|
22 Temmuz 2007
tarihine endeksli Seçim
Çalışmaları
Kıssa: Rahmeti
Turgut ÖZAL’a, “ANAP ne
zaman biter demişler?"
Oda, "diğerlerine benzerse
demiş…” Diğerlerine
benzedi ve bitti. Şimdi
ise 40 yıllık nice büyük
partiler öyle
birbirlerine benziyor
ki…
26 Haziran 2007 tarihi
saat :12:00’de, CHP’nin
“Fethiye Belde
Teşkilatı”nın açılışı
yapıldı. CHP Belde
Teşkilat binası, PTT’nin
karşısına yeni yapılmış
olan binaydı.
Aynı tarihte ve saat
13.00’da ise Hasan ve
Vahap ALTUNOK’un
Fethiye’ye yaptırdığı
ev için döktüğü lokma
vardı. Lokma ise
Belediye parkında
yenildi. Hasan ile Vahap
ALTUNOK, bu lokma için
dört adet kurban
kestiler, Tanrı kabul
etsin
Belde teşkilatının
açılış kurdelesinin
kesilmesinin ardından,
sırasıyla Yusuf Kenan
DOĞAN ile CHP 4. sıra
adayı Rahmi YÜCEL konuştu.
Katılımın boyutu ise
çektiğimiz resimlerden
gözükmekte. Dileriz bu
siyasi harekat,
hayırlara vesile olur.
CHP'nin belde teşkilattı
başkanı ise (Hüseyin
oğlu)Bülent GÜLER oldu.
Bazı kimseler,
Fethiye’de CHP dışında
şuraya ve buraya oy
kaçabileceğini dile
getirmekte. Ben ise bu
endişeleri yersiz
buluyorum. Çünkü, başka
yerlere oy kaçacağı
endişesinin dayanağı
Fethiye’deki , buraya
özgü olan siyasi
yapılanmadır.
Açık konuşmak
gerekirse, şimdiki
belediye başkanlığının
muhalefeti olan gurup,
bir önceki seçimde
CHP’nin bayrağını
dalgalandıran gurup.
Şimdi ise, yani Genel
Seçimlerde, CHP’ye oy
vermemek, dünü ile
çelişkiye düşmek
demektir. Oysaki şimdi
böylesi bir çelişkiye
düşmeyi göze aldıracak
bir durum yok ortada…
Kanımca,
(temennimiz olmamasına
rağmen)bölünme
yerel seçimlerde ortaya
çıkacak ve o zamansa bu
gün için çelişki
görülen şeyler bir
dereceye kadar anlamını
yitirecek. O günün
adayları, CHP’ye
Belediye başkanlığı
adaylığı için müracaat
eder, seçim yada
yukarıdan belirleme
sonucu dışarıda kalan
aday, başka bir büyük
partiden adaylığını
koyar. Halkada, bizi
kendileri kabul etmedi
şeklinde bir gerekçe ile
gider... Böylece bir
meşruiyet elde etmiş
olur…
Ben şimdiden, CHP
Millet Vekili Adayı olan
sayın Yusuf Kenan DOĞAN
ile F. Mevlüt
ASLANOĞLU’nu milletvekili olarak görüyorum.
Kimileri CHP
üçüncü milletvekilini de
çıkarır diyor fakat,
benimde temennim bu
olmasına rağmen, bu
mümkün gözükmüyor bana.
Çünkü, CHP’nin seçim
argümanı olarak
kullandığı ( Laiklik,
Cumhuriyet, İrtica,
Kemalizm, devlet elden
gidiyor, Milliyetçilik)
çağdaş bir dünya için
eksik, karşısındakini
de, elinde tutanı da
kesebilecek bir kılıç
gibi…
Sosyalist
Enternasyonal’in üyesi
bulunan bir parti,
böylesi(sol değerleri
temsil eden) duruş
sergilese ve
“Demokratik, laik soysal
bir hukuk devleti
kavramları ile
Cumhuriyeti” bir bütünlük içinde
seslendirse idi, temel
hak ve hürriyetler
kapsamında, bütün
kesimlere hitap etmiş
olurdu…
“Laiklik, Cumhuriyet,
İrtica, Kemalizm,
devlet elden gidiyor,
Milliyetçilik” gibi
kavramlar, ne bilinen
anlamı ile saf solu,
nede radikal ve
muhafazakar, dini
eğilimleri ön plana alan
sağı kucaklıyor…
Programında
olmasına rağmen, Sünni
oy kaybı endişesi ile
“Diyanet”in konumu
hususunu da
seslendiremiyor...
Böylece hem Sünni kesim
küstürülmüş, hem de
Alevilere güven verici
bir yeşil ışık
yakılmamış oluyor...
Bu
kavramların(Laiklik,
Cumhuriyet, İrtica,
Kemalizm, devlet elden
gidiyor, Milliyetçilik)
dillendirilmesi, sağ ve
özellikle sağın dini
eğilimleri ön planda
tutan seçmeninden büyük
oy kaybı anlamına gelir.
Son zamanlarda ciddi,
ciddi konuşulan bir
konuda, “derin Devlet
projesi”nin gereği
barajı üç partinin
aşmasını sağlamaktır. Bu
partilerin AKP, CHP ve
MHP olması ve AKP’ye
karşı seçim sonrası bir
CHP, MHP koalisyonudur..
Böylece bu
argümanlar(Laiklik,
Cumhuriyet, İrtica,
Kemalizm, devlet elden
gidiyor,
Milliyetçilik)lehinde oy
verecek seçmene ise
adres olarak MHP
gösterilmiş oluyor…
Yaratılan, AKP karşıtı
kamuoyu; AKP ve Sayın R.Tayyip
ERDOĞAN’ı, sağın mağduru
ve mazlumu durumuna
getirmiştir. Mazlum rolü
ise yalnızca bu yanı ile
büyük teveccüh demektir.
Herkes bir tahmin
yapar ve bende bir
tahmin yapıyorum. Barajı
geçecek birici parti
AKP, ikinci parti CHP…
Üçüncü ise sürpriz olur.
Çıkarsa da bu MHP
olabilir. İster tek,
ister koalisyon, ille
de iktidarda AKP
olabilir… AKP’nin
propagandasını
yapmıyorum. Benim oyum,
beklentilerimi
karşılayacak solu temsil
etmese de CHP’ye…
Dileğimiz, kimsenin CHP
için bu sözleri
yazmayacağı ve
söyleyemeyeceği,
diğerlerinden farklı
"çağdaş bir sosyal
demokrat" parti
olmasıdır.
a.s.
24
Haziran 2007
|