BARNER

 

2011 Yılı Ocak Ayı Haberleri  

 

 

 

Ana Sayfa Haberler Ana Sayfası        
Kırmız Site Ana Sayfa Haberler Ana Sayfası
      A.S.

 

Archive | Ocak 2011
 

Buket ile Koray İLHAN’ın Nikahı – 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN, bu gün saat 14:00’de Belediyemiz Nikah Salonunda nikahlandılar.Gençlere ömür boyu mutluluklar dileriz.

Not:  Buket ile Koray geçen cuma, nikah işlemleri için geldiklerinde beş dakika benim odamda oturdular. Ali Koç, bir soru sormak için odanın kapısında belirdiğinde, Buket kızımız hemen kalktı ve sandalyesini ona verdi. Buket, Ali Koç’u tanımıyordu; fakat büyük ayakta iken küçük oturamazdı şeklindeki geleneksel değer onu otomatikman harekata geçirmişti,  ”o bir büyüktü” tanıması da gerekmezdi zaten… Bu sahneyi ben çok etkileyici buldum, Buket’i ve onu yetiştiren büyüklerini kutlarım.

Buket ile Koray’dan iki adet fotoğraf yayınlama sözü aldım. Bende ikiyi üç ile çarpıp altı resim koyarak sözümde durmadım. Ben bütün insanları severim; Buket le Koray’ı da sevdim.  Gözüm esirgemeyin bu gençliğinizi, güzelliğiniz ve mutluluğunuzu dostlarınızdan… Şu resminize baktıkça benimde için neşe doluyor.  Güzelliğinize yakışır bir kader ve yüzünüzden gözünüzden fışkıran coşkunun eksik olmadığı bir hayat dilerim.

 

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

Buket ile Koray İLHAN'ın Nikahı - 31 Ocak 2010

 

Kamber .Çakmak – Niye Böyle Dargın Bakarsın

Kamber .Çakmak – Niye Böyle Dargın Bakarsın

 

Kamber .Çakmak -

Kamber .Çakmak -

 

Hüseyin YILDIRIM, Belediyemizi Ziyaret Etti

Hüseyin YILDIRIM - Malatya Fethiye - 24.01.2011

Hüseyin YILDIRIM - Malatya Fethiye - 24.01.2011

Bu gün sayın Hüseyin YILDIRIM belediyemizi ziyaret etti. Konuşmalardan çıkardığıma göre imamı kendisi  davet etmiş, çağırtmış onunlada sohbet ediyordu.  Belediye başkan vekili Ahmet GÜLER’den ise beldemiz hakkında bilgileri alıyor görüş alışverişşinde bulunuyordu ve bir saat sonra Sayın Hüseyin YILDIRIM vedalaşıp beldemizden ayrıldı.

 

Dilberay

Dilberay

 

Ali ÖZEL – Ağlama Hozat

Ali ÖZEL – Ağlama Hozat

 

Töre ANADOL

Töre ANADOL

 

Ali ÖZEL – Arguvana Bahar Gelir Yaz Gelir

Ali ÖZEL – Arguvana Bahar Gelir Yaz Gelir

 

Töre ANADOL – Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan

Töre ANADOL Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan

 

Damla ile İlker’in Nişanı / İstanbul

Damla ile İlker - 2011

Damla ile İlker - 2011

Damla ile İlker’in Nişanı, 05 Şubat 2011 tarihi, Saat:19,00-23,00 arası “Mert Düğün Sarayı” (İstanbul Güneşli) de yapılacaktır. Saat:18,00’da İstanbul Fethiye Beldesi Derneğinin önünden servis kalkacaktır. .
Güzellikler vardır… Kiminde boy bos… Kiminde kaş göz… Kiminde ruh, terbiye… Kiminde yetenek!..   Fakat bazende bunların hepsi bir canda billurlaşır. İşte bunların hepsinin bir arada vücut bulduğu isimlerden biri olan Töre Anadol’un: “Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan…” klipini bende yeni çiftlerimize armağan ediyorum. Çiftlere bir arada geçirecekleri mutlu bir ömür diliyorum.
Damla ÖZTÜRK, Battal ÖZTÜRK’ün torunu Arife ile Kazım ÖZTÜRK’ün kızı; İlker DAĞDEVİREN, Sultan ile Cafer DAĞDEVİREN’in oğlu, rahmetli İshak DAVDEVİREN ile Hüseyin KAÇMAZ’ın torunu. Töre’nin videoları bu gece sitemizde ve Facebook’ta görülebilir.

 

Töre ANADOL

Töre ANADOL

 

Efendiler… Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hattâ cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat, sanatçı olamazsınız.

Picasso_Guernica

Picasso_Guernica

Önce tamı tamamına 600 yıl önce yaşamış olan şair Nesimi’nin, hâlâ daha bazı çevrelerde bir “ilahi makamıyla” da okunan; duru Türkçeli üst düzey şiirinden okkalı bir alıntı:
Ben “melami” hırkasını kendim giydim eğnime
Ar ve namus şişesini taşa çaldım kime ne
Gah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi
Gah inerim yeryüzüne seyreder alem beni
Gah giderim medreseye ders okurum Hak için
Gah giderim meyhaneye dem çekerim aşk için
Sofular haram demişler aşkımın şarabına
Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne
Nesimi’ye sordular kim yarin ile hoş musun
Hoş olayım olmayayım o yar benim kime ne

***

cezanne11-hp

cezanne11-hp

Paul Cézanne,  Post- Empresyonism ile Kubizm arasında köprü oluşturmuş dünyaca ünlü Fransız bir ressamdır. Yandaki tablo 19 Ocak 2011 tarihinde Google’nin ana sayfasına konmuştu. Mausu tablonun üzerine getirdiğinizde İngilizce olarak “Paul Cézanne’nin 163. doğum günü” yazıyordu. Wikipedia ansiklopedisinde doğum tarihi 1839 gözüküyor; farklı tarihlerden bahis edildiğine göre,  görüş birliği yok bu, doğum tarihi konusunda.

Pablo Picasso Kubizm ekolonün temeli atan iki sanatçıdan biri ve büyük eserler veren ressam ve heykeltıraştır.Picasso, bir sergisi sırasında kendisine, “Bu resmi siz mi yaptınız” diye soran bir Alman generaline, “Hayır, siz yaptınız” cevabını vermiştir. Bu resim Picasso’nun savaşa ve Guernica’nın bombalanmasına karşı duyduğu güçlü nefreti anlatmaktadır. Resimdeki insan ve hayvan figürleri acı, hüzün ve savaşa karşı duyulan nefreti yansıtmaktadır.(Yukarıdaki siyah beyaz tablo.)

Picasso tanınan en üretken sanatçıdır. Guiness Rekorlar Kitabı’na göre, toplam resim, 100,000 baskı, 34,000 kitap resmi ve 300 heykel ve birçok seramik ve çizim üretmiştir.

***

Atatürk: “Efendiler… Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hattâ cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat, sanatçı olamazsınız. Yaşamlarını büyük bir sanata adayan bu çocukları sevelim…”der.
1930 (İ. Galip Artan Anlatıyor, Ses dergisinden alıntı, Sümerbank dergisi, Cilt: 3, Sayı: 29, 1963)

Mademoiselle_D'Avignon

Mademoiselle_D'Avignon

Atatürk, Elini öpmek isteyen tiyatro sanatçılarına şöyle söylemiştir:

- Sanatçı el öpmez; sanatçının eli öpülür!
1930 (Vasfı Rıza Zobu, O Günden Bu Güne, s. 323)

***

-Dünyanın iki süper gücünden birinin olan SSCB’nin lideri Kuruçev 1946 yılında, Picasso’un bir tablosunun başında iken : “Bir eşeğin kuyruğunu yağlı boyaya batırsalar, eşek kuyruğunu her salladığında tuvale çarpsa, böyle bir resim ortaya çıkar,” der.

-Darbeci paşamız Kenan Evrende Picasso’un bir tablosunu görünce: “ben bundan daha güzelini yaparım”demiş ve resim sanatına merak sarmış, sergiler açmış… Tabloları da sanat değeri açısından değilde, “12 Eylül Cunta Lideri” sanından dolayı itibar görürmüş.

Bende başbakanın ve AKP’nin birçok sözünü ve icraatını doğru buldum, alkışladım. Ama son yaptıklarının elle tutulur yanı yok… Ahnet ALTAN’ın deyişi ile kişisel ikbal için,  alkol kullanımı, diziyi sansürleme gayretleri ve “ucube” söylemini oldukça yanlış. geri, çağ dışı ve bu güne dek çizmeye çalıştığı resimle tezat içinde buldum.

İktidar gücünü eline aldın diye “alleme-i cihan kesilir,”  Atatürk gibi değilde, Kurçev, Kenan Paşa gibi konuşursan biride çıkar sana, “Ucube” dediğin sanat alanında bir üniversitede, o sanatın kaidelerini dikkata alarak 15 dakika konuşabilir misin yahut ta “İslamın şartı beştir, altıncısı da haddini bilmektir,”der…

Fani bir koltuk için, bu durumlara düşmeye değer mi?

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taraf ve Ahmet Altan aleyhine 50.000.tl. tutarında tazminat davası açtı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taraf gazetesinde yayınlanan ve Ahmet Altan tarafından kaleme alınan bir yazıdan dolayı, Taraf ve Ahmet Altan aleyhine tazminat davası açtı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taraf gazetesinde yayınlanan ve Ahmet Altan tarafından kaleme alınan ‘Erdoğan ve Kof Kabadayılık’ başlıklı köşe yazısında, ‘kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu’ gerekçesiyle gazete ve Altan aleyhinde 50 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı.

Başbakan Erdoğan’ın avukatları Fatih Şahin ve Muammer Cemaloğlu tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, Taraf gazetesinin 15 Ocak 2011 tarihli nüshasında, Ahmet Altan tarafından kaleme alınan ‘Erdoğan ve Kof Kabadayılık’ başlıklı köşe yazısında, ‘Erdoğan’ın şahsiyet haklarına saldırı kastıyla fevkalade ağır hakaretlerde bulunulduğu’ savunuldu.

Dava konusu köşe yazısındaki ifadelerle ‘Altan’ın açıkça, Erdoğan’ı dürüst olmamakla, halkın emanetine hıyanet etmekle itham ettiği’ belirtilen dilekçede, ‘Bu ifadelerin ne anlama geldiği, halk arasındaki kullanım şekli, açıklamaya gerek duyulmayacak şekilde ortadadır’ denildi.

Ahmet Altan’ın bu ifadeleri ile eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı ileri sürülen dilekçede, şunlar kaydedildi:

‘Davalı konumu itibariyle, müvekkile karşı kullanmış olduğu ve okurlarca hakaret olarak algılanacak bu ağır ifadeleri sarf etmeden de kaleme aldığı konu hakkında, daha etkin bir yazı yazabilir ve böylece basına hizmet etme amacını gerçekleştirebilirdi. Ne var ki davalının amacı bu değildir. Amacı en ağır biçimde müvekkilimize hakaret etmektir. Yoksa düşüncelerini açıklamak, eleştirmek değildir.

Davalının bu yazısı ile salt müvekkil değil, basın ve toplum da zarar görmüştür. Bu ifadeler sağduyu sahibi bir kişinin kabul edeceği sözler değildir. Topluma böyle bir dilin aşılanması basının var oluş nedenlerini zayıflatır, hatta işlevini de etkisizleştirir.’

Dilekçede, Altan ve Taraf gazetesinden, yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 50 bin TL manevi tazminat talep edildi.

Öte yandan, Başbakan Erdoğan, Altan hakkında, ‘hakaret’ iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Erdoğan’ın avukatları, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmek üzere suç duyurusu dilekçesini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sundu.

50.000.00.TL Tazminatla davaya konu olan yazı mı ne?  “Erdoğan ve Kof Kabadayılık”

KUM SAATİ 15.01.2011
Ahmet Altan
Erdoğan ve kof kabadayılık

İnsan, küçük kurnazlıklara kapılıp yanlış yollara saptığında sonunda işte böyle otobana ters yönden girmiş Temel’e döner.

Trafiğin en kalabalık saatinde otobana ters tarafından giren Temel radyoda bir anons duymuş.
 

Not: Sağ köşedeki kırmızı “more”yi tıklayınız
 

Tamamını Okuyun…

 

CHP Aydın Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi M.Fatih Atay’ın Beldemizi Ziyareti

CHP Aydın Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi M. Fatih Atay’ın Beldemizi Ziyaret etti. Kalabalık bir CHP heyeti ve partililer ile beldemize gelen Sayın Altay, Belediyemiz nikâh salonunda halka hitap etti, sorunları dinledi ve soruları yanıtladı.

AKP’yi eleştirdi ve CHP’nin iktidar yürüyüşünden bahsetti ve Hekimhan’a gitmek için beldemizden ayrıldı.

Not: Çektiğimiz resimleri izlemek için yukarıda resmi ve videoyu izlemek için aşağıdaki sayfayı tıklayınız.

 

CHP Aydın Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Fatih Atay

CHP Aydın Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Fatih Atay

 

Yeni seçilen, İstanbul Fethiye Beldesi Dernek yönetimini kutlarız…

Ahmet YILMAZ - İstanbul Fethiye Beldesi Dernek Başkanı

Ahmet YILMAZ - İstanbul Fethiye Beldesi Dernek Başkanı

İstanbul Fethiye Beldesi Derneği’nin geçen hafta olağan seçimi yapıldı.

1. Dernek Başkanı: Ahmet YILMAZ
2. Başkan Yardımcısı: Gani YÜCEL
3. Sayman: Bilal AYDOĞAN
4. Sekreter: Alperen AKKAYA
5. Yönetici üye: Cumalı AYDOĞAN

Bizleri yönetime layık gören, seçen İstanbul Fethiye Beldesi Derneği üyelerine Dernek Yönetimi adına canı gönülden teşekkür eder; teveccühlerine layık hizmetlerde bulunacağımızı arz ederim.

Ahmet YILMAZ

Dernek Başkanı

* * *
Espri mahiyetinde bir eleştiri yapayım… Ne oluyor böyle. Muhtar Ahmet’in torunu Ahmet Dernek Başkanı, Yusuf Ağanın torunu Gani başkan yardımcısı oluyor.. Biri diğerine görevi devrediyor. Ne zaman Obama’lar seçilecekte, halk iktidarı gerçekleşecek?..
Yukarıdaki yazımız, yüzlerde bir tebessüm oluşturmak maksatlı yazılmıştır… Yeni seçilen, İstanbul Fethiye Beldesi Dernek yönetimini kutlar çalışmalarında başarılar ve hayatlarında mutluklar diler; eski, görevden ayrılan dernek yöneticilerine de yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ederiz..

Not: Albümü izlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız.

 

ÖDP Malatya İl Başkanı Hasan Kaya'nın Basın Açıklaması

Hasan KAYA - ÖDP Malatya İl Başkanı

Hasan KAYA - ÖDP Malatya İl Başkanı

BASINA VE KANUOYUNA

Geçtiğimiz günlerde Malatya İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Salim ÇÖHCE’nin Alevilere, Kürtlere, Ermenilere ve solculara hakaret ettiği, öğrencilerin savcılığa verdiği dilekçe ile açığa çıktı.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti Kurulduğundan buyan, kimlik, kültür dini dil, ırk, din, sosyal ve siyasal toplumsal farklıklarıyla birada yaşamayı başardı. Bu birlik ve beraberliği ne ırkçı, gerici güçler, nede sağcı-Neoliberal politikalar uygulayan AKP iktidarı bozabilir. Bizler bu ülkenin ilerici-devrimci güçleri ve farklı kimlik, farklı inanç ve kültürdeki yurttaşları olarak buna asla izin vermeyeceğiz.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi olarak Özgür, eşit ve Demokratik bir Türkiye’de bir arada yaşama anlayışını savunuyoruz. Çünkü biz, Türk-Kürt, laik-dindar gerilimi yoluyla yurttaşlarımızın bir arada yaşama duygusunun zayıflamasının yaratacağı felaketleri görüyoruz.  Doğduğumuz topraklarda barış, hoşgörü, ve karşılıklı anlayış içerisinde bir arada yaşamayı arzuluyoruz. (devamı için KIRMIZI MOREyi tıklayınız.) Tamamını Okuyun…

 

Merhum Mehmet Yalcın’ın Kırkı

Ali Yalcın / www.aliseydi-sevim.com

Ali Yalcın / www.aliseydi-sevim.com

Merhum Mehmet Yalçın’ın vefatının kırkıncı günü olması dolaysıyla, ailesi bu gün saat 12,00’da bir yemek verdi. Merhuma tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

 

Hayırsız Evlat / Tiyatro – Malatya Fethiye

Tiyatro: Hayırsız Evlat - Fethiye

Tiyatro: Hayırsız Evlat - Fethiye

Malatya Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü, Güvenli Okul Projesi, Hep Beraber daha Güvenli Bir Geleceğe Proje kapsamında, İl Tiyatro Müdürlüğü sanatçıları “Hayırsız Evlat” isimli bir tiyatro eseri sundular.
Konu anlamlı, önemli ve sançtılar ise yetenekliydi. Eksik olan çocukların ebeveylerinin davet edilmemiş olması idi. Çünkü; sunumun mesajı ana-babalara yönelikti. Ana tema: yanlış bir anne sevgisinin çocuğun, dolaysı ile ailenin felaketi ile sonuçlanmasıdır. Çocuğun yanlışlarını kapatmak için anne, babaya yalanlar söylüyor, çocuksa bu sevgi ve korumayı suiistimal edip, ahlak ve yasadışı karakteristik vasıflar geliştiriyor. Yalan hırsızlık serken, bu kötü gidiş cinayetle ve ana-babanın tartaklanmasına kadar uzanıyor.
Tiyatro annenin yine koruma davranışlarına rağmen, babanın “Hayırsız Evlat”ını emniyete bildirme girişimi ve “Hayırsız Evlat”ın tutuklanmamak için anne ve babasını tartaklanması ile sonuçlanmaktadır.
Kapanış videosundan iki dakikalığını Youtube’ye koydum. Yaklaşık 35 dakikalık kısmını ise yarin Youtube’ye koyacağım.

Not: Albümü izlemek için yukarıdaki resmi tıklayınız.

 

Hayırsız Evlat / Tiyatro – Malatya Fethiye

Hayırsız Evlat / Tiyatro – Malatya Fethiye

 

Kıvırcık Ali'nin Cenaze Töreni

Kıvırcık Ali’nin kaybından dolayı sevenlerine başsağlığı dileriz. Yol Tv’den kayıt ettiğimiz video aşağıdadır. Değerli Arkadaşımız Mehmet Ali ÇALIŞAKOĞLU’nun YOL TV adına bu süreçte röportaj yaptığı bölümü kaydedemedik.

 

Kıvırcık ALİ'nin Cenaze Töreni -YOL TV

Kıvırcık ALİ’nin Cenaze Töreni -YOL TV

 

Merhume Fatma Kızıldere'nin Üçü

11 Ocak 2011

Bu gün saat 12.00′da Cem Evinde merhume Fatma Kızıldere’nin vefat inin üçüncü günü olması dolaysıyle bir yemek verildi. Merhumeye tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

Not: Cem Evinin içerisindeki resimlerin büyük bir kısmı bulanık çıktı. Bir çok resmi de sildim. Sebebi, fotoğraf makinenin ayarının yanlışlıkla MF’de kalmasıdır.

 

Merhume Fatma Kızıldere'nin Cenaze Töreni


10 Ocak 2011

10 Ocak 2011

Dün kaybettiğimiz merhume Fatma KIZILDERE, bu gün Malatya’dan getirilerek Fethiye Beldesinde defin edildi.

Merhume Fatma KIZILDERE  için Fethiye Belediye Başkanlığı Cem Evinde bir yemek verdi. Bu anlayışı için Belediye Başkanı Habib YÜCEL’e teşekkür ederiz.

Bu gün aynı saatte,  rahmetlinin oğulluğu Hasan KIZILDERE ise rahmetli için Malatya’da bir yemek verdi. Burada olduğumuzdan orada yemek resminin çekemedik.

Hasan abiye teşekkür ederiz. Aynı anda ki yemeğin olması bir soruna işaret değil. İletişimsizlik. Önceden yapılan planlamadan her iki tarafta son dakikada haberdar oldu.

Yarin öğlen ise rahmetlinin üçü dolaysı ile Saat:12,00’da biz bir yemek vereceğiz.

 

Başsağlığı

Fatma KIZILDERE / 02 Ocak 2010

Fatma KIZILDERE / 02 Ocak 2010

Fatma KIZILDERE bu sabah geçirdiği bir kalp krizi sonucu, kurtarılamamış ve Hakka yürümüştür. Merhumey tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

Not: Merhumenin naaşını yarin Malatya Devlet Hastahanesinden alıp beldemizde defin edeceğiz. Fatma KIZILDERE, lakabı Geçinin Mustafa’nın kız kardeşi, Çürük Yusuf’un eşi ve benimde bibim olur.

 

Hizbullah, DHKPC, PKK yada Silivri…

Kamu vicdanı yaralandı… Katiller serbest bırakıldı. Yapanın yanına kar mı kalacak… İbareli haberler ile fırtınalar koparılmakta. Basım ve medya ise reyting meselesi olarak bu haberleri şişirmekte…

Kaldırılan toz duman içersinde aşıl meseleler gözden kaybolmakta ve kimde, hiç değilse çoğunluk asıl sorun olan siteme dokunmamakta hatta değinmemekte… İlkelerden, evrensel değerlerden yola çıkıp nesnel bakış sergilenmemekte…

Hizbullahçılar, lider kadrosunun salıverilmesini halaylarla, mafya liderlerinin yüz araçlık konvoylarla karşılamasını rahatsızlık konusu olarak lanse edilmekte. Elbette ki bu konuda rahatsız edici bir durum var. Fakat bu ülkede kimler böyle şaşaalı karşılanmadı ve “Türküye seninle gurur duyuyor” sloganları ile karşılanmadı. Ağca’da böyle karşılanmadı mı? Kanal 24’teki bir belgeselde Çatlı’nın kardeşi, Çatlı için: “O bir vatanseverdi,” dedi. Tansu Çiller ne demişti: “BU VATAN İÇİN KURŞUN YİYEN DE KURŞUN ATAN DA BİZDENDİR”…  Çoğunluk aşinadır .u sözlere, duvarlarda dahi asılı: “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.”  Her grup kendi “vatan, millet, hak…” tanımını farklı yapar: bunun sonucunda da cinayet, komplo teferruat olur çıkar.

Bunu en yukarıdan en aşağıdaki kişiye kadar söylediğimizde, kimseye söyleyecek sözümüz kalmıyor. Yok yok kalıyor: “Benim katilim seninki gibi değil, seninki başka katil; oysaki benimki bir ideal uğruna can aldı, katil sayılmaz,” gibi… Senin katilin zindanlarda çürümeli, benimki madalyalar vb. ile taltif edilmeli…

İnsan öldürene katil derler…  Tek istisnası vardır bunun: kaynağını evrensel hukuktan alan, Kamu adına kolluk kuvvetleri ve vatan savunması için başka hukuksal yollar kalmamışsa ordudur…

Sorun olan, 10 yıllık tutukluk süresi sonucunda bir kısım zanlı, sanığın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması değil “hatta içerde fazla kalmışlardır.”  Bu çapta bir terör, cinayet şebekesi üreten bir yapının varlığı ve on yıllık tutukluluk süresi sonucunda dahi “asıl suç ve suçlunun” ortaya çıkarılamaması ve cezanın kesilememesine sebep olan “sistem” dir.

Derin Devlet ile bağlantılı olan bütün cinayetler bir türlü aydınlatılamıyor ve suçlu mahkum edilemiyor. Cinayetlerin bu kadar yaygınlığı ise bu “derin yapıdan” güç ve cesaret alıyor. Bir bakın “Yüksek Ova Çetesi Davası 16. yılında zaman aşımına uğradı, Kemal Türkler Cinayeti 30 yıl. Sonra zaman aşımına uğradı. Susurluk ne oldu?…   Savcılar ve kolluk güçleri rahatlıkla suçlunun üzerine gidip, yargıçlar ceza kesemiyor. Bilinen bu güçler, kolluk gücü ve yargıçlardan daha büyük bir yapı var. Kendilerine çizilen sınırı aşamıyorlar. Örnek m, Şemdinli Savcısı ve Erzurum ve Erzincan hattında yaşananlara bir bakın…

Başbakan, kendi döneminde Adalet Sarayı sayısını üç kat artırdığını söyledi. Kendimizi kendimizle ölçtüğümüzde çok büyük değişimler gerçekleşti.  Mesela ben bu yazıyı on yıl önce yazmazdım… Fakat dünyayı referans alığımızda asıl gerçek ortaya çıkıyor.

Ben rakamlar vermeye kalkarsan yazım uzayacak ve ekleyeceğim makalelere gerek kalmayacak. Okuma zahmetinize değecektir, lütfen okuyunuz…

“Yukarıdaki kırmızı başlığı tıklayınız ve sayfanın altındaki Facebook bölümüne, Facebook kullanıcı adınızı ve şifrenizi girerek, mesajınızı yazınız. Mesajınız hem sitemizde görülecek hem de Facebook profilinizde…”

***

Fatih ÇEKİRGE

fcekirge@hurriyet.com.tr

Bu da size kâbus olsun

ŞİMDİ oradan bize bakıyor. İlahi adaletin kıyısından. En büyük, en son ve en yüce mahkemeden…

Bizi seyrediyor, utançtan ve şaşkınlıktan kızaran yüzlerimize bakıyor.

Tamamını Okuyun…

 

Hüseyin Demir’in Kızıldeli’deki Kurbanı

  

Hüseyin Demir’in Kızıldeli’deki Kurbanı

         Battal abi(Yılmaz)’nin kızı Türkan’ın kaynı Hüseyin Demir, Almanya’da bir trafik kazası geçirmiş. Bu kazadan sonra Kızıldeli’ye bir kurban adamış. Vekâleten bu adak kurbanı, Hüseyin Demir adına Satı abla kestirdi. Tanrı adağını kabul ve makbul eylesin.
Hüseyin Demir’e bu kazadan dolayı geçmiş olsun der, bunun son olmasını Tanrıdan dileriz. 

       Fethiye’nin Dünyaya Açılan Penceresi: www.aliseydi-sevim.com ile Facebook’daki profilimiz arasında entegrasyon sağlanmıştır. Kırmızı sayfadaki Haberlerimizin altında “Facebook” kutusu vardır. Kendi Facebook şifrenizle, bu kutudaki ilgili yerleri tıklayarak, Sitemizdeki bu bölüme mesajınızı yazabilirsiniz. Bu mesaj hem bizim sitemizdeki haberin altında görülür, hem de Facebook’taki profilinizde görülür.
        Böylece hem kendi profilinize ve hem de sitemize yazmış olursunuz. Mesajlarınız ve isminiz, bütün arama motorlarında (Google, Yahoo, Bing…) görülür. Facebook kutusunu görebilmek için haberin “kırmızı başlığını tıklayıp, haberin altına bakmalısınız.”

        Lütfen bir deneyin… 

 

Fethiye’de ilk Kürtçe isim…

Rojin - 05.01.2011

Rojin - 05.01.2011

Bu gün, saat 09,00 ile 12,00 arası elektrikler kesikti Fethiye’de. Bu kesinin sebebi, beldemize gelen ana elektrik şebekesi bağlantı hattının değiştirilmesiydi. Eskide Mayroğun denilen Aşağı Tenci civarındaki bir seksiyonelden geliyordu beldemize gelen elektrik şebekesi. Bu şebekeye Yazıhan Muhacirden taa Tahtalı Dere evleri, İri ağaç’a kadar olan bir çok köy bağlı idi. Sıklıkla elektrik kesintisi oluşuyor ve tamiri ise uzun zaman alıyordu.

Şimdi ise Fethiye’nin girişinde bulunan yere yakın yerden geçen Malatya Hekimhan yüksek gerilim hattından bu günkü çalışma ile elektrik bağlantısı sağlandı Fethiyeye.

Fethiye de İlk Kürçe isim de kondu bir bebeğe. Ergün ile Hatice İlhan üç ay önce dünyaya gelen bebeğine Rojin ismi koydu. “ROJİN” yazacağım dedim Ergün’e Roza yaz diyor. İsmin dili konusunda endişeleri var demek.

Not: Her iki haberle ilgili resimleri izlemek için yukarıda ki resmi tıklayınız

 

Semineri Sağlıklı Süt / Fethiye

                                                                            

       Bu gün Halk Eğitim Merkezinin Beldemizde açtığı Dikiş Nakış Kursu’nun bulunduğu binada, Yazıhan Halk Eğitim Merkezinden bir yetkili, Sağlıklı Süt Semineri verdi.

       Semir konuşmacısı hanım, sağlıklı sütün paketlenmiş süt olduğunu, süt tüketimin hanımların gebelik döneminde, yaşlılık dönemindeki yaralarını ve çocukların sağlıklı gelişmesi için doğumdan başlayarak tüketilmesinin üzerinde durdu. Katılımcılar birer form doldurdu ve sağlıklı süt ile ilgili afişler asıldı.

Not: Resimleri izlemek için yandaki resmi tıklayınız…

 

Duyuru

Sitemizin iki gündür kapalı olmasının sebebi, sitenin alanının kiraladığımız firmanın sitemiz kullanıma kapatmasından kaynaklanmıştır.

Gerekçe kiraladığımız alanı sanal bir depo olarak kullandığımız ve You Tube videolarını sitemize eklememizdir. Gereksiz olan dosyaları sildik. Youtube videolarını ise görüntü olarak koymayacağımıza ve 2010 yılı video görüntülerini ise link olarak verme konusunda anlaştık.

24 Saatlik süre aldım. Bu süre içerisinde You Tube videolarının video penceresini kapatacağın ve aynı videoları izlemek için video loğosu

koyacağım.   O logoyu tıkladığınızda You Tube sitesinde bulunan videoya bağlanıp orada izleyeceksiniz. Kolay bir şey…


 

 

 

     

Copyright (c) 2006-2011, Aliseydi Sevim