Melikoff Anne ile Helalleştik - Esat Korkmaz
Canan’ım,
Hakk’a yürüyen can senin âşığındır; canı, bedenini terk edeli
kırk gün oldu; bedeni toprağa döndü, canı sende, aklı ortada.
-Bismişah!… Allah Allah!… Canan’ım, Hakk’a yürüyen can senin
âşığındır; canı, bedenini terk edeli kırk gün oldu; bedeni
toprağa döndü, canı sende, aklı ortada.
Yol kültürümüzde, Hakk’a yürüyenin göçüşünün üçüncü, yedinci ya
da kırkıncı günü yapılan erkâna, dâr’dan indirme erkânı adı
verilir. 28 Şubat 2009 günü Karacaahmet Dergâhı’nda Annemizin
dâr’dan indirme erkânını gerçekleştirdik. Dâr’dan indirme
erkânı, göçenin ruhunu-canını rahatlatmak, yeni bedenlere
taşınması konusunda onu ikircikten kurtarmak için yapılan bir
inanç uygulamasıdır; göçen canın, zâhirde kalanlarla
helalleşmesi-hesaplaşması olarak algılanır. Bu
helalleşmeyi-hesaplaşmayı sağlamak üzere oluşturduğum ve erkân
kapsamında okuduğum, bizim Annemize-Annemizin bize seslenişini
dile getiren gülbankları(hayırlıları) canlarımla paylaşmak
istiyorum.
HELALLİK GÜLBANGI-1-
(Annemize Sesleniş)
-Bismişah!… Allah Allah!…
Canan’ım, Hakk’a yürüyen can senin âşığındır; canı, bedenini
terk edeli kırk gün oldu; bedeni toprağa döndü, canı sende, aklı
ortada.
Yeni bedenler ölmeden evvel ölsün ya da yaşarken dirilsin,
Hakk’a yürüyen Melikoff Annemizin canına can olsun, aklına akıl;
dondan dona yürüyelim; sızıntılarını toplayalım canlı-cansız her
şeyden. Sızıntılardan derecikler, dereciklerden ırmaklar,
ırmaklardan denizler oluşturalım. Annemiz Melikoff’la buluşalım
ve O’nu çoğaltalım.
Üçler, Beşler, Yediler, Onikiler, Ondörtler, Onyediler ve
Kırklar bize yardımcı olsun, yol göstersin. Hakk’a yürüyen
Annemizin kırkında yaptığımız bu dâr’dan indirme erkânı, ibadet
ve hizmet pirlerimizin tanıklığında Hak defterine kayıt edilsin,
silinmesin hatırlansın.
Gerçeğe Hû! Eyvallah!
HELALLİK GÜLBANGI-2-
(Annemizin Bize Seslenişi)
-Bismişah!… Allah Allah!…
Tenim toprakta, canım gayb âleminde. Zâhir âlemde-can gölgemde
bir ömür sürdüm; yedim-içtim; kondum-göçtüm. Doğa çağırdı,
Hakk’a koştum. Belki kiminizi üzdüm, belki kiminizin hakkını
yedim. Yaptımsa bütün bunları bilmeyerek yaptım; bilmemek benim
kusurlarımı ortadan kaldırmaz.
İşte hepinizin huzurundayım: Hak’tan geldik Hakk’a gideceğiz.
Haklarınızı helal edin: Bunu niyaza geldim.
Yaşam gelip geçicidir. Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin;
‘Benim üç iyi dostum vardır: Ben ölünce birisi evde kalır,
birisi yolda kalır, birisi benimle birlikte gelir. Evde kalan
malımdır, Yol’da kalan ailem ve yakınlarımdır, benimle birlikte
gelen ise iyiliklerimdir’ sözlerini unutmayın. Kırk gündür
dâr’da bu anı bekliyorum. Beni bedensiz bırakmayın, bana acı
çektirmeyin. Sırrımız ortada kalıp ‘utancından’ kıvranmasın.
Öyleyse soruyorum sizlere; -Bana beden olmak istiyor musunuz?
İstiyor musunuz? İstiyor musunuz?
–Allah Eyvallah!, sözlerinizi delil kabul ediyorum. Ayaklarımın
mührünü çözüyorum ve Hz Hüseyin’in kavgasını sürdürmeyi sizlere
bırakıyorum. Secdede yere kapanan alnımın mührünü çözüyorum ve
Fazlullah’ın kavgasını sürdürmeyi sizlere bırakıyorum.
Dizlerimin mührünü çözüyorum ve Nesimi’nin kavgasını sürdürmeyi
sizlere bırakıyorum. Bir bütün olarak dâr duruşumun mührünü
çözüyorum ve Hallac-ı Mansur’un kavgasını sürdürmeyi sizlere
bırakıyorum.
Gerçeğe Hû! Eyvallah!
Hakk’a yürüdüğünde Melikoff Anne için yazdığımın yazının başlığı
şöyle idi: Son Âşığın Ölüm Sana Teşekkür Ediyor Anne Duyuyor
musun? Âşığı Annemizi, acımızın zincirlerini kırarak bizlerden
çekip aldı ve O’nu acısız bir dünyaya taşıdı. Son âşığın ölümle
evliliğinin kırkıncı gününde, acılar içinde evliliğinizi
kutlarken, çocuklarınızı beklemek, çocuklarınız aracılığıyla
Anne seni, parçası olduğumuz bu-dünyaya taşımak, ölümü de yaşama
dönüştürmek yükümlülüğümüzdür diye çığlık atıyoruz.
Hakk’a yürüdüğünde miracını kutlamıştık Anne: Şimdi Hak’tan,
yani bâtından zâhire yapacağın miraç yolculuğu için aşk-ı
muhabbetlerimizi sunuyoruz. Eyvallah!
|
Tarih: 03.03.2009 |
|
|