
Uyan
çoban uyan sürüde kurt var
Mor koyun yareli kuzu perişan
Şakiler dönüyor inliyor dağlar
Mecnun çöle dargın yazı perişan
Mecnun
çöle dargın yazı perişan
Canavar bürünmüş kuzu postuna
Karışmış sürüye canlar kastına
Hekim defterini çekmiş üstüne
Ciğer pare pare sızı perişan
Efendim
efendim hal böyle böyle
Gemiler delinmiş yelkeni berbat
Zehire
garkolmuş misk ile şerbet
Sanma ki cihanın sultanı rahat
Bazan dalgın gezer bazı perişan
Efendim
efendim hal böyle böyle
Uyan
çoban uyku zarar getirir
Her taşın başında bir kurt oturur
Sürmeli yavruyu alır götürür
Parça parça koyma bizi perişan
Efendim
efendim hal böyle böyle
Yabaniler gezer dostun bağında
Mecnun dolaşmıyor Leyla dağında
Halden hale kaldım gençlik çağında
Mahzuni yan yatar sazı perişan
Mahzuni
yan yatar sazı perişan
|
|
Felek ile de şu dünyayı bölüştük
Saray aldı Han'ı bana bıraktı
Karış karış da yeryüzünü dolaştık
Zevki aldı derdi bana bıraktı
Şehir aldı da yayla aldı dağ aldı
Mor sümbüllü bahçe aldı bağ aldı
Taksim ettik her hisseden çok aldı
Hile etti azı bana bıraktı.

 |

- İçi
yalan dışı yalan
Her bakışı bin bir filan Gül boyanmış kara yılan Abur cubur Abdullah
- Etme
dedim tutma dedim
Dostluğu unutma dedim Sana verdiğim lokmayı Çabuk biter yutma dedim
-
Abur
cubur adam
Ben seni nidem Daha kendini bilmezsin Kimdir yanındaki madam

Zamanla, Mahsuni
Şerif'in bütün şiirlerini ilave edeceğiz.
|