|
Demokrasi çimento değil mi? |
Statükocuların, Kemalizmi...
Devrimcilerin, demokrasiyi savunduğu bir yol ayrımına
yeniden geliyoruz. Baktım... Dün statükocular feryat
figan... O halde... Kemalizm konusuna devam edelim. Nedir?
Ana Britannica Ansiklopedisi tanımlıyor: ‘Atatürk ilkeleri
ve devrimlerinin değişik yorumlarından kaynaklanan çeşitli
görüş ve düşüncelerin ortak adı.’
Allah Allah...
‘Çeşitli görüş ve düşünce’...
Peki, nedir bu çeşitli görüş ve düşünceler?
Ana Britannica Ansiklopedisi, ‘çeşitli görüş ve düşünce’
tanımlamasına şöyle açıklık getiriyor:
‘1960 ve 1970’lerin sol ve sağ Atatürkçülüklerinin halk
kitlelerine yönelik bir tasarımları yoktu.
Her ikisi de, ordu başta olmak üzere bütün zinde kuvvetlerin
kendilerini özümlemesini istiyordu.
Sol Atatürkçülük,12 Mart arifesinde iktidara geçme
umutlarını yitirmiş ve sayısal oranın ötesinde etkili bir
aydın azınlığın muhalefet platformunu oluşturmuştur.
Sağ Atatürkçülük ise hedefine erişmiş, aşırı akımlara karşı
bir doğru-orta yol olarak, iktidarı belirleyen asker ve
sivil çevrelere kendini kabul ettirmiştir.’
Kısacası, sol ya da sağ Atatürkçülük, ansiklopediye göre
ordu üzerine iktidar savaşı yapmak.
***
Ansiklopedi, 12 Eylül sonrası ‘Atatürkçülüğü’ de şöyle tarif
ediyor:
‘12 Eylül sonrasında da Atatürkçülük önemli ölçüde
vurgulandı. 1982 Anayasası’nın başlangıcında, Anayasa’nın
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz
kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve
O’nun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda yapıldığı
belirtilirken, birçok maddesinde Atatürk milliyetçiliğine,
Atatürk ilke ve inkılaplarına göndermeler bulunmaktadır.
1980’lerin siyasal tartışma ortamında 1982 Anayasası’na
egemen olan anlayışın, Atatürkçülüğü siyasal yelpazeyi
sınırlayıcı bir kavram olarak kullanma isteğinden
kaynaklandığı ileri sürülmüştür.’
Ne hikmetse, en çok da darbeciler Atatürkçü.
***
Peki, bir de Sosyalist Kültür Ansiklopedisi’ne göz atalım...
Bakalım ‘Kemalizm’i’ nasıl tanımlıyor?
‘Kemalizm genellikle 20. yüzyılın sömürge yönetiminden yeni
kurtulan ya da kurtulma aşamasında olan ülkelerde, Batı’ya
dönük aydınların, asker-sivil bürokratların bazen de adını
koymadan benimsedikleri bir ideolojidir.
Kemalizm özde ‘halka rağmen halkçı, yarı totaliter’ bir
rejim ortaya çıkartır.’
***
Rahmetli İsmail Cem, ‘Soldaki Arayış’ adlı kitabında
Kemalizm’i anlatır:
‘Kökleri Meşrutiyet dönemine, İttihat ve Terakki’ye, tek
parti iktidarına kadar uzanan bu anlayışa göre, kitleler
ancak iyi niyetli kurtarıcılar tarafından yüceltilebilir;
kendi başlarına bırakılmaları onları ya din devleti kurmaya
ya da sürekli aldatılmaya götürür.
Zaten demokrasi gelince halk daha kolay aldatılmış ve
doğruyu göremediğinden CHP iktidar olamamıştır.’
Baykal ve onun gibiler neden demokrasiyi değil de Kemalizm’i
savunuyor, galiba yukarıdaki satırlarıyla bunu en iyi İsmail
Cem anlatmakta..
***
Bizim tutucuların istekleri hiç değişmiyor:
Kemalizm olsun...
Atatürkçülük olsun...
Yani..
‘Altı Ok’ olsun.
Neden?
Çünkü Altı Ok’ta ‘demokrasi’ yok.
***
Demokrasi yerine Kemaliz isteyen zevata kalsa, 1935 yılı CHP
tüzüğünü bize anayasa diye dayatacaklar.
Biraz da şu AB Anayasa’sına göz atsanız beyler... ‘Anayasal
yurtseverlik’ kavramından haberdar olsanız.
Devlete, ulusa, tek parti dönemine tapındığınızın onda biri
kadar da insana, bireye, vatandaşa ve temel hak ve
özgürlüklere saygı duysanız...
Ama siz kendi halkınızdan ve insanınızdan nefret
ediyorsunuz...
Ve nefret ettiğiniz bir halkı yönetmek istiyorsunuz.
Sizin acıklı çıkmazınız da burada.
|
30.07.2007
|
|