• Ana Sayfa

  • Blog

  • Photos

  • About

  • Links

  • Contact

 

Fethiye'nin Dünya Açılan Penceresi

 

 

Nice Yıllara: 2011

31 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Nice Yıllara: 2011 Yorumlar kapalı

Kahvelerde ve bakkallarda kimse yoktu. Çarşı oldukça hareketsizdi. Cingolada yoktu, kumarda.  Acaba herkes evlerin demi Yeni Yıl kutlaması yapıyor? Bilemiyoruz. Fakat bu görüntü önemli bir değişime işaret. Aşağıdaki videoyu saat:20:30 sularında çektim. Gece 12:00′da Belediye  havai fişek gösterisi yapacak, çekersem onuda koyacağım. Videomuzda kısılması gereken sözler var; fakat proğramımız olmadığından bunu yapamadık. Videoyu izlemek aşağıdaki loğoyu tıklayınız.

 

 

Fethiye'de Yılbaşı – 31.12.2010

31 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru 31.12.2010, Fethiye'de, Yılbaşı Yorum yapın

Fethiye’de Yılbaşı – 31.12.2010

 

Levent Kırca – Başbakan ile Kılıçtaroğlu skeci -30.12.2010

31 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru -30.12.2010, Başbakan, ile, Kılıçtaroğlu, Kırca, Levent,skeci Yorum yapın

Levent Kırca – Başbakan ile Kılıçtaroğlu skeci -30.12.2010

 

Başsağlığı

29 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler atma (kızlık soyadı ÖZTÜRK) Sivas’ta hakka yürüdüYorum yapın

Dün, 28 Aralık 2010 tarihinde Fatma (kızlık soyadı ÖZTÜRK) Sivas’ta hakka yürüdü. Merhumeye Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

Not: Merhume rahmetli (Lakabı: Ede Hüso olan ) Hüseyin ÖZTÜRK’ün kız kardeşidir. Soy ismini öğrenince yazıyı düzelteceğiz.

 

Kiya Mehmet AKÇA – Hayrola Çilem Hayrola

29 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru AKÇA, Çilem, Hayrola, Kiya, Mehmet Yorum yapın

Kiya Mehmet AKÇA – Hayrola Çilem Hayrola

 

Geçmiş Olsun …

28 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Geçmiş Olsun ... Yorumlar kapalı

Sultan Canlıbay İstanbul’da ameliyat olmuş. Gelinimize geçmiş olsun der acil şifalar dileriz. Halam kızı Gülüzar’da Heidelberg /Almanya’da benzer bir operasyon geçirmiş, geçmiş olsun der acil şifalar dileriz.

Bu gün bir dedikodu yayıldı Musa (Çiftçiler) abi ile ilgili. Kısa sürede sağır sultan dahi duydu bu dedikoduyu. Almanya’ya yakınlarına dahi telefon edildi. Sonra yarın merhumun mezarını nereye kazalım konuşulmaya başladı. Bende Rahmetli Yeter bacı ile Musa ağabeynin birer resimlerini buldum, Fotoşop yapacaktım. Arkadaşlardan biri arayalım dedi. Aradık. Küçük Musa Çifciler gitmeden bir çep telefonu koymuş Musa ağabeynin yanına. Telefona çıkan kişi beş dakika sonra arayın beni yanına gidiyorum, şimdi asansördeyim dedi. Tekrar tekrar aramalarımız sonucu 15-20 dakika sonra yanındaki kişi telefonu Musa abiye uzattı. “Seni soruyorlar, bir şey söyle dedi.”  Biz bekliyoruz bir cevap, ses çıkmıyor… Sonra sesi kuyudan gelir gibi, kelimeleri ağzından zorla döküldü: “iyiyim,” dedi Musa abi. Bu ses tonu kaygılanmamıza sebep oldu. Bu konuşmadan sora tahminim, telefondaki kişi baştan beri asansörse filan değildi. Musa ağabeyi bir iki kelime konuşmaya hazırlıyordu, muhtemelen.

Musa abiyede geçmiş olsun der acil şifalar dileriz.

 

Fatoş ile Evren'in Söz ve Nişanı / Antalya

27 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Fatoş ile Evren'in Söz ve Nişanı / Antalya Yorum yapın

Fatoş ile Evren'in Nişanı / Antalya

Fatoş ile Evren'in Nişanı / Antalya

Aliekber ile Sevgi Özacar ın kızı Fatoş Özacar ile Evren, 26 Aralık 2010 tarihinde Antalya’da nişanlandılar.

Çiftlere ömür boyu mutluklar dileriz.
Not: Kız isteme ve söz kesme ile ilgili videoyu bu sayfaya ilave edeceğiz. Yeğenim Ümit Ali’nin çekip yolladığı resimleri izlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız. Ben yanlızca yukarıdaki resmi düzenledim.

 

Müslüm AKBABA – Salına Salına / 25.12.2010

27 Aralık 2010

aliseydisevim Videolar You Tube Müslüm Yorum yapın

Müslüm AKBABA – Salına Salına / 25.12.2010

 

Mahir Yiğitler – Çirkin / Bende Bir İnsan Oğluyum / Malatya

26 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru Mahir Yiğitler - Çirkin Yorum yapın

Mahir Yiğitler – Çirkin / Bende Bir İnsan Oğluyum / Malatya

 

Aşüre / Antalya ve Fethiye

25 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Aşüre / Antalya ve Fethiye Yorum yapın

Aşüre / Malatya Fethiye - 2010

Aşüre / Malatya Fethiye - 2010

    Dün, Antalya’da yaşayan Fethiyeliler yaptıkları Aşure lokması için bir araya gelmişler ve Aşure yapmışlar. Bu aşure lokması sürecinden yeğenim Ümit’in çektiği resimleri izlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız.

    Beldemizde ise ilke imza atan Aşüre yapanlar: Ali İhsan Çağlar, Ali Çağlar, Hamza Çağlar, İbrahim Çağlar, Ali Efendi İlhan, Hasan Yılmaz benim bildiğim isimler…

    Tanrıdan lokmaların kabul makbulünü, bu sevincin daim olmasını dileriz.

 


 

Yusuf AĞKOÇ, hakka yürüdü…

23 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler hakka yürüdü..., Yusuf AĞKOÇ Yorum yapın

Yusuf AĞKOÇ (lakabı: Ufu) bu gün hakka yürüdü. Merhuma Tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

Merhum, Adıyaman’da kızının yanında kalıyordu. Muhtemelen Adıyaman’a defin edilecek.

 

Asure ve Imam Hüseyin lokmasi / Ober-Ramstatd -Almanya

22 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler, İlan, Duyuru Asure ve Imam Hüseyin lokmasi / Ober-Ramstatd -Almanya 1 Yorum

 

Degerli Fethiyeliler ve Fethiyeye gönül verenler,

25.12.2010 Cumartesi Saat 14.00 de Ober-Ramstadt dernegimizde
Asure ve Imam Hüseyin lokmamiz vardir.

Hepinizi bekliyoruz…

Saygilarimzla
Dernek Yönetim kurulu

 

 

Hacı Bektaşi Dergahında Semah / Yürü Güzel Yürü – Aralık 2010

21 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru 2010, Aralık, Bektaşi, Dergahında, Güzel, Hacı, Semah,Yürü Yorum yapın

Hacı Bektaşi Dergahında Semah / Yürü Güzel Yürü – Aralık 2010

 

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(6)

20 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru -18.12.2010(6), 15.Kurultayı, CHP Yorum yapın

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(6)

 

33ALİ

20 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru 33ali Yorum yapın

 

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(5)

20 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru -18.12.2010(5), 15.Kurultayı, CHP Yorum yapın

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(5)

 

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(4)

20 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru -18.12.2010(4), 15.Kurultayı, CHP Yorum yapın

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(4)

 

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(3)

19 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru -18.12.2010(3), 15.Kurultayı, CHP Yorum yapın

CHP 15.Kurultayı -18.12.2010(3)

 

CATV 230 20101218 2358

19 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru 20101218, 230, 2358, CATV Yorum yapın

 

CATV 230 20101218 2355

19 Aralık 2010

aliseydisevim İlan, Duyuru 20101218, 230, 2355, CATV Yorum yapın

 


 

Yakışmadı bu Sayın Kılıçtaroğlu, yakışmadı bu CHP. Bu vefasızlık!..

18 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler yakışmadı bu CHP. Bu vefasızlık!.., Yakışmadı bu Sayın Kılıçtaroğlu 4 Yorum

 

     Aleviler senin fanatik taraftarın….   87 yıldır Alevi Bektaşiler senin oy depon. Sen hayır demişsen Aleviler “hayır” diyor; sen evet desen Aleviler genelde “evet” diyor…  Muhalif olduğumuz Ak Parti lideri Sayın Erdoğan ağzını doldura doldura Hz Ali, İman Hüseyin efendimiz diyor ve meydanlara on binler, yüz binlerin toplandığı Caferilerin düzenlediği Aşüre gününe katılıyor konuşma yapıyor… Siz Alevi – Bektaşi sözcüğünü ağzınıza almakta dahi imtina ediyorsunuz ve ilk baştan “Türban” sorununun biz çözeriz diyor, Mevlana Dergahını ziyaret ediyor Alevilerinin sorunlarını es geçiyorsunuz.

     Elbette ki CHP Alevi partisi olmamalı, elbette ki CHP Sünni bir partide olmamalı. Kısaca CHP din kökenli bir parti değil, Sosyal Demokrat bir parti olmalı… Sosyal demokratlık bir bakıma eşitlikçi ve adil olmayı gerektirir. Hiç şüphe yok ki, Alevilikte, Sünnilikte, Mevlevilikte… bu topraklarda yaşayan insanların saygı duyulması gereken inançları ve değerleridir…

     Biz size pozitif ayrımcılık yaptık ve adımızı ağzınıza almamanıza ve Alevi inancına katkı mahiyetinde dişe dokunur bir adım atmamanıza rağmen hep yanınızda yer aldık. Saygın Araştırma şirketleri ve yazarlar Alevi oyları olmasa CHP’nin baraj sorunu yaşayacağından bahsettiler…

    Sizin pozitif değil, hiç değilse negatif ayrımcılık yapmamanız bize bir vefa gereğiydi… İmam Hüseyin’in şehit düştüğü gün olarak kabul edilen günde ne olurdu bir de Bektaşi Dergâhı’nı ziyaret etseydiniz?..

     Yakışmadı bu Sayın Kılıçtaroğlu, yakışmadı bu CHP. Bu vefasızlık!..

    ***

Kılıçdaroğlu, Mevlana Müzesi’ni ziyaret etti

17.12.2010 – 20:03 / Zaman Gazetesi

 

 

 

Mevlana’nın 737. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma etkinliklerine katılmak için Konya’ya gelen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Mevlana Müzesi’ni gezerek, dua etti.

Kılıçdaroğlu, beraberinde CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP Genel Başkan Yardımcıları Umut Oran ve Gürsel Tekin ile birlikte Mevlana Müzesi’ne geldi.Müze’nin protokol kapısı girişinde partililer tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu, partililerle tek tek tokalaştı.Ardından Müze’yi gezen Kılıçdaroğlu, Mevlana’nın kabri başında dua etti. Bu sırada Kılıçdaroğlu’nu görüntülemek isteyen basın mensupları arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

 

Mevlana Müzesi Müdür Vekili Naci Bakırcı’dan Müze hakkında bilgi alan Kılıçdaroğlu, Müze içinde sergilenen tarihi eserleri tek tek inceledi.

Müze çıkışında Kılıçdaroğlu, kendisine gündeme ilişkin sorular yöneltmek isteyen gazetecilerin bu isteğini, ”Burası siyaset yapma yeri değil” diyerek geri çevirdi.

Kılıçdaroğlu, daha sonra Müze’den ayrıldı. Kılıçdaroğlu, Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek sema törenine katılacak.

 


 

İmam Hüseyin’in Şehit Düştüğü Gün / 16 Aralık 2010

16 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler İmam Hüseyin’in Şehit Düştüğü Gün / 16 Aralık 2010Yorum yapın

Malatya Fethiye - 16/12/2010

Malatya Fethiye - 16/12/2010

Alevilik ırk temelli değil, inanç ve değer temelli bir kültürel yapıdır. Aleviliğin vücut bulduğu bir coğrafyası vardır; o coğrafyadan olduğu gibi, bütün dünyanın her hangi bir yerinde bulunan ırka dayanmaz ve o ırkla ön plana çıkmaz. Bütün bunlara rağmen Aleviliğin özellikle 11.yy.dan sonraki oluştuğu coğrafya ve bu inancın temellendiren geliştiren ırk Türkmen, Türk kökenlidir… Buna rağmen Alilik ne Türkçü, ne Kürtçü, ne Arapçı… nede başka bir ırk temelli olması bakımından ırkçıdır.

Ziyaretçi Defterimize yazılan yazıların Arapça terimler içerdiğini iki arkadaşımız yazmıştı. Hikayelerde o coğrafyaya, terminolojide o coğrafyanın hakim dile olan Arapça… Bize öğretilen tarihi köken oradan başlatılıyor ve bu günkü manada Alevi Bektaşiliğinin oluştuğu tarihin belirginleştiği 12.,13. ve 14. yy.’a ulaşmıyor bir türlü. 7. ve 8.yy.da Şia yada Alicilik olarak beliren yapılanma ile İslamiyet ile 12. İmam ve özellikle 8. imam olan İmam Cafer’den önemli ölçüde etkilenmesine rağmen, 11.12.13.yy..da Anadolu’da gelmiş geçmiş bir çok inançtan etkilenerek yeni bir sentezle başkalaşarak oluşan Alevi-Bektaşilik in terminoloji ve söylencesi, miti farklıdır.

 

Asırlardın Aleviler baskı altında olup asimile edilerek bir kısım Aleviler arasında Alevilik algısı yozlaşmıştır. Bu çerçevenin muhafazası için, Alevi-Bektaşi inancının tarihini İslam’la başlatmak ve Tarikatın Piri olan Hacı Bektaşi Veli’nin beden ve Bektaşiliğin inanç olarak doğumu öncesine hapsedilmektedir.

Bizi hep o döneme hapsedildiğimizden, bizde bu sınırları aşamadık.  Siyam Pektaş’ın kızına dede bir kitap verdi.  Duygu okumaya başladı. Uğultular bir şey anlamıyoruz şeklindeydi ve kısa kesildi. Ziyaretçi Defterimizde olduğu gibi, orada da dönem: 7. ve 8.yy. ve İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin… noktasında yani 3. imamın ötesine geçemiyor. Dil de o günün, menkıbelerde o günün, figürlerde o günün, yorumda o günün… Oysaki Alevi –Bektaşiliği anlamak için özellikle, 12. ile 16.yy. arasındaki 3-4 yüz yıllık döneme dikkatle bakmalıyız.

Cemde saz çalan çocuklardan sarışın olanı Nihat’ın oğlu Vahap Açıkgöz, esmer olansa benim oğlum Hüseyin’dir. Önceden hazırlıklı değillerdi; inşallah gelecek yıla hazırlıklı başlarlar.

 

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem…

16 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler, Makaleler Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem…12 Yorum

 

     Bütçe görüşmelerinde Sayın Kılıçtaroğlu’nun Kayseri Belediyesi ile ilgili yolsuzluk iddiası ve başbakanın savunması dolaysı ile patenti Demirel’e ait olan: “tüyü bitmemiş yetim hakkı,” polemiği…

     İktidarında muhalefetinde bir birlerine sizin belediyede rüşvet var dediğini çok duymuşsunuzdur… Fakat iktidarında muhalefetinde AB ilerleme raporunda da ki uyarıya rağmen Kamu İhale Yasasını getirin meclise derhal AB standardında düzenleyip yasalaştıralım diyenini duydunuz mu? Hatta geçen aylarda KİK’te yapılan düzenlemede yerli istekli lehine %15 avantaj uygulanır maddesi muhafaza edildi.  

       Bu konuda yazanlar ve Tv programlarında konuşanlar bir kısım solcunun Liberal Demokrat, ikinci Cumhuriyetçiler yada dönekler diye alay edip, kınayıp, küçümsediği yazarlar.  Prof Dr. Eser Karakaş, bu duruma hayıflandı ve takip edeceğim, acaba bir muhalefet partisi bunu gündeme getirecek mi dedi, o günden beri getiren olmadı… Zaten bu madde yıllardır var.

     Bu maddeye göre: bir yapıyı yerli müteahhit 1000,00 tl’ye yaparım diyor; aynı yapıyı ben 860,00. tl ye yaparım diyen yabancı yatırımcıya bu ihalenin verilmemesine ve %15 daha pahalıya yerli firmaya yaptırılmasına Kamu İhale Yasası izin veriyor.

     Bu yasanın AB standardında olmayıp, hileye, suiistimale müsait olması konusunda sessiz bir mutabakat varsa Demirel’in söylemesinden sonra ünlenen: “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem,” edebiyatının ne anlamı var?

     “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem,” derken yani: Size mi yedirmem,”denilmek isteniyor. Bütün veriler bunu destekliyor. Hani dilimizde bir deyim var, sanki az önceye kadar başka bir dil kullanmışız gibi “kardeşim sana Türkçesini söyleyeyim:” “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem,”  derken bunlar “Ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını size yedirmem; çünkü ben yada benim adamlarım yiyecek” demek istiyorlar.

    Bu ve gelmiş geçmiş liderler söyledikleri gibiyse, bu partiler söyledikleri gibiyse, çoğu liderin ve siyasinin bir yakını ve o partiye yakın bir çevrenin mahkemelerde ceza konusu olmuş rüşvet, zimmet ve ihaleye fesat karıştırma vs. dosyaları niye var?. . Aşağıdaki Ceza yasasına bir bakalım.

5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 247

Zimmet

(1)          Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır..

(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir

      Yasanın açık hükmüne rağmen bu yolsuzluk ve usulsüzlükler yapma cesaretini bunlar nerden alıyor? Kendinden öncekilerin hikâyesinden… Bakıyorlar ki, ilgili parti çevresi kendi  “yolsuzunu” savunuyor, savunmuş, koruyor, korumuş, bazen de kurtarmaya çalışıyor ve kurtarmış… Yeni gelenlerde, eski örneklerdeki olduğu gibi çevrem, partim beni korur, paçayı kurtarırım diye, yeni yolsuzluklar yapıyor olmalı. Tabii istisnai birkaç ahlaksız her zaman olur.

     Tabii bize düşen de çok önemli bir kusur var! Biz de ari değiliz bu gibi durumlardan. “Yolsuza” yolsuz olduğu için değil, kimin “yolsuzu” olduğuna göre tavır alır konuşuruz. İlkelerden değil, ikbal vadeden tarafta mevzileniriz. İşte o zaman da gözümüzün içine baka baka: “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını (size) yedirmem,” diyene, bir günde sıra bize gelir, o zamanda siz çaresiz çaresiz bakarsınız diye içimizden geçirir, sıramızı bekleriz.

    Beraber kirlenmişiz aynı çamurda… Yukarıdakilerde aslında layık olduğumuz bize benzeyen yöneticilerdir bir bakıma; çünkü içimizden çıkmıştır… İtirazımız ise daha çok, “malı götürenin biz değil o oluşunadır.”

      Bütün bunlara rağmen umutluyum… Şeffaflık artıyor. Hiçbir şeyin gizli kalamayacağı bir dünyaya doğru hızla gidiyoruz. Bizim kendi rızamızla üstyapı kurumlarında(siyaset, hukuk, idari yapı vs.) yapmakta imtina ettiğimiz değişiklikleri dışarıdan zorlamalar ile yapıyor, önce kurumlar, yasalar, idari yapı, sonrada bizler değişiyoruz.

     Wikileaks belgeleri için, birileri haklı olarak Amerika’ya rağmen mi diye sordu. Amerika bir Amerika değil. Amerika’nın içinde iki Amerika bir biri ile çarpışıyor. Wikileaks belgeleri de Amerika’da olan muhalif Amerikan’ın sızdırdığı belgelerdir.

      Türkiye de eskisi gibi tek tüfek değil, iki Türkiye var. Yüzlerce TV, binlerce radyo, yüz binlerce İnternet siteleri var. Bütün bunları kontrol etmek oldukça zor, hatta imkânsız… Biri diğerinin hukuksuzluğunu sızdırıp, adli süreci başlatıyor. Beni daha beyaz günler için umutlandıransa, demokratik hukuk devleti çerçevesinde kalmak şartıyla bu zıtların çatışmasıdır. Ve bu sağlıklıdır da.

a.s. /15.12.2010

 

***

More

 

Münire Ayhan ile Ömür Kızılkaya’nın Nikahı

15 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Münire Ayhan ile Ömür Kızılkaya’nın Nikahı Yorum yapın

Münire Ayhan ile Ömür Kızılkaya 14 Aralık 2010

Münire Ayhan ile Ömür Kızılkaya 14 Aralık 2010

Münire Ayhan ile Ömür Kızılkaya 14 Aralık 2010 tarihinde belediyemiz nikâh salonda nikâhlandılar.

Çiftlere ömür boyu mutluklar dileriz.

 

Yukarıda nikah haberini yaptığım aile, dün öğlen 12-13 arası belediyede idiler. Kolyol, Başpınar civarında önceden oturduklarından sima olarak tanıdık yada komşu olarak algılanıyordu, kız tarafı. Çay ikramımızdan mahcup oluyorlardı. Birde baktım ki İsmet abi, bir poşet nevale ile geldi. Ne bu, sorumuza? Biz orucuz, bunlar değil, aç mı kalsınlar, şeklinde bir cevap verdi.(Önce eve de davet etmiş.)

Bunun üzerine resimde görülen aileden biri: “biz oruçken siz çay dahi içmiyorsunuz yanımızda, siz oruçken bize yemek ikram ediyorsunuz,” diyerek memnuniyet ve mahcubiyetini ifade ettiler…

Bir inancı kültürel olarak yaşamanın gereği bu gibi örnek davranıştır. Bize de bil mukabele yapacak Sünnilerinde olduğundan hiç şüphem yok. Genel olarak iki tarafında bir birlerine böyle bakıp davrana cağı günlere daha var…

İsmet abiyi kutlar, bunun herkese örnek olmasını dilerim.

 

İstanbul Avcılar Fethiyeliler Derneğinde Oruç Açımı / Muharrem Ayı

14 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler İstanbul Avcılar Fethiyeliler Derneğinde Oruç Açımı / Muharrem Ayı Yorum yapın

İstanbul Avcılar Fethiyeliler Derneği -2010

İstanbul Avcılar Fethiyeliler Derneği -2010

 

         İstanbul Fethiyeliler Derneğinin Avcılar’da bulunan dernek lokalinde Muharrem Ayı nedeniyle İsmail Yücel, Hasan Aslan ve Kemal Türk’ün katkılarıyla oruç açımı yapılmıştır. Oruç açımımıza katılan Avcılar Şöförler Odası Başkanı sayın Kemal TÜRK ve yönetim kuruluna, CHP ilçe teşkilatından Celal Özdemir ve Zeynal Aydoğan ile derneğimizin değerli üyelerine ve katılan tüm dostlarımıza ben yönetim kurulu arkadaşlarım adına teşekkür eder saygılarımı sunarım.

Dernek Yönetim Kurulu Adına

 Başkan / İsmail YÜCEL

       Not: Yukarıdaki yazıyı gönderildiği gibi, değiştirmeden ekledim. “Oruç açımı” tabiri ile “iftar” adetini karıştırmayalım. Yukarıdaki ismi geçen kişilerin iyi niyetli davetleri şeklinde anlayalım. Fotoğraf makinesindeki tarih değiştirilmemiş olduğundan resimler bu günden farklı bir tarihte çekilmiş gibi gözüküyor.

 

Antalya’da Muharrem Orucu

13 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Antalya’da Muharrem Orucu Yorum yapın

Antalya'daki Fethiyeliler_2010

Antalya’daki Fethiyeliler_2010

Antalya’daki Fethiyeliler, Bir Akşam Bir Araya gelip Muharrem orucunu açarlarken yeğenim Ümit Ali birkaç Fotoğraf çekmiş. Akşamları Bir Araya gelip, Yassı Matem Ayi, Kerbela Olayı hakkinda sohbetler ederlermiş

Örnek ve teşvik edici olmasi bakımından resimleri yukarıya koydum.

 

 

 

Havadan Sudan…

11 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Havadan Sudan… Yorum yapın

Bu gün saat dokuz civarında yağmur yağmaya başladı ve akşam hala yağıyordu. Yarında yağacakmış görüntüsü veriyor hava.

Yapılmakta olan birkaç evin son halinin resimleri izlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız.

 

Evler 2010

Evler 2010

 

UNESCO: Dertli Divani, “Yaşayan İnsan Hazinesi”

11 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler, İlan, Duyuru “Yaşayan İnsan Hazinesi”, UNESCO: Dertli Divani 1 Yorum

 

Dertli Divani

Dertli Divani

Birleşmiş Milletler’in kültür kuruluşu UNESCO, Alevi- Bektaşi dünyasının çok önemli isimlerinden Dertli Divani mahlaslı Veli Aykut’u, “Yaşayan İnsan Hazinesi” seçti.

 

Dertli Divani’nin bu ödülü almasının gerekçesi, Alevi- Bektaşilerin cem ibadetinde 12 hizmetten biri olan zakirliği sürdürmesi olarak açıklandı. Ünlü sanatçılardan Neşet Ertaş da abdallık geleneğini temsildeki başarısı nedeniyle aynı kategoride ödül aldı.

Dertli Divani’ye ödülü 26 Kasım saat 18:30’da Lütfi Kırdar Salonu’nda düzenlenecek törenle verilecek.

 

UNESCO’nun ödülüyle ilgili değerlendirme yapan Dertli Divani, zakirliğin Alevi- Bektaşi inancında cemde yapılan 12 hizmetten biri olduğunu, zakirin deyiş, duaz-i imam, tevhid, miraçlama ve semahı bağlamasıyla seslendirdiğini, zakirliğin Alevi- Bektaşi inancının kuşaklar boyunca devamında kilit rol oynadığını söyledi. Ödülün, Alevi- Bektaşi ibadet anlayışının resmi makamlar tarafından kabulü anlamına da geldiğini ifade eden Dertli Divani, “Ben bu ödülü birinci derecede ustam ve atam olan, 1990 yılında Hakk’a yürüyen babam Büryani’den aldığım miras ile Şanlıurfa, Gaziantep ve Adıyaman’daki ustalar adına alıyorum” dedi.

 

Dertli Divani kimdir?  Dertli Divani, 1962 yılında Şanlıurfa’nın Kısas köyünde doğdu. Babası, asıl adı Hamdullah olan Aşık Büryani’dir.Küçük yaşlarda bağlama çalmayı öğrenen, şiir yazan ve cemlerde bulunan Dertli Divani, hem kendi şiirlerini hem de babası ya da başka aşıkların şiirlerini besteliyor. Mahlasını oluşturan Dertli bölümünü 1978 yılında Emrullah Efendi, birkaç ay sonra evlerini ziyaret eden Bektaş Efendi ise Divani bölümünü verdi. Dertli Divani’nin pek çok eseri, sanatçılar tarafından seslendirildi. Divani’nin eserlerini seslendirenler arasında Arif Sağ, Zülfü Livaneli, Belkıs Akkale, Musa Eroğlu, İlyas Salman, Sabahat Akkiraz, Güler Duman, Gülcihan Koç, Deste Günaydın, Erdal Erzincan, Tolga Sağ, İlkay Akaya, Yavuz Bingöl, Kıvırcık Ali var.”Serçeşme”, “Diktiğimiz fidanlar”, “Kısas semahı”, “Nurhak semahı”, “Turnalar semahı”, “bilesin”, “altım üstüm kaç kuruşluk” gibi eserleri, en fazla bilinen eserlerinden sadece birkaçıdır. 

 

 

Albümleri

 

Divani’nin 5 solo albümü bulunuyor. Ayrıca 12 karışık albümde okudu. 1989 yılında “Divane Gönül”ü (Arif Sağ’ın bağlaması eşliğinde ilk albüm), 1992’de “Diktiğimiz Fidanlar”, 1996’da “Duaz-i imam”, 2000 yılında “Serçeşme”, 2005 yılında da “Hasbıhal” adlı albümleri dinleyici ile buluşturdu. Divani’nin programları pek çok yerel ve ulusal televizyonda yayınlanıyor.

 

Sadece ozan değil aynı zamanda dede

 

Dertli Divani, sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok yerinde Alevi- Bektaşilerin görmek, bilgi ve görgüsünden, insan-ı kamilliğinden nasiplenmek istediği bir isim. Ozanlık geleneğini sürdürüyor, zakirlik yapıyor ama onun en önemli özelliklerinden biri ikrar ve görgü cemlerini de yürütüyor olması…

O, bir Alevi- Bektaşi dedesi. Kahramanmaraş’ta 21 yıldır kesintisiz ikrar- görgü cemi yapıyor. Son 10 yıldır Konya- Beyşehir Şamlar köyü, son 3 yıldır Abdal Musa derneğinde, son 5 yıldır Almanya ve Hollanda’da cem yürütüyor. Dünyanın neresinde olursa olsun Hacı Bektaşi Veli dergahının postnişini Veliyettin Hürrem Ulusoy’u temsilen, dergahtan alınan icazetle cem yürüten Dertli Divani, Alevi- Bektaşi dünyasını deyişleriyle coşturuyor. TRT 2004 yılında Hacı Bektaşi Veli ve Cem Töreni adlı bir belgesel hazırlayarak yayınladı. İkrar- görgü cemi töreni Nurhaklar’da çekildi. Bu cemin en önemli özelliği orijinal haline sadık kalınmasıydı. Cem törenini yürüten dede Dertli Divani idi. Bu belgesel, çok izlenen bir çalışma oldu ve defalarca TRT’de ekranlara geldi. 

 

Yaşayan İnsan Hazineleri nedir?

 

Somut olmayan kültürel mirası koruma çerçevesinde verilen “Yaşayan İnsan Hazineleri” ödülünü, sanatını usta-çırak ilişkisi ile öğrenen, bilgi ve becerisini uygulamada üstün, konusunda ender bulunan bilgilere sahip olan, kendisini yaptığı işe adayan, bilgi ve becerilerini çırağa aktarma becerisi olan kişiler alıyor.  

 

 

“SEMAH ALEVİ-BEKTAŞİ GELENEĞİ”, UNESCO’NUN “İNSANLIĞIN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜR MİRASI” LİSTESİNE GİRDİ. UNESCO, “AŞIKLIK VE ZAKİRLİK” ALANINDA VELİ AYKUT’UN (DERTLİ DİVANİ), “YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ” OLDUĞUNA KARAR VERDİ. 

 

 

Alevilerde Muharrem Matemi’nin anlamı / İsmail KAPLAN

11 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Alevilerde Muharrem Matemi’nin anlamı / İsmail KAPLAN Yorum yapın

 

Alevilerde, Hazreti Hüseyin’in Kerbela’daki acısı basta Olmak uzere 12 İmamların acılarını anmak ve anlamak icin Muharrem Matemi tutulur. Muharrem Matemi süresince bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez ve et Yenilmez.

boyunca hic Bir canlıya eziyet edilmez. Eziyet etmemek ve haksızlık yapmamak, tanrının tum insanları Esit değerde yarattığı inancımızdan kaynaklanır.

Alevi etiğindeki “eline Hakim ol!” Ifadesi Ile insana ve Allah’ın yaratıklarına diger şiddet yasaklanmıştır. Matem orucunu Herkes Sağlık durumuna Uygun olarak Tutar. Sağlığı yerinde olanlar Oruç tutarlar. Sağlıklı kalmak, Muharrem mateminin Bir parçasıdır. Çünkü; Alevi öğretisinde İnsan, tenden oluşur ve edebilirsiniz. Can’ın gelişerek İnsan-ı Kamil mertebesine ulaşması Click sağlıklı Bir “on” Yani Vücut gerekir. Met nedenle can’ı taşıyan “on” onu zararlı maddelerden (under, Otlu, Asiri Gıda, uyuşturucu görmeme) korunmalıdır TÜRLÜ. Met amaçla gerektiğinde ilaçlar Düzenli alınmalıdır.

Matemden AMAC, kendine eziyet ya da kötülük yapmak degil, yapılabilecek kötülüklerin ve katliamların Bir daha tekerrür etmemesi icin anmak ve unutmamaktır. Met nedenle Anadolu Alevileri, vücutlarına eziyet ve dövünmeler ve Kerbela Katliamını canlandıran piyesler Kanlı yapmazlar. Manevi yönden çekilen acılar hissedilir ve Anılır. Matemin Dış görünüşle degil, gönülde Hz. Hüseyin’in uğradığı haksızlığı anlamak mateme daha uygundur. Bunun ana nedeni, Alevilerin zahiri degil batini anlamda ibadete önem vermelerindendir. Zahirilikten batiniliğe Yani; Dış görüntüden ve şekilcilikten sıyrılarak, olayların ve sözlerin IC VE Manevi anlamlarını hissetmeye çalışırlar.

Kimsenin kalbini kırmamak, dili Ile kimseyi incitmemek, Kimse hakkinda dedikodu yapmamak Matem orucunun Bir diger Temel ilkesidir. Met da Alevi etiğinde “diline Hakim ol” düsturu Ile ifade edilir. Muharrem boyunca DÜĞÜN-Nisan-Sünnet törenleri yapılmaz.Kari koca cinsel İlişkileri kesilir. Alevi etiğinde melek “beline Hakim ol.” Denir. 

Hz. Hüseyin’in Kerbela’da Durusu, daha sonraki dönemlerde Alevi önderlerine Örnek’in olmuştur. Böylelikle Hz. Hüseyin, haksızlığa ve zulüme Boyun eğmemenin, onu koşulda savunmanın sembolü olmuştur Hakkı. İmam Hüseyin’in Kerbela’da sergilediği tavır, met zamanda da haksızlıklara karsı çıkıp, mazlumdan Yana olmaya örnektir. Kerbela `yı anmak; Sivas şehitlerini anmayı çağrıştırır. Met nedenle, Muharrem mateminin Bir diger amacı, gelecekte met TÜRLÜ acıların çekilmemesi Click tip kullanılmış Uzun vadeli önlemler Almak ve koşullar oluşturmaktır. Hz. Hüseyin’in haksızlığa karsı Bir Avuç yandaşı Ile “Yezid Ordusuna” Kerbela’daki direnişi ve ölümü göze alan mücadelesi, Anadolu Alevilerinde Çocuk eğitiminde “haksızlığa karsı gelmek, haksızlık yapmamak, haksızlığa uğrayanların yanında Olmak” şeklinde Ö NEML Bir yer Tutar.

Kerbela Katliamında Hasta olmasi nedeniyle İmam Zeynel Abidin’in kurtulması ve Hz.Ali’nin soyunun diger imamlarla Devam etmesi nedeniyle de Allah’a şükredilir. Met nedenle Muharrem Matemi, Aşure geleneği Ile getireceğim. Aşure, sevincin, paylaşımın ve hoşgörünün sembolüdür. Muharrem Matemi boyunca, Alevi Kültür Merkezleri; met inançsal görevi daha Çok İyi etkinlik yaparak, daha Çok İyi Alevi öğretisini anlatarak ve tanıtarak yapıyorlar. Daha Çok İyi gencimizin saz, semah öğrenmesini ve öğretimizi sevmesini sağlamak en etkili ibadettir. Muharrem Mateminin Hak katında kabulü dilekleri Ile

Ismail Kaplan, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Eğitim Sorumlusu

 

Ahmet Kaya'yı Anma Gecesi – 11.12.2010

11 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler, İlan, Duyuru Ahmet Kaya'yı Anma Gecesi - 11.12.2010 başbakan lütfü kırdar 3 Yorum

Ahmet KAYA

Ahmet KAYA

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürtçe türkü söyleyeceğini açıkladıktan sonra büyük tepki gören, ardından gittiği Paris’te 2000 yılında yaşamını yitiren Ahmet Kaya’yı anma gecesine katılacak. Kaya’nın eşi Gülten Kaya, Başbakan’ın yanı sıra eşinin Paris’teki mezarını ziyaret ederek, CHP içinde de tartışma yaratan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da bizzat arayarak geceye davet etti.
Davet için, “Takvim müsait olursa niye gelmeyeyim” yanıtını veren Kılıçdaroğlu etkinliğe katılırsa, son dönemde özellikle Wikileaks internet sitesinde yer alan belgeler nedeniyle karşı karşıya gelen iki lideri, Ahmet Kaya açılımı buluşturmuş olacak.
Alınan bilgiye göre Erdoğan, 11 Aralık Cumartesi günü İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek olan Ahmet Kaya’nın ölümünün 10. yıldönümü anma etkinliklerine katılacak. Erdoğan’ın cumartesi günü Mardin’e yapacağı ziyaretin ardından İstanbul’a dönerek, anma etkinliklerine katılacağı kaydedildi.
Erdoğan’ın pazar günü Siirt’te yapacağı açılış programı için cumartesi akşamı Siirt’e geçmek yerine, Kaya’nın anma etkinlikleri nedeniyle İstanbul’a döneceği belirtildi. 

Ülkemde Son Turnem
Erdoğan’ın ilk kez katılacağı anma etkinliklerinde Kaya’nın eşi Gülten Kaya ve kızı Melis Kaya tarafından hazırlanan, “Ülkemde Son Turnem” DVD’si ile birlikte bir tanıtım yapılacak. Erdoğan’ın ise konuşmasında daha önce de zaman zaman dile getirdiği “Şafak Türküsü”nden dizeler okuyacağı öğrenildi.
Geçen ay Sosyalist Enternasyonal toplantısı ve Fransız Sosyalist Parti yetkilileriyle görüşmeler yapmak üzere Paris’e yaptığı ziyaret sırasında Pere Lachaise Mezarlığı’na giderek Kaya’nın kabrine karanfil bırakan Kılıçdaroğlu’nun da anma etkinliğine davetli olduğu ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, dün bir gazetecinin, Başbakan Erdoğan’ın Ahmet Kaya için düzenlenen anma programına katılacağını söylediğini anımsatarak, kendisinin de katılıp katılmayacağını sorması üzerine, “Gülten Hanım davet etti. Ben de ona ’Takvim müsait olursa niye gelmeyeyim’ dedim. Daha takvime bakamadım. Bilmiyorum ne var?” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu etkinliğe katılırsa, son dönemde özellikle Wikileaks internet sitesinde yer alan belgeler nedeniyle karşı karşıya gelen iki lideri, Ahmet Kaya açılımı buluşturmuş olacak. 

10. ölüm yıldönümüİstanbul’daki Kaya’yı anma etkinliklerinde Başbakan Erdoğan bir konuşma yapacak. Kılıçdaroğlu geçen ay Paris’te Kaya’nın kabrine karanfil bırakmıştı. 

.  

 

Lütfiye ablanın Kurbanı / Antalya

10 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Lütfiye ablanın Kurbanı / Antalya Yorum yapın

Lütfiye ablanın Kurbanı / Antalya

Lütfiye abla geçen Kurban Bayramında bir kurban kesmiş.  Bu haber ve resimler benim seyrek olarak kullandığım mail olan  Hotmail,  mailime geldiğinden, unuttum… Bundan dolayı Lütfiye abladan özür diler, kurbanının Tanrı tarafından kabulünü dilerim.

 


 

Wikileaks nedir? Star Haber Röportajı…

10 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Wikileaks nedir? Star Haber Röportajı… 9 Yorum

 

Seyir edin çok güleceksiniz!

Wikileaks nedir? Onlarca haber dinledim, makale okudum… Star Haber’in halk röportajına katılanların söylediklerine benzer bir cevapta ben vereyim: “Wikileaks derin bir mevzuu!”

Bu belgelere göre başbakanın İsveç bankalarında 8 hesabı varmış. Bu haberin AK Partinin oyunu düşüreceğini sanmıyorum. Son günlerde yaşana öğrenci olaylarında kullanılan orantısız güç ve bunun değerlendirilmesine dair iktidar çevrelerinin açıklamaların, bu zamana yarattığı özgürlükçü çizgi ile tezat oluşturması ve bunun oy kaybına sebep olacağı da düşünülmemeli. Çünkü çoğunluk depolitize olmuş ve pek haber dinlemiyor. Haber izleyen seçmenlerin çoğu ise kendi aleyhlerinde olan haberleri istemez iftiraları ve dış mihrakların oyunu olarak değerlendiriyor.

Röportaja bakın bir ihtiyar haberlerde ismini duymuş “başbakanı kötülüyor, bunu İsrail çıkarmıştır” filan diyor. Vasat insanın psikolojisini yansıtan özet budur aslında.

Dünde Süheyl Batum ile Burhan Kuzu ismini sordu Star Haber halka. Çoğunluk bu isimleri dahi tanımıyor ve haber izlememişler. Kimi artist, kimi yabancı antrönür filan diyor.

Dün 15 yaş grubunun matematik düzeylerinin tespiti ile ilgili 34 OECD ülkesinde yapılan bir araştırmadan bahsediyordu, bir yazar.  34 OECD ülkesi içerisinde matematik düzeyi açışından 15 yaş kuşağı  sıralamasında Türkiye 32. sırada imiş.  Yani sondan ikinci…

UNDP araştırma raporuna göre, 30 yıl önce Türkiye’nin 15 yaş üstü nüfusunun ortalama eğitim yılı 2,5 yani İlkokul 3. sınıf terk. On yıl önce ilkokul 5. sınıf terk: 4,5 yıl, 2010 rakamları ise Ortaokul 2. sınıf terk: 6.4 yıl…

Yukarıdaki röportaj ortalama eğitim yılının orta ikiden terk olduğu dönemde yapıldı… Bu düzeydeki bir eğitim yılına tekabül eden insanların gerek iç gerek dış güçler tarafından yönlendirilmesinin ne kadar kolay olacağını bir de siz düşünün.

1961, 1972 ve 1982 askeri müdahalelerinin halkta karşılık bulduğu dönemlerde, ortalama eğitim yaşımız ilkokul bir ikiyi terk civarındaydı. 1980 öncesi halkı aydınlatıp, memleketi kurtaracağımızı düşündüğüm dönemlerde halkımızın ortalama eğitim yaşı, ilkokul bir, iki terkmiş…

Geçmişi ve bu günü değerlendirirken birde bu açıdan bakmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

Geçenlerde CHP Milletvekili F.M. Aslanoğlu türbinlere oynayarak “batsın bu AB, bizi oyalıyorlar almazlar,”dedi.

Rakamlara bakmıyor ve sıradan bir insan gibi konuşuyor sayın vekil. AB ortalama eğitim yılı: 12,2, bizimki: 6,4…

 

Hazan Mevsimi / Fethiye

06 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Hazan Mevsimi / Fethiye Yorum yapın

Fethiye / Malatya - 06.12.2010

Fethiye / Malatya - 2010/06/12

Havalar güneşli ve sıcak geçiyor.   Mahalleyi su başmış, ördeğe gün doğmuş hesabı, ben bu havayı fırsat bilip

Cumartesi-Pazar günleri gezip, bu havanın tadını çıkarıyorum. Fakat bu havanın yarattığı kuraklık ekinleri geçme, kuruma noktasına getirdi.

İsrail’de yangın çıkmış, dün İsrail’de bir grup Yahudi, Müslümanların asırlardır edipte çöl olmaktan kurtaramadığı kıtaya yağmur yağsın diye “yağmur duasına” çıkmışlar. Elbette Tanrı Amerika değil ki, Müslümanların başına bomba yağdırırken İsraillilerin yardımına koşsun… Gerçi onun hikmetinden sual sorulmaz ya, neyse.

06/12/2010

 

 

 
More
 

Engeller içimizde…

04 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler, Makaleler Ne olurdu Sayın Vali ayaklarına kadar gitseydiniz fatih çekirge 3 Yorum

 

2009 Yılı Ekim Ayı Resimleri

03 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler, İlan, Duyuru 2009 Yılı Ekim Ayı Resimleri Yorum yapın

Bağlantısı Tekrar sağlanan “2009 Yılı Ekim Ayi Resimleri” ni izlemek icin aşağıdaki resimdeki yolu izleyiniz.

 

VAYLOĞ DEDE’NİN KERAMETLERİ.!

03 Aralık 2010

aliseydisevim Makaleler VAYLOĞ DEDE’NİN KERAMETLERİ.! Yorum yapın

 
Yıllardan 1967. Yılıydı.
ONU ikisininde hallerinden belli oluyorduki yorgunluktan Göz kapakları ağırlaşıp Zaman Zaman Da dolayı Bir Kırmızı Kamyon yükünü dedikleri yükledikten Hiçbiri Uzun Bir yolculuğa çıkıp Vıııın diye ses çıkararak yükünü zamanında Yerine uyku yetiştirmek Click for yoluna Devam eden Kamyon sürücüsü ve Sahibi Gecenin Bir vaktine kadar karanlık Karanlık Karanlık fay gittiklerinden ( rezil) O Tatlı uyku Ile uyumamak arasında gözlerini yumup yumup açıyorlardı. Ancak, kamyonun Sahibi. görüştü duruma daha Fazla dayanamayarak Göz kapakları yumulmuş derin uykuya dalmıştı Bir kapakları yumulmuş sankide ölüme davetiye çıkarmışlardı Hani uyku uykuyu getirir derler ya, Kamyon sahibinin horultusuna dayanamayan şöföründe Göz. Direksiyon hakimiyeti olmayan Kamyon da yoldan çıkarak çukurlara düşüp tümseklerden hoplayarak Bir uçurumdan aşağıya düşecekken Allah’tan olacakki, Bir Mucize eseri o gürültüye uyanarak şöför Frêne basıp kamyonu durdurur, uçurumdan aşağıya düşmekten ve mutlak Bir ölümden kurtulurlar, Kamyon durduğunda kamyonun sahibide o Tatlı uykusundan uyanır ve Kendi kendine söylenerek, Dedem aha niyazın deyip Kendi eline Niyaz edermisin. Sabah olmasınada az Bir Zaman kalmıştır, Bir Iki saat İşlem İşlem İşlem Hiçbiri mi el Almak daha alamiyorum ışıyınca kamyonun Sahibi gözle görülen birkaç Evin Bulunduğu makyajını giderek oradan Bir traktör getirip kamyonu gerisin Geriye çektirip Yola çıkardıktan Hiçbiri traktörcününde emeğini (ücretini) verip Tekrar Yollarina Devam ederler. Kamyon Malatya ya, Salim gider Sahibi kamyonundan inerek hiçbir makyajını uğramadan doğruca Alhasın Yusuf’un bırakacak sarkma ve yükünü boşalttıktan Hiçbiri Paylaşmak başkalarıyla Hangi baska Bir load almayarak doğruca Fethiye ye giderler, Alhasın kizi ablası Fethiye ye geldikten Hiçbiri kamyonun Gelir misafir odasında Hazır yararlanılır Vayloğ dede, Alhasın Yusuf ‘un elif 12 ve. yaşarlında Olan Alhasın kizi Elif’in torunu Yusuf Vardi, Bundan sonrasınıda Yusuf’un gözleri önünde cereyan eden olayları Yusuf’un ağzından dinleyelim.More

 

İsmini siz koyun…

02 Aralık 2010

aliseydisevim Makaleler İsmini siz koyun… asker sivililişkisi demokrasi özgürlük Yorum yapın

 

         “Bir Ülkede anayasayı kim yapıyorsa, sistemin hakimini de o belirler …”

 Süheyl Batum

  • “ Askeri şahıslardan;……. c) Siyasi amaçla nutuk söyleyen, demeç veren, yazı yazan veya telkinde bulunanlar,….. e) Herhangi bir sebeple yalnız veya toplu olarak siyasi mahiyette beyanname hazırlayan, hazırlanmış beyannameyi imzalayan, imzalatan veya yayın organlarına ulaştıran veya dağıtanlar(5 yıla kadar)…..cezalandırılır” (Askeri Ceza kanunu Madde.148)  

 

  • “- Haklarında ölüm veya ağır hapis cezasını gerektiren veya yüz kızartıcı bir suçtan ya da taksirli suçlar hariç olmak üzere beş yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren bir cürümden veya emre itaatsizlikte ısrar, üste veya amire fiilen taarruz, üste veya amire hakaret, mukavemet suçlarından dolayı kamu davası açılanlar, mensup oldukları bakanlıklarca açığa çıkarılabilirler.”

 

  • Güneri Civaoğlu’na bakılırsa, Genel Kurmay Başkanına “sen bir memursun” diyen Taraf Gazetesi yazarına dava açmak için Genel Kurmay Başkanlığı ,Milli Savunma Bakanlığına müracaat etmiş, bakanlıktan izin çıkmamış…

 

  • Egemenlik Kayıtsız şartsız Milletindir… demiştir Atatürk. Daha ilkokul kitaplarında dahi bize: Cumhuriyet egemenliğin padişah, kraldan alınıp halka verilmesidir… İktidar babadan oğla devirle değil halkın seçtiği temsilcilerindir… vb.

 

  • Genel Kurmay Başkanı, Avrupa’nın 10 yıllık güvenlik stratejisinin belirleyen Lizbon toplantısına katılmadı. Neden? Teamüller… Yani Genel Kurmay Başkanı, G20 ve NATO’ya üye ülkelerin sivil asker ilişkilerinde olduğu gibi, başka bir deyimle NATO ve G20 ülkelerinin teamüllerine uymuyor. O toplantılarda demokratik parlamenter sistemin gereği olarak Asker sivil temsil protokolüne uygun olarak sivil idareyi temsilen savunma bakanları önde, genelkurmay başkanları bakanın arkasında, oturur…

 

  • Sakın iktidarda Ak Parti olduğu için bu böyledir diye düşünmeyin, hem iktidarda kim olduğu önemli değildir, hem de her yıl yapılan NATO toplantılarına Savunma Bakanı ile Genel Kurmay Başkanı beraber katılmaz. Yalnızca Türkiye’den NATO toplantılarının birine Genel Kurmay Başkanı, bir başkasına Savunma bakanı katılır. Bu komedi ise arkada değil önde oturayım diyedir. Bu yapının siyasi manası ise oldukça ağır ve derindir.

 

  • CHP, önce bu bir sivil darbedir, sindirme politikasıdır babında konuştu, sonra Kılıçtaroğlu, yargıya intikal etmiştir, sonucunu görelim vb. dedi. “CHP MYK toplantısı sonrası açıklama yapıldı. Açıklamayı yapan, partinin sözcüsü ve genel sekreteri Süheyl Batum, 3 generalin görevden alınmasıyla ilgili olarak, “Kim nereden alırsa alsın; haklıdır değildir, siyasaldır değildir, onları bırakın! 3 tane general üzerinde çok basit bir korkutma operasyonu yapılıyor,” yorumunda bulundu.”

 

  • Yukarıdaki sıralanan yasa hükümleri ve ondanda önemli olması gereken hedefimiz olan uygar dünyada ki sivil asker ilişkilerinin durumunu ile bizim mevzuatımız arazındaki makas bu kadar açıkken, parlamenterlerin, parlamentonun üstünlüğünü değil, paşaların üstünlüğünü savunuyor olması manidar ve üzücüdür. Bu kendisini yâdsımadır.

 

  • Bulunduğumuz çağda kutsal ve dokunulamaz olan insandır… Bu insanın özgürlüğü, zenginliği, mutluluğudur. Bu konuda karar merci olan yalnız insandır ve insansa bu kararını çoğulcu, katılımcı bireysel ve kültürel haklarının hukuksal güvencede olduğu çok sesli, çok renkli demokratik bir rejim aracılığı ile verir.

 

  • Halk iradesinin iktidara yansıması parlamento aracılığı ile olur. Halk egemenliğini parlamento aracılığı ile gerçekleştirir. Hâkim olan ve olması gereken tek güç kaynağı parlamentodur.

 

  • Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre memur: “Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli” ; bürokratsa: “Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici.” demektir. Gelişmiş demokrasilerde özellikle AB ve ABD’de Genelkurmay Başkanlığı yada ordunun en üst idari ve karar mercii Savunma bakanına bağlıdır ve bu askeri üst düzey yöneticilerine memur(devlet görevlisi) başka bir deyimle bu cümleden harekatla askeri bürokrat denir. 

 

  •  Üyesine sen bir memursun diyene bunu hakaret kabul edip dava açmaya yeltenen bir kurumun olduğu, askerin sivil iradenin arkasında durmama, açık yasa hükümlerine rağmen “siyasi demeç” verdiğinden dolayı bazı kurum ve yetkililerine dava açılamaması,  yine yasa gereği tutuklama ve görevden almaların “rejime karşı atak” olarak değerlendirildiği ve Cumhuriyet kurulalı beri askerlerin yaptığı anayasa ve o anayasayı esas alan yasalarla yönetilen bir ülkenin rejimi, halkın egemenliğinin tecelli ettiği Demokratik bir rejimse, Tanzimat Fermanından beri muasırlaşma, batılılaşma çabalarımız ile varmak istediğimiz hedef olan uygar dünyanın rejimlerini nasıl isimlendireceğiz?

 

                         “İsminin siz koyun…”

                       a.s.

 

Demet ile Ali GÜLER’in Nişan ve Nikahı

01 Aralık 2010

aliseydisevim Haberler Demet ile Ali GÜLER’in Nişan ve Nikahı 1 Yorum

Bu gun öğlen sonu Ahmet GÜLER’in Oğlu Ali Güler’in nikahı Ile nişanı yapıldı.

 

Demet ile Ali GÜLER'in Nişan ve Nikahı - 01 Aralık 2010

Fethiye Beldesi Düğün Salonunda gerçekleşen nikahla  nişanlandılar. Çiftlere ömür Boyu mutluluklar dileriz.

Not: Resimler izlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız.

******************************************************************************

Bu günkü nişan için makineyi filan hazırlarken evde bana “sanki bir teşekkür eden var mı sana?” dediler. Bende çook.. cok., dedim

Sitenin sayfalarının düzenlerken, geçen yılım ekim ayı sayfalarındaki resimler ile albümler arasındaki bağlantıyı farklı bir sayfaya bağlamış,  o albümleri de yeni sayfaya ilave etmeyi unutmuşum… Rastlantı ile geçen biri falan albümü aradım bulamadım dedi. Kontrol ettim ki, o ayın bütün albümlerinin bağlantısı kopuk. Bunu iki haftadır fark ettim. Bir başka ailede o sayfadaki filan albümüne bakmak istemiş. O da albüm sayfasının açılmadığını görmüş. Buradaki yakınları bana söyledi. Bende bu gün yarin derken iki haftadır bu sorunu ele alamadım. Bütün albümlerin sitemizin geri planda da, bende de birer kopyası var.

Böyle sorunlar fark ettiğimde yeniden bu albümleri eski hali ile sitemize eklerim. Hiçbir albüm kaybolmaz, sonuç itibari ile. Üç gün önce üç gün sonra ille de o albümü ilave ederim sitemize.

Bu gün düğünde iken,  bahsettiğim ayın albümünde resimleri olan aileden bir hanım “la Aliseydi… Kötü söylerim sana… Kötü söylerim… Herkesinki değil de neden bizim resimler gözükmüyor, sözümüzü dikkate almıyorsun? Akşam oğlana soracam, goymamışsan sabahleyin ağzımı bozacam, biliysin beni ona göre!…” gibi öfkeli sözlerle bana hitap etti.

Ben tebessümle sebebini açıklamaya çalışırken benzer bir üslupla sesinin yükseltiyor. Ben hala bu konuşmayı hayra yormaya çalışıyorum… hani burada derler ya, “sırım sığdığı için ben öyle konuştum, başkasına öyle der miyim?” gibi. Biraz daha yüzüne baktım ki bu hanımımın şakası yok, bana haddimi bildirmeye kararlı… Eşi de dün söylemişti, tabii o kibar konuştu, fakat kurduğu cümle manidardı… “Aliseydi bu bizim iyi niyetimizden her halde?”dedi. Sanırım bu muhterem zatın belediyede bir görevinin olması ona, dilediğinde “iyi niyetini bir kenara bırakıp bana dünyayı dar edeceğine dair” hak verdiğini düşündürüyor. Bu kanıya nereden vardı, onu da bilemiyorum (?!)

Bu gibi durumlar değerli arkadaşım Müslüm AKBABA’nın bir vesile söylediği bir sözü hatırlatıyor bana. Demişti ki: “Abi, sen bunun başka türlüsünü bilip te yapmadığını, söylemediğini mi sanıyorsun? Onun bildiği, elinden gelen bu,” demişti.

Bu bahisten hareketle, “ben kötü söylemeyi  ve ağzımı bozmayı bilmiyorum,” bu hafta 2009 yılı Ekim ayı resimlerini tekrar düzenleyeceğim. Bu gibi sorunlar olduğunda beni aramanız yeterli.

 

© Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi 2011 - Powered by WordPress - Theme RedBel by Belouga.

Girdiler (RSS) and Yorumlar (RSS).