Kardelen Çiçeğinin Hikayesi

Kardelen çiçeği, etrafındakilerin ve dostlarının anlatımıyla güneşe âşık olur.

Aslında hayatında güneşi hiç görmemiştir.
Çünkü bilir ki güneşi gördüğü an canından olacaktır.
Ama bu aşk içinde öyle büyür öyle büyür ki artık dayanılmaz bir hal alır ve Allah'a dua eder, “bana bir defacıkta olsun güneşi görmeyi nasip et,” diye.
Ve bir gün dayanamaz Allah'ın huzuruna
çıkar ve şöyle der;
"Allah’ım, güneşi görmem için bana izin ver."
Allah'ta ona şöyle seslenir:
"Ey kardelen bilmez misin ki sen narin bir çiçeksin ve güneşle karşılaştığın an canından olabilirsin. İyi düşün sana iki gün mühlet veriyorum, ya güneş ya canın ."
Kardelen yüce rabbinin huzurundan ayrılır ve düşünür. Ama içindeki güneş sevdası adeta onu içten içe yakar kavurur.
2.günün sonunda Rabbinin huzuruna çıkar ve şöyle der:
"Bu aşk beni öyle büyüledi ki güneşi görmek için can atıyorum.
Allah'ta ona:
"Cesaretini takdir ederim ey kardelen ama bir yandan da
üzülürüm, çünkü canından olacaksın." der.

Ve kardelen güneşi görmenin aşkıyla tutuşurken karın üstüne çıkmaya karar verir.

   Tam o beyaz karın içinden kafasını çıkardığı an güneşi görür, ama ona daha önce söylendiği gibi canından olur.
Bu olay herkesin kalbinde yer eder. Herkes çocuklarına ve torunlarına bu olayı anlatır, nasihatte bulunurlar.
"Eğer günün birinde âşık olursan, birini çok seversen “kardelen” gibi cesaretli ol. Eğer “kardelen” kadar cesaretin yoksa sakın aşık olma!..  Derler.
    Tanrı kardelene: “İyi düşün sana iki gün mühlet veriyorum, ya güneş ya canın ." demiştir. Ama aslın da öneri tektir. İlle de can bedenden bir gün ayrılacaktır… Fakat, buna rağmen tanrı kardelenin önünde iki yol olduğunu söylemiştir. Ya karın altındaki karanlıkta, ne karın beyazlığını, ne güneşin ışığı ve sıcaklığını göremeyip, her iki halde de gerçekleşecek olan, canın bedenden kendiliğinden ayrılmasını beklemek; yada ölümüne yol açacak yeni bir dünyaya coşkuyla gülümseyerek bakıp, ölmek ve bir bakıma yeniden doğmak.

    Kardelen hayata gülümseyerek, coşkuyla bakabilecek bir doğumu seçmiş ve ölümünü yeni bir dünyayı gören bir yaşama merhabayla gerçekleştirmiştir.

    Sizde, Tanrının “ya güneş, ya ölüm,” seçeneğine; dünyanın bin bir türlü güzelliklerine coşkulu bir merhabayla cevap verin ve karın beyazlığı, günesin aydınlığı, sıcaklığı ve bereketine katılan bir ölümü / yaşamı seçin ve buna “can atın”…

a.s.  

03/04/2009

 

Posted on February 22, 2007 by Admin

Filed under Uncategorized | 28 Comments |