|
|
Bu sayfanın Sol sütununda,
bilgisine ulaştığımız bütün saz söz sanatçıları ile Müzik Gurupları;
Fethiyelilerin kişisel hikayeleri ve secereleri ile şimdi
kafamızda tasarı olarak vara olan uygulamaya başladığımızda ilave edeceğim başlıklar
yer alacaktır.
Bahsedilen her konudaki başlıklar altındaki bilgiler, bu gün
için ulaşmış olduğumuz bilgilerdir. Gurup ve
Sanatçılarımızdan, kimine çok, kimine az yer ayırmış olmamızın sebebi,
ulaştığımız bilgilerle orantılıdır.
Bu başlıkların içeriği
ile ilgili olarak yeni bilgiye ve resme ulaştığımızda, bu
başlıkları anında güncelleyeceğiz.
Dileyene, beldemiz ve insanının tarihçesi
ve özgeçmiş ile ilgili olan dosyalarını, kendilerinin araştırması
başlığı altında bir link oluşturacağız ve bu sayfada, araştırmayı yapan
kişinin izni olmadan bir değişiklik yapmayacağız ve sitemiz var olduğu
sürece kolay ulaşılabilir bir halde muhafaza edeceğiz!..
|
Bu sayfanın sağ sütununda, Sol ve Alevi düşünce ve
inanç önderleri ile ozan şair ve yazarlarının yorum, inceleme
ve denemeleri, özgeçmiş, hikayelerine vb. yer verilecektir.


TÜRKÜLER DOLUSU
Kirazın derisinin altında kiraz
Narın içinde nar
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var
Canıma ciğerime dek işlemiş
Canıma ciğerime
Sapına kadar.
Elma dalından uzağa düşmez
Ne yana gitsem nafile
Memleketin hali gözümden gitmez
Binbir yerinden bağlanmışım
Bundan ötesine aklım ermez.
Yerliyim yerli olmasına
İlmik ilmik, damar damar
Yerliyim.
Bir dilim Trabzon peyniri
Bir avuç çiftlik
Bir çimdik çavdar
Bir tutam şile bezi gibi
Dişimden tırnağıma kadar
Ressamım.
Yurdumun taşından toprağından sürüp gelir nakışlarım
Taşıma toprağıma toz konduranın
Alnını karışlarım.
Şairim şair olmasına
Canım kurban şiirin gerçeğine hasına
içerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum
Bıçak gibi kemiğe dayansın yeter
Eğri büğrü, kör topal kabulüm
Şairim
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Ne zaman bir köy türküsü duysam
Şairliğimden utanırım
Şairim
Şiirin gerçeğini köy türkülerimizde bulmuşum
Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim
Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm.
Hey hey, yine de hey hey
Salınsın türküler bir uçtan bir uca
Evelallah hepsinde varım
Onlar kadar sahici
Onlar kadar gerçek
insancasına, erkekçesine
"Bana bir bardak su" dercesine
Bir türkü söylemeden gidersem yanarım.
Ah bu türküler
Türkülerimiz
Ana südü" gibi candan
Ana südü" gibi temiz
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.
Ah bu türküler,
Köy türküleri
Dilimizin tuzu biberi
Memleket ahvalini onlardan sor
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i
Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni...
Ben türkülerden aldım haberi.
Ah bu türküler, köy türküleri
Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak
Hilesiz hurdasız, çırılçıplak
Dişisi dişi, erkeği erkek
Kaşı kaş, gözü göz, yarası yara
Bıçağı bıçak.
Ah bu türküler, köy türküleri
Karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi
Kiminin reyhasından geçilmez
Kimi zehir, kimi zemberek gibi.
Ah bu türküler, koy türküleri
Olgun bir karpuz gibi yarılır içim
Kan damlar ucundan, mürekkep değil
işte söz, işte ses, işte biçim:
"Uzun kavak gıcım gıcım gıcılar"
iliklerine kadar işlemiş sızı
Artık iflah olmaz kavak ağacı
Bu türkünün yüreğinde sancı var.
Ah bu türküler, köy türküleri
Ne düzeni belli, ne yazanı
Altlarında imza yok ama
içlerinde yürek var
Cennet misali sevişen
Cehennemler gibi dövüşen
Bir çocuk gibi gülüp
Mağaralar gibi inleyen
Nasıl unutur nasıl
Ömründe bir defa Kazım'ın türküsünü dinleyen.
Rahmi EYÜBOĞLU
|
|