AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Öğretmenlik ömür boyu sürecek bir öğrenciliktir.Tarih 23 Kasım 2020, 23:22 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

Öğretmenlik ömür boyu sürecek bir öğrenciliktir.



Ülkemizde de 1994 yılından beri her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü Olarak Kutlanıyor.


Desem ki Cumhuriyetimizin Kurucu Önderi Mustafa Kemal Atatürk sizlere: "Öğretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle orantılı bulunacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir… Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır." dedi. Sizin görevinizin önem derecedecesinin bu seviyede olduğunu gördü. Öğretmen ve eğitimcileri bu seviyede yüceltti ve takdir etti. Mesela bunu sözde koymadı. Madden, özlük hakları olarak da destekledi.


“Eğitim Sen'in 2002. Yayınlanan araştırmasına göre, öğretmen maaşları 1923 yılından itibaren incelenmiştir. Rapordan anlaşıldığına göre, 1923’te, yani Türkiye’nin yıkıcı bir dünya savaşından yeni çıktığı yoksulluklarla dolu kuruluş yıllarında bile bir öğretmen (diğer bir deyişle ortalama bir çalışan), aylık maaşıyla 20 adet Cumhuriyet altını alabilmekteydi.  Bugünse (2014) sadece 3 adet alabilmektedir. 


İlgili raporda, yıllara göre verilen rakamlar şöyledir: 1923: 20 adet, 1946: 12 adet, 1960:

18.5 adet, 1965: 28.6 adet, 1975: 9.2 adet (dikkat edilirse 1971’deki

Nixon Shock’tan sonra ani bir düşüş başlıyor), 1980: 1.5 adet (Türkiye’de

darbe olduğu yıl), 1993: 5.9 adet, 1994: 5.4 adet, 1995: 5.1 adet, 1996:

5.1 adet, 1997: 5.2 adet, 1998: 7 adet, 1999: 6.7 adet, 2000: 6.5 adet,

2001: 3.5 adet (Türkiye’de ekonomik kriz yaşandığı yıl), 2002: 4.5 adet.

Bugün se (Mart 2014 itibariyle) sadece 3 adet.”(Köleler ve Efendiler - Yıldıray Yılmaz) 2020 Kasım 19 itibariyle 1.3 Adet.(Cuhuriyet Altını bugün:3.000,00.tl civarı) Cumhuriyet Altının bugünkü fiyatına ulaşmak için bu satırı tıklayınız.


Tabii birileri iyide ağa, Atatürk bizden bütün bunları, “Cumhuriyetin yani: Demokratik, Laik, Sosyal bir Hukuk Devleti”nin bekası ve başarısı için söyledi. Bana din iman lazım. Adı bile “Cumhuriyet” olan altını ben ne yapacağım. Lafa bak “Cumhuriyet Altını.” Bu şartlarda 15-20 tane "Cumhuriyet Altınını" değil, "benim partim, benim muhiplerin, benim dilim, dinim..." iktidar olsun, bana iki çeyrek altın da yeterli, diyebilir.


Bu gibi “ham sofu”lar için Prof.Dr.İ.H. Aydın: “İslam, dünyaya hâkim olacak! Lâkin şu müslüman(!)lar bırakmıyor ki…” “Bu insanlara, İslam’ın “Ahiret Dini” olmaktan ziyade, bu “Dünya’nın Dini” ve Allah’ın emrinin “İslam Devleti” değil, “İnsan Devleti” olduğunu söyleyecek bir ilâhiyatçı yok mu!”der. 


Söz konusu olan öğretmenlik olduğundan, bilim adamını ve adamlığı da öğreten öğretmenlerdir. Bu sebepten dolayı öğretmenlerin zihniyeti bu açıdan önemlidir. Dine değinme sebebimiz budur.


Aydın hoca: “Bilim adamının vatanı, bayrağı, milleti, dini imanı ve hiç bir kutsalı olmaz. Bilim insanlığın ortak mirası, bilim adamının tek kaygısı hakikata dayalı doğrulardır. Daha doğrusu ile mevcut doğru yanlışlanabilene kadar bu doğrular hakikattır... Hep öğrenci ve hep öğretmen olun!  ...İlim önce, iman sonra gelir, unutmayın!  ...İnanmadan önce, anlamanın peşinde olun!”der. Bilim Adamı da insandır, elbette onunda dini, imanı, bayrağı… olacaktır. Ama, bilim yaparken tek kaygı, hakikattir. Öğretmen içinde aynı şey geçerlidir.Mesela Atatürk bu ideoloji emanet eder öğretmen ve öğrencilere fakat; “Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin” der.


Bu sebepten dolayı Cumhuriyetimizin önemli bir niteliği olan laiklik: Dini(bütün dinleri), laboratuvarın, ekonominin, siyasetin, hukukun dışında tutma fonksiyonu görür. 


Bunun yararının bilincinde olan mühim bir örnek verelim. Albert Einstein, Yahudi’dir. Dini onun içinde önemlidir. 1948’de İsrail kurulduğunda ona, “gel İsrail'in başbakanı ol,” teklifinde bulunurlar. Einstein “ben sizin Siyonist Emellerinize hizmet edemem. Ben bilim adamıyım, bilime hizmet edeceğim,” der. Ve teklif redder.


İlmi, inancı; bilimin önünde tutan ve tutmayan ülkeler ile ilgili mukayese için bir kaç veri hatırıma geldi. 18 İslam ülkesinin bilimsel makale sayısı, ABD’nin Harvard Üniversitesi’nin bir yıllık bilimsel makale üretimine denk. ABD de altı ayda üretilen makale sayısı, 57 İslam Ülkesinin bilimsel makale sayısına denk. 57 İslam Ülkesinin bir yıllık GSMH'sı, bir tek Japonya kadar bile değil. Bununla bağlantılı başka alandan bir örnek: Yahudi asıllı Bilim Adamlarının aldığı Nobel Ödülü 150. Temel bilimlerde bütün İslam Ülkelerinin aldığı Nobel Ödülü 5 - barış ve edebiyat ödülleri hariç. Nüfus oranı kıyaslanırsa 1.8 yaklaşık iki milyar nüfuslu İslam Aleminin temel bilimlerde aldığı Nobel Ödülü:5, İslam Aleminin %1’inden az, 17 Milyon Yahudi nüfusunun aldığı Nobel Ödülü 150’ye yakın.



D. Cündioğlu ustadan esinlenerek  özetliyorum. Laikliğin fikir babası 12.yy.’da yaşamış olan büyük İslam Alimi kabul edilen(12.yy.) İbni Rüşd dür(Kilise ve İslam Uleması tarafından rahatsız edici olarak görülür). Tabii bu fikir batıda(13.yy.- Rüşt ekolinin batıdaki temsilcilerinden Padovalı Marsilyus’un aracılığı ile) bizden daha önce kabul görüp, uygulama alanı bulmuştur. 17.yy.da bu anlayışı dillendiren  filozof Spinoza’dır. Kapitalizm batıda bizden erken geliştiğinden, laiklik oralarda erken uygulama alanı buldu. Özellikle rönesansla birlikte. Kanımızca bilimin hızla gelişmesi bu dönemlerde başlar. Bu kralların ve sonuç itibariyle bilimin Kilisenin egemenliğinden kurtulması ve krallıktan ulus devlete geçiş ve kapitalizmin egemenliği ile yakından alakalı.


İbni Rüşt, din ile bilim, dolayısıyla akıl arasında olması gereken ilişkiye dair bir teori ileri sürmüştür. Kutsal metinlerde yazanları,(1) hiçbir tevil, yorum yapmadan olduğu gibi kabul etmek. (2)Vahiy-i akla, çağa uydurmak. (3)Aklı vahye uydurmak.(4) Akıl, dolayısıyla akılla yapılan bilime ve devlet idaresine din, vahiy karışmasın. Bilim, akıl ve devlet ise din dolayısıyla vahye karışmasın. İbni Rüşt'ün önerisi ve bu gün laikliğin temeli kabul edilen öneri bu dördüncü şıktır.


Ben laikliğin dine, dindara, insana ve bilime saygı olduğunu düşünenlerdenim. Diğer 2. ve 3. yol denendiğinde nasıl bir sıkıntı oluyor? “3. yol denemesine bir örnek: Evlenmiş bir kadınla bir erkeği hiçbir insanın olmadığı ve gelip gitmediği ve gelip gidemeyeceği bir adaya koyalım. Beslenme, güvenlik ve üreme konusunda bu çiftin sağlık sorunları yok. Mesela 40-50 yıl sonra adaya gittiğimizde bir düzene insan var. Adaya giden ilk evli çiftlere soruyoruz, bunlar kim? diye. Çift bunlar “çocuklarım ve torunlarım” diyor. "Bu torunların anası ve babası kimin neyi nesi" diye soruluyor adaya gönderilen çifte? Çiftte bu soruya:"Torunlarımın annesi ve babası benim oğlum ve benim kızım,"diyor. Adaya hiçbir insanın gelip gitmediği esas alındığından bundan başka verilecek cevapta yok. Yani bu bir "ensest: Anne baba ile çocuk;iki kardeş arasında; kardeşlerin kardeş çocuklarıyla... olan" ilişkidir.


Bu durumu aklın terazisini vurunca bu bizi, torunların kardeş bacı evliliğinden doğduğu sonucuna götürür varırız. Adem ve Havva hikayesini akla başka türlü anlatamayız. Böyle demek şeriat açısında da suç ve büyük günahtır. Aklın bu çıkarımını "aklı vahye uydurmak" için saçmalamayın, bunun başka bir yolu vardır da anlamazsınız demektir, bu cevap ise bizi daha öte çıkmazlara götürür.


Kutsal metinler önce Ademin, sonra Havva’nın yaratıldığı, insanlığında Adem ile Havva’dan yaratıldığı konusunda hemfikirler. Hepimizin Adem ve Havva’dan geldiği örneğini yukarıdaki “ada” örneğindeki gibi akla vurursak dini de, dindarı da, din adamını da sıkıntıya sokar ve onları yıpratmış oluruz. Bu Vahyin Akıl tarafından sınanmasına bir örnektir.


2. Yol olan aklın, bilimin vahye uydurulmasına dair bir örnek. İ. H. Aydın hoca dan alıntılıyorum. Bilim adamları, el üzerinden dahi alınabilen(fiiliyatta iki kadından alınan dokularla yapılmıştır) dokulardan sperm ve yumurta üretilerek embriyo, dolayısıyla insan üretilmesinden bahseder. Erkek olmadan, cinsel birleşme olmadan oluşan döllenme sonucunda embriyo oluşumunu, Hz. Meryem’in, bir erkekle çiftleşmeden Hz. İsa’ya hamile kalıp doğurmasına bilimsel dayanak olarak ileri sürer. Bilimle nakil, vahiy aynı şeyi söylüyor; fakat tefsircilerin bunu yorumlamaya çaplarının müsait olmadığını söyler.


Aydın Hoca değerli bir bilim adamı ve alimdir. Fakat bu zorlamaları ne dini, nede hocayı yüceltir. Bana göre her ikisine de helal getirir. (Çünkü, Hocanın ezbere bildiği üzere İncil’e göre Kutsal Bakire Hz. Meryem, hamileliğinin sebebi, kaynağı Rûhulkudüs’dür. Biz İsa Peygamber deriz; fakat iki buçuk milyarlık Hıristiyan alemi O’na, Tanrı’nın oğlu, annesine de “Tanrı Doğuran Kutsal Bakire” der. Bu benzetmeyi aklın terazisine vurduğumuzda; Aydın hoca insanın bugünkü ulaştığı bilimsel ve teknolojik seviyesi ile insandan bizim deyimimizle Peygamber, Hıristiyan Aleminin anlayışı açısından “haşa” Tanrı bile yarattığı yada yaratabileceğini ileri sürdüğü sonucuna götürür bizi.  Yada hoca iki bin hatta beş on bin öncenin insanının ulaştığı seviyeye henüz varmaya çalışıyoruz, demiş olur. Binlerce yıl öncesine dair böyle bir veri yok. Bir çalım atıp, Tasavvufa sığınarak ta bunun içerisinden çıkılamaz. Tasavvuf ve Din konusu ilmin; maddi alem, doğa ise aklın, bilimin alnındadır.)



Bu sebepten dolayı laiklik dine, dindara ve din adamına saygıyı da muhafaza eder. Bu ise akıl ile nakil, vahyi birbirinden ayırmakla mümkündür. Diğer bir boyutu ile isteyen istediğine inansın, istediği gibi ibadetini yapsın fakat: Akıl ile yapılan bilime, toplumsal sisteme(siyaset, ekonomi, hukuk)din karışmasın.


***

Dün akşam alt yazı geçiyordu bir haber kanalında: 4-6 yaş arasındaki çocuklara verilecek Kuran Kurslarının yüz yüze eğitimi devam edecek, gibi. Yani hayati tehlikeye rağmen verilen bu karar bu kursun önemini ifade ediyor. Bir profesör: Arapça "Kuran Lisanıdır" diyor. Öyle bir deyişi var ki, insanın ana dilini bırakıp Arap olası geliyor(!).


Arapça olmayan dilleri konuşanlar ne yaptı? Gecemizi aydınlatan ampulü, jeneratörü; altımızdaki arabaları, seyrettiğimiz tv’leri, cebimizden eksik etmediğimiz cep telefonlarını… ve insan ömrünü uzatan aşıları, ilaçları… vb. üretti.


Emar cihazları bizim emarımızı çektiğinde, o emar cihazı, cihazı üreten firmanın merkezindeki yapay zekaya, robata dünyanın dört bir yanına satılmış cihazlardan çekilen on binlerce, yıllar içerisinde milyonlarca emar sonuçlarının kopyasını da gönderiyor. Bu merkezdeki yapay zekalar milyonlarca benzer hastalıklarda çekilmiş emar sonuçlarını saniyeler içinde yorumluyor teşhis ve tedavi önerisi gönderiyor,  cihazı satın alan merkezlere.


Avatar 2045 projesi var. Bu gibi projelere güvenerek ABD’li bir general, 2035- 2040 civarında ABD ordusunda %30 kadar robot, yapay zeka asker istihdam edilecek, 2045 - 2060 arasında ise hologram askerler ordumuzda olacak diyor. Yapay zekalı, robot asker ne demek? Mesela bir ülkenin, yada bölgenin insanın genetik kodları(yada başka ortak özellikleri) yüklenip düşman diye işaretlendiğinde droneler onları tanıyıp ateş edecek, hologramlar duvarları yıkmadan geçip içeri girerek bu gene(ve diğer özelikleri yüklenmiş olanları) sahipleri yok edecek. Nanorobot, her boyutta olabileceği gibi bir sivri sinek hatta gözle görülmeyecek toplu iğne başından daha küçük kadar da olabilir.


Fare beyinlerine nano teknoloji ile üretilen mikroçipler yerleştirilerek farelerin robot gibi kontrol edildiği deneyler yapıldı. Elon Musk insan beynine Neuralink’in cipini  yerleştirerek buradan alınan sinyal ile yapay zeka arasında bağ kurarak önce düşünce ile diğer elektronik cihazları kontrol etmeyi hedefliyor. Sonra kafanızdan geçen duygu ve düşüncenin kaydedilmesi ve sonra ise düşünce ile yapay zekanın etkileşimi ile insanın yapay zeka tarafından yönlendirilmesini vb. hedefliyorlar. (Neuralink’in cipinin yarıçapı 23 milimetre genişliğinde.)


Bağlantısallık, Beyazyen matematiği denen bir matematik çıktı. Yani matematiğe göre iki kere iki bazen dört, bazen on dört ediyor...


Bu ve nice çalışmalar toplumsal yapıyı, sınıfları değiştirecek. Gereksizler sınıfı diye nitelenecek bir sınıf oluşacak ve bunlara vatandaşlık maaşı ödenerek yaşamı sağlanacak. Bu miktar milyarlar ile ifade edilecek. Dünyayı bir avuç, yapay zekaya sahip, onu üreten beyinler ve bu yolla elde edilen paraya sahip olanlar yönetecek. Dijital Faşizm gelecek. Bunlara karşı koyabilmek ve bunların yaratıcısı ve yön vericisi olabilmek için ilim, din iman bilgisi yetmez. İlim irfanda lazım insana; fakat daha çok bilim ve akıl bizi kurtaracak.


Aksi takdirde Tanrı'ya secde ettiğimizi sanırken, nasıl icat edildiğini ve kullanıldığını bilemediğimiz yapay zekaların- kendi yaratığımız Tanrıların- "müminleri ve müritleri" olacağız. Beyinlerimiz ele geçirilmiş ve kontrol edilmekte olacak. Aklı, bilimi ıskalamak çağı ve insanlığımızı ıskalamak demektir. İsrailli Yazar ve Tarih Profesörü Yuval Noah Harari bu ve bunun gibi nice olasılıkları gördüğünden, şimdiki insana "son insan" diyor.


Ben bir köylüyüm. Köyde doğdum. Köyde doğdum.Köyde yaşıyorum. Öğretmen de değilim. Öğretmen olsaydım, eğitim ve öğretime bu çerçeveden bakar ve öğretmek isterdim. Fakat, ben müfredatı resmi maariften olmayan bir öğrenciyim, hayat boyu...


Prof. Dr. Orhan Elmacı’nın şu temennisi ile yazımı bitiriyorum.Her zaman öğrenci olarak kalan, Öğretmenliğin kıdemli bir öğrencilik olduğunu hep hatırda tutan, Mustafa Kemal Atatürk'ü kendine rehber kılmış, aydınlık Türkiye'nin mimarlarını yetiştiren tüm öğretmenlerin, Öğretmenler günü kutlu olsun....


AŞAĞIDAKİ VİDEODAKİ SES VE GÖRÜNTÜ TAKLİDİNİ, YAPAY ZEKA YAPMIŞTIR. BİR ÜLKENİN YADA CEMAATİN LİDERİNİ BİR YERE KAPATIP, BÖYLE KONUŞTURURSALAR VE HABER YAPSALAR NELER OLMAZ?






  |  Bu haber 742 defa okunmuştur.

İlköğretim Okulu - Fethiye  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun - 2019

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun - 2019 Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun - 2019

Zekâ Oyunları Sınıfı

Zekâ Oyunları Sınıfı Zekâ Oyunları Sınıfı

TÜBİTAK 4006 - Bilim Fuarı - Fethiye Malatya

TÜBİTAK 4006 - Bilim Fuarı - Fethiye Malatya TÜBİTAK 4006 - Bilim Fuarı - Fethiye Malatya

TÜBİTAK 4006 - Bilim Fuarına Davetlisiniz - Fethiye Malatya

TÜBİTAK 4006 - Bilim Fuarına Davetlisiniz - Fethiye Malatya TÜBİTAK 4006 - Bilim Fuarına Davetlisiniz - Fethiye Malatya

23 Nisan Bayramı 2017 - Malatya Fethiye

23 Nisan Bayramı 2017 - Malatya Fethiye 23 Nisan Bayramı 2017 - Malatya Fethiye

Malatya Fethiye İlk Öğretim Okulunda Kutlama...

Malatya Fethiye İlk Öğretim Okulunda Kutlama... Malatya Fethiye İlk Öğretim Okulunda Kutlama...

08 Mayıs Dünya Annelerr Günü - Fethiye İlk Öğretim Okulu. Malatya

08 Mayıs Dünya Annelerr Günü - Fethiye İlk Öğretim Okulu. Malatya 08 Mayıs Dünya Annelerr Günü - Fethiye İlk Öğretim Okulu. Malatya

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı... Malatya / Fethiye

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı...  Malatya / Fethiye 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı... Malatya / Fethiye

Kan Toplama Kampanyası - Fethiye İlköğretim Okulu / Malatya

Kan Toplama Kampanyası - Fethiye İlköğretim Okulu / Malatya Kan Toplama Kampanyası - Fethiye İlköğretim Okulu / Malatya

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Kış Manzaraları - 08/01/2018 - Malatya Fethiye
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR
  •  
  •  

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375







FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2020

2005 &  2020
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:3132

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:2838

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:2732

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:12572

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.