|
Korktuğunuz bu
mudur?
‘Yüzyıllar
boyunca Avrupa bir düşünce, bir barış umudu ve anlayışı oldu.
Bu umut bugün artık gerçekleştirildi.
Avrupa’nın, Avrupalılar’ın birlikteliği barış ve refah getirdi.
Ortak bir aidiyet duygusunu geliştirerek, uyuşmazlıkları aşmaya izin
verdi. Her üye devlet, Avrupa’nın birleşmesine, demokrasinin
sağlamlaştırılmasına ve hukuk devletinin inşasına katkıda
bulundular. Orta ve Doğu Avrupa kadın ve erkeklerinin özgürlük
tutkuları, Avrupa’nın suni bir şeklide bölünmüş olmasına kesin bir
son verdi. Avrupa’nın birleşmesi ve bütünleşmesi, sancılı bir
tarihin kanlı çekişmelerinden gerekli dersleri çıkartabilmemizi
sağladı.
Bugün, geçmişte olmadığı gibi bütünleştik. Avrupa Birliği
yurttaşları olarak şansımız, bütünleşmiş olmamız.
***
Ortak Avrupa ideallerimizi Avrupa Birliği’nde gerçekleştireceğiz.
İnsan, bütün hareketimizin tam ortasında.
Haysiyetine dokunulamaz.
Hakları elinden alınamaz.
Kadın ve erkek eşittir.
Barış, özgürlük, demokrasi, hukuk devleti, karşılıklı saygı ve
sorumluluk, refah, güvenlik, tolerans, katılım, adalet ve
dayanışmayı yürekten istiyoruz.
Avrupa Birliği çerçevesinde beraber çalışma biçimimiz benzer
uygulamalara göre tektir. Bu durumun en basit göstergesi ise üye
devletlerin birbirleri ile olan işbirliği ve kurdukları Avrupa
kurumlarıdır.
Avrupa Birliği, eşit haklar ve dayanışma üzerine kuruludur. Böylece
üye ülkelerin çıkarları adil bir denge ile kuruluyor.
AB içinde, üye ülkelerin kimliklerini ve geleneklerini koruyoruz. AB
coğrafyasında sınırlar açık ve konuşulan dillerin, kültürlerin
çeşitliliği bölgelerimizin zenginliğidir. Tek başımıza
başaramayacağımız ancak aksine birlikte başarabileceğimiz o kadar
çok şey var ki.
***
Ulusal sınırlarla, sınırlı olmayan büyük ve önemli işler
başarmalıyız
Cevabımız Avrupa Birliği’dir. Avrupa idealimizi ancak hep beraber
muhafaza edebiliriz. Birliğin yurttaşlarının çıkarı bunu gerektirir.
AB modeli, ekonomik başarı ile sosyal dayanışmayı birleştirmiştir.
Ortak Pazar ve para birimimiz Euro bizi daha da güçlü kıldı.
Uluslararası pazarda ve gittikçe küreselleşen ekonomiyi,
değerlerimize sahip çıkarak (yani vazgeçmeyerek)
şekillendirebiliriz.
Avrupa’nın bilgi haznesi zengindir; yurttaşlarının işbilirliği,
büyümenin, istihdamın ve sosyal bütünlüğünün anahtarıdır.
Terörizme, organize suçlara ve yasadışı göçmenliğe karşı hep beraber
mücadele edebiliriz. Bu mücadeleliyi de yurttaşların özgürlük ve
haklarına dokunmadan yapabiliriz. Bizi tehdit edenlerin de özgürlük
ve haklarını koruyarak mücadele edebiliriz. Asla ırkçılık ve yabancı
öteki düşmanlığı yayılma şansı bulamamalı.
İnsanlar şiddetin, terörizmin, savaşların kurbanı olmasın ve
dünyadaki anlaşmazlıkların barış yoluyla çözülmesi için seferber
olacağız. Yoksulluğu, açlığı, hastalığı dünyada geriletmek, yenmek
istiyoruz , bu anlamdaki çabalarımızı sürdüreceğiz.
Kesin bir şekilde, dünyayı tehdit eden iklim değişikliğine sebep
olan nedenlerle mücadelemizi sürdüreceğiz ve ortak bir enerji
politikasında ilerleyeceğiz.
***
Avrupa Birliği açılımına devam edecek, aynı zamanda üyeler
arasındaki gelişmeyi derinleştirecek. Sınırlarımız ötesinde de
demokrasinin, istikrarın ve refahın bayrağı olmaya devam edeceğiz.
Avrupa’nın birleşmesi, önceki jenerasyonların bir rüyasının
gerçekleşmesini sağladı. Tarih, bize bu şansı, bizden sonraki
jenerasyonlar içinde korumamızı emrediyor. İşte bunun için
Avrupa’nın siyasi birliğininin tesisini günümüz gerçekleri ile
yeniden düşünmeliyiz. İşte bunun için, Roma Antlaşması’ndan 50 yıl
sonra, kendimize 2009’a kadar Avrupa Birliği’nin yeniden tanımlanmış
reformlarını gerçekleştirebilmek için bir hedef seçtik.
Çünkü biliyoruz ki Avrupa bizim ortak geleceğimiz.’
***
Yukardaki, AB’nin Berlin Deklarasyonu’nun tam metnidir..
Bizim tutucuların ödünün patladığı hedefler, ilkeler bunlar.
Korktukları budur yani...
Bunlardan niye korktuklarını da onlara sormak lazım.
27.03.2007 |