fethiye'liyi bu
pozisyonda görüyor olmaktan oldukça gururlandım. Arkadaşımıza ve
Sefaya başarılar dilerim.
Bayram
resimlerinde ana sayfa resmi olarak kullandığım resim, yukarı
Tencide oturan Akkaya'lara aittir. Ziyaretçi Defterimize yazan,
Filiz AKKAYA'nın, Doğan AKKAYA'nın kız olduğunu biliyordum. Ama
bir birimizi sima olarak tanışmıyorduk; fakat Amcalarının
resimlerinin çektiğimde, Filiz istedi diyerek çeker espiri
yapardım. Bu bayramda karşılaştık. Onlar münübüslerinden inerken
Momoğ abi Filiz, Aliseydi abin işte bu dedi. Bu vesile ile
tanıştık.
Benim bir(kız)
kardeşim var... (Tabii birde Almanya'da var. İkisinin de adı
aynı.) Fakat, Sitemiz vesilesi ile bana kardeşi mesabesinde
bakan, duran birçok kardeşim, abim oldu. İki oğlum var; fakat,
kızım gibi sevdiğim bir çok kızım ve abla yakınlığında gördüğüm
ve beni kardeşi gibi gören birçok ablam oldu.
Biri bir gün, sana
yazık değil mi, herkesin resmini çekmek için bu kadar zahmete
giriyorsun; bir başkası her ıvır zıvırı çekme, dedi... Özel
hayatımda, filanların bulunduğu ortamda bulunmak ve onlarla daha
sıkı olmak isterim; fakat, Fethiye adına ortaya çıktığımda,
kimse benim gözümde "ıvır zıvır" değildir.
Zahmetimiz,
"parlayan gözlerleri, gülen gamzeleriyle bana bakan, Filiz
gibi cici kızlarımızı, insanlarımızı görünce,tatlı bir
yorgunluğa dönüşüyor..." Bu ise bana yetiyor! |
|
|
08 Aralık 2008 / Kurban Bayramı |
| |
 |
|
|
|
Merhume
Deniz İNCE'nin, bugün Bayram Yemeği yapıldı. Yemek Evde yapıldı Cem
Evinde verildi. Merhume Deniz iNCE'ye tekrar Tekrar Tanrıdan
rahmet, kederli yakınları sabır ve başsağlığı dileriz.
NOT: Yarin,
Merhum Ali GÜN'ün Bayram yemeği yapılacak.
|
|
|
07Aralık 2008 |
| |
Hiç mi Adam yok?
Hastanede doğan o çocuk bu gün 13-14 yaşında.
Yani, bu hikâyede o kadar eski… Eşini doğum yapacağı gün
hastaneye yatıran kocaya, nezaretçi olarak hastanede kalmasına
izin vermez hastane idaresi… O da, şehirdeki emmioğlusunu bulur
ve o gece orada kalır. Gündüz emmioğlusu ile gezerken,
şehirlinin, araçlar korna çaldığında, hızlı gittiğinde;
kaldırımdaki yayalar ile çarpışma anlarında hep küfrettiğini
görür, işitir… Şehirli, akşam olunca emmioğlusuna bir çilingir
sofrası kurar, Allah ne verdi ise yer içerler. Aldıklar alkol her
ikisinin de kafasını hoş etmiştir…
>>>>
|
|
|
06 Kasım 2008 |
 |
Merhume Zekine
EROL'un, bugün Bayram Yemeği yapıldı. Yemek Evde yapıldı Cem
Evinde verildi. Merhume Zekine EROL'a tekrar Tekrar Tanrıdan
rahmet, kederli yakınları sabır ve başsağlığı dileriz.
NOT: Yarin,
Merhume Deniz İNCE'nin Bayram yemeği yapılacak.
|
|
| 06 Kasım 2008 |
| |
|
|
DUYURU
Degerli üyeler Degerli Fethiyeli ve Fethiyeliye
gönül veren dostlar.
Dernegimizde Gurup Doganay'la Türkü gecesi
düzenlenecek tir.
Tarih : 12.12.2008
Saat : 19:00
Yer : Ober-Ramstadt Fethiyeliler Dernegi "Hotel
Schützenhof"
Ammerbach Str. 10
64372 Ober-Ramstadt
Ober-Ramstadt Fethiyeliler Dernegi
Yönetim Kurulu Adina
Baskan
Necat Altun (Avadis)
............................................................... |
|
|
28.11.2008
DUYURU
Degerli üyeler Degerli Fethiyeli ve Fethiyeliye
gönül veren dostlar.
09.12.2008 Tarihinde Kurban bayrami nedeni ile
Dernek olarak kurban kesip Lokma döküyoruz.
Kurban kestirmek isteyen kurban kestire bilir.
09.12.2008 Tarihinde Saat 17:30'da Bayramlaşma ve
yemek verilecektir.
Tüm dostlar davetlidir
Ober-Ramstadt Fethiyeliler Dernegi
Yönetim Kurulu Adina
Baskan
Necat Altun (Avadis)
|
|
|
|
|
|
Duyru!!!!!!
2009 için ayrılan Reklam ve Bağış Bütçemizden
Malatya Fethiye Köyünde bulunan bütce sıkıtısı çeken 10 Ailenin üniversiteye Gidecek Çocuğuna.. 2009 ve
takip eden yılar için bütce ayrılmıştır... Müratcat..
info@mabgida.com
Saygılarım'la
Merdan
Ali Bıçakcıoglu
|
Eleştiriye geldiğinde yapıyoruz. Olumlu bulduğumuzun ise
altını çizmeliyiz. Yukarıda üç duyuruyu önemli bulduğumuzdan
bu sayfaya aldık. Merdan Ali Bıcakçıoğlu’nun mesajını takdir
ediyor ve örnek olmasını umuyoruz.
Geçen
Özden Güneş, kurban parasını bana yollamak istediğini ve bu
paranın filan, filan kişilere verilmesine aracılık etmemi
istedi. Severek kabul ettim. Konuşurken keşke daha
fazlasını yapabilseydik filan dedi. Hiçbir rakamı
küçümsememelisiniz… Üç ailenin bayram alışverişini yapmış
oluyorsun. Yani kolonya, şeker, tatlılar vb… senden. İçin
rahat olsun Özden, sen gönlünden geçeni, gönlünden kopanı
yaptın.
“Deniz
Yıldızları” yazımızda konuya değindiğimiz için, bu noktayı
genişletmek istemiyorum. Her iki arkadaşımızın da
yaptıklarının önemli olduğunu ve ileriki yıllarda da
devamını umduğumuzu bildirir, naçizane teşekkürlerimi arz
ederim.
Gurup
Doğanay’ların sitemizde hiç klipi yok… Bizim Murat(AKKOYUN),
sorun değil, ben kendileri ile görüşür, gerekirse özel çekim
yapar gönderirim demişti. Unuttu herhalde. Umarız, Derneğin
yaptığı bu etkinliğin video çekimin bir kopyasını da bize
gönderen olur.
Derneğin, bayram Dolaysı ile Kurban kesip bir etkinlik
düzenlemesini olumlu buluyorum. Neden? Çünkü, bu gibi
etkinliklerin, köylülerimizi bir araya getireceğini ve
bağları kuvvetlendirebileceğini düşünüyorum. Bu bir
başlangıçtır, devamını bekleriz.
Belediye Başkanı Habib YÜCEL, Pazar günü saat:19.00'da Köln
Derneğimizin Radyosu olan Fethiye FM'de canlı yayında
olacak. Bu gün Ali Asgar AYDOĞAN'a, senin çalıp söylemen
için talep var dedim. Olumlu karşıladı. Bu gecede Asker
abinin çalıp söylediğini videoya alacağım ve bizim siteye
koyacağım. Bu video çekimi ise, Zafer Videonun makinemize
gönderdiği 4GB'lık hafız kartı ile mümkün olacak. Önceki
hafıza kartı ile 9 dakikadan fazlası çekilemiyordu. Hüseyin
abiye teşekkür ederim.
Yarin
saat 12:00'da Merhume Zekine EROL'un Bayram yemeği
yapılacak. Yarın öğlen sonu, bu yemekten çekeceğimiz
resimleri görebilirsiniz.
Herhangi
bir idari makamın taliplilerinin ve bu makamda bulunanlar
ile bunları buraya getirenlerin dikkat etmeleri gereken
noktalara dair naçizane kanılarımı ifade eden beş sayfalık
yazımı, yarın sitemize koyacağım. Bayramda ise, buradan
uzakta olan birçok kişinin zihnini meşgul eden bir soruya
dair birkaç satırlık önemli bir açıklamam olacak…

Mehmet
GÜLER, geçen gün acil olarak hastaneye kaldırıldı, akşam
yoğun bakımda, ertesinde ise normal servise çıktı. Şimdi
evine geldi.
Yaklaşık beş gün önce, Nursel abla(Muhammet Yılmaz’ın eşi)
kalp rahatsızlığı sonucu hastaneye kaldırıldı. Dün itibari
ile hala yoğun bakımda olduğunu öğrendik.
Melek
Mercanoğlu’nun rahatsızlığı oldukça ciddi bir hâl aldı.
Kızları tekrar Almanya’dan geldi.
Hastalarımız geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.
|
|
|
|
Geçen
gün, Zeynep bacı(Dağdeviren) Hüseyin (YILDIRIM)ı aramış,
internete bir eski resminizi koydurdum diye. Hüseyin abi aramış
bulamamış. Basri ile Nihat gil de de böyle resimler varsa
onları da ilave edin demiş. Onlarda başka resim yok idi.
Bu eski resimlerin içerisinde,
Hüseyin abinin ailesine ait iki resim var.Aralık ayında
koyacağım bu resimleri, söz verdiğim üzere iki gün öncesine
koydum.
Hüseyin abi'nin resimlerini
aile albümüne de koyacağım. Sebep? Benim kuşağım dahi
hatırlamıyor, Hüseyin abinin ve ailesinin Fethiye'den ayrıldığı
tarihi; fakat o, hâla Fethiye'yi kendi vatanı ve
Fethiyeliyi kendi ailesinin üyeleri olarak görüyor, yaptıkları
ve söyledikleri ile.
Hüseyin abi, beni ismen de
sima olarak da tanımıyor. Yani ilgimiz, Fethiyelilik ve
Fethiye sevgisi çerçevesindedir.
|
|
01 Aralık 2008 |
|