31 Ekim 2009

 
 
Merhume Satı EROL'un Yirmisi

aliseydi | MySpace Video
 
 

     15 Ekimde hakka yürüyen merhume Satı EROL’un yirmisi dolaysı ile torunları (rahmetli  Muazzez ablanın kızları)Semra ile Sevgi, anne anneleri için komşu kadınları davet edip onlara ikramlarda bulundular.

 

 

      Almanya’da olan torunu Sevgi de bu vesile ile gelmek istemiş; fakat izin alamamış. Kız kardeşi Semra, Sevgi’nin gelememesinden dolayı oldukça üzüldüğünü söyledi.  Önemli olan, ölenin yaşı değil. 93 yaşında da olda olsa ölen benim anam, babam, anne annem yada baba annem, emmim dayım, kavim kardeşim… Ölen benim dünyamın insanı diye düşünüp hissedip; binlerce km. uzaklıkta, yakını için ağlamak, üzülmek, ve geride kalanın acısını paylaşmak ve hatta binlerce km. kat ederek buraya gelmek. Buradakiler ile aynı atmosferi paylaşmak, aynı havayı koklamak, bağrına basmak ve gözünün içine bakarak taziyeler dilemek ve kabul etmek. Bu sıcaklığın yerini ne karşılar…

     Bu vesile ile bir birilerinin yüzünü görmeyen, hatta görmek istemeyen hısım ve akrabalar ile tanıdık çevre, eş dost bir araya geliyor.  Bu çapta kişiye, bu dünyada yalnız olmadığını hissettirecek bir aidiyet duygusu biliyor musunuz? Ben bilmiyorum!

     Almanya’da olan bir akrabam anlattı. Kuşkusuz her Alman böyle değildir; fakat bir yön belirtmesi açısından örnektir.

     Sultan abla(Akkoyun) bir Pazar parkta gezerken tanıdığı bir Alman hanımın siyahlar giymiş köpeğini dolaştırırken görmüş. Tanıdık olduğu için, Mari(ismini hatırlamadığımdan rumuz olarak koydum.), demiş: “Niye böyle durgunsunsun?” Mari, "Sultan, 38 yaşındaki oğlum bir trafik kazasında öldü. Morğta. Salı günü defin edeceğiz," demiş.

     Bir başka tanıdığı bir gün, "Sultan demiş. Annem beni her gün arayıp kendi sorunlarından bahsediyordu. Telefon numaramı değiştirip kurtuldum. O yaşlı bir insan, ben gencim, önümde koca bir hayat var, onun için ben hayatımı harcayamam," demiş.

      Biz bu iki Alman gibi yapabilir miyiz? Yapamayız. Birileri diyor ki, “yahu bu cenaze yemeklerini kaldıralım ve hayır edelim onun adına.” Durumun müsaitse, yemek yerine değilde, yemekten öncede, yemekten sonrada, yardımseverliğinin önünde bir engel var mı? Yok…

       Bir kurgu oluşturalım. Tanrı geçinden ve hayırlı ölümler nasip etsin herkese; fakat mukedderat, farz edelim bir yakınız öldü… Bir telefon belediye ediyorsunuz ve yahutsa ilgili hizmeti veren bir şirkete. Onlar cenaze töreni ile ilgili bütün hizmeti veriyor ve cenazenizi alıp götürüp bu şirket defin ediyor. Sonra bilgisayarınızın başına geçip, bankanızın İnternet Şubesinden on yada on bin tutarındaki parayı mesela çocuk esirme kurumuna EFT ediyor(bağışlıyor)sunuz. Maillerinize ve Faacebook’daki duvarınıza bakıyorsunuz ki, on yada on bin adet taziye mesajı gelmiş. Sizde repli, yanıtlayı tıklıyorsunuz ve hepsine teşekkür mesajı gönderiyorsunuz. Sonra köpeğinizi alıp parkta dolaştırmaya çıkıyorsun. Olacak olacak ya, köpeğinizi bir araç eziyor, sizin dünyanız asıl o zaman kararıyor...

        Kimse durumu zayıf olan birinden,  neden yaptığın yemekte tatlı yada tuzlulardan bunlar, bunlar eksikti diye sordu mu?  Bir kurban ve bir lokma yaptı diye kimse bu gibi aileleri kınadı mı? Durumu iyi olan yemeğini istediği gibi yapabilir, yaşadığı sürece sevdiklerinin payı adına defaten hayırlarda yapabilir. Buna bir engel yok. Fakat, bu gelenek ortan kaldırmakla neleri ortadan kaldırdığımızı bir daha gözden geçirelim. Bu geleneğin mecburiyeti, yukarıdaki pozitif unsurları içerir; fakat ortadan kaldırılması, bahis edilen yardımseverliği zorunlu kılmaz. Yani, üç zaman sonra kimse kimseye cenaze töreni ve yemeği yerine hangi hayrı işledin diye soramaz. Bunun miktarını da kimse asgari yada azami diye belirleyemez…

      Bir başkasının on bin para eft yaptığını duyan havalı komşu; kendi cenazesini defin ettikten sonra “bizde rahmetli için on, değil yüz bin para eft ettik, tanrı toprağını bol etsin, o daha fazlasını hak ediyor ama…şu an müsait değildik...”    Ay komşu Allah şahit, siz beni tanırsınız, yani başkaları gibi yalan söylemem. Yazıcımız olmadığından dekontu yazdıramadık diye bol keseden atar. Sizde bunu yutarsınız... Kaldırdığımız gelenekte gümbürtüye gider.

 

      ***

    Rahmetli Satı bacın kız ve torunları, taziyeler için telefon açan ve manen acımızı paylaşan eş ve dostlarımıza teşekkür ettiklerini ve bunu yazmamı söylediler.

 

      Torunu Semra, Satı anam, her telefon konuşmasında bize, bütün torunları ve çocuklarına “Gelmesen gelme, ananız ölüyor. Dünya gözü ile bir görem” derdi diyor. Ben geldim, ama anne annem yok, dedi. Bu haberi yazarken Semra’da yanımdaydı. Bu gelenek sayesinde bir arkadaşım daha oldu. Birde, rahmetli telefonda Ali Kızıltuğ’un aşağıdaki şiirini değiştirerek okurmuş. Onu da yaz dedikleri için yazıyorum.

 

 

Varıp gideceğim baba yurduna   

Benim o ellerden(Dillenbur’dan) alacağım var    

Orada tutuldum gönül derdine

Köyün sığırını babam yayardı

Yedikardeş aldığıyla doyardı

 

 

Odaya girdik mi dayım kızardı

Kızıl tuğum dönüş oldu geriye

Şimdi bakıyorum da nerden nereye

Çekeceğim kafayı, basacağım mermi

Benim o Dillenburg’dan alacağım var

 

Ayağıma diken batar ağlardım

Kayış yoktu bele sicim bağlardım

Bulanık suydum da deli çağlardım

Benim o Dillenburg’dan alacağım var

 

 

 

29 Ekim 2009

 

 
 
Habib YÜCEL-Belediye Başkanı

aliseydi | MySpace Video

 

 
Aliseydi KARAKAŞ / Emekli Albay

aliseydi | MySpace Video
 
   

     29 Ekim 2009 Tarihinde, Fethiye İlk Öğretim Okulu Önünde yapılan coşkulu bir törenle Cumhuriyet'in ilanı, kuruluşu kutlandı.

   Okulumuza katkı sağlayan Belediye Başkanı Habib YÜCEL'e, Aliseydi KARAKAŞ(Emekli Abay)a, İl Genel Meclis Üyesi Vahap ALTUNOK'a ve Karalca Köyü Muhtarı Hüseyin KOÇ'a plaketler verildi.

   Yapılan konuşmalardan, Belediye Başkanı Habib YÜCEL  ile Aliseydi KARAKAŞ'ın konuşmalarını MySpace videolar bölümüne koydum.

    Bu MySapace Videolara kolay ulaşabilmek için, "Anasayfada bulunan Vizontele linkini ve ardından da MYSPACE VİDEOLAR linkini tıklayınız. Çıkan Listede, ilgili videoları bulabilirsiniz.

   Not: Albümdeki ev resimleri talep üzerine çekilmiştir. Beni arayan kişinin istediği ev resmi, albümün sonundaki yeşil renkli evdir.

 

 

 

25 Ekim 2009

 

Levent KIRCA / Zam Sikeci

aliseydi | MySpace Video
 
  Almanya Ober- Ramstadt Fethiyeliler Derneğinin eski yönetimine yaptığı hizmetlerden dolaya teşekkür eder; yeni yönetim kuruluna hayırlı görevler ve çalışmalarında başarılar dileriz.

 

Yeni Yönetim görev dağılımı aşağıdaki gibidir.

  1. Baskan: Necat Altun

  2. 2. Baskan: Oya Agkaya

  3. Sekreter: Emrah Cer

  4. Muhasebe:Fahri Öksüz

  5. Kültür: Songül Öksüz

  6. Halkla iliskiler: Hüseyin Ceviker, Yusuf Altun

  7. Genclik sorumlusu: Elif Kinik

  8. Sanat Sorumlusu: Erdogan Bicakcioglu

  9. Denetleme Kurulu: Zeyna Firat, Aliseydi Caliskanoglu, Hasan Ceviker

 

Koryürek Un Bulgur ve Yem Sanayii, teknolojisini yeniledi. Fırınların kullanacağı kalitede un üretiyor. Her zaman hazır çekilmiş bulgur ve yem bulundurmakta.

    Bu işletmeden çektiğimi resimler yukarıdaki linktedi

Yukarıdaki resimlerde havuz başında görülen reimler deki iki vana ne işe yarıyor. Artezyen ile gelen su, vananın havuz giden tarafı kapatılınca, bu noktadan  eski okul, yeni yeri belediye binası inşaatı olan yöne harıklar içerisine döşenip üzeri kapanan pvc borular ile Cumhuriyet mahallesindeki 3-4 bahçeye uzanmakta.

 

      

  

 

 

 
 

     Bu vanaların, havuza giden vanası açılır diğeri kapatılınca su havuza akmakta. Yine aynı noktada görülen havuzun yanında görülen harık, çeşme ile havuzu birbirine bağlayın eski harıktır. Çeşme ile havuz arasındaki bu harıkta PVC boru ile döşenip üzeri kapatıldığında, yerleşim alanları içerisinde içinden su akan harık kalmayacak.

 

Açılım…

    İsmi değiştirilerek, “demokrasi” açılımına dönüşen bu açılım, bütün yazılı ve görsel basının, hatta halkın gündemini doldurmakta!

     34 PKK’lıyı bir taraf, kahramanlar gibi karşılarken; diğer taraf bunu ihanet olarak addetmekte ve şehitlerin kemiklerini sızlattığını ile sürmekte.

     İçişleri Bakanı Beşir ATALAY,  PKK’lıları kastederek, “dağa çıkmaları büyük hataydı,”dedi. Buna karşı ileri sürülen arğüman ise, “devletin onlara dağa çıkmalarından başka bir yol bırakmamış, olmasıydı."

     Davulla, zurnayla askere gönderdiğimiz çocuklarımızı, bayrağa sarılmış tabutlarda geri almak hiçbir vicdanın kabulü ve hiçbir akılla izahı mümkün olmayacak bir acı olgudur… devamı için tıklayınız>>>

 

 

18 Ekim 2009

 

  

    17 Ekim 2009 tarihinde Melekoğulları Düğün Salonunda yapılan bir düğünle, Mehmet Ali ile Ayten ÇAĞLAR evlendiler.

     Çiftlere ömür boyu mutluklar dileriz.

     Not: Gelinin adını unuttum. Öğrenip ekleyeceğim.

    Belediye Hizmet Binasının üzerine, dört metrelik çelik  direkler üzerine profilden çatı yapılarak, Düğün Evi yapılmakta. Bu çalışmadan çektiğim resimler yan taraftaki linktedir.

 

   Faacebook sayfama seyrek bakarım. Sayfama İhsan ile Zekai GÜVERCİN'in bir klipini, Neşe Gültekin eklemiş. Benimde hoşuma gittiğinden, bu klipi bu sayfaya aktardım.

 

 
 
 
 

17 Ekim 2009

  

    17 Ekim 2009 tarihi, saat 12:00'da Merhume Satı EROL'un üçü dolaysı ile ailesi Cem evinde bir yemek verdi.

    Zekine bacıya, anasının cenaze töreni kastederek, "şimdi Zekine bacı olacaktı ki, ne yanık ağıtlar yakardı,"dedim... Zekine bacıda, "anam garip mi gitti dedi," ve aşağıda çektiğim ağıtı söyledi...

   Zekine bacı gibi, ağıt yakanların sayısı bir elin parmaklarını saysak, o kadar olmayacak kadar azaldı.

    Ölümlerin ve ağıtların gençlerden uzak olması ve ağıtlarınsa bu yaştaki hayırlı ölümlerde söylenmesi dileğimizdir.

 

 
 
 
Zekine KOÇ / Fethiye-Malatya / Ekim 2009

aliseydi | MySpace Videoları
 

16 Ekim 2009

 

   16 Ekim 2009 tarihinde Nuray ile Süleyman ÇAĞLAR, Belediyemiz Nikah Salonunda nikahlandılar.

    Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.

 

 

15 Ekim 2009

 

 
 

 

   Bu gece sabaha karşı, Satı EROL hakka yürümüştür. Merhumeye tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

    Merhumenin naaşı bu gün Araştırma Hastanesinden getirilip, beldemizde defin edildi.

 

12 Ekim 2009 

 

     Darmstadt Alevi Kültür Merkezi'nin 2009 yılında yapmış olduğu "Şükür ve Hızır Cemi"nden 24 ve 63 dakikalık iki parçayı bu gün koydum. Hasan AKŞAHİN dedenin dün getirmiş olduğu DVD'den geri kalan diğer üç parçayı da iki gün içinde sitemize koyacağım. Bu gibi video görüntülerini bana ulaştırırsanız aynı hafta sitemizde görebilirsiniz. Diğer MySapace'deki video, bu linkin 5.sayfasındadır, tıklayınız...

    Bu vesile ile Haydar AKKOYUN arkadaşımızın bir duyuru konusundaki arzusunu ihmalkarlığımız yüzünden yerine getiremedik. Haydar arkadaşımızdan özür dilerim. Bu gibi duyurular için yan tarafa bir link ekleyeceğim. Ay boyunca orada bu duyuru duracak.
Şükür ve Hızır Cemi - Darmstadt /Almanya -2009

aliseydi|MySpace Videos

 

11 Ekim 2009 

   11 Ekim 2009 tarihinde Hasan PEKTAŞ lokma döktü. Tanrı lokmasını ve dileklerini kabul etsin.  

 

10 Ekim 2009 

 

   
 

  Güvendikten getirilip içme suyu deposuna bağlanmış olan su, doğrudan çeşmeye bağlandı. Kendi cazibesi ile bu su sürekli akacak.

    Bu suyun çeşmeden akışı ile Aliseydi KARAKAŞ(Albay)'ın belediyemizi ziyaretinden ve talep üzerine mezarlıktan çekilmiş olan resimler yukarıdaki linktedir.

  Ali Ekber PEKTAŞ'ın Yılmaz GÜNEY'i anma etkinliği ile ilgili yazısı, yazılarımız bölümündedir. Yazılarımız Sayfası, konulu yazı gönderen herkese açıktır.

       

   Bu gün öğlen, rahmetli Zekine EROL'un vefatının yıldönümü olması itibarı ile ailesi Cem Evinde bir yemek verdi.

    Merhuma tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

  17 Ekim 2009 tarihinde, Ali İhsan ÇAĞLAR'ın oğlu Mehmet Ali'nin düğünü olacak. Önümüzdeki hafta kart dağılınca ilave haber yapacağız.

  Not:Resim albümü biraz koyu geldiğinden bana, bu albümü değiştirdim. Yeni yaptığım albüm sayfası, kendi başına bir "Albüm Sitesi" gibi olacak.

 

06 Ekim 2009 

 

 

 

 
   
       02 Ekim 2009 tarihinde kayıp ettiğimiz merhum Hüseyin PEKTAŞ, sevenlerinin omzunda, göz yaşları ile 06 Ekim 2009 tarihinde ebedi  istirahatgahına uğurlandı.

     Merhuma tanıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve baş sağlığı dileriz.

     Bu gün saat 11:00'da merhum için Cem Evinde bir yemek verildi.

 

 

04 Ekim 2009 

 

 

      Albay Aliseydi KARAKAŞ, 22 Eylül’de Medine SEVİM’in sözüne geldiği gece, soranlara anlatırken dinlemiştim… Yaklaşık bir ay önce Cevre ve Orman İl Müdürlüğü ile başka defada yazmış olduğum 3000 dönümlük alanın ağaçlandırılacağı alanın tespiti için keşfe gelmişler.

      Yaklaşık bir haftadır büyük bir traktör ve bir kaç iş makinesi orman yerinde ağaç dikilecek alanda çalışmaya başladılar. Ağaç dikecek yer düzenlendikten sonra, yağışlar başladığında dikim başlayacakmış. Aliseydi abi, bu dikim çalışmaları için ordudan askerde getireceğini söyledi.

     Bahsi geçen alan Kalklık mevkiinde. Bu alanın etrafı çevrilecek ve korumaya alınacakmış. Ağaç çeşitleri olarak da çam ve mazı türü ağaçlara ağırlık verilecekmiş. 

     Okula ise plastik boya ve boya malzemesi gönderdiğini. Sonbaharda okulun badanasının yapılmasına yardımcı olacağını söyledi.

     Aliseydi abiye, beldemize olan bu ilgisi ve yardımlarından dolayı, naçizane teşekkürlerimizi arz ederiz

 

***

     Sitemizin, Ana Sayfa, Ay Haberleri olduğu gibi, Resimler, Videolar, Yazılarımız… sayfalarını da yenileyeceğiz.

     Aşağıdaki pullu yazıyı ismi geçenler tıklayıp, büyük resmi bilgisayarına indirip okuyabilir. Askerlik şubesinden, Almanya'daki asker adaylarına gelen mektubun aynısından, Hüseyin oğlu Ali SEVİM, Hüseyin oğlu Hünkar ALTUN, Menderes oğlu Cengiz SEVİM, Vahap oğlu Murat AKKOYUN ile Abuseyif oğlu ()Erdinç) Ergün SEVİM'e de geldi. Rakamlar ile verilen süreler aynı.

     Aldığımız habere göre, rahmetli Hüseyin PEKTAŞ'ın naaşı, Pazartesi gecesi Malatya'ya gelecek ve Salı gün defin edilecek.

    

 

02 Ekim 2009 

O1 Ekim 2009

 

 

    Düne kadar havalar soğuktu, ısınmaya başladı. Yinede geceleri, kapının, pencerenin örtülmesini gerektiriyor. Çiftçiler, tohum ekmeye, komşular odun kömürlerini temin etmeye, damlarını sıvanmaya başladı. Kış temizliği denen bir olgu var burada; hanımlarda bu işlerle oldukça meşgul. Yani odaları ve evin bütün gözlerini teker teker dışarı atıp günlendiriyorlar ve oraların ve içerde bulunanların bakımı, temizliği yapılıyor.

  Sitemizin sayfa yazılımı HTML olduğundan, bu sayfalar İnternet Exploer'de normal görünüyor, çünkü ikisi de Microsoft'un yazılımı. Fakat Mozilla Firefox, Google Chronome gibi tarayıcılarda görüntü hataları veriyordu. Bundan dolayı, Eylül ayından itibaren sayfa yazılımlarını değiştirmeye başladım. Ana sayfamızda yukarıdaki tarayıcılarda görüntü hatası verdiğinden, ana sayfayı da her tarayıcıda olduğu gibi görünecek "CSS+XHTML" yazılımlı bir sayfa ile değiştireceğim. Nasılsa ustası benim. Sayfalarımızı sürekli yenileyeceğim.

   Talep üzerine iki inşaatın resmini yan tarafa koyuyorum. Yılmaz İLHAN ile Hasan EROL'un evlerinin resimleri yan taraftaki albümlerdedir.

     Not: Medine SEVİM'in 3 dakikalık nikah videosu için tıklayınız...

 

 

 

 

 

 

 

 

  

               Hasan EROL'un Evi 

Yılmaz İLHAN'ın Ev

 

Kayıp Aranıyor 

 

 
      Yan tarafta resmi görünen "söz meclisten dışarı" inek üç gündür kayıptır. Medine(Güneş) ablanın ineği sık sık kayıp olur.

      Geçen bayramda kaynım Habib bizdeydi. 8,9 yaşındaki oğlu Güney bir ara bir saatliğine kayboldu. Sonra baktık ki Medine abla ile kaybolan ineğini aramadan geliyor. Güney tepelere gittik, Fethiye'ye Hoş Geldiniz tabelasının oraya kadar gittik diyor. Habip'te oğluna, ben senin yaşında iken yine Medine abla ile inek aramaya giderdik, şimdi otuz sekiz yaşındayım, Medine ablanın ineği hala eve gelmiyor, diye espiri yaptı. Fakat anlatım espirili de olsa, gerçek bu. Köyde genellikle iki evin inegi her gün kayboluyor. İneği kaybolan ikinci ev Celal PEKTAŞ'ın evidir.

    Bu meselenin çözümünü bilen varsa, acilen yazsın. Yoksa Medine abla dizimde takat kalmadı diyor.

 

O1 Ekim 2009

.

 

 

 

Categories :

Archives