Sol yok ki birleşsin...

Sol nedir?
Hümanizmdir.. Yani insana en üstün değeri veren düşünce sistemidir..
Sol nedir?
En ileri üretim biçiminden yana olmak demektir..

Teknolojik değişime arka çıkmak demektir.. Sol nedir? Evrenseliktir.. İnsanlık değerlerinin sahipliğidir..
Sol nedir?
Adalettir.. Vicdandır..
Sol nedir?
Hakkı, hukuku yenilenin yanında durmaktır..
Sol nedir?
Çaresize çare olmaktır..
Tabiii..
Bu gerçek..
Evrensel..
Doğru ve sahici bir sol...

***
Bizde kendine ‘sol’ adı veren madrabazlık ne?
Askeriye safında ‘askeri laiklik’ ezberini sürekli tekrarlamak..
İşsizlikmiş..
Yoksullukmuş..
Gelir dağılımı adaletsizliğiymiş..
Bölgeler arası dengesizlikmiş..
Hakmış, hukukmuş..
Ne gezer..
Eski bir çukulata reklamı gibiler..
Halkın sorunlarını sıralayınca hep aynı cevap..
İşsizlik..
‘Laiklik elden gidiyor ‘
Yoksulluk..
‘Laiklik elden gidiyor’..

***
Bu topraklar hiçbir zaman gerçek bir sol üretemedi..

Batının ‘tüketim kalıplarını’ taklit etmeye..
Batı gibi ‘para harcamaya’ buralarda sol dendi..
Halbuki solun varlığı üretim biçimi ve üretim biçimindeki değişimdir..
Batı burjuva devrimini Türkiye’ye üst yapı kurumu olarak taşımanın sol ile ilgisi nedir, anlaşılır gibi değil..
Üretim biçimini değiştirmeyince bunların ne ciddiyeti, ne kalıcılığı var..
Zaten şu soruya bir türlü cevap alamıyorum:
Türkiye’de Atatürk devrimleri tahlikede mi?
Değilse, laiklik şamatası ne?
Yok, eğer Türkiye’de Atatürk devrimleri oturmadıysa da o zaman neden oturmadı diye sormak ve daha ciddi bir analizle olup bitene bakmak gerekmez mi?
Ama iş darbecilikle başlayıp, darbecilikle bitince bu sorular da duyulmuyor..

***
Yaşadığımız dönem Türkiye’deki üretim biçiminin ilk kez dönüştüğü bir dönem,,
Sol felsefeden gelen aklı başında herkesin tüm varlığıyla bu dönüşümü destekliyeceği bir süreçten geçiyoruz..
Türkiye’nin Bizans’tan bu yana kıpırdamayan yapısı değişiyor.. Köylülük çözülüyor.. Esnaflık çözülüyor.. Sanayi yapısı farklaşıyor.. Teknoloji nitelik kazanıyor..
Sanayi yapısı nitelik kazandıkça sosyolojik yapının modernleştiği bir dönem..
Nasıl?
AB sayesinde..
Bu sürece karşı durarak ilerici olunabilir mi?

***
Solun işlevi bir yandan Türkiye’nin içinde bulunduğu hızlı modernleşmeyi desteklemek..
Diğer yanda ise bu dönüşüme ayak uyduramayanların sorunlarına..
Çaresizlere..
Tutunamıyanlara el uzatmak olmalı..
Modernleşmenin yarattığı toplumsal çıkmazlara makro çareler üretmek olmalı..
Bizde askeri muhtıra ile sol adnı kulanan parti genel merkezi arasında fark olmadığı için bunlardan çok uzağız..

***
Bizde sol diye yutturulan..
Enternasyonolizme karşı çıkar.. Üretim biçimin dönüşümünü değil köylülüğün mevcut halini savunur..
İnsana boş verir..
Adaletsizliğe aldırmaz..
Darbeciliğe tavır almaz..
Haksızlığa isyan etmez..
Halkı dışlar.. Halka güvenmez..
Hak ve hukuka değil, güce endeksli siyaset güder..
Sosyallik de..
Demokrasi de umuru olmaz..
Askeri zihniyetin yanıbaşında tak amentüsü olan laiklikle yatar, laiklikle kalkar.. Ama demokrasiye sahiplenmez..
Şimdi bunlar birleşemiyormuş..
Birleşmeyip, dağınık kalsınlar..
Bir mahsuru yok ki..
Mahsuru olan, solla ilşkisi olmayan kışla taraftarlarını sol diye sunmak..

15.05.2007