MALATYA FETHİYE

 

     

 

 

12 Kasım 2010

 

 

      25 Ekim'de Antalya'da gezerken ÖZACAR kardeşlerin çalıştığı durağında uğradım. Doğan ÖZACAR otomobilinde uyurken resmini çektim ve uyandırmadan gittim. Bu resim iki boyutta değerlendirilir. Bir, bu şoför uykusunu alamamış, bununla yolculuk yapmak biraz risklidir. İki : Ekmek parası için, namusu ile gece gündüz çalışan dürüst bir insan portresi...

      Yukarıdaki resim eşliğinde, Antalya'da çekilen bir kısım resimler sundum.

 

11 Kasım 2010

 

     kalp    Yasemin ASLAN ile Bektaş KARACAN, 11 Ekim 2010 Tarihinde Belediyemiz NİKAH salonunda Nikahlandılar.

    Çiftlere ömür Boyu mutluklar dileriz.

 

             Nikah resimleri için yukarıdaki resmi tıklayın …

 

 

10 Kasım 2010

   

     Bir Türk Cihana bedeldir, Bağımsızlık ve Özgürlük benim Karakterimdir” tafraları ile konuşmanın… kaç para?...

 

 

Ata’yı Saygıyla anıyoruz.

 

    “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir; benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir.”

 

                                                                                  M. Kemal ATATÜRK

 

       Bizim sitede Atatürk resmi ve Türk Bayrağı resmi az… Çünkü şu anki hâkim Cumhuriyet ve Atatürk anlayışı benim Atatürk ve Cumhuriyet anlayışımdan oldukça farklı.  İkide bir bayrak, Atatürk ve Cumhuriyet dediğimde onların kulvarında koşuyormuşum hissi veriyor bana. Ondan Atatürk ve Türk Bayrağı resimleri sitemizde az.

 

         Devamı için tıklayınız>>>

 

Yasemin ille Bektaş’ın Kınası ve Düğünü

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     Yasemin ile Bektas’in Davetiye Kartı – 09/11/2010

   

     Yasemin ile Bektaş’ın 18 Kasım 2010′da kınası yakılacak ve 19 Kasım 2010 tarihinde Malatya’da düğünü yapılacak.

     Yasemin ile Bektaş’a ömür boyu mutluluklar dileriz.
 
 
     Not: Resmi büyük izlemek için, resme tıklayınız.
      Sayfanın altındaki önce “READ MORE” ve sonra  ilgili yerleri doldurarak, haber ve resimler hakkında görüş bildirebilirsininiz. Kaydedilen notları ben onayladıktan sonra sayfada görülecektir.

 

Mengik Mevkiinde Yapılan Ağaçlandırma

    Mengikte Ağaçlandırma - 08.11.2010

       Bu sene ilk olarak Beledemizin Mengik mevkiinde bulunan tepesinde ağaçlandırma çalışmaları başladı. Bu alanın sulanması ve buraya dikilen fidanların yetişmesi konusunda umutlu olabiliriz.

         Bunun ardından  Karabel mevkiinde ağaçlandırma çalışmalarına başlanacak. Asıl büyük proje bu…

      Resimleri izlemek için, yukarıdaki resimleri tıklayınız…

 

07 Kasım 2010

 

   

 

 

      İki gündür havalar gündüzleri güneşli ve sıcaklık yüksekti. Gezerken yeni yapılmakta olan binalar ile çeşitli resimler çektim. İzlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız.

06 Kasım 2010

 

     Laik, Demokratik ve hukuk devleti böyle bir şey…

 

    Geçen ay Haydar AKKOYUN arkadaşımız, belediye başkanı ve meclis üyelerine hitaben bir mektup göndermişti.

     Kısaca bu mektubun içeriği şöyleydi. Önce belediye başkanının icraatları hakkında olumlu görüş beyan edilmiş sonrada bir talebini dile getirmişti. Bu talep Almanya’da yaşayan Fethiye’lerinin oldukça büyük, Fethiye’deki Fethiyelilerinse önemsenecek bir kısmı tarafından onay görecek ve onlarında duygu ve düşüncelerine tercüman olacak bir talep yahut ta temenniydi: “Beldemizde belli dönemlerde Cem Ayininin yapılası ve Cenaze defin sürecinin Alevi inancının gereğine göre yerine getirilmesi ve bu süreçte bir dedenin görev alması idi.”

 

      Devamı için tıklayınız>>>

 

05 Kasım 2010

 

Herkes parmağını ısırdı…

 

 

 

     Danası bacımı vuralı kırgındık, keveke konuşurduk. Bacımı zorla ayağa kaldırdık, Cemile bacının danasından daha fazla masraf yaptık…  Ben Antalya’ya bacımı getirmeye gitmeden dahi, Cemile bacı hatasını telafi etmek için sürekli bacımı soruyordu ve bir defasında da: “Rüyamda Kızıldelide Hüsniye’yi gördüm. İyi olacak şükür.”demişti.

    Bacımı getirdikten sonra hoş geldin ve geçmiş olsun demek için bize geldi. “Danayı sattık, kurtulduk,” dedi. İyi! “Ben rüyasını gördüm, şükür iyiyisin, iyi olmuşsun,”dedi. Buda iyi. Ama sonunu getiremedi…

    Cemile bacı konuşmaya başladı: “Rahmetli Elif bacıyı ben yıkadım…  Aha, avratlar gaş gaş olmuş bakıyorlardı. Hay anam hay dediler, herkes parmağını ısırdı…” dedi.

     Bu sözde ne mi var? Yani Cemile bacı araba tamircisi olsa, benimde arabam olsa, benim diyen usta şu arabayı Tamir edemezdi ben yaptım

filan diye, ilerde benim arabam bozulduğunda kendisine tamir ettireyim diye övünebilirdi. Bu normal bir şeydir.

    Ama bacımın yanında bana “herkes parmağını ısırdı, Elif bacıyı bir güzel yıkadım, bir güzel yıkadım ki” diye övünmesi ne anlama geliyor? Bunu anlayamadım…

     Hem de, ölü yıkamaya parmak ısırılır mı, siz söyleyin? Cemile bacı her halde üstü örtük bir hale: Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır, diye yaşlılara meydan okuyor…

     Allah sonumuzu hayırlı getire!

 

  

    (Köyde kadın hocalığı olarak Selver bacı, bazen de isterse İmmihan bacı yapardı. Cemile bacı geri planda idi. Diğer kıdemli hocaların görevi bırakması sonucu piyasa kendisine kaldı. Son  olarak rahmetli Elif (Açıkgöz) bacıyı yıkamıştı.)

 

04 Kasım 2010

    Karabel Mevkiinde Ağlandırma…

 

       Karabel Mevkiinde ağaçlandırma çalışmaları başladı. Dün akşam ilk parti olarak 3.000 adet kara çam fidanı belediyemizin depo kısmının önüne indirildi.  Bu sene gelen çam fidanları geçen yıl gelen fidanlardan daha büyük. En az iki misli…

       Bu gün saat 08:00 civarında bizim evin önündeki asırlık Tut ağaçlarının videosunu çektim. Hem mevsimin hem de bu ağaçlara dikkat çekmek açışından, bunu yaptım. On binlerce ağaç dikmek şimdi mümkün ve kolay; fakat asırlık ağaçlar yetiştirmek öyle pek kolay değil.

       Devamı için tıklayınız>>>

 

 

     Bu gün, Elif ÇER (Süleyman ÇER - Gurban'ın annesi), Arif GÜLER'in kaynanası hakka yürümüştür.

     Merhumeye Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

  

       Not: Merhume yarin, Bereketli ( eski adı Çörmeğe) köyünde defin edilecektir.

 

03 Kasım 2010

 

 

           

       

        Köyüm ben giderken ekinlerin gögüdü…

 

       Ben giderken her yer yeşildi… Şimdi Antalya yine yemyeşil; fakat köyümüzde kavaklar başta olmak üzere sararmaya başlamış.  Orası 20-25 derece civarı idi; burası 7-17… Cumartesi geldiğimde de bir rüzgar esiyordu. Akşam kapı ve pencereleri kapattık ve üzerimize battaniye almıştık. Şimdide geceleri soğuk, bir ısıtıcıya ihtiyaç duyuluyor. Fakat iki gündür hava güneşli ve sıcak, enerjiler su ısıtabiliyor. Gündüzleri belediyede dahi ısıtıcıya ihtiyaç duymuyoruz. Doğuda gece ile gündüz sıcaklığı arasındaki fark büyük. Mesela Antalya ve o yörede gündüz sıcaklığı 21 derece ise gece sıcaklığı:14-15. Doğuda ise gündüz 21 ise gece 6-7 olabiliyor.

       Devamı için tıklayınız>>>

 

02 Kasım 2010

Categories :

Archives