-
Dostun Bahçesine
Bir Hoyrat Girmiş
Korudur Da Benli Dilber Korudur
Gülünü Dererken Dalını Kırmış
Kurudur Da Benli Dilber Kurudur
Hangi Dinden İsen Ona Tapayım
Yarın Mahşer Günü Bile Kopayım
Eğil Bir Yol Ak Gerdandan Öpeyim
Beri Dur Hey Benli Dilber Beri Dur
Dervişe Ne Olsa Kendi Tacından
İrakibe Ölüm Yare Gecinden
Benim Benzim Bir Güzelin Ucundan
Sarıdır Hey Benli Dilber Sarıdır
Bu Meydanda Serilir Postumuz
Çok Şükür Mevlaya Gördük Dostumuz
Bir Gün Kara Toprak Bürür Üstümüz
Çürüdür De Benli Dilber Çürüdür
Kendisi Okur Da Kendisi Yazar
Hak Hilal Kaşına Eylemiş Nazar
Senin Akranların Cennet'te Gezer
Huridir Hey Benli Dilber Huridir
Pir Sultan Abdal’ Im Başımdan Başlar
İyisini Alır Kemini Taşlar
Bin Çiçekten Bir Kovana Bal İşler
Arıdır Da Benli Dilber Arıdır
Neredesin De Dudu Dillim Nerede
Neredesinde Kömür Gözlüm Nerede
- ]
-
-
-
Dünyanın
Üzerinde Kurulu Direk
Emek Sayılmadan, Sızlar Bu Yürek
Bu Düzeni Kim Kurmuş Bizler De Bilek
Söyle Canım Söyle Dinlesin Canlar
Ocağa Koymuşlar Köşe Taşını
Hakk Kollasın Gerçeklerin İsini
Bir Gün Ağrıdırlar Senin Başını
Söyle Canım Söyle Dinlesin Canlar
Pir Sultan Abdal’ım Farz Eylesinler
Yola Gelmeyenden Edilmez Minnet
Cümlenin Muradı Dünyada Cennet
Söyle Canım Söyle Dinlesin Canlar
-
-
-
Geldik darına
duşlandık
İrehbere bağışlandık
Bir aşıyla aşılandık
Durmaz Yezit oklar bizi
Gönül bir ulu şehirdir
Rızasız lokma zehirdir
Talib yiyemez haklar bizi
Hak iyesi haklar bizi
Tarikattadır elimiz
Hakikattadır yurdumuz
Hak'la olunca virdimiz
Her kazadan saklar bizi
Meydana meydan güzarım
Hak olan yere nazarım
Gaibde sırda gezerim
Göremesin çoklar bizi
Pir Sultan talib devirir
Mervanın külün savurur
Yedi kat barü çevirir
Ali anda saklar bizi
-
-
-
Yeşil başlı ördek
göllere uçtu
Duysun canlar deyi bizi asarlar
Bir taş oynamasın yerli yerinden
Duysun canlar deyi bizi asarlar
Çıkardılar ağ bedenden atmaya
Şimdi indirdiler yine dahmeye
Kanrıldım çevrildim baktım zahmaya
Duysun canlar deyi bizi asarlar
Varlığın çevresi dopdolu incir
Severim demeye canım zarıncır
Elimde kelepçe boynumda zincir
Duysun canlar deyi bizi asarlar
İlimi sorarsan köyümdür Banaz
Dilerim onmasın ol karılı Sivas
Bir ben ölmeyinen alem yıkılmaz
Duysun canlar deyi bizi asarlar
Pir Sultan Abdal'ım kaddim büküldü
Gözümün gevheri yere döküldü
Kendir kement boğazıma takıldı
Duysun canlar deyi bizi asarlar
-
-
-
Hak belasın versin
Mülcem Oğlu'nun
Hançer ile kanın saçtı Ali'nin
Terk eyledi Bağdat gibi şarını
Ecel burcu boynun büktü Ali'nin
Ali'm çeker idi dünya firkatın
Cümle kullarını alırdı satın
Fatma Ana ile Şehriban Hatun
Libasın üstüne döktü Ali'nin
Ali'm ah eyledi eridi sızdı
Kanber de bu işte ayrılık sezdi
Oğlu İmam Hasan tabutu düzdü
Tabutu misk anber koktu Ali'nin
Bir nur doğdu Muhammed'in veçhinde
Zülfikar oynadı Çin ü Maçin'de
Doksan bin evliya sancak içinde
Gözleri kan ile doldu Ali'nin
Pir Sultan Abdal'ım sever hazırı
İstemişler Üveys ile Hızır'ı
Yükletmişler Ab-ı Zemzem çadırı
Deve kapısına çöktü Ali'nin
-
-
-
Eğer dost ırmağın
gözün ararsan
Serçeşme'den gelir suyun durusu
Ali Muhammet'tir Muhammet Ali
İkisi de bir elmanın yarısı
Ali'm engür ezdi kırklar da içti
Kırkı da mest oldu kendinden geçti
Muhabbetin kapısını kim açtı
Cümlesi de bir ikrarın çerisi
Ali'm yola gider menzili keser
Sofi nerde olsa yalanı basar
Bir kale yaptırmış on iki hisar
Sor nedendir duvarının örüsü
Dört kapısı vardır kırk da dükkanı
Üçyüz altmış altı gevher madeni
On yedi kişidir alıp satanı
Cümlesinin sarrafıdır birisi
O kalenin bedenine kuş konar
Kanadı üstünde kandiller yanar
Pir Sultan Abdal'ım secdeye iner
Aşık oldum gitmez benzim sarısı
-
-
-
Gurbet elde yad
ellerin derdini
Çekeyim de eğleneyim bir zaman
Yaralı sineme bal ile tuzu
Ekeyim de eğleneyim bir zaman
Sılaya gönderdim gönül kuşunu
Seyredip gidiyor dağlar başını
Akıttığın gözlerimin yaşını
Dökeyim de eğleneyim bir zaman
Aşıp gider var mı bizim illeri
Yel ırgalar zülfündeki telleri
Dostlarımın göreceği yerleri
Gezeyim de eğleneyim bir zaman
Pir Sultan Abdal'ım Seyyit Nesimi
Destan etti şu illerde sesimi
Uğrun uğrun bir kenarda yasını
Tutayım da eğleneyim bir zaman
-
-
-
Hiç bilmedim
sabahta sarı neden
Gelüp şu iklime girüp anneden
Şu kalbimin masum olduğu neden
Bilemedim eksik halim kusurum
Bahçede açılmış gülleri derem
Çok badeler içtim gönül coşuram
Değilim kazancı çiğler pişürem
Bilemedim eksik halim kusurum
.. kalem salup gelenler
Pirine arz edüp yolun sürenler
Pişmiş her kaplardan kısmet alanlar
Bilemedim eksik halim kusurum
Pir Sultan'ım niyet eden gitmeye
Kim can ü gönülden hizmet etmeye
Hak erenlerine gönül katmaya
Bilemedim eksik halim kusurum
-
-
-
Ela gözlü
yardan bize gel oldu
Varamam şu yerler yazlanmayınca
Hiç talip kalmadı ehl-i dil oldu
Gerçekler bilinmez izlenmeyince
Ali'yi sevenler ayan eylemez
Saklayıp sırrını beyan eylemez
Erenler nutkunu nihan eylemez
Muhabbet kurulup sözlenmeyince
Ali'yi sevenler gönül döşürür
Döşürür de aşk kazanın taşırır
Her mürşit çiğ talip mi pişirir
Ateş yakıp altı közlenmeyince
Pir Sultan Abdal'ım demek olur mu
Hercai dilbere emek olur mu
Rızasız lokmasın yemek olur mu
Mürşit nazarında tuzlanmayınca
-
-
-
Uyurken Üstüme
Geldi Erenler
Gafil Aç Gözünü Haydi Uyan Dediler
Serseri Kalma Şu Cihan içinde
Yürü Bir Gerçeğe Ey Can Dediler
Turnalar Turnalar Telli Turnalar
Samah Dönenlerde Çarha Girenler
Şahdan Bir Elma Geldi Elma Ne Güzel Elma
İçi Turunç Dişi Turunç Ne Güzel Elma
Eğlenin Turnalar Ben De Varayım
Haber Salalım Yoldaş Olalım
Uyandım Gafletten Açtım Gözümü
Kulak Verdim Canım Döndüm Yüzümü
Bir Ayrılık Çöktü Kara Yazımı
Şimdi Bir Gerçeğe Yürü Dediler
Pir Sultan Abdalım Düşmüş Er Sevdasına
Aşıklar Düşmesin El Sevdasına
Bir Nazar Kılmışım Kalbim Pasına
Eğer Aşık isen Üryan Dediler
-
-
-
Bir aşkın
deryasın boyla
Kıyısı öte mi dersin
Bir gerçeğe hizmet eyle
Emeğin yite mi dersin
Nadanı kondurma bağa
Düşürür seni tuzağa
Şekerler yedirsen sen zağa
Tuti olup öte mi dersin
Arifler yola giderler
İrfanda sohbet ederler
Nişansız yari n'ederler
Can gönül kata mı dersin
Bellidir kalbi boş olan
Nişan verendir hoş olan
Hercaiye yoldaş olan
Menzile yete mi dersin
Pir Sultan Abdal coşmayan
Aşk küresinde pişmeyen
İlkin Hakk'a ulaşmayan
Sonradan yete mi dersin
-
-
-
Emek Çektim Bir Ev
Yaptım Erenler
Yine Bu Güzele Bildiremedim
Bahar Geldi Çiçek Bitti Ot Bitti
Toprak Güldü Taşı Güldüremedim
Onüne İrehber Almış Kadıyı
Gelir Kitabın Okuyu Okuyu
Bürhan İle Buldum Yetmiş İkiyi
İkisin Bir Kaba Sığdıramadım
Yüreğimde Belli Belli Yaralar
Şeytan Kalbin Almış Gözün Köreler
Hakk'ı Niyaz Eylemeye Âr Eyler
Eğilip Bir Secde Kıldıramadım
Hû Demine Bir İkrarı Güdenin
Tu Yüzüne İkrarından Dönenin
Pîr Sultan'ım Münafığın Nâdanın
Gönül Aynasını Sildiremedim
-
-
-
Bir öğüdüm vardır
sana söyleyem
En iyi dostundan sakın sen seni
Öğüdüm dinlersen manası budur
En iyi dostundan sakın sen seni
Gelir senin ile güler de oynar
Ardınca önünce ayıbın söyler
Bir vakit gelince önüne çıkar
En iyi dostundan sakın sen seni
Senin ile hüsnün bahçesin gezer
Gönül aşk elinden satırlar yazar
Ardınca önünce kuyular kazar
En iyi dostundan sakın sen seni
Gelir senden önce yükseğe çıkar
Gözlerinden kanlı yaşını döker
Ayağın kayınca urganın çeker
En iyi dostundan sakın sen seni
Pir Sultan Abdal'ım böyle söyledi
İndi aşkın deryasını boyladı
Bunu işlemeyen kula söyledi
En iyi dostundan sakın sen seni
-
-
-
Erenler kahretti
saldı işkile
Gönlüm şifalandı gümana geldim
Ali oğlu çare eyle müşküle
Sana mürvet ile amana geldim
Can evinde muhabbetim azaldı
Gönül aşkın deryasında yüzerdi
Yarelerim sağalmışken tazeldi
Gaziler derdime dermana geldim
Hak'tan kula her ne gelirse haktır
Erkansız işlere ırızam yoktur
Erenlerin lutfu keremi çoktur
Yarem sızıladı imana geldim
Himmet edin erler bir dahi yetem
Kalbimden şekkile şüphemi atam
Zat-ı sıfat olam bir dilden ötem
Bir desti tutmaya damana geldim
Pir Sultan Abdal'ım gör bize n'oldu
Ali'nin gülbengi bize zulm oldu
Muhabbet yurduna vesvese doldu
Sen bir padişahsın demana geldim
-
-
-
Erenlere eş
olayım
Bu yola yoldaş olayım
İçeyim sarhoş olayım
Aymak elinden gelir mi
Alna yazılmış yazıyı
Besili körpe kuzuyu
Hakk'ın yazdığı yazıyı
Bozmak elinden gelir mi
Dere tepe dümdüz olur
Gece geçip gündüz olur
Gökte kaç bin yıldız olur
Saymak elinden gelir mi
Pir Sultan'ım der Hatayi
Dilimiz söyler hatayı
Pişmedik çiğ yumurtayı
Soymak elinden gelir mi
-
-
-
Banaz'dan sürdüler
bizi Sivas'a
Erler himmet edin ben gidiyorum
Garipçe canıma kıldılar cefa
Erler himmet edin ben gidiyorum
Gidi kafir gelir dedim imana
Kuzular ağlıyor hem yana yana
Getirip de haps ettiler zindana
Erler himmet edin ben gidiyorum
Gidi dideceğim yoldan kalmadı
Güzel Şah'a gelir dedim gelmedi
Pirimizden bize himmet olmadı
Erler himmet edin ben gidiyorum
Urganım çekildi sığındım dara
Üstüme döküldü ağ ile kara
Muhbirim üstünde çıralar yara
Erler himmet edin ben gidiyorum
Pir Sultan Abdal'ım kolum büküldü
Aktı gözüm yaşı yere döküldü
Ahir urgan boğazıma takıldı
Erler himmet edin ben gidiyorum
-
-
-
Ey benim divane
gönlüm
Dağlara düştüm yalınız
Bu cefaya kendi özüm
Pek mail oldum yalınız
Dağlar var dağlardan yüce
Can mı dayanır bu güce
Durmadan üç gün üç gece
Söylesem derdim yalınız
Şah'ın ayağına varsam
Hayırlı gülbengin alsam
Kızıl ırmaklara dolsam
Çağlasam akşam yalınız
Şah'ımın ırmağı aktır
Lezzeti şekerden çoktur
Bir Allah'tan büyük yoktur
Hak dedim durdum yalınız
Pir Sultan'ım der görenler
Pirlere niyaz edenler
Üçler, yediler, erenler
Mürvete geldim yalınız
-
-
-
Ey Benim Sarı
Tanburam
Sen Niçin Böyle Ağlarsın
Derdim Büyük, İçim Oyuk
Ben Şah'ım Deyü Ağlarım
Göğsüme Tahta Döşerler
Çaldıkça Bağrım Deşerler
Durmayıp Beni Okşarlar
Ben Şah'ım Deyü Ağlarım
Koluma Taktılar Perde
Uğrattılar Beni Derde
Kim Konar Kim Göçer Yurda
Ben Şah'ım Deyü Ağlarım
Koluma Takdılar Teli
Söylettiler Bin Bir Dili
Oldum Aynı Cem Bülbülü
Ben Şah'ım Deyü Ağlarım
Bağlamadır Benim Adım
Arşa Dayanır Feryadım
Pîr Sultan'dır Üstadım
Ben Şah'ım Deyü Ağlarım
-
-
-
Ey erenler
çün bu sırrı dinledim
Huzur-ı mürşide vardım bu gece
Hakikat sırrını andan anladım
Evliya merdanın gördüm bu gece
Mürşidim Muhammet buldum yolumu
Rehberim Ali'dir verdim elimi
Tiğbend ile bağladılar belimi
Erenler sırrına erdim bu gece
Erenler rahına eyledim iman
Kalmadı gönlümde şek ile güman
Ne bilir bu sırrı Yezid'le Mervan
Küll-i varım Hakk'a verdim bu gece
Andelip misali avaz ederek
Kati sema üzre pervaz ederek
Yedi aza ile niyaz ederek
Ayn-ı cem güllerin derdim bu gece
Pir Sultan'ım Hakk'a niyaz ederim
Erenler rahına doğru giderim
Küll-i varım Hakk'a teslim ederim
Hakk'ın cemalini gördüm bu gece
-
-
-
Ey sofi özüne bir
muradım var
Elin günahını sen mi görürsün
Yüzün kara bir külhanda yerin var
Ali divanına nasıl varırsın
Rehberin kim olduğunu bilmezsin
Kov ile gıybeti elden koymazsın
Ahrette yatacak yer de bulamazsın
Toprak kabül etmez nerde kalırsın
Lokman sofusunu eli tutarsın
Hakk'ın döşeğine yere yatarsın
Bilmem yetmiş iki dilden ötersin
Sen bu dilin kangısını bilirsin
Pir Sultan Abdal'ım böyle olunca
İhlas talip muradını alınca
Devir dönüp halin ile gelince
Sen de bu huy ile murdar olursun
-
-
-
Ey Yezit sen neden
yeldin kastıma
Erdebil'de Şah Safi'den buyruğum
İlettin Urum'a çoban eyledin
Sırtımdaki alet midir çağlığım
Mağripten de çatal nurlar doğarsa
Mümin kula Hak rahmeti yağarsa
Hasan Hüseyin bana sahip olursa
Yanımdakine çok olur eyliğim
Ol İmam Zeynel'e merdan uyarsa
İmam-ı Bakır'dan içer ayarsa
İmam Cafer buyruğunu duyarsa
Anın için Hak yanında baylığım
Musa Kazım ciğerimi yakıyor
Irmaklar Cennet'te kevser akıyor
Aslımız İmam Rıza'ya çıkıyor
Muhammet Ali'ye vardır soyluğum
Taki Naki'ye iradet getirdiğim
Düldül oldum Şah Ali'ye götürdüm
Yöğrük oldum üç yaşında satıldım
Kimseler de bilmez benim taylığım
Pir Sultan Abdal'ım alır satarım
Askeri Mehdi'ye meyil katarım
Mansur olup şu cihanı atarım
Her ağaçta olmaz benim yaylığım
-
-
-
Ne güzel de
muradıma ererken
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Ak gül kırmızı gül dererken
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Kızardı kayalar don giydi dağlar
Yeşil yaprak ile bezendi bağlar
Yar ile sahraya çıktığım çağlar
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Demir kafes idim doldum ıssıldım
Kurulu yay idim durdum kasıldım
Yemeden içmeden sudan kesildim
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Yaz gelende yazı yaban yurt olur
Ak sürüye kara koyun kurt olur
Sevip sevip ayrılması dert olur
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Pir Sultan Abdal'ım inem yarışam
Yarışam da ummanlara karışam
Başına gelmiş yok varam danışam
Felek beni nazlı yardan ayırdı
-
-
-
Felekler zuhur
olalı
Arttı derdim fizahım var
Günahım çoktur gamım yok
Mehdi gibi bir mahım var
Gayettir Ali'nin demi
İmam Hasan gevher kanı
Şah İmam Hüseyin gibi
Muallakta dergahım var
İmam Zeynel leyl ü nehar
İmam Bakır kırdı küffar
Mehr içinde İmam Cafer
Şemsi gibi bir mahım var
Musa-yı Kazım'a düştük
Ali Rıza'ya eriştik
Muhammet Taki'den içtik
Türlü türlü kadehim var
Pir Sultan'ım Naki candır
Askeri dindir imandır
Mehdi sahib-i zamandır
Mürvetli padişahım var
-
-
-
Fetva vermiş koca
başlı kör kadı
Şah diyenin dilin keseyim deyü
Satır yaptırmış Allah'ın laneti
Ali'yi seveni keseyim deyü
Şen kulların örüğünü uzatmış
Müminlerin baharını güz etmiş
On ikiler bir arada söz etmiş
Aşıkların yayın yaşayım deyü
Hakk'ı seven aşık geçmez mi candan
Korkarım Allah'tan korkum yok senden
Ferman almış Hıdır Paşa sultandan
Pir Sultan Abdal'ı asayım deyü
-
-
-
Firdevs-i
Ala'da bir yanal elma
On sekiz bin ilmin nuru dediler
Muhammet Mustafa Haydar-i Kerrar
Hünkar Hacı Bektaş Veli dediler
Çocuktu mektebe babası götürdü
Elif be demeden mana yetürdü
Akıttı pınarı susam bitürdü
Hacısı hocası beli dediler
Pirim der ki Bektaşiyim Bektaşi
Size nasip veren ol nasıl kişi
Sıkar un ederdi örk gibi taşı
Budur cümlemizden ulu dediler
Derildi geldiler halfeler pirler
Bektaşi namında er yok dediler
Bize bir yeşil el nasip verdiler
Görünce tanırız eli dediler
Er isen darı çeç üstünde otur
Ulu kişi isen maksudun bitir
Senedin var ise senedin getir
N'edelim senetsiz eli dediler
Kimi inandı beli bes dedi
Kimi inanmadı senet istedi
Ol Şah'ım anlara elin gösterdi
Budur ol Şah'ımız Ali dediler
Evvel Ali idi sonra Vel'oldu
Yol erkan bir zaman batında kaldı
Urum ellerinden nameler geldi
Budur Hakk'ın doğru yolu dediler
Pir Sultan Abdal'ım Şah'ım velidir
Cihanı bürüyen anın nurudur
Şüphemiz yok Hak Muhammet Ali'dir
Bilmeyene Mülcem soyu dediler
-
-
-
Tarikate ikrar
verdim
Lanet Yezit'ten el yudum
Muhammet Ali'yi gördüm
Firdevs-i ala içinde
Allah bir Muhammet haktı
Rehberim kemendi taktı
Çekti pire teslim etti
Firdevs-i ala içinde
Pirden nasihatı aldım
Ben belimi bağlı gördüm
Kendimi Mirac'da buldum
Firdevs-i ala içinde
Ben kutlu postuma geçtim
Sekahüm şerbetin içtim
Ol saat kıl-kalden geçtim
Firdevs-i ala içinde
Didar defterine geçtim
Münkir münafıkı seçtim
Mezhebde Cafere düştüm
Firdevs-i ala içinde
Mehdi'ye vardır niyazım
İmamlara bağlı özüm
Şükür didar gördü gözüm
Firdevs-i ala içinde
Pir Sultan'ım dünya fani
Bizdedir Hakk'ın nişanı
Hakk'a kurban verdim canı
Firdevs-i ala içinde
-
-
-
Gam elinden benim
zülfü siyahım
Peykan geldi sinem yaralandı gel
Suna başın için ağlatma beni
Bugün sevda candan araladı gel
Gamdan hisar oldum mekanım yurdum
İşitmez avazım dinlemez virdim
Bir değil beş değil on değil derdim
Düğümler baş verdi sıralandı gel
Hasretine vasıl olam mı böyle
Mecnun'a da baki kalır mı Leyla
Ölümlü dünyadır gel helal eyle
Yüklendi barhanam kiralandı gel
Ne çekerse dertli sinem dağ olmaz
Günler gelir geçer ömür çoğ olmaz
Teşevvüştür yaralarım sağ olmaz
Göğerdi çevresi karalandı gel
Pir Sultan Abdal'ım haftada ayda
Günler gelir geçer bulunmaz fayda
Gönül Hak arzular canım hayhayda
Toprağım üstüme kürelendi gel
-
-
-
Şu karşı yaylada,
göç katar katar,
Bir güzel sevdası serimde tüter,
Bu ayrılık bana ölümden beter,
Geçti dost kervanı, eyleme beni.
Şu benim sevdiğim başta oturur,
Bir güzelin derdi beni bitirir,
Bu ayrılık bana zulüm getirir,
Geçti dost kervanı, eyleme beni.
Ben gidersem sunam bana ağlama,
Ciğerimi aşk oduna dağlama,
Benden başkasına meyil bağlama,
Geçti dost kervanı, eyleme beni.
Gider isem bu il sana yurt olsun,
Münafıklar aramızda kurt olsun,
Ben ölürsem yüreğine dert olsun,
Geçti dost kervanı, eyleme beni.
Pir Sultan Abdal'ım dağlar aşalım,
Aşalım da dost iline düşelim,
Çok nimetin yedim helallaşalım,
Geçti dost kervanı, eyleme beni.
-
-
-
Gel Benim Sarı
Tanburam
Sen Ne İçin İnilersin
İçim Oyuk, Derdim Büyük
Ben Anınçin İnilerim
Koluma Taktılar Teli
Söyletirler Bin Bir Dili
Oldum Ayn-ı Cem Bülbülü
Ben Anınçin İnilerim
Koluma Taktılar Perde
Uğrattılar Bin Bir Derde
Kim Konar Kim Göçer Burda
Ben Anınçin İnilerim
Göğsüme Tahta Döşerler
Durmayıp Beni Okşarlar
Vurdukça Bağrım Deşerler
Ben Anınçin İnilerim
Gel Benim Sarı Tamburam
Dizler Üstünde Yatıram
Yine Kırıldı Hatıram
Ben Anınçin İnilerim
Sarı Tanbur Benim Adım
Arşa Çıkıyor Feryadım
Pîr Sultan'ımdır Üstadım
Ben Anınçin İnilerim
-
-
-
Hasretinle
beni üryan eyledin
Beklerim yolların gel efendim gel
Gönül kuşu kalktı cevlan eyledi
Beklerim yolların ali ali gel efendim gel
Evvel ahir sensin dönmezem senden
Meyl ü muhabbetin çıkar mı candan
Gönül göç eyledi kevn ü mekandan
Beklerim yolların gel efendim gel
Tevarih çoğaldı da hadden aştı
Urum sofuları bildiğin şaştı
Şimdi gayret Şah-ı Merdan'a düştü
Gözlerim yolların gel efendim gel
Horasan'dan kalktı Hind'i yararak
Top top olmuş hariciler kırarak
Bendelerin Şah'ına yalvararak
Beklerim yolların gel efendim gel
Bozuldu yolcular yollarda kaldı
Ayin erkan gitti dillerde kaldı
Bendelerin zayıf hallerde kaldı
Beklerim yolların gel efendim gel
Pir Sultan'ım Allah Allah diyelim
Gelin nikabını elden koyalım
Takdir böyle imiş biz ne diyelim
Beklerim yolların gel efendim gel
-
-
-
Aç artık dost
kollarını
Gel ey dostum yavaş yavaş
Yol karlık gözüm görmez
Gel ey dostum yavaş yavaş
Haydar-ı şah senin adın
Bilirim sende muradım
Çok peygambere uğradım
Gel ey dostum yavaş yavaş
Bir su içtim derin gölden
Hiç ayrılmam ben bu yoldan
Arif olan anlar halden
Cahillerden bilen yoktur
Pir Sultan'ım konar göçer
Halini bilene açar
Misafirler gelir geçer
Eğlenip de kalan yoktu
-
-
-
Gel ey zahit bizim
ile çekişme
Hakk'ın yarattığı kul bana neyler
Kendi kalbin arıt bize ilişme
Bendeki küfr sendek'imana neyler
Zahit sen bu sırra erem mi dersin
Erenler halinden bilem mi dersin
Mescit hak meyhane haram mı dersin
Hak olan mescide meyhane neyler
Zahit sen bu yola diken ekersin
Hatıra dokunur gönül yıkarsın
Yüküm vardır deyü zahmet çekersin
Yavuz baçcı yüksüz kervana neyler
Sekiz derler şol Cennet'in kapısı
Hakk'a doğru açılırmış hepisi
Korkusun çektiğin Sırat köprüsü
Onu doğru geçen insana neyler
Pir Sultan Abdal'ım er haksın er hak
Münkir olanlardan ıraksın ırak
Kurdun işi namert lokmasın yemek
Hak için adanan kurbana neyler
-
-
-
Gel güzelim kaçma
benden
Yad değiliz bülbülüz biz
Biz yol ehli kardaşlarız
Erkan içinde yoluz biz
Söyleşelim halden hale
Dilleşelim dilden dile
Biz gezeriz ilden ile
Taze açılmış gülüz biz
Gel söyleşelim bu sözü
Hakk'a edelim niyazı
Ko kınasın iller bizi
... biz
Eğer zahirde batında
Görünen her sıfatında
Cevahir sarraf katında
Nadan yanında puluz biz
Pir Sultan'ım ne ağlarsın
Gözünden kan yaş dağlarsın
Sen bizden ateş umarsın
Yanmış üfrülmüş külüz biz
-
-
-
Gel imdi oku ol
Ümmül Kitab-ı
Gözü ile görmüş var mıdır Hakk'ı
On iki bahçede kırk sekiz kapı
Daim hizmetinde duran kul nedir
Başlayım yoluna ben de Ali'nin
Duası makbuldür gerçek velinin
Üçyüz altmış altı selvi dalının
Budağında açan iki gül nedir
Sana mana verdim sen de al imdi
Eğer arif isen sen de bil imdi
Ezelden Cennet'te sen de bu imdi
Bir kandil içinde iki nur nedir
Pir Sultan Abdal'ım çağır ya Gani
Veren Allah yine alır ol canı
Gönül bir gemidir akıl dümeni
Akıl dümen ya söyleyen dil nedir
-
-
-
Sabah olur koyun
kuşluğa gelir
Her koyun arar da kuzusun bulur
Ağca koyun meler arada kalır
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Benim kuzum kuzuların beyidir
Ağca koyun yüreğimin yağıdır
Anın gideceği Yıldız Dağı'dır
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Koyun meler kuzusunun adı yok
Sıra sıra küleklerin südü yok
Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Koyunun başına bodcak takayım
Yönüm dönüp o koyuna bakayım
Kuzun nerde ise kuzun bulayım
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Koyun sen şurada kuzlamadın mı
Sağını solunu gözlemedin mi
Aç kurt gelir diye gizlemedin mi
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Dereye aşağı gider kurt izi
Kurt ağzında gördüm bir körpe kuzu
Seversen Mevla'yı ağlatma bizi
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Seni yayan çoban bir delikanlı
İbrişim bıyıklı hem ince belli
Sağında solunda püskülü belli
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Seni yayan çoban yetip gitmesin
Bahçesinde lale sünbül bitmesin
Seni incitenler Hakk'a yetmesin
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Pir Sultan Abdal'ım bu kuzu n'oldu
Koyunun feryadı ciğerim deldi
Yoksa bir aç kurt mu kuzunu aldı
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
-
-
-
Gelin canlar bir
olalım
Münkire kılıç çalalım
Hüseyn'in kanın alalım
Tevekkeltü taalallah
Özü öze bağlayalım
Sular gibi çağlayalım
Bir yürüyüş eyleyelim
Tevekkeltü taalallah
Açalım kızıl sancağı
Geçsin Yezid'lerin çağı
Elimizde aş bıçağı
Tevekkeltü taalallah
Mervan soyunu vuralım
Hüseyn'in kanın soralım
Padişahın öldürelim
Tevekkeltü taalallah
Pir Sultan'ım geldi cuşa
Münkirlerin aklı şaşa
Takdir olan gelir başa
Tevekkeltü taalallah
-
-
-
Gelin kardaş
pirden ayak tutalım
Biz tutalım tutmayandan bize ne
Hakikatı muhabbete katalım
Biz katalım katmayandan bize ne
Bizim dine yeni bir din demişler
Bir lokmayı kırk can ile yemişler
Erenler de doğru yolu komuşlar
Biz gidelim gitmeyenden bize ne
Bizim yine evvel baharımızdan
Her demde çığruşur seherimizden
Alın ey sofular gevherimizden
Biz satarız satmayandan bize ne
Yine hak sendedir sen sana bakın
Kalbini pak eyle küfürden sakın
Biz niyaz kılalım can Hakk'a yakın
Biz kılalım kılmayandan bize ne
Pir Sultan Abdal'ım ikrar güdelim
Biz bizi görelim eli n'edelim
Sınık gönülleri mamur edelim
Biz edelim etmeyenden bize ne
-
-
-
....
Pirimin sevdası burnumda tüter
Bir ayrılık vardır ölümden beter
Gelin rıza ile gönderin bizi
Benim pirim yücelerde oturur
Bu muhabbet tez ayrılık getirir
Her gördükçe benim aklım yitirir
Gelin rıza ile gönderin bizi
Ben gidersem yaşın yaşın ağlama
Ciğerciğin aşk oduna dağlama
Kalktı nasibimiz bizi eğleme
Gelin rıza ile gönderin bizi
Gidersem bu yerler size yurd olsun
Ara yerin münafıkı kurt olsun
Ben gidiyom yüreğine dert olsun
Gelin rıza ile gönderin bizi
Pir Sultan Abdal'ım nerden aşalım
Aşalım da dost köyüne düşelim
Çok tuz etmek yedik helallaşalım
Gelin rıza ile gönderin bizi
-
-
-
Gelin yiyelim
içelim
Bu güzellik geçer bir gün
Alem yaran yaran olmuş
Ali'm sırrın açar bir gün
Yeyip yediren bir adem
Eksik etmez Bari Hüda'm
Gök ekine misal adem
Anı eken biçer bir gün
Yeyip yedirmesi hoştur
Dayan, kahbe yürek taştır
Can dedikleri bir kuştur
Kuş kafesten uçar bir gün
Ağaçlarda yeşil yaprak
Bastığımız kara toprak
Yer altında kefen yırtmak
Boynumuzdan aşar bir gün
Pir Sultan'ım düşümüzde
Uzak değil karşımızda
Baykuş mezar taşımızda
Dertli dertli öter bir gün
-
-
-
Evvel bu dergahtan
kısmet
Alır da var almaz da var
Tarikate kadem basıp
Gelir de var gelmez de var
Bazını almış destine
Hizmet ederdi dostuna
Ahd ile ikrar üstüne
Durur da var durmaz da var
Olayım der isen Hızır
İrfan defterine yazıl
Hak her yerde hazır nazır
Görür de var görmez de var
İçin bizim dolumuzdan
Çıkman sakın yolumuzdan
Pir Sultan'ım halimizden
Bilir de var bilmez de var
-
-
-
Gelmiş İken Bir
Habercik Sorayım
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın
Gerçek Erenlere Yüzler Süreyim
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
Alçağında Al Kırmızı Taşın Var
Yükseğinde Turnalardan Eşin Var
Ben De Bilmem Ne Talihsiz Başın Var
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
Benim Şah'ım Al Kırmızı Bürünür
Dost Yüzün Görmeyen Düşman Bilinir
Yücesinden Şah'ın İli Görünür
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
El Ettiler Turnalar Kazlara
Dağlar Yeşillendi Döndü Yazlara
Çiğdemler Taşınsın Söyle Kızlara
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
Şah'ın Bahçesinde Gonca Gül Biter
Anda Garip Garip Bülbüller Öter
Bunda Ayrılık Var Ölümden Beter
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
Ben De Bildim Şu Dağların Şah'ısın
Gerçek Erenlerin Nazargâhısın
Abdal Pir Sultan’ın Seyrangâhısın
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
-
-
-
Güzeller semtinden
bize gel oldu
Varamam şu iller yazlanmayınca
Kalmadı hiç talib ehl-i dil oldu
Gerçekler bilinmez azlanmayınca
Yezid'e verildi cevr ile cefa
Mümine verildi zevk ile sefa
Bunda inanmazlar, lafınız hava
Yalan ile gerçek gözlenmeyince
Ali'yi seversen dilinden koma
Bek sakla sırrını kimseye deme
Bu bir sırr-ullahtır beyan eyleme
Cemiyet kurulup sözlenmeyince
Ali'yi sevenler gönül düşürür
Düşürüben aşk kazanın taşırır
Değme rehber çiğ talib mi pişirir
Ocaklar yanıp ta közlenmeyince
Pir Sultan Abdal'ım demek mi olur
Hercai güzele emek mi olur
Terbiyesiz, ey can semek mi olur
Mürşit huzurunda tuzlanmayınca
-
-
-
Gezdim seyrettim
dünyayı
Şu dünyada melamet var
Silindi gönlümün pası
Yüreğimde zılalet var
Ne yolcular izin izler
Ne meşayih sırrın gizler
Ne kadı şer'isin gözler
Ne beylerde adalet var
Ne kız hicap saklar
Ne gelinler usül bekler
Ne kocalar özün yoklar
Ne yiğitte marifet var
Şeriat göğe çekildi
Yüz suyu yere döküldü
Alem zulm ile yakıldı
Kıyametten işaret var
Pir Sultan'ım eyder erlik
İşin bilmektir serverlik
Allah'a yakışır benlik
İnsanda da keramet var
-
-
-
Bir tenhada gördüm
o nazlı yari
Böyle uğrun uğrun baktı gidiyor
Siyah saçlarını dökmüş yüzüne
Gönlümü ateşe yaktı gidiyor
Yüzüne baktıkça tutuldu dilim
Kırıldı kollarım tutmuyor elim
Hey dost bu diyarda n'olacak halim
Gözlerimden kan yaş aktı gidiyor
Dost dost diye dostu hergün sorarım
Yitirdim o yari durmaz ararım
Abdal Pir Sultan'ım edem kervanım
Bak işte sel gibi yıktı gidiyor
-
-
-
Gine dertli dertli
iniliyorsun
Sarı turnam sinen yaralandı mı
Hiç el değmeden de iniliyorsun
Sarı turnam sinen parelendi mi
Yoksa sana yad düzen mi düzdüler
Perdelerin tel tel edip üzdüler
Tellerini sırmadan mı süzdüler
Sarı turnam sinen yaralandı mı
Bahar seli gibi akıp çağlama
Dertli ötüp yüreğimi dağlama
Üstadını buldurayım ağlama
Sarı turnam sinen yaralandı mı
Yas mı tuttun giyinmişsin karalar
Senin derdin açar bana yaralar
Esiri der nedir buna çareler
Sarı turnam sinen yaralandı mı
Turnam niçin ahvalimi bilmezsin
Bendeki yaralar türlü türlüdür
Öğüt versem öğüdümden almazsın
Bendeki yaralar türlü türlüdür
Uçup havalanma yellere karşı
Bülbül figan eder güllere karşı
Gel beni ağlatma ellere karşı
Bendeki yaralar türlü türlüdür
Pir Sultan Abdal'ım ben de böyleyim
Emir haktan geldi kime neyleyim
Derdim çoktur hangisini söyleyim
Bendeki yaralar türlü türlüdür
-
-
-
Gitme Giden
Gitme Sual Sorayım
Ya Ne Bu Dünyanın Üstünde Durur
Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm
Dünya Sarı Öküz'ün Üstünde Durur
Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram
Ya Bu Öküz Neyin Üstünde Durur
Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm
Öküz De Bir Salın Üstünde Durur
Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram
Ya Bu Sal Da Neyin Üstünde Durur
Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm
Sal Da Bir Balığın Üstünde Durur
Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram
Ya Bu Balık Neyin Üstünde Durur
Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm
Balık Da Deryanın Üstünde Durur
Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram
Ya Bu Derya Neyin Üstünde Durur
Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm
Derya Da İkrarın Üstünde Durur
Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram
Ya Bu İkrar Neyin Üstünde Durur
Pır Sultan’ım Der Ki Ben Onu Gördüm
İkrar Da İmanın Üstünde Durur
-
-
-
Bir ulu
kervandır hak kuyusunda
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Yeni de kurtulduk gamdan kederden
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru
Helallik vermedik kavim kardaşlar
Yandı yüreciğim ciğerim haşlar
Üç gün üç gecedir yağan yağışlar
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru
Pir Sultan Abdal'ım coşup gideriz
Düşüp aşk eline taşıp gideriz
Ayınan yıldızı aşıp gideriz
Gitti kervanımız Ali'ye doğru
Hünkar Hacı Bektaş Veli'ye doğru
-
-
-
İsm-i azam
duasıdır
Hergiz usanılmaz imiş
Uçtu bülbül kafesinden
Göçen canlar dönmez imiş
Alay göçmüş yurd'uğradım
Bir acıkmış kurd'uğradım
Bir acayip derd'uğradım
Çekmeyenler bilmez imiş
Ezelidir gönül ezel
Olur bahçelerde gazel
Gel ahımı alma güzel
Bir ah yerde kalmaz imiş
Cevrilüben konan iller
Yaylamızdır Çamlıbel'ler
Bülbülün arzusu güller
Hüb açılan solmaz imiş
Pir Sultan'ım Emirzade
Gel sırrını verme yade
Gaziler fani dünyada
Pir ağlatan gülmez imiş
-
-
-
Mihman olmuşum
gelmişim
Hakk'a bağlamışım özüm
Ev sahibi iki gözüm
Gönder bizi safa ile
Gelin örselemen bizi
Hakk'a ısmarladık sizi
Ayağın tozuna yüzü
Sürdür bizi safa ile
Sürüye katılan koçlar
O da Hakk'ın emrin işler
Yiyip içtiğim kardaşlar
Gönder bizi safa ile
Hey dedeler hey babalar
Yerde gökte hü diyenler
Rıza lokmasın yiyenler
Gönder bizi safa ile
Gidiyoruz hoşça kalın
Gahi siz de bize gelin
Yolumuza yoldaş olun
Gönder bizi safa ile
Pir Sultan ere varalım
Hak divanına duralım
Yolcu çizmesin giyelim
Gönder bizi safa ile
-
-
-
Gönül arzediyor
dosta gitmeyi
Aman Allah yolun pareler beni
Ölem de kurtulam elin dilinden
Yuyalar kefene saralar beni
Bu dünyada hiçbir eyi kalmamış
Yaralısın ama cerrah gelmemiş
Elif sevdiğine malum olmamış
Yakma yar oy diyor yareler beni
Ben Allah'tan gelen gazadan kaçmam
Sürahi dibinden badeler içmem
Alem bir yan olsa ben yardan geçmem
Meğer ahdedeler vuralar beni
Hü hü hü hü hü hü hü hü
Semah dönenler dost haslar hasıdır
Semah dönmeyenler neyin nesidir
Hü hü hü hü hü hü hü hü
Evleri var Gürcüm damda tevekte
Yar gele derdime merhemler kata
Mezarım üstünde bu otlar bite
Meğer çift koşalar süreler beni
Pir Sultan Abdalım can göğe ağmaz
Hak'tan emrolmazsa ırahmet yağmaz
Bu ellerin sözü hiç bana değmez
İlle dostun gülü yareler beni
Hü hü hü hü hü hü hü hü
Semah dönenler dost haslar hasıdır
Semah dönmeyenler neyin nesidir
Hü hü hü hü hü hü hü hü
-
-
-
Gönül azm ediyor
azm-i didarı
Yenilmiyor efkarımız ne acep
Garip bülbül gibi kılarım zarı
Açılmıyor gülşenimiz ne acep
Her dem aşkın kervanları çekilir
Şu didemden kanlı yaşlar dökülür
Günden güne yaralarım sökülür
Artar gider firkatımız ne acep
Pir Sultan Abdal'ım dosta mailim
Yüz sürüben kapısında sailim
Hak'tan gelen tecellime kailim
Böyle imiş kaderimiz ne acep
-
-
-
Gönül gel karardan
aşma
Sözüm sana meveddettir
Gafillen bacadan düşme
Evvel kapı şeriattır
Şeriattan edep öğren
Al bu pendi belin bağlan
İlimle üstad olur oğlan
Kimi farz kimi sünnettir
Eğer bu sırra erersen
Dolan kapıdan girersen
Tarikat farzın sorarsan
Yedi farz üçü sünnettir
Gelin girelim bu babı
Açılsın aşkın kitabı
Eğer anlarsan hesabı
Andan sonra tarikattır
Tarikat bir oddur yakar
Kimi ham kimi has çıkar
Her aşık bir çakmak çakar
Çırağın yakan üstatdır
Tarikatta kamil olan
İlmi ile amil olan
Bu yolda mükemmerl olan
Evvel mertebe hizmettir
Hizmet erenler yoludur
Cümle ilmin evvelidir
Ahdimiz kalu beli'dir
Bundan dönen kişi mattır
Kend'özümüze gelelim
Tarikat nedir bilelim
Yoklukta sefil olalım
İbtida yüz iradettir
İbtida talip olunca
Düşmana galip olunca
Dört can bir kalıp olunca
Menzili bi-nihayettir
Hakikat genc-i nihandır
Marifet gevher-i kandır
Yedi yüz yetmiş mizandır
Ötesi ilm-i hikmettir
Mürebbisi Ali gerek
Dört kapıda eli gerek
Müsahibin hali gerek
Zira Ali Muhammet'tir
Pir Sultan der kalu beli
Dedik ya Murtaza Ali
Kim kadeh içer kim dolu
Bu bize bir acep derttir
-
-
-
Gönül ne yatarsın
gaflet içinde
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
Özünü zulümden kurtaram dersen
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
Evliyalar enbiyalar varisi
Kalkar hacet diler gece yarısı
Çığrışır ötüşür arşın horozu
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
Evliyalar enbiyalar bilüşür
Müezzinler Allah Allah çığrışur
Gökte aziz melaikler seğrişür
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
Allah'ım cömertsin cömert ganisin
Halil gelsin hulle donu biçilsin
Rabbim uyumazken sen ne uyursun
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
Pir Sultan'ım sevdiğine ağlasın
Yezitler bağrına kara bağlasın
Mümin kullar dergahında eğlesin
Doğdu seher vaktı kalk hacet dile
-
-
-
Gel benim
derdime bir derman eyle
Alemler derdine derman olan Şah
Kapına yüz sürem bir ferman eyle
Gönül yarasına Lokman olan Şah
Bir ismin Hayder'dir bir ismin Ali
Hak Murtaza sensin hem cömert veli
Cihanın ahiri hem de evveli
Vilayet mülküne sultan olan Şah
Seyrangahın olmuş arşın yücesi
Düldül'ün sahibi Kanber hocası
Server Muhammed'in Miraz gecesi
Yedinci felekte arslan olan Şah
Musa asasını ejderha kılan
Leşker-i Yezid'e korkular salan
Muhammet aşkına Zülfikar çalan
Kamu müminlere imam olan Şah
Pir Sultan Abdal'ım meydanda merdim
Elimde tesbihim evradım virdim
Her nereye baktımsa Ali'yi gördüm
Garip gönüllere mihman olan Şah
-
-
-
Seyredelim
Horasan'ın ilini
Gördüm iki turna güzel turnalar
Tavaf ettim imamların yerini
Gördüm iki turna güzel turnalar
Muhammet bizimdir Ali bizimdir
Erkanı bizimdir yolu bizimdir
Değmesin yad avcı teli bizimdir
Gördüm iki turna güzel turnalar
Muhammet Ali'den parıldar damlar
Elinde doğar ol şems ile kamer
Yaylağı Yıldız'dır gözleği Kemer
Gördüm iki turna güzel turnalar
Şu gelen avcıdan hazerim deyu
Ezel ki ikrarı bozarım deyu
Çığrışır Tebriz'de öterim deyu
Gördüm iki turna güzel turnalar
Pir Sultan Abdal'ım kendi halinde
Kalmadılar evliyanın yolunda
Kalkıştı da gitti Ali gölünde
Gördüm iki turna güzel turnalar
-
-
-
Gün tutuşur
canım gece tutuşur
Zindanlarda tutsak canlar tutuşur
Gülüm toprak olur yele karışır
Yürür gelir canlar yollar tutuşur
Sıvas ellerinde sazım tutuşur
Söz tutuşur canım türkü tutuşur
Teller bizi söyler diller yarışır
Özgürlüğü yazan kalem tutuşur
Canlar can olur da eller tutuşur
Dost evnide canım sevda tutuşur
Pir Sultanlar ölmez binler yetişir
Akar gelir canlar tarih tutuşur
-
-
-
Gurbet elde yad
ellerin derdini
Çekeyim de eyleneyim bir zaman
Yaralı sineme bal ile tuzu
Ekeyim de eyleneyim bir zaman
Sahile uçurdum gönül kuşumu
Sıyırdı gidiyor dağlar başını
Mihri gibi gözlerimin yaşını
Dökeyim de eyleneyim bir zaman
Pir Sultan Abdal'ım seyit esimi
Şu aleme destan ettim sesimi
Uğrun uğrun sevdiğimin yasını
Çekeyim de eyleneyim bir zaman
-
-
-
Güzel aşık
cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi
Çıkalım meydan yerine
Gidelim Ali seyrine
Canı başı Hak yoluna
Koyamazsın demedim mi
Pir Sultan Ali şahımız
Hakka ulaşır rahımız
Oniki imam penahımız
Uyamazsın demedim m
-
-
-
Güzellerin zülfü
destedir deste
Erenler har için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezer bir zaman hasta
Hasta halin nedir der bulamadim.
Pir Sultan Abdalım dağlar ben olsam
Üstü mor sünbüllü bağlar ben olsam
Alem çiçek olsa arı ben olsam
Dost dilinden datlı bal bulamadım
-
-
-
Hak bizi
yoktan var etti
Şükür yoktan vara geldim
Yedl kat arşa asılı
Kandildeki nura geldim
Eyyub ile ten erittim
Lal-ü mercan gevher tuttum
Vuslat ile taş arıttım
Ben bu yolu süre geldim
Yunus'la ummana daldım
Kırk gün balık içre kaldım
Davut'la demirci oldum
Örse çekiç ura geldim
Gurbet elinde çatıldım
Ana rahmine yatıldım
İbrahim'le oda atıldım
Gülistanda nara geldim
Sahabelere uğradım
Kudret lokmasın doğradım
Er bir dedim, Hak bir dedim
Bini saydım bire geldim
Bir muazzam büyük şora
N'istersen bulunur ara
Kapısı on iki pare
İstediğim şara geldim
İçi altın dışı gümüş
Suyu şekerle bal imiş
Böyle bezesten düzülmüş
İstediğim yere geldim
Deniz çaldım asa ile
Göğe ağdım İsa ile
Tur dağında Musa ile
Münacatta dura geldim
Pir Sultan Abdal coşkuna
Gel otur gönül köşküne
On iki imam aşkına
Ben bu seri vere geldim
-
-
-
Hak için kendini
kurban eyleyen
Şah-ı Merdan oğlu İmam Hüseyin
Cümle erenlere ferman eyleyen
Erenler serdarı İmam Hüseyin
Muhammet Ali'nin çeşmi çerağı
Erenler rahının bir gül-i bağı
Ciğerler paresi gönül durağı
Gözlerimin nuru İmam Hüseyin
Ceddi Muhammet'tir atası Ali
Anası Fatıma cihana veli
Cümle evliyalar ederler beli
Evliyalar piri İmam Hüseyin
Batının sultanı müminin şahı
Gayıp aleminin şems ile mahı
Şah Hüseyn'em deyu ederler ahı
Matem ile zarı İmam Hüseyin
Pir Sultan Abdal tut damenin anın
Düşmanına düşman ol hanedanın
Nur-ı çeşmidürür Şah Murtaza'nın
Erenler hünkarı İmam Hüseyin
-
-
-
Hak Muhammet Ali
Haydar
Kılavuzdur çekip gider
Vilayet madeni cebbar
Dost zülfüne takıp gider
Şu aleme ün eylemiş
Kaşların keman eylemiş
Güzelliğin şan eylemiş
Nicelerin yakıp gider
Bülbül oldum dost bağında
Öterim yolun sağında
Bir tıfıl hubluk çağında
Serhoş serhoş bakıp gider
Alem hüsnüne bakışır
Gerdanda benler tokuşur
Ancak yeşil don yakışır
Ebruların döküp gider
Sineme vurdular kanca
Mahi-taban gülü gonca
Uzun boylu beli ince
Kaşlarını yıkıp gider
Pir Sultan'ım söyler dilden
Her ne dersen gelir elden
Al rengini almış gülden
Burcu burcu kokup gider
-
-
-
Hakikat bir gizli
sırdır
Açabilirsen gel beri
Küfr içinde iman vardır
Seçebilirsen gel beri
Şüphe getirme gönlüne
Hak perde çeker önüne
Dondan bir gömlek eğnine
Biçebilirsen gel beri
Ata ana kavim kardaş
Olduk Hak ehline yoldaş
Can ile baştan ey kardaş
Geçebilrsen gel beri
Pir Sultan'ım ere yettik
Vardık pir damenin tuttuk
Biz ağuyu bala kattık
İçebilirsen gel beri
-
-
-
Sabır kıla kıla
canıma yetti
Hasmını ararsan bundadır aşık
Kamil oldum deyü dava edersin
Hamakat nişanı kimdedir aşık
Ehl-i dil olmadan söyleme hemen
Senin mücadelen benimle neden
Muhammet Mustafa göçtü dünyadan
Muhammed'in nuru kimdedir aşık
Ben de bilmedim nasıl sevdadır
Heman çekticeğim kuru kavgadır
Nebi Medine'de, Musa Tur'dadır
Muhammed'in nuru kimdedir aşık
Gözle erkanını dönme yolundan
Dererler de goncasını gülünden
Pir Sultan'ım hü der, almam elinden
Senin sende benim bendedir aşık
-
-
-
Hasretinle beni
hasta eyledi
Halımı sormaya yar sen mi geldin
Şu garip gönlümün bağı bostanı
Ayvası turuncu nar sen mi geldin
Bülbüller ötüyor dostun bağında
Arzum yarım kaldı göğsün ağında
Ellerim kelepçe cellat uğrunda
Kollarım çözmeye car sen mi geldin
Abdal Pir Sultan'ım sen seni düşün
Güzelsin sultanım bulunmaz eşin
Giyinmiş kuşanmış türlü kumaşın
Bezenmiş bedestan şar sen mi geldin
-
-
-
Yüce yüce
dağlardan mı gelirsin
Hayır mı gök turnam yardan ne haber
Benim sevdiğimi sen de bilirsin
Hayır mı gök turnam yardan ne haber
Koyuverin ben yarime varayım
Muradıma maksuduma ereyim
Sen bilmezsen ağ kuğudan sorayım
Hayır mı gök turnam yardan ne haber
Benim yarim kıya kıya bakınır
Ak ellere al kınalar yakınır
O da senin gibi güller sokunur
Hayır mı gök turnam yardan ne haber
Benim yarim gezişinden bellidir
Ak elleri deste deste güllüdür
İbrişim kuşaklı ince bellidir
Hayır mı gök turnam yardan ne haber
Pir Sultan Abdal'ım güllerin beştir
Yarimden ayrıldım günlerim hiçtir
Kılavuzun birdir katarın kaçtır
Hayır mı gök turnam yardan ne haber
-
-
-
Hazret-i Şah'ın
avazı
Turna derler bir kuştadır
Asası Nil deryasında
Hırkası bir derviştedir
Nil deryası umman oldu
Sarardı gül benzim soldu
Bakışı arslanda kaldı
Darbı dahi bir koçtadır
Ali'm bilmezdi benliği
Dilde tutmazdı kinliği
Zülfikar'ın keskinliği
Zerrecesi kılıçtadır
Özen güzel Ali'm özen
Var kendine bir yar kazan
Hayrını şerrini yazan
Sağ yanında feriştedir
Nerde Pir Sultan'ım nerde
Özümüz asılı darda
Yemen'den öte bir yerde
Dahi Düldül savaştadır
-
-
-
Kalbi kara kallaş
sofi
Şu cihana gelse gerek
Adı Helal Zade konmuş
Helal haram yese gerek
Helal haram yiyen kişi
Hakk'ınan yoktur bir işi
Oturmuş da sallar başı
Zikrullahım dese gerek
Görmez amma gönül katar
Çıkmaz yataklarda yatar
Ödünç alır ödünç satar
Karı ziyan olsa gerek
Hem pirinden gülbank alır
Nasihata kulak urur
Nefis için mihman olur
Ben hacıyım dese gerek
Pir Sultan'ım varmayanlar
Pir cemalin görmeyenler
Bir ikrara durmayanlar
İmansızca ölse gerek
-
-
-
Hak peyik
yollamış selam eylemiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Onlar da özünü Hakk'a yetirmiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Uymayasın kör şeytanın sözüne
Dön gidelim Muhammed'in izine
Kul olanın uyku girmez gözüne
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Uyuma ki Muhammed'i göresin
Yaradan Allah'tan kısmet alasın
Günahlıysan günahsızdan olasın
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Nuh'u Nebi ile kaldık gemide
Tabip gerek bu yarama em ede
Kimi kilisede kimi camide
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Pir Sultan Abdal'ım hayal düş gelir
Her gün bahar gitmez bir gün kış gelir
Yaradan'a yalvarması hoş gelir
Her sabah her sabah yalvarır kullar
-
-
-
Hak peyik yollamış
selam eylemiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Onlar da özünü Hakk'a yetirmiş
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Uymayasın kör şeytanın sözüne
Dön gidelim Muhammed'in izine
Kul olanın uyku girmez gözüne
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Uyuma ki Muhammed'i göresin
Yaradan Allah'tan kısmet alasın
Günahlıysan günahsızdan olasın
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Nuh'u Nebi ile kaldık gemide
Tabip gerek bu yarama em ede
Kimi kilisede kimi camide
Her sabah her sabah yalvarır kullar
Pir Sultan Abdal'ım hayal düş gelir
Her gün bahar gitmez bir gün kış gelir
Yaradan'a yalvarması hoş gelir
Her sabah her sabah yalvarır kullar
-
-
-
Hey erenler bir
hayale uğradım
Gafilim bu yere geldim bu gece
Garip düştüm kimse bilmez halimden
Kadir Mevla'm eyle yardım bu gece
Katar katar zibalar, sen ben güzel
Yaran güzel sohbet güzel cem güzel
Doldur doldur doluları sun güzel
Sanırım Kadir'e erdim bu gece
Bülbül gibi şakır m'ola dilleri
Sema döner kadeh tutan elleri
Firdevs bahçesinde gonca gülleri
Aklıma geldi de derdim bu gece
Pir Sultan'ım faş eylemez bu sırrı
Etrafımız aldı ihlasın kızı
Huri midir melek midir her biri
Sanırım Cennet'e girdim bu gece
-
-
-
Hızır Paşa gibi
zalim var ise
Ne yapayım benim de bir ahım var
Senin tuğlu padişahın var ise
Benim arkam kalem bir Allah'ım var
Şol icra Tanrı'sız yatmaz uyumaz
Kimsenin hakkını kimseye komaz
Hünkar sağır olmuş ünümü duymaz
Masumlar boğdurur padişahım var
Gönül verdim ikrar verdim Haydar'a
Geçmem beni etseler pare pare
Irafızı diye çektiler dara
Acep benim bunda ne günahım var
Pir Sultan Abdal'ım yed-ullahımız
Batına hükmeder padişahımız
Sahip çıkar miskin kul'Allah'ımız
Şefaat edecek güzel Şah'ım var
-
-
-
Hü diyelim
gerçeklerin demine
Gerçekierin demi nurdan sayılır
On'ki imam katarına düzülen
Muhammet Ali'ye yardan sayılır
İhlas ile gelen bu yoldan dönmez
İkilikten geçip birliğe ermez
Eri Hak görmeyen Hakk'ı hiç görmez
Gözü bakar amma körden sayılır
Bir talip ki ikrarında durursa
Çerağ gibi yanıp yağı erirse
Eksikliğin kendisinde görürse
O da erdir gerçek erden sayılır
Üç gün imiş şu dünyanın safası
Safasından artık imiş cefası
Gerçek erenlerin nutku nefesi
Biri kırktır kırkı birden sayılır
Pir Sultan Abdal'ım Bağdat'tır vatan
İkilikten geçip birliğe yeten
Erenler yoluna kıl ü kal satan
Yolun dikenidir hardan sayılır
-
-
-
Bir sabah vaktinde
yerini görsem
Belirsiz vatanı ili var koçun
Ancak sen bilirsin hey kadir Allah
İbrişimden ala teli var koçun
Koç kuzu kurbandır Hak der atamaz
Sakın inanmayın yemez satamaz
Deryanın yüzünde kırklar tutamaz
Çekilip gitmeğe yolu var koçun
Arif olsam koçun yerini görsem
Mübarek yüzünü yüzüme sürsem
Yaylımı Cennet'tir sulağın görsem
Ab-ı Zemzem suyu gölü var koçun
Akını boyamış türlü donlara
Öyl'olunca dilek geçmez onlara
Teslim tastik olan safi canlara
Yüzünü sürmeğe kali var koçun
Pir Sultan Abdal'ım düşürme harzı
Beraber kılalım sünneti farzı
Dünyada bulunmaz o koçun tarzı
Daha türlü türlü hali var koçun
-
-
-
Temennaya
geldim erenler size
Temenna edeyim destur olursa
Mürvet kapıların bağlaman bize
İçeri gireyim destur olursa
Pirim deyü divanına geçeyim
Destinizden ab-ı hayat içeyim
İzniniz olursa ağzım açayım
Bir mana söyleyim destur olursa
Talib günahkardır pir meydanında
Zülfikar oynuyor durmaz kınında
Rehberin önünde pir meydanında
Kemerbest olayım destur olursa
Rehbere bağlıdır talibin başı
Durmuyor akıyor didemin yaşı
Arafat dağında koçun savaşı
Erkana düşeyim destur olursa
Pir Sultan Abdal'ım hey güzel Şah'ım
Günahlıyım arşa çıkıyor ahım
Pire kurban olsun bu tatlı canım
Terceman olayım destur olursa
-
-
-
İki turnam gelir
Bağdat elinden
Gül alır gül verir de kendi elinden
Aşığın verdiğini de koymaz dilinden
İnip gider de Turnam dost diye diye
İki turnam gelir de birisi yavru
Yavrunun kanadı sepirdek benli
Yönünü döndürmüş de ol Hak'ka doğru
İnip gider de Turnam dost diye diye
Pir Sultan Abdal'ım da eylemeyelim
Aşığın verdiğini söylemeyelim
Ko gitsin turnalar eylemeyelim
İnip gider de Turnam dost diye diye
-
-
-
İkrar verdim bu
ikrarı güderim
İkrarımdan dönmem yolun ucundan
Eksikliğim bilip yoldan kalmadım
Tarikim ararım dinin ucundan
Gelin seyredelim bad-ı sabaha
Yerle gök bend olmuş şemsinen maha
Üç bölük turnam çıkmış seyrangaha
Ayrılmam katardan telin ucundan
Üstümüzde bir nur doğdu dolunmaz
Her kula bir sevda vermiş bilinmez
Ya Ali bu dünya sensiz olunmaz
Çok emek sarfettim la'lin ucundan
Yaz gününün suyu bulanık akar
Kişi sevdiğine böyle mi bakar
Yaz bahar eyyamı bülbül yas çeker
Harına dağlattım gülün ucundan
Pir Sultan Abdal'ım Muhammet Ali
Yardımcımız olsun ol Hızır Nebi
Görmeyeli seni del'oldum deli
Halini sormazam ilin ucundan
-
-
-
Sıdk ile Ali'yi
severim dedi
İtikadı beklenmiyor n'eyleyim
Güzel Şah yoluna iverim dedi
İkrara da bağlanmıyor n'eyleyim
Arz edip lokmayı yiyemiyorlar
Günahlı günahın diyemiyorlar
Yuyucular meyti yuyamıyorlar
Söz çok amma söylemiyor n'eyleyim
Hak ile tercüman lokma yenmiyor
Her günah sorulup derman olmuyor
Anınçün nüfuzlar yerin almıyor
Söylesem de dinlenmiyor n'eyleyim
Şab ile şekeri seçemiyorlar
Hak edip dünyadan göçemiyorlar
Günahlı günahın açamıyorlar
Şimdi haber anlanmıyor n'eyleyim
Pir Sultan Abdal'ım özün yoklamaz
Kulum der de pir eşiğin beklemez
Ben sofuyum deyü nefes saklamaz
Şimdi nefes saklanmıyor n'eyleyim
-
-
-
Ilgıt ılgıt esen
seher yelleri
Doğru gelir doğru gider mi yar yar
Hak'kın emri ile çürüyen canlar
Bin yıl yerde yatsa çürür mü yar yar
Pazarlık mı olur adil dükkanda
Meyl-i muhabbetim de kaldı yar sende
Bu divan olmazsa ulu divanda
Dost benim sualim verir mi yar yar
Bahçe de açılmış yar gonca güller
Gülün figanından sefil bülbüller
Aşuktan maşuğa da sarılan kollar
Bin yıl yerde yatsa çürür mü yar yar
Abdal Pir Sultan'ım da kalbi zar olan
Döner mi sözünden gerçek yar olan
Senin gibi aht-ı sadık yar olan
Verdiği ikrardan döner mi yar yar
-
-
-
İlk yazın
geldiği neden bell'olur
Gülşeninde öten bülbül daldadır
Eyyüb'ün teninde iki kurt kaldı
Biri ipek yapar biri baldadır
Kişinin çektiği hayırdan şerden
İmam-ı Zeynel'e vurdular nişan
Tanrı ile bin bir kelam konuşan
Ali Medine'de Musa Tur'dadır
Şeriat kapısın Muhammet açtı
Tarikat kapısın ol Ali seçti
Dünyadan nice bin evliya göçtü
Anlar da gözetir Mehdi yoldadır
Pir Sultan Abdal'ım ölürüm deme
Kıl beş vakit namaz kazaya koma
Sakın bu dünyada kalırım sanma
Tenim teneşirde özüm saldadır
-
-
-
Aşıkın başına
gelmez hal olmaz
Ulaş yetiş pirim İmam Hüseyin
Sende bende deyü sual olunmaz
Ulaş yetiş pirim İmam Hüseyin
Erenler basmamış yerlere yüzü
İletüp çamura çiğnetme bizi
Yarın yok deminde isteriz sizi
Ulaş yetiş pirim İmam Hüseyin
Aşık olan aşık dardan ayrılmaz
Taki Naki seven aşık yorulmaz
Talip bunalmazsa piri çağırmaz
Ulaş yetiş pirim İmam Hüseyin
Bu hal ile biz onlara katıldık
Kemlik ettik dışarıya atıldık
Bir münkirin tuzağına tutulduk
Ulaş yetiş pirim İmam Hüseyin
Pir Sultan'ın daim düşmektir işi
Yol yol oldu akan çeşmimin yaşı
On iki İmam'ın serçeşme başı
Ulaş yetiş pirim İmam Hüseyin
-
-
-
Gündüz
hayalimde gece düşümde
Her derdime derman İmam Hüseyin
Yılın on'ki ayın seherlerinde
Her dertlere derman İmam Hüseyin
Dividim var kalem tutmaz elimde
Hakk'ın kelamın okurum dilimde
Muhammed'in sancağının altında
Mazlum mazlum duran İmam Hüseyin
Aşk kitabın Huda bana gönderdi
Gökten Cebrail de yere indirdi
Yezitleri cehenneme gönderdi
İblis çıkmaz ordan İmam Hüseyin
Hatice rehberi divanda bir yar
Fatma Ana ağlar hem saçın yolar
Hak bir terazidir mizanın kurar
Şehit donu giyen İmam Hüseyin
Pir Sultan ne güzel bulmuş yerini
Ben pirime kurban verdim serimi
Muaviye oğlu mülcem soyunu
Sürelim dergahtan İmam Hüseyin
-
-
-
Türbesin üstünü
nakşeylediler
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Seni dört köşeye baş eylediler
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Yetiş carımıza İmam Hüseyin
Muhammet Ali'nin çeşm-i çırağı
Erenler bağının bir gülü bağı
Ciğerler paresi gönül durağı
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Yetiş carımıza İmam Hüseyin
Akan sular gibi akasım gelmez
Şehrine girersem çıkasım gelmez
Cahilin yüzüne bakasım gelmez
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Yetiş carımıza İmam Hüseyin
Senin aşıkların yanar yakılır
On' ki İmam katarına katılır
Bunda münkirlere lanet okulur
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Yetiş carımıza İmam Hüseyin
Pir Sultan'ım eydür erenler nerde
Çalısız kayasız bir sahra yerde
Kerbela çölünde kandilde nurda
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Yetiş carımıza İmam Hüseyin
-
-
-
Türap olup
düştüm toza
İncinme gönül incinme
Tahammül eyle her söze
İncinme gönül incinme
Türaplık cümlenin başı
Üstüne atarlar taşı
Daim çiğnenmektir işi
İncinme gönül incinme
Koy sana kötü desinler
Her ayıbına gülsünler
Hergün gıybetin kılsınlar
İncinme gönül incinme
Muhammet Miraç'tan indi
Ali'm nur ile boyandı
Bühtan Fatm'Ana'ya indi
İncinme gönül incinme
Pir Sultan'ım geçer aylar
Geçinir yoksullar baylar
Herkes sıfatını söyler
İncinme gönül incinme
-
-
-
Karşı karşı
karlı dağlar
İndi Şah'a secd'eyledi
Mülk iyesi ulu beyler
İndi Şah'a secd'eyledi
Benim istediğim kendi
Gerçekler ikrara kandı
Muhammet Mirac'a indi
İndi Şah'a secd'eyledi
Benim istediğim asıl
Canım kurban Şah'a beşir
Şehcivan'da Hasan Mansur
İndi Şah'a secd'eyledi
Yer yüzünde biten otlar
Cana kıyar koçyiğitler
Ela gözlü arap atlar
İndi Şah'a secd'eyledi
Pir Sultan'ım oldu tamam
İşte geldi sahip-zaman
Dahi indi on'ki imam
İndi Şah'a secd'eyledi
-
-
-
İndim koç babayı
tavaf eyledim
Bugün yaylımdadır geliyor koçlar
Mubarek cemalin seyran eyledim
Bugün yaylımdadır geliyor koçlar
Koçların alnında yazılı Kur'an
Hiç mahrum mu kalır onları gören
Yarın mahşer günü şefaat uman
Bugün yaylımdadır geliyor koçlar
Yağmur yağar çiselenir izleri
Elham suresine benzer gözleri
Ayınan gün gibi doğar yüzleri
Bugün yaylımdadır geliyor koçlar
Pir Sultan'ım biz çekelim yasları
Dört kitapta beyan oldu sesleri
Aşıklarda söyler bu nefesleri
Bugün yaylımdadır geliyor koçla
-
-
-
Ali Ali deyü ne
inilersin
İnilersin dolap derdin ne senin
Sen de benim gibi yardan m'ayrıldın
İnilersin dolap derdin ne senin
Dolap iniledi düştü ırmağa
Muhammed'in hub cemalin görmeğe
Hasan Hüseyin'e bir su vermeğe
İnilersin dolap derdin ne senin
Kim kesti getirdi seni yerinden
Dağlar taşlar ah eyledi zarından
Sen de mi ayrıldın nazlı yarinden
İnilersin dolap derdin ne senin
Sana yad ellerin eli mi değdi
Yoksa ırakibin dili mi değdi
Yaz bahar ayının seli mi değdi
İnilersin dolap derdin ne senin
Pir Sultan Abdal'ım aşka dayandı
Hasret narı ile ciğerim yandı
Yoksa Hüseyin'den haber mi geldi
İnilersin dolap derdin ne senin
-
-
-
Kahpe felek sana
n'ettim n'eyledim
Attın gurbet ile taşımı felek
İbtida gülmeyen sonra güler mi
Akıttın gözümden yaşımı felek
Ben feleği gördüm elde var iken
Başım alam gidem derdim er iken
Kol kanat bağladım uçam der iken
Kırdın kanadımı kolumu felek
Bak'a şu feleğin işine bak'a
Götürün gömleği istemem yaka
Yönünü döndürmüş geliyor Hakk'a
Sen melamet ettin işimi felek
Pir Sultan Abdal'ım olmuşum hazer
Yarinden ayrılan dünyadan bezer
Ellere baktım ki salınıp gezer
Hemen bana ettin zulumu felek
-
-
-
Kalktı havalandı
gönülün kuşu
Uçmayınca gönül yardan ayrılmaz
Suyum ısıtsalar tenim yusalar
Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz
Ustalar getirin tabutum çatsın
Terziler getirin kefenim biçsin
Ak göğsüm üstünde çimenler bitsin
Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz
Düşünce hey deli gönül düşüne
Değirmenler döner çeşmim yaşına
Cenazemi musallanın taşına
Koymayınca gönül yardan ayrılmaz
Sana derim sana ey adem ata
Daha yol mu gider buradan öte
Eyersiz yularsız ağaçtan ata
Binmeyince gönül yardan ayrılmaz
Pir Sultan Abdal'ım canım cezada
Bir candan yarim yok yolum gözede
Ecel şerbetinden bir tas bize de
Vermeyince gönül yardan ayrılmaz
-
-
-
Karga konsa
gülistana
Gülün kadrin ne bilir
Kendi kadrin bilmeyen
Elin kadrin ne bilir
Hal olunca örgüm işler
Yollara bezirgan işler
Karada yayılan kuşlar
Gölün kadrin ne bilir
Sofra kıyısın bükmeyen
Meydana ekmek dökmeyen
Hakk'ın korkusun çekmeyen
Kulun kadrin ne bilir
Koyun kuzudur meleyen
Yapışacak dal olmasa
Pir Sultan Abdal olmasa
Şalın kadrin ne bilir
-
-
-
Karşıda görünen ne
güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ala gözlü Pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Eğer göğerüben bostan olursam
Şu halkın diline destan olursam
Kara toprak senden üstün olursam
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Dost elinden dolu içmiş deliyim
Üstü kan köpüklü meşe seliyim
Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazım kıldırırlarsa
Sizde Şah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Pir Sultan Abdal'ım dünya durulmaz
Gitti giden ömür gelinmez
Gözlerim de Şah yolundan ayrılmaz
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
-
-
-
Karşıda görünen ne
güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ela gözlü pirim sen himmet eyle
Bende bu yayladan Şah'a giderim
Pir Sultan'ım sırım Ali'nin sırı
Sırat'ı geçenin cennettir yeri
Veysel Karan gelir Yemen'den beri
Muhammet Ali'de nuru gözlerim
-
-
-
Kaşlarında Mim
duası yazılı
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Bilirim günahım hadden aşmıştır
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Elüstü deminden hak bildik yolu
Korkarım solduram ol gonca gülü
Nice bir ağlattın bu edna kulu
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Kalmadı baharım yetişti yazım
Yalvarı yalvarı kalmadı yüzüm
Yetişti kervanım kalmadı izim
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Feriştehler ile hubca görüştüm
Arş yüzünde meleklerle karıştım
Şükür ol dem didarına iriştim
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Pir Sultan Abdal'ım bahar yaz için
Kırkların yediği lokma hakkıyçin
Hasan Hüseyin'in başı hakkıyçin
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
-
-
-
Katipler
oturmuş derdimi yazar
Dem bir gelir geçer devran eylenmez
Felek vurdu yıktı burç hisarını
Yel eser savurur harman eylenmez
Bu dünya dediğin bir sınık yaydır
Evveli toy düğün ahiri vaydır
Dört kapılı ulu hoş bir saraydır
Konan göçer imiş kalan eylenmez
Yüreğimde vardır aşk ile yara
Varayım tabibe bulayım çare
Fırsat elde iken gel uy katara
Senin için yolda kervan eylenmez
Abdal Pir Sultan'ım keremler kani
Nereden geliyor canımın canı
Sensin bu gönlümün şahı sultanı
Sensiz bu cesette bu can eylenmez
-
-
-
Kul olayım kalem
tutan ellere
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Şekerler ezeyim şirin dillere
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey
Allahın seversen katip böyle yaz
Dünü gün ol şaha eylerim niyaz
Umarım yıkılsın şu kanlı Sivas
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey
Sivas ellerinde zilim çalınır
Çamlı beller bölük bölük bölünür
Dosttan ayrılmışım bağrım delinir
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey
Münafığın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararıp da soluyor
Gidi Mervan şad olup da gülüyor
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey
Pir Sultan Abdal'ım ey Hızır Paşa
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydun bizi kavim kardaşa
Katip arzuhalim şaha böyle yaz
Güzelim ey güzelim ey güzellim ey
-
-
-
Evvel baştan bu
dünyaya
Tanrı'nın Aslanı geldi
Yüz döndürmez yüz bin erden
Kuşağına dolu geldi
Ali'dir gazilerin başı
Hızır Nebi'dir yoldaşı
Ali manendi bir kişi
Sultan Seyyit Veli geldi
Yusuf'u kuyuy'attılar
Hem aldılar hem sattılar
Kurtlara bühtan ettiler
Mısır'ın sultanı geldi
Halil Kabeyi yapınca
İslam dinine tapınca
Gökten Muhammet kopunca
Nur aleme dolu geldi
Aşk elinden oldum hasta
Var derdine derman iste
Dahi küçük nevreste
İsmail kurbanı geldi
Pir Sultan'ım nesne bilmez
Ab-ı Hayat için ölmez
Kafir müslümanı yenmez
Ezelden basılı geldi
-
-
-
Gel güzel yola
gidelim
Adı güzel Ali ile
Açlar doyar susuz kanar
Leblerinin balı ile
İçilmez dolu içilmez
Sevgili yardan geçilmez
İkisi birden seçilmez
Has bahçenin gülü ile
Ali'm bana neler etti
Aldı elim dara çekti
Üstüme yürüyüş etti
Elindeki dolu ile
Ağaç kuru devran döner
Kuş yuvaya bir dem konar
Doldurmuş dolusun sunar
Ali'm kendi eli ile
Erenler lokması nurdur
Lokmaya elini sundur
Pir Sultan'ım doğru yoldur
Ali'm kendi yolu ile
-
-
-
Bu derdi
kendime derman bilmişim
Aşkın şarabına ferman dilmişim
Bu derdi kendime derman bilmişim
Aşkın şarabını dolu içmişim
Her yolun sonunda sana gelmişim
Yetiş medet Pirim, yetiş ya şimdi
Yetiş medet Pirim Ali, yetiş ya şimdi
Dostun elinde gül zordayım şimdi
Kadı makamına divan kurulmuş
Doğru söyleyenler burdan kovulmuş
Cahil ile yol alması zor olmuş
Medet pirim Ali yetiş ya şimdi
Pir Sultan Abdal'ım Şah'a giderim
Yolumdan dönersem serin veririm
Hınzır paşa zalım kuldur bilirim
Yetiş medet Pirim, yetiş ya şimdi
-
-
-
Medet senden medet
Muhammet Ali
Akar boz bulanık sellerde kaldım
Yaman zalim olur şu elin dili
Söyleşirler bizi dillerde kaldım
Kaçma benden kaçma hey kaşı kara
Derdine düşeli oldum avara
Bir dostum yoktur ki halimi sora
Gariplik gurbetlik illerde kaldım
Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez
Çalındım çırpındım ellerim yetmez
Dibi bir kararsız göllerde kaldım
Farı dedim farı, gönül farımaz
Kurudu çeşmimin yaşı silinmez
Hava ısınmazsa karlar erimez
Çöğenli boranlı dağlarda kaldım
Pir Sultan Abdal'ım gülemez oldum
Aktı çeşmim yaşı silemez oldum
Geçecek yollarım bileme zoldum
Kesilmiş kervanım yollarda kaldım
-
-
-
Takattan kesildim
yoktur ilacım
Meğer bize imdat Ali'den ola
Derdimin çaresi Ali sen yetiş
Meğer bize imdat Ali'den ola
Ali'ye ayan ki Hak için buldum
Gayretini güdüp kılıcım çektim
Kuldan fayda yok imiş bildim
Meğer bize imdat Ali'den ola
Hakk'a doğru giden Hakk'a ulaştı
Dünyaya her bakan kulların şaştı
Gezdim dört köşeyi tesellüm düştü
Meğer bize imdat Ali'den ola
Hayrola Yusuf'un düşünü gördüm
Özürüm niyazım Hüda'ya kıldım
Mümkünüm kesildi Ali'ye yordum
Meğer bize imdat Ali'den ola
Pir Sultan Abdal'ım derdim bu imiş
Müminin isteği iyi huy imiş
Zahirde batında yeten o imiş
Meğer bize imdat Ali'den ola
-
-
-
Men aref sırrını
kardaş
Bildim sanma bilemedin
Ölmeden öl şu dünyada
Öldüm sanma ölemedin
Göçmeden dar-ı fenadan
Samanı ayır daneden
Kuş gibi iki kez anadan
Geldim sanma gelemedin
Boz bazınan kaz kazınan
Vaz vazınan vız vızınan
Beş vakti bir niyazınan
Kıldım sanma kılamadın
Gerek gücen gerek kakı
Gerek Dürr-i Meknun oku
Sen bu amel ile Hakk'ı
Buldum sanma bulamadın
Mürşit bir ince elektir
Ondan elenmek gerektir
Benlik bir dipsiz külektir
Doldum sanma dolamadın
Pir Sultan Abdal'ım pirdir
İkrarına duran erdir
Cümle sırra aklın erdir
Erdim sanma eremedin
-
-
-
Mescidim mihrabım
üstad işidir
Yola secde kılmak farz oldu bize
Bir musahip gerek yola gitmeğe
Evliya buyruğu arz oldu bize
Pir Eşiği Kabe Muhammet mihrap
Özün turap eyle dört kapını yap
Şu dünya fanidir hem hane harap
Güvenme faniye bahara yaza
Cehd eyle halini yoluna uydur
Yoluna uymazsa emeğin zaydır
Nefsine cellat ol canına kıydır
Açılsın güllerin hem taze taze
Ser nedir muhabbet canım arzular
Yol içinde hesap çoktur gaziler
Derdim çoktur yarelerim sızılar
Er olan dayanır bal ile tuza
Pir Sultan Abdal'ım yola gelince
Yolda varlığını ele alınca
Dört kapıya kırk makama erince
Kim bahane bulur şol kamil söze
-
-
-
Mevlâ Çün Yarattı
Ahmed'i Nurdan
Adem Olan Gelir Nura Çevrilir
Böyle Kurulmuştur Bu Çarh-ı Devran
Mansur Olan Gelir Dâra Çevrilir
Bir Sürçmekle Atın Payi Kesilmez
Bir Suç İle Âdem oğlu Asılmaz
Erenler Kurmuştur Bu Yol Basılmaz
Yol Oğlu Kandeyse Yola Çevrilir
Gümanlı Gönülde Pir Mi Eğlenir
Cennetten Dışarda Hur Mu Eğlenir
Arısız Kovanda Bal Mı Eğlenir
Arı Kande İse Bala Çevrilir
Ulu Sular Dâim Alçağa Akar
Pervaneler Özün Odlara Yakar
Serçe Kanda İse Aslına Çeker
Bülbül Olan Gelir Güle Çevrilir
Pîr Sultan’ım Eyder Gönül Hastadır
Elinde Gülleri Deste Destedir
Âdem oğlu Bir Acayip Nesnedir
Muhabbetle Tatlı Dile Çevrilir.
-
-
-
Yine mihman geldi
şaa oldu gönlüm
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz
Kasavet kalmadı bahar yaz oldu
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz
Himmet edin bize misafir gele
Yavan yahşi yiye yüzümüz güle
Büyük küçük anı hep Hızır bile
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz
Misafir kapının iç kilididir
Ev sahibi onun gonca gülüdür
Misafir dediğin pirim Ali'dir
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz
Bir kula kahretse misafir gelmez
Çalışır çırpınır ektiği bitmez
Seğirtse gitse de menzile yetmez
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz
Pir Sultan Abdal'ım kayda verile
Misafir kısmetin getirir bile
Misafir Ali'dir sen özün dile
Mihman canlar yüzüm basa geldiniz
-
-
-
Ey gönül
bülbülleri
Mihmanlar hoş geldiniz
Hak zikr eden dilleri
Mihmanlar hoş geldiniz
Şen olsun otağınız
Sürülsün devranınız
Ol bizim sultanımız
Mihmanlar hoş geldiniz
Aşk pazarına gelen
Sırr-ı hakikat bilen
Derya-yı umman olan
Mihmanlar hoş geldiniz
Aşıklar serden geçer
Sırat-ı bunda seçer
Sakiden kevser içer
Mihmanlar hoş geldiniz
Aşık oldum erenler
Aşk halinden bilenler
Dost cemalin görenler
Mihmanlar hoş geldiniz
Pir Sultan'ım aşıklar
Budur kalbi sadıklar
Uyuman, uyanıklar
Mihmanlar hoş geldiniz
-
-
-
Biz burada
bülbüllük eylemeyiz
Gülistan kuşuyuz güle gideriz
Bizim kıymatımız bunda bilinmez
Muhabbeti candan ile gideriz
Ne davam var benim şu eller ile
Benim davam Hak ehli kullar ile
Kerbela'ya giden abdallar ile
İmam Hüseyin'e bile gideriz
Öldürelim nefsi dinlemez oldu
Sırr-ı hakikatı söylemez oldu
Şahinim kolumda eğlemez oldu
Turnası çok olan göle gideriz
Cennetin kokusu gelir uçmaktan
Aşıklar usanmaz yiyip içmekten
Öyle namert köprüsünü geçmekten
Akar bozbulanık sele gideriz
Pir Sultan'ım eyder niyazım Hak'tan
Sensin cümlemizi var eden yoktan
Aşıklar usanmaz bayırdan sarptan
Erenler yol kurmuş yola gideriz
-
-
-
Gelin hey erenler
düğün tutalım
Muhammed'in düğünü var Cennet'te
Şol mümin kulları davet edelim
Muhammed'in düğünü var Cennet'te
Orda gözetirler güzel alemi
Orada koymazlar katil zalimi
Havva Adem ile Meryem gelini
Muhammed'in düğünü var Cennet'te
Sekiz derler kırktır Cennet kapısı
Orda olur müminlerin hepisi
Salavattır uluların saçısı
Muhammed'in düğünü var Cennet'te
Düğüne gelene hülle biçerler
Üstlerine miski anber saçarlar
Günahlının günahından geçerler
Muhammed'in düğünü var Cennet'te
Pir Sultan Abdal'ım ümmet içinde
Ay şulesi döner niyet içinde
Cennet-i alada firdevs içinde
Muhammed'in düğünü var Cennet'te
-
-
-
Muhammet Ali'nin
güzel yolları
Şimdi türlü türlü yol eylediler
Azgın yaralara cerrah çoğaldı
Herkes bildiğini bol eylediler
Bir gün sonu gelir tacidarlığın
Eksik noktası var gelen salığın
Kendisin bilmedi çoban çalığın
Şimdi Hakk'a yarar kul eylediler
Kesilmedik kara çalı toradı
Şeytana uyanlar almaz muradı
Yoloğlu gelmedi fitne nüredi
Gerçek akıllıyı del'eylediler
Konca güller gibi açılam derdim
Yetmiş iki dilden seçilem derdim
Şurda üç beş sene geçinem derdim
Ahiri dünyayı çöl eylediler
Pir Sultan Abdal'ım bu bir nur idi
Akılları ermez gizli sır idi
Bizim bildiğimiz Ali bir idi
Şimdi her yerde bir Al'eylediler
-
-
-
Sinem üstü ateş
oldu od oldu
Yakar muhannetin acı sözleri
Hızır Paşa'nın ettiği derd oldu
Çıkar muhannetin acı sözleri
Seni şekva edem Urum Beyine
Bakmıyon mu şu sinemin dağına
Hançer oldu yüreğimin bağına
Kakar mahannetin acı sözleri
Engel geldi aramızda dolaşır
Yusam çıkmaz kara olmuş bulaşır
Top top olmuş mah yüzünde dolaşır
Takar muhannetin acı sözleri
Muhannet elinden halim pek şaşkın
Deli gönül gah bulanık gah taşkın
Gönlümün sarayın kalbimin köşkün
Yıkar mahannetin acı sözleri
Pir Sultan Abdal'ım vadem yeterse
Şah'ım gelir salacamdan tutarsa
Karış karış üstümde ot biterse
Çıkar muhannetin acı sözleri
-
-
-
Yönümü dönderdim
Sarı Sultan'a
Ali muradımız vere sabahtan
Yüzümü süreyim Seyyit Battal'a
Münkire Zülfikar çala sabahtan
Bülbülüm bahçende gülşene kondu
Hüzeyin Hak için serini verdi
Doldurdu da bize bir dolu sundu
Ol Hızır'ın yeşil eli sabahtan
Havarici dinden eden nisbettir
Taç vuruldu bize yeşil kisvettir
Mümine Cennet'te nasip kısmettir
Açılır Cennet'in gülü sabahtan
Kul olanda Eyyüp gibi derd olur
Perşembe günleri ismi vird olur
Anında Cennet'te yurdu bell'olur
Hakk'ı ivird eyler dili sabahtan
Pir Sultan Abdal'ım Ali görünür
Kul olanlar yüzün üstü sürünür
Her ne dersen bu ednada bulunur
Ali muradımız vere sabahtan
-
-
-
Mürekkebim
yoktur bir defter edem
Yazam da sorayım yarime bari
Halden bilen yok ki halim arz edem
Bir nusha süreyim serime bari
Bari Halil gibi nare atılam
Aşkın ateşiyle yanam ütülem
Elinde yola kul olam satılam
Varam hizmet edem pirime bari
Yusuf gibi kuyulara indirsin
Kenan gibi şerbetinden kandırsın
Sadık dostum beni hem inandırsın
Sığınayım Gani kerime bari
Çoşkun sular gibi akam çağlayam
Sadık dostum yoktur gönül eyleyem
Güzel Şah'ı tenha bulam ağlayam
Belki derman ede derdime bari
Pir Sultan Abdal'ım niyazım Hakk'a
Hak cömerttir belki çırağımız yaka
Güzel Şah gelmez ki urganım çeke
Varam sallanayım darıma bari
-
-
Mürşide Teslim Ol
-
İsa Peygamber'e
Hakk'ı buyurdu
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Cebrail Ahmet önünce yürüdü
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
Tabii ol nutku Kur'an bula
Mürşit gelip bizim kalbimiz yuya
Öğüt dinlemezsen kalırsın yaya
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
İlm-i zahirin menzili cennettir
Dolaşık bir yoldur gayet zahmettir
Pir Sultan'ım senin yolun vuslattır
Mürşide teslim ol yolda kalırsın
-
-
-
Bu yolun ilersi
Hak'tır
Mürüvvet kerem erenler
Bu yoldan özge yol yoktur
Mürüvvet kerem erenler
Yolda nefis öldürmezler
Mürit düşse kaldırmazlar
Mürvet dese düşürmezler
Mürüvvet kerem erenler
Kur'an oldu delilimiz
Sırr'ı hakikat yolumuz
İmam Cafer'dir ulumuz
Mürüvvet kerem erenler
Pir Sultan'ım hale geldik
Hal içinde yola geldik
Mansur gibi dara geldik
Mürüvvet kerem erenler
-
-
-
Medet ya Muhammet
medet ya Ali
Ya Muhammet sana mürvete geldim
Karlı dağlar gibi yağdır günahım
Ya Muhammet sana mürvete geldim
Muhammet'tir Nebilerin aynası
Salavat verenin nur olur sesi
On sekiz bin alemin Mustafası
Ya Muhammet sana mürvete geldim
Cennetin kapısı mermerdir taşı
İncidir duvarı hikmettir işi
Yüz igirmi dört bin Nebinin başı
Ya Muhammet sana mürvete geldim
Abdal Pir Sultan'ım der Şam'a geldim
Şam eli'ze Haydar ben yana geldim
Bingan ettim Haydar kapına geldim
Ya Muhammet sana mürvete geldim
-
-
-
Naci derler bir
güruha uğradım
Güzel Şah'ım yarlıgasın onları
Muhabbet ettik iradet getirdik
Anlar bizi sevdi biz de anları
Durdukları irfan bağ ile bostan
Silinmiş kalpleri gümandan pastan
Var anın gümanı haman bir dosttan
Arı gibi vızılaşır canları
Cümle bir gerçeğe demişler beli
Tesbihleri Allah Muhammet Ali
Meşrebi Hüseyni ismi mevali
Hüseyin aşkına çıkar kanları
Bir nefesten bir imama uyuldu
Birinin nefesi bine sayıldı
Kaynayuban birbirine koyuldu
Hüseyin aşkına akar kanları
İstemem Cennet'i göster didarı
Hulk-ı Muhammed'den almış kemali
Secdeye inmeden okur duayı
Aşıklar didara dönmüş yönleri
Sırat'ı Mizan'ı anda geçtiler
Benlik kalesini bunda yıktılar
Al geydiler yaslarından çıktılar
Geceleri bayram kadir günleri
Pir Sultan Abdal'ım gerçektir meydan
Özünü saçmıştır sıfat-ı Şeytan
Esrimiş Kırklar'ın içtiği meyden
Güzel Şah'tan koku duymuş canları
-
-
-
Nasıl Yar Diyeyim
Ben Böyle Yara
Mecnun Edip Çöle Saldıktan Sonra
Alemin Bağına Bülbüller Konar
Nidem Benim Gülüm Solduktan Sonra
Coşkun Çaylar Gibi Çağlamayan Yar
Gönlünü Gönlüme Bağlamayan Yar
Benim Bu Halıma Ağlamayan Yar
Daha Ağlamasın Öldükten Sonra
Pir Sultan Abdalım Sürem Bu Yolu
İnsan-i Kâmilin Olurum Kulu
İster Yağmur Yağsın İsterse Dolu
Nidem Ben Bu Ummana Daldıktan Sonra
-
-
-
Ne kadar bilirsen
bilene danış
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan yola düşse bir kişi
Yorulup yollarda şaşar mı şaşar
Uzak ol cahilden kamile yakın
Sözümde mana yok darılma sakın
Hasmın karıncaysa merdane takın
Ummadığın taş başa düşer mi düşer
Altından bir pula olur mu kail
Konuş ki ehl ile olasın ehil
Konuşma cahille olursun cahil
Kişi itibardan düşer mi düşer
Abdal Pir Sultan'ım böyle mi olur
Herkes ettiğini elbette bulur
Alıcı kuşların ömrü az olur
Akbaba zararsız yaşar mı yaşar
-
-
-
Ne kadar bilsen de
bilire danış
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan yola gitse bir kişi
Yorulup yollardan şaşar mı şaşar
Altın da bir pula olur mu kabul
Ehl ile konuş ki olasın ehil
Cahille konuşma olursun cahil
Kişi itibardan düşer mi düşer
Uzak ol canını dişine takın
Sözümden mana al darılma sakın
Hasmın karıncaysa merdane bakın
Gafilen taş başa düşer mi düşer
Budur kainatın yekta güheri
Kalbi gevher olan olmaz serseri
Bir kişi içerse ab-ı kevseri
İrfan meydanında coşar mı coşar
Pir Sultan Abdal'ım bu böyle olur
Herkes ettiğini elbette bulur
Alıcı kuşların ömrü az olur
Akbaba zararsız yaşar mı yaşar
-
-
-
Gel seninle ahd ü
peyman edelim
Ne sen beni unut ne de ben seni
İkimiz de bir ikrarı güdelim
Ne sen beni unut ne de ben seni
Aman kaşı keman elinden aman
Sürdük sefasını etmedik tamam
Ehl-i irfan içre olduğum zaman
Ne sen beni unut ne de ben seni
Hem saza mailim hem de sohbete
Hem sana mailim hem de devlete
Aşkın ile düştüm diyar gurbete
Ne sen beni unut ne de ben seni
Yarimin cemali güneşte mahı
Sana aşık olan çekmez mi ahı
Getir ant içelim Kelamullahı
Ne sen beni unut ne de ben seni
Gitme dilber gitme yüzün göreyim
Al yanaklarına kurban olayım
Bir emanetim var sana vereyim
Ne sen beni unut ne de ben seni
Abdal Pir Sultan'ım çektiler dara
Düşmüşüm aşkına yanarım nara
Bakın ey erenler şu giden yara
Ne sen beni unut ne de ben seni
-
-
-
Gel seninle
ahdı iman edelim
Ne sen beni unut ne de ben seni
Bağlanılım bir ikrarda duralım
Ne sen beni unut ne de ben seni
Gözlerim yolunu yar yaman yaman
Sürmedim sefasın oldu bir zaman
İrfan meclisine vardığın zaman
Ne sen beni unut ne de ben seni
Bir yare mailem bir de sıfata
Yar odur ki yarin emrini tuta
Belki yolum düştü gidem gurbete
Ne sen beni unut ne de ben seni
Gitme dilber gitme yüzün göreyim
Al yanaklarına kurban olayım
Bir emanetin var sana vereyim
Ne sen beni unut ne de sen beni
Abdal Pir Sultanım çektiler dara
Düşmüşem aşkına yanarım nara
Bakın ey erenler şu giden yara
Ne sen beni unut ne de sen beni
-
-
-
Bana gül
diyorlar neme güleyim
Ağlamak şanıma geldi neyleyim
Ellerin çiçeği allı yeşili
Şu benim çiçeğim soldu neyleyim
Bir haber gelmedi Kenan ilinden
Uçtu m'ola gövel turnam gölünden
Havfım ayrılıktır korkum ölümden
İkisi de birden geldi neyleyim
Kara yazılmıştır yazılarımız
Arş-alaya çıktı sızılarımız
İrili ufaklı kuzularımız
Firkati bağrımı deldi neyleyim
Ulu sular gibi sözüm çağlayan
Mahrum kalmaz özün hakka bağlayan
Yar bitirmiş yana yana ağlayan
Akıbet başıma geldi neyleyim
Pir Sultan Abdal'ım kırklar yediler
Yediler de bir keşiğe kodular
Onlar verdiğini almaz dediler
Şu bana verdiğin aldı neyleyim
-
-
-
Hü dedem
çağırdım gerçek erlere
Pirim var n'eyleyim dünya malını
Çünkü varacağım kara yerlerdir
Ölüm var n'eyleyim dünya malını
Hazreti Ali'yi gördüm batında
Zülfikar elinde Düldül altında
Erenler yanında pirler katında
Malım var n'eyleyim dünya malını
Gönlümü gönderdim dünya dolaşa
Gökten kısmet yağıp kullar üleşe
Pirim Ali ile Hakk'a ulaşa
Ali'm var n'eyleyim dünya malını
Gönlümü gönderdim neye erecek
Gönül ile güzel Hakk'ı bulacak
Hakk'ın divanına doğru varacak
Yolum var n'eyleyim dünya malını
Pir Sultan Abdal'ım biçare fakir
Mümin bahçesinde bülbüller şakır
Muhammet Ali'nin alnında balkır
Nurum var n'eyleyim dünya malını
-
-
-
Yine ılgın
ılgın seher yeller esince
Bulutlar kaynaşır bülbül nic'oldu
Şah İmam'a beli diyen gaziler
Sürülen tarikat erkan nic'oldu
Erenler meyl'etmez bunda yalana
İçi süver olup dışı gülene
Evvel ikrar verip sonra dönene
Sürdüler dergahtan hali nic'oldu
Pir Sultan'ım ihlas çağır pirine
Yerler gökler inler ah u zarına
Müminler çıkınca hak divanına
Münkir olanların hali nic'oldu
-
-
-
Ol benim sarı
tanburam
Senin aslın ağaçtandır
Ağaç dersem gönüllenme
Kırmızı gül ağaçtandır
Ali Fatma'nın yari
Ali çekti Zülfikar'ı
Düldül atının eğeri
O da yine ağaçtandır
Ali gitti Hakk'a yetti
Zülfikar'ı derya yuttu
Sa'd-i Vakkas bir ok attı
O da yine ağaçtandır
Nurdandır Kabe eşiği
Cihanı tuttu ışığı
Hasan Hüseyin'in beşiği
O da yine ağaçtandır
Yeter Pir Sultan'ım yeter
Dertlilere derman katar
Türlü türlü meyve biter
O da yine ağaçtandır
-
-
-
Gelmiş iken şu
dağları gezeyim
Ölüm ile ayrılığın elinden
Dertsiz bulamadım derdim yanayım
Ölüm ile ayrılığın elinden
Yaz gelince bulanayım coşayım
Elim ile mezarımı eşeyim
Beri gel sevdiğim helallaşayım
Ölüm ile ayrılığın elinden
Ölüm geldi yolun bize uğrattı
Firkat geldi yana yana ağlattı
Kesti ciger pare pare doğrattı
Ölüm ile ayrılığın elinden
Günahsız kardaşlar günahım tartar
Hasretlik yüzünü yüzüme sürter
Her kime söylesem yakasın yırtar
Ölüm ile ayrılığın elinden
Pir Sultan Abdal'ım dertlerim firak
Alışmış yanıyor şu dertli yürek
Bir dahi gelemem menzilim ırak
Ölüm ile ayrılığın elinden
-
-
-
Bahar oldu otlar
bitti güz geldi
On'ki İmamlara giden turnalar
Boynumuz Kelula çölüne döndü
On'ki İmamlara giden turnalar
Size nazar kılsın her dem güzeller
İrızadan Abidin'e bağlıdır özüm
Zöhre yıldızını görmektir arzum
On'ki İmamlara giden turnalar
Hasan'la Hüseyn'e yazıldı yazım
Zeynel Abidin'e bağlıdır özüm
Zöhre yıldızını görmektir arzum
On'ki İmamlara giden turnalar
Zülfikar'ın cevri la'l ile gevher
Muhammet Bakır'dan ol İmam Cafer
Sorun görün sevdiğimden ne haber
On'ki İmamlara giden turnalar
Muhammet Bakır'dır şevki veliden
İmam Irıza'dan Kanber uludan
Figanı Fatma'dan sesi Ali'den
On'ki İmamlara giden turnalar
Muhammet Taki'den okunan ferman
Naki'ye .................................. seven
Muhammet Mehdi'ye sancağı veren
On'ki İmamlara giden turnalar
Pir Sultan Abdal'ım el'aman aman
Biçilmedik ekin sürülen aman
Gönlüm eğlencesi on iki imam
On'ki İmamlara giden turnalar
-
-
-
Önüme bir çığır
geldi
Bir ucu var şar içinde
Attarları bir dükkan açmış
Her ne dersen var içinde
Gir dükkana pazar eyle
Hışmın yenip hazer eyle
Aya güne nazar eyle
Ay balkıyor nur içinde
Ay Ali'dir gün Muhammet
Okunur doksan bin ayet
Balıklar da suya hasret
Çarh dönerler göl içinde
Göl içinde çarha döner
Susuzluktan bağrı yanar
Müminler secdeye iner
Seyir var seyir içinde
Kudretten verildi balı
Bahanesi oldu arı
Dinle imdi ah ü zarı
Arı inler bal içinde
Pir Sultan'ım ey gaziler
Alnımızda ak yazılar
Önce talip pir arzular
Bülbül öter gül içinde
-
-
-
Erenler sultanı
Bağdat şehrinin
İptida binasın kuran kim idi
On'ki imam koymuş mihrap taşını
Onun duasını eden kim idi
Doksan üstad gelmiş anı yapmağa
Yapıp temel taşların berkitmeğe
Bağdat içinden teferrüç itmeğe
Gökten kandil ile inen kim idi
Uçurdum ben kuşum uçan kuş ile
Dolduysa gözlerim kanlı yaş ile
Üçyüz altmış başaçık derviş ile
Bağdad'a şeydallah iden kim idi
Bağdad'ın yaylağın bile yayladı
İndi aşkın deryasını boyladı
İki cihan fahri dua eyledi
El kaldırıp amin diyen kim idi
Pir Sultan Abdal'ım zaman farıdı
Ahımdan dağların karı eridi
Bağdat'tan çıkıp da bir tuğ bürüdü
Askerini çekip gelen kim idi
-
-
-
Dağ yüzünde şah-ı
kervan duruyor
Onun katarından ayırma bizi
Önünce Düldül'le Kanber gidiyor
Onun katarından ayırma bizi
Gün müdür ay mıdır Muhammet Ali
Bizi irşat etti Bektaşi Veli
Arap oğlu gelir eli develi
Onun katarından ayırma bizi
Gül kokusu Muhammed'in teridir
Ah ettikçe karlı dağlar eridir
Fatm'Ana on'ki imam katarıdır
Onun katarından ayırma bizi
Cebrail de kanadını açınca
Rahmetini yeryüzüne saçınca
Hasan Hüseyin çevresinden geçince
Onun katarından ayırma bizi
İmam Zeynel bekler zindan içini
Bağışlarlar günahlının suçunu
Bakır Cafer yükletince göçünü
Onun katarından ayırma bizi
Kazım Musa Rıza Hakk'ın yarıdır
Taki Naki Askeri intizarıdır
Selman'ın çiğninde bir oğlan vardır
Onun katarından ayırma bizi
Pir Sultan Abdal'ım Mehdi nic'oldu
On'ki imamların tahtı yüc'oldu
Pirin eşiğine varan hac'oldu
Onun katarından ayırma bizi
-
-
-
Ötme bülbül ötme
şen değil bağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Tükendi fitilim eridi yağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Deryaya yönelmiş sellere döndüm
Vakitsiz açılan güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Dost senin derdinden ben yana yana
Haberim duyarsın peyikler ile
Yaramı sarsınlar şehitler ile
Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
Dost senin derdinden ben yana yana
Abdal Pir Sultan'ım doldum eksildim
Yemeden içmeden sudan kesildim
Zülfün kemendine kondum asıldım
(Hakkı pek sevdiğim için asıldım)
Dost senin derdinden ben yana yana
-
-
-
Çevrilip çevrilip
üstü yanımda
Ötme turnam ötme gönlüm hoş değil
Benim derdim yeter bir de sen katma
Ötme turnam ötme gönlüm hoş değil
Bir sağlık yeğ imiş dünya varından
Nice vazgeleyim zülfün telinden
Ayrı düştün vatanından ilinden
Ötme turnam ötme gönlüm hoş değil
Bakmaz mısın akan suya coşkuna
Gökten inip otur gönlüm köşküne
Seni beni yaradanın aşkına
Ötme turnam ötme gönlüm hoş değil
Pir Sultan'ım eydür, kesmem ricamı
Bulamazsın bencileyin tamamı
Seversen Ali'yi on iki imamı
Ötme turnam ötme gönlüm hoş değil
-
-
-
Padişah
katlime ferman dilese
Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
Cellatlar karşımda satır bilese
Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
On yedi yerimden vursalar yara
Cerrahlar derdime kılmasa çare
Kemendi bend ile çekseler dara
Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
Karadır kaşları benzer kömüre
Münafıklar zarar verir ömüre
İk'ellerim bağlasalar demire
Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
Eğer beni katsa kervan göçüne
Götürseler Hindistan'a Maçin'e
Urganım atsalar dar ağacına
Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
Ahiri katlime ferman yazılsa
Çıksam teneşire tabut düzülse
Kefenim biçilse mezar kazılsa
Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
Pir Sultan Abdal'ım derim vallahi
Ölsem terk eylemem piri billahi
Huzur-ı mahşerde dilerim Şah'ı
Yine geçmem ala gözlü Şah'ımdan
-
-
-
Ilgıt Ilgıt Esen
Seher Yelleri
Doğru Gelir Doğru Gider Mi Yar Yar
Hakkın Emri İle De Çürüyen Canlar
Verdiği İkrardan Durur Mu Yar Yar
Pazarlık Mı Olur Adil Dükkanda
Leyli Muhabbeti De Yar Kaldı Bende
O Cihan Olmazsa Ulu Cihanda
Dost Benim Sualım Verir Mi Yar Yar
Bahçemde Açılmış Yar Gonca Güller
Gülün Figanından Da Sefil Bülbüller
Aşıktan Maşuğa Da Sarılan Kollar
Bin Yıl Yerde Yatsa Çürür Mü Yar Yar
Abdal Pir Sultanım Da Gönlü Zar Olan
Döner Mi Sözünden De Gerçek Er Olan
Benim Gibi Ahdi Sadık Yar Olan
Verdiği İkrardan Döner Mi Yar Yar
-
-
-
Kahpe felek sana
n'ettim n'eyledim
Aksine dönderdin çarh-ı devranı
Hani n'oldu esk'adalet eski gün
Perişan eyledin cümle cihanı
Sultan Süleyman'ın katında iken
Ol dest-i pakinin zatında iken
Her kuş kanadının altında iken
Sarı gebe telef etti şahanı
Dayanılmaz aşıkların derdine
Akıl yetmez ezberine virdine
Nakes konmak ister cömert yurduna
Tilki kovdu ülkesinden arslanı
Anca bu yaraya dayandı Eyüp
Huda'nın cefasın safaya sayıp
Cahiller kamile sen bilmen deyip
Anın için kaybettiler irfanı
Pir Sultan'ım niye geldin cihana
Kusur senin imiş etme bahane
Evvel kullar yalvarırdı sultana
Şimdi minnetc'ettin kula sultanı
-
-
-
Dün gece dün gece
seyrim içinde
Serim ağlar ağlar Pir sultan deyi
Gündüz hayalimde gece düşümde
Düşlerde ağlaşır Pir sultan deyi
Uzundur uzundur dedemin boyu
Yıldızdır yaylası Banaz'dır köyü
Yaz bahar ayında bulanır suyu
Sularda ağlaşır Pir sultan deyi
Pir sultan abdalım ey yüce gani
Daim yeldiğimiz kudretin narı
Halka teslim ettin o şirin canı
Dostlar da ağlaşır Pir sultan deyi
-
-
-
Pir Sultan'ım şu
dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyeneler bilsin beni
Ben Ali'yim Ali benim
Coşma deli gönlüm coşma
Coşup da kazandan taşma
Üçyüz altmış tane çeşme
Serçeşme'nin gönlü benim
Çarşılarda dolanırım
Ben Hakk'ım Hak'tan gelirim
On iki imam hak bilirim
Dedikleri deli benim
Kılıcın kırk arşın uzar
Münkirin kökünü kazar
Çarşı pazarlarda gezer
Dedikleri deli benim
Pir Sultan kapında kuldur
Bunu bilmek müşkül haldir
Ali'nin ihsanı boldur
Şah'ı Merdan kulu benim
-
-
-
Benden selam olsun
gül yüzlü Şah'a
Verdiği ikrarda durmuyor talip
Her kişi kendine sürek sürüyor
Rehberin buyruğun tutmuyor talip
Avret erin saymaz talip pirini
Faş ettiler erenlerin sırrını
Dört kitapta gördünüz mü yerini
Tarıksız tercuman biliyor talip
İçeri girince beli Hak derler
Dışarı çıkınca ikrar yok derler
Sen olmazsan mürşit olan çok derler
Verdiği ikrardan dönüyor talip
Haberini aldım bir nebbaşiden
Sen hiç korkmaz mısın ulu kişiden
Yüz katını tutmuş pazarbaşıdan
Artık alıp eksik satıyor talip
Pir Sultan Abdal'ım ben bir fukara
Talip boynun eğip durmuyor dara
Sınıklar sarılıp onulmaz yara
Görün ne dert ile ölüyor talip
- ]
-
-
Rehberim Ali'nin Devri Yürüye
Rehberim Ali’nin devri yürüye
Ali kim olduğun bilinmelidir
Alay alay gelen gaziler ile
Şehitlerin öcü alınmalıdır
Yeryüzünü kızıl taçlar bürüye
Münafık olanın bağrı eriye
Bizim erenlerin devri yürüye
Sultan kim olduğun bilinmelidir
Pir Sultan Abdalım ey Dede Himmet
Kendını cevreyle aleme rahmet
İslambol şehirde ol sahip devlet
Tacı devletiyle salınmalıdır
-
-
-
Gafil kaldır şu
gönlünden gümanı
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
Yaratmıştır on sekiz bin alemi
Rızıkların veren Ali değil mi
Gelin vazgeçelim biz bu gümandan
Vallahi çıkarız dinden imandan
Şefaat umarız on'ki imamdan
Anların atası Ali değil mi
Yaratıldı Mülcem ol oldu düşman
Kast etdi Ali'ye oldu peşiman
Kangı kitapta var ol Ömer Osman
Kur'an'da okunan Ali değil mi
Bin bir adı vardır bir adı Hızır
Her nerde çağırsan orada hazır
Ali'm Padişahtır Muhammet vezir
O fermanı yazan Ali değil mi
Pir Sultan Abdal'ım ben bir fukara
Acep bulunur mu derdime çare
Günahkarım nasıl varam huzura
Divanda oturan Ali değil mi
-
-
-
Sabah olur
cümle alem uyanır
Yollar çoğul çoğul eyler sabahtan
Şu çifte kantara neler dayanır
Boz deve yuları teller sabahtan
Bülbülü gülden ayıran muzular
Anasız mı olur körpe kuzular
Peteğin içinde arı vızılar
Alınır oğuldan ballar sabahtan
Aşk ataşı onun oluptur meze
Can dayanmaz bu ataşa bu köze
Bu garip bülbüle ne cefa ceza
Görmeden açılır güller sabahtan
Dudular kumrular peşkeş çekildi
Hayvalar turunçlar çitil dikildi
Ağcabük'e gövel turnam döküldü
Deryalar seslenir göller sabahtan
Balı kudrettendir aslı sinektir
Çıkar çıkmaz yollarımız dikektir
Al kırmızı giymiş pembe yanaktır
Kullar temennaha iner sabahtan
Pir Sultan Abdal'ım seçiktir deyü
Hulle donlarımız biçiktir deyü
Hacet kapıları açıktır deyü
Kullar temennaha iner sabahtan
-
-
-
Sabah seherinde
niyaz ederken
Pirim Hacı Bektaş Veli'yi gördüm
Sundu ab-ı kevser mest olmuşum ben
Kanber'in elinde doluyu gördüm
Balıklar oynaşır Baki gölünde
Kumrular söyleşir umran dibinde
Bağlar meyve vermiş baba yolunda
Gülü var dikensiz gülünü gördüm
Pir Sultan'ım eyder elinde harfi
Okur Hak kitabı bilir Aref'i
Ben vech-i ademde buldum Mushaf'ı
Yetmiş iki millet dilini gördüm
-
-
-
Sabahtan
cemalin seyran eyledim
Eyledin gönlümü perişan dilber
Hayli demdir gezdim gurbeti elleri
Kimseler halimden sormadı dilber
Sensiz garip gönlüm karar eylemez
Eser bad-ı sabah zilfin ırganmaz
Dedim var berguzar telinden dilber
...
Gamzeyi zilfin mis gibi kokar
Yarelerim göz göz hışmınan bakar
Cemalin görenler cenneti neyler
Sandım güneş doğmuş yüzünden dilber
Sen irfan kuşusun gider gelmezsin
Gelir bizde baki mihman kalmazsın
Seni uçuranlar murat almasın
Kim seni uçurdu yuvandan dilber
Abdal Pir Sultan' ım cemalin güzel
Katipler oturmuş vasfını yazar
Nahiplerin saf saf yolunu gözler
Benim için kalma yolundan dilber
-
-
- Sabahtan cemalin seyran
eyledim
Gönüller perişan elinden sunam
Nice bekleyeyim gurbet ellerde
Hiç bilir yok mudur halimden sunam
Tığ-ı gamzelerin müşk ü bü kokmaz
Yar ela gözlerin hışm ile bakmaz
Cemalin görene Cennet gerekmez
Güneş midir doğdu yüzünden sunam
Kemhalar giyinip zenne bağlanmaz
Eser seher yeli teli ırganmaz
Sen gidende deli gönül eğlenmez
Bir bergüzar versen telinden sunam
Sen seher yelisin gider gelmezsin
Gelirsen de bana baki kalmazsın
Seni uçuranlar murat almasın
Seni kim uçurdu gölünden sunam
Pir Sultan Abdal der cemalin güzel
Aradım bulmadım bir haber yazar
Şimdi senin eşin Cennette gezer
Kalma bizim için yolundan sunam
-
-
-
Sabahtan
dergaha vardım
Dedem uzanmış yatıyor
İzzet ile selam verdim
Günbegün derdim artıyor
Dedem kalkmış yatağından
Gül ister hüsnün bağından
Münkir münafık şerrinden
Müminleri koruyor
Mümin olan (yola) yarar
Münafık dergahta n'arar
Kem söz, sahibine zarar
Muhabbetten bal akıyor
Muhabbet nedir, Muhammet
Müminin arzusu Cennet
Yola giren cana minnet
Bir has gül olmuş kokuyor
Pir Sultan'ım vardır nice
Kabr evine o girince
Hak divanına durunca
Günahlarından korkuyor
-
-
-
Sabahtan Uğradım
Ben Bir Figana
Bülbül Ağlar Ağlar Güle Getirir
Bakın şu Feleğin Çürük İşine
Her Bir Cefasını Kula Getirir
Depreştirme Benim Dertlerim Tamam
Muhabbet Şirindir Vermiyor Aman
Üstümüzde Dönen Çark İle Devran
Felek Bizi Halden Hale Getirir
Pir Sultan Abdal’ım Sözlerim Haktır
Hakk Diyen Kullardan Hiç Şüphem Yoktur
Cehennemde Ateş Olmaz Nar Yoktur
Herkes Ateşini Bile Götürür
-
-
-
Sabahtan uğradım
ben de Şah'ıma
Dedim, Şah'ım gafletlerden uyana
Eğildim lebine bir buse aldım
Dedim uyan, dedi, var git o yana
İnci, sedef, mercan döken kamildir
Kamillere hizmet eden kamildir
Kamil otur, kamil söyle, kamil dur
Kamil denen cahil söze uyana
Niçin melil melil baktın bize yar
İhsan eyle, şirin söyle bize yar
Ben teklif eyledim sen gel bize yar
Sakın ikrarından dönme o yana
Bak şu kamet, şu gerdan ne şuhane
Arz edeyim şu sultana, şu hana
Bizi bu aşkın oduna yakana
Umarım ki bizden beter o yana
Pir Sultan Abdal'ım gönlüm harabat
Aşık isen bir gül için hare bat
Menzil almaz bu meydanda harab at
Çevir başın dizginini o yana
-
-
-
Çoktan beri
yollarını gözlerim
Gönlümün ziyası dost safa geldin
Şu garip gönlümün bağı bostanı
Ayva ile turunç nar safa geldin
Yoksa karşımızda oturan mısın
Serimi sevdaya yetiren misin
Ağır yüklerimi götüren misin
Katar maya ile dost safa geldin
Yoksa sevdiğimin ilinden misin
Yoksa has bahçenin gülünden misin
Güzel Muhammet'in terinden misin
Cennet-i alada gül safa geldin
Pir Sultan giyinmiş al ile yeşil
Yarin sevdaları sere ulaşır
Sevdiğim giyinmlş al ile yeşil
Çarşılar bezenmiş al safa geldin
-
-
-
Şah-ı Merdan Ali
kurdu bu yolu
Hazret-i Fatıma cihanın gülü
Evvel Seyyit Ali aldı yürüdü
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli
Tanrıdağ koruna çökmüş oturur
Yıldızları ayağına getirir
Bir avuç toprakla hudut geçirir
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli
Pirim etini kendi defn eyledi
Çaldı taşı pare pare eyledi
Pirim Ali bu kelamı söyledi
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli
Gör pirim küffara n'etti n'eyledi
Şehir horozuna dua eyledi
Sarı Kız'ı iki pare eyledi
Kırkların serdarıdır Kızıl Deli
Pir Sultan'ım Haydar sancak getirir
Zemheride gonca güller bitirir
Kalenin altını üstüne getirir
Urum'u feth eden Şah Kızıl Deli
-
-
-
Şah-ı Merdan
kullarıyız
Mevla'dan gayri değiliz
Kanaat ile yürürüz
İlla tokuz, aç değiliz
Evliya gönlümüz aldı
Kalbimiz nur ile doldu
Gözlerimiz cemal gördü
Cennete muhtaç değiliz
Evvel biziz ahir biziz
Heman leyl-ü nehar biziz
Gül açılmış bahar biziz
Biz yaz olduk kış değiliz
Yüzlerden kırklara erdik
Tarikat ehlini bulduk
Yedilerden haber sorduk
Üçlerdeniz, hiç değiliz
Pir Sultan'ım göçün göçün
Sızdık eridik Hak içün
Dünyayı terk etmek içün
Altun olduk tunç değiliz
-
-
-
Şah'ın nuru
musun ey canlar canı
Varın layık olun hallerinize
Mürüvvet Erenler darına durdum
Canım kurban olsun yollarınıza
Erenlerin altın akçası mısın
Mümin kardaşların goncası mısın
Şah'ı Merdan Ali bahçesi misin
Gelir bülbül konar dallarınıza
Rehberin payını yemen, ayırın
Mürşidin payını candan kayırın
Dudaktan emzirin, lebten doyurun
Hak mihman gelince evlerinize
Lanet ile Yezitleri taradım
Hakk'ın kitabını açtım aradım
Kırklar ile cem olmaktı muradım
İmam Cafer çıkar yollarınıza
Pir Sultan'ım eydür, Yezitler gamda
Horasan erleri Urum'da Şam'da
Biz de mihman olduk bir ayn-i cemde
Doyup usanmadık hallerinize
-
-
-
Bir bülbülcük
konmuş dağlar başına
Sal Allah'ım sal sılama varayım
Şahin yuva yapar kendi başına
Sal Allah'ım sal sılama varayım
Bizim evlerimiz dağdan ötedir
Hısım kavim bize ana atadır
Yad ellerde kalmak kula hatadır
Sal Allah'ım sal sılama varayım
Ekili tarlalar nasıl basayım
Üzerine birkaç kurban keseyim
Bu iş Hak'tan geldi kime küseyim
Sal Allah'ım sal sılama varayım
Atlarımız yemin yedi silindi
İki kardeş karşı karşı, salındı
Ciğerciğim delik delik delindi
Sal Allah'ım sal sılama varayım
Pir Sultan Abdal'ım saki değildir
Tuz ekmek her aşık hakkı değildir
Bu dünya kimseye baki değildir
Sal Allah'ım sal sılama varayım
-
-
-
Sefasına cefasına
dayandım
Bu cefaya dayanmayan gelmesin
Rengine hem boyasına boyandım
Bu boyaya boyanmayan gelmesin
Rengine boyandım meyinden içtim
Nice canlar ile didar görüştüm
Muhabbet eyleyip candan seviştim
Muhabbeti küfür sayan gelmesin
Muhabbet eyleyip yokla pirini
Yusun senin namus ile arını
Var bir gerçek ile kıl pazarını
Kıldığın pazardan ziyan gelmesin
Kırklar bu meydanda gezer dediler
Evliyayı yola dizer dediler
Destini destinden üzer dediler
Nefsaniyetine uyan gelmesin
Pir Sultan'ım eydür dünya fanidir
Kırkların sohbeti aşk mekamdır
Kusura kalmayan kerem kahidir
Gönülde karası olan gelmesin
-
-
-
Seher vakti
kalkan kervan
İnileyip zarilenir
Bir güzele düşen gönül
Çiçeklenir korulanır
Bahçenizde güller biter
Dalında bülbüller öter
Engel gelir bir kal katar
Olan işler gerilenir
Bülbül geldi kondu dala
Bülbülden hata yok güle
Engel bir taş atar göle
Yüzen ördek yaralanır
Pir Sultan Abdal göçelim
Elinden bade içerlim
İnkar edenden kaçalım
Münkir birgün paralanır
-
-
-
Be yarenler be
kardaşlar
Gör neyledi zaman bizi
Gözüm yaşını akıttı
Sel eyledi zaman bizi
Can nice ayrılır tenden
Ten nice ayrılır candan
Ayak ayak nerdübandan
İn eyledi zaman bizi
Gelin gidelim zecril'e
Can kurban olsun asile
Bir halden bilmez cahile
Kul eyledi zaman bizi
Kimi baydır kimi fakir
Yaradan Mevla'ya şükür
Ne akıl kodu ne fikir
Del-eyledi zaman bizi
Pir Sultan'ım döne döne
Dolu içtim kana kana
Şu yerde kim yana yana
Dul eyledi zaman bizi
-
-
- Serseri girme meydana
Aşık senden hal isterler
Kallaşlıkla urma demi
Tastik ehli kal isterler
Uyan bu gaflet habından
İsbat isterler batından
Her aşıkın sohbetinden
Erkan ile yol isterler
Erenler oynar utulmaz
Bu yola hile katılmaz
Bunda har mihre satılmaz
Ya gevher ya la'l isterler
Bir kılı kırk pay ederler
Birin yol tutup giderler
Dile n'itibar edenler
Hal içinde hal üsterler
Pir Sultan Abdal n'eylersin
Müşkül halledip söylersin
Arısın çiçek yaylarsın
Yarın senden bal isterler
-
-
-
Sevda çekmek
şanlarıdır
Gizlice erkanlarıdır
Hak yoluna canlarıdır
Kurbanı bektaşilerin
Onlar Horasan'ı gezer
Demkeş olur bade süzer
Seyyah olup daim gezer
Sultanı Bektaşilerin
Sırlarına güç erilir
Remizleri geç bilinir
Üstat olan pir seçilir
Hünkarı Bektaşilerin
Arifler arifi gelir
Arife tarif vız gelir
Uzak yakın hep bir gelir
Hassına Bektaşilerin
Pir Sultan'ım bu ne demek
Yerde insan gökte melek
Hiç cahile çekme emek
Devranı Bektaşilerin
-
-
-
Erler pirler erkan
aldı izinden
Yüz dört kitap sükut eder sözünden
Ay gün şule verir anın yüzünden
Seversen de böyle güzel sevmeli
Ziya verir gözü ile kaşları
İmam yatağıdır gerdan döşleri
Güzelin yüzünden kan bağışları
Seversen de böyle güzel sevmeli
Güzel güzel deyu aklım doğrandı
Güzel güzelden çok nazlar öğrendi
Çirkinin huyundan Allah yerindi
Seversen de böyle güzel sevmeli
Güzel güzel deyu yandım alıştım
Kınaman dostlar aşk elinden şaştım
Bölüşükte gine güzele düştüm
Seversen de böyle güzel sevmeli
Güzel güzel gördüm güzel överim
Nerde güzel görsem boynum eğerim
Şöyle hub cemali güzel severim
Seversen de böyle güzel sevmeli
Pir Sultan Abdal'ım eylemez fendi
Yad ele çözdürmez ak göğsün bendi
Ezelden sevdiğim Muhammet Ali
Seversen de böyle güzel sevmeli
-
-
-
Seyran ettim
erenlerin demini
Kudret kandilini yanarken gördüm
Burak olup içtim ab-ı hayattan
Hazret Peygamber'i kanarken gördüm
Günde bin kez Hakk'a şükür ederken
Erenler katarın Veysel yederken
Musa Hakk'ın dıdarına giderken
Hızır müşkülünü anarken gördüm
Halil Kabe yaptı insan gelmeğe
Şüphesiz günahlar kabul olmağa
İsmail uğruna kurban kılmağa
Bir melek bir koyun yederken gördüm
Nerden düşman gelir ise duyardı
Dost uğruna can-ü başı koyardı
Her gün Hamza aşikare gezerdi
Ali'yi Düldül'e binerken gördüm
Vefası yok imiş şunda fenanın
Hisabı yok imiş mülke konanın
Yavrusun aldırmış garip ananın
Parlayı parlayı yanarken gördüm
Pir Sultan'ım eydür şunda gelmişler
Dizilmişler duasını almışlar
Bir birinin eteğini tutmuşlar
Müşkülün mürşide tınarken gördüm
-
-
-
Seyyah Olup
Şu Alemi Gezerim
Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu
Kendi Efkarımca Okur Yazarım
Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu
İki Elim Kalkmaz Oldu Dizimden
Bilmem Amelimden Bilmem Özümden
Akıttım Kanlı Yaş İki Gözümden
Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu
Yine Boralandı Dağların Başı
Akıttım Gözümden Kan İle Yaşı
Emaneti Alır Ol Veren Kişi
Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu
Bozuk şu Cihanın Pergeri Bozuk
Yazıktır şu Geçen Ömüre Yazık
Tükendi Daneler Kalmadı Azık
Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu
Pir Sultan’ım Eydür Ummana Dalam
Gidenler Gelmedi Bir Haber Alam
Abdal Oldum Çullar Geydim Bir Zaman
Bir Dost Bulamadım Gün Akşam Oldu
-
-
-
Seyyah olup şu
alemi gezerken
Bulmadım hakkına kail olucu
Muhammet Ali'den kuruldu pazar
O da bize lütf-ü kerem kılıcı
Gelmiş geçmiş işimizi bitiren
Odur bizim eksiğimiz yetiren
Dilerim onmasın Hakk'ı yitiren
Yolsuza hasımdır yolun kılıcı
Yola hor bakanın yamandır hali
Kaldırın aradan kıl ile kali
Evvel ebet pirim Muhammet Ali
Böyle günde olur imdat edici
Bekleyelim mülkün sahibi gele
Mümin kullarına tecelli kıla
Muhammet Ali'nin kurduğu yola
Kalmamış sıkile nazar kılıcı
Pir Sultan'ım hiç doğruya gelen yok
Ol mümin kulların işin alan yok
Şu alemde halimden bir bilen yok
Herkes kendi sevdasına bakıcı
-
-
-
Şimdi bizim
aramıza
Yola boyun veren gelsin
Şeriatı tarikatı
Hakikatı bilen gelsin
Kişi halden anlayınca
Hakikatı dinleyince
Üstüne yol uğrayınca
Ayrılmayıp duran gelsin
Talib olunca bir talib
İşini Mevla'ya salıp
İzzet ile selam verip
Gönüllere giren gelsin
Koyup dünya davasını
Hakk'a verip sevdasını
Doğrulayup öz nefsini
Şeytanı öldüren gelsin
Pir Sultan'ım çelebiye
Eyvallahım var veliye
Muhiddin'e hal diliyle
Yolum sırrın soran gelsin
-
-
-
Sordum sarı
çiğdeme
Sen nerede kışlarsın
Ne sorarsın ey derviş
Yer altında kışlarım
Sordum sarı çiğdeme
Yer altında ne yersin
Ne sorarsın ey derviş
Kudret lokması yerim
Sordum sarı çiğdeme
Senin benzin ne sarı
Ne sorarsın ey derviş
Hak korkusu çekerim
Sordum sarı çiğdeme
Anan baban var mıdır
Ne sorarsın ey derviş
Anam yer babam yağmur
Sordum sarı çiğdeme
Asacığı elinde
Hak kelamı dilinde
Çiğdemde dervişlik var
Pir Sultan'ım erlere
Yüzü dolu nurlara
Ak sakallı pirlere
Çiğdemde dervişlik var
-
-
-
Bana gül diyorlar
neme güleyim
Gözlerim nem ile doldu n'eyleyim
Elin gülü açmış al ile yeşil
Şu benim güllerim soldu n'eyleyim
Kolumdan uçurdum nerre bazımı
Arşa çıkardılar ah-ı suzumu
Elimden aldırdım yavru kuzumu
Firkatı bağrımı deldi n'eyleyim
Haberin alayım seher yelinden
Ördek kalkar m'ola kendi gölünden
Korkum ayrılıktan fikrim ölümden
Ahiri başıma geldi n'eyleyim
Ulu sular gibi çeşmim çağlayan
Mahrum olmaz özün Hakk'a bağlayan
Yar yitirmiş yana yana ağlayan
Geldi çattı beni buldu n'eyleyim
Pir Sultan Abdal'ım kırklar yediler
Bu yolu erkanı onlar kodular
Allah verdiğini almaz dediler
Bana verdiğini aldı n'eyleyim
-
-
- Şu yalan dünyaya geldim
geleli
Gönül senden özge yar bulamadım
Yaralandım al kanlara bulandım
Elimin kanını yur bulamadım
Güzel olan n'eyler altın akçayı
Arif olan düzer türlü bohçayı
Vücudumda seyreyledim bahçeyi
Dosta el değmedik nar bulamadım
Güzellerin zülfü destedir deste
Erenler Hak için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta
Hasta halin nedir der bulamadım
Felek kırdı benim kolum kanadım
Baykuş gibi viranlara tünedim
Bugün üç güzelin nabzın sınadım
Can feda yoluna der bulamadım
Ey felek kurulu yayımı basdın
Her köşe başında yolumu kesdin
Keskin kadeh ile dolumdan içtin
Yandı yüreciğim kar bulamadım
Pir Sultan Abdal'ım dağlar ben olsam
Dağlarda biten laleler ben olsam
Alem çiçek olsa ballar ben olsam
Dost dilinden tatlı bal bulamadım
-
-
-
Şu yalan dünyaya
geldim geleli
Şu gönlümün gamı gitmez dahi ne
Sevgili canandan ayrı düşeli
Şu ceşmimin yaşı dinmez dahi ne
N'eylersin sen anın çırağın yakıp
Olur olmazların kahrını çekip
Dört yanımız aldı engelli rakip
Vadesi yetmeden ölmez dahi ne
Gel dediğim yerde gelir isterim
Dur dediğim yerde durur isterim
Cananı halimden bilir isterim
Gönül sahibini bulmaz dahi ne
Pir Sultan Abdal der, girdik bu yola
Dost odur ki dostun yolunda ola
Tedbirin üstüne takdir havale
Kulun her dediği olmaz dahi ne
-
-
-
Şu kanlı zalimin
ettiği işler
Garip bülbül gibi zareler beni
Yağmur gibi yağar başıma taşlar
Dostun bir fiskesi pareler beni
Dar günümde dost düşmanım bell'oldu
On derdim var ise şimdi ell'oldu
Ecel fermanı boynuma takıldı
Gerek asa gerek vuralar beni
Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz
Hak'tan emrolmazsa ırahmet yağmaz
Şu illerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun gülü yaralar beni
-
-
-
Sultan suyu
gibi çağlayıp akma
Durulur gam yeme divane gönül
Dam başında duman dağbaşında kış
Görülür gam yeme divane gönül
Bizden selam söylen dosta gidene
Yuf yalancıya da lanet nadana
Bunca düşman ardımızdan yetene
Yorulur gam yeme divane gönül
Şah-ı Merdan önümüzde kılavuz
Yıkılır mı hakkın yaptığı havuz
Üç günlük dünyada bir yahşi yavuz
Dirilir gam yeme divane gönül
Pir Sultan Abdal'ım sırdan sırada
Bu iş böyle oldu kalsın burada
Cümlemizin yeltendiği murada
Erilir gam yeme divane gönül
-
-
-
Hatalar
eyledim noksandır işim
Tövbe günahıma estağfurullah
Muhammet Ali'ye bağlıdır başım
Tövbe günahıma estağfurullah
Şah Hasan Hüseyin balkır nur ise
İmam Zeynel sır içinde sır ise
Özümüzde benlik kibir var ise
Tövbe günahıma estağfurullah
Muhammet Bakır'ın izinden çıkmam
Şah İmam Cafer'den gayrıya bakmam
Hatıra değip de gönüller yıkmam
Tövbe günahıma estağfurullah
Musa-yı Kazım'a daim niyazım
Ali Irıza'ya bağlıdır özüm
Eksiklik noksanlık hep kusur bizim
Tövbe günahıma estağfurullah
Taki ile Naki benziyor aya
On'ki İmam kusurlara kalmaya
Ettiğimiz kötü işler bed-huya
Tövbe günahıma estağfurullah
Hasan Askeri'nin gülleri bite
Mehdi gönlümüzün gamını ata
Söylenen yalana kova gıybete
Tövbe günahıma estağfurullah
Pir Sultan Abdal'ım Bağdat Basıra
Böyle güne kaldık böyle asıra
Sen keremkanısın kalma kusura
Tövbe günahıma estağfurullah
-
-
-
Yemen ellerinden
beri gelirim
Turnalar Ali'mi görmediniz mi
Hava üzerinde sema ederken
Turnalar Ali'mi görmediniz mi
Şah'ım Hayber kalesini yıkarken
Nice Yezit halka olup bakarken
Muhammet Mustafa Hacc'a çıkarken
Turnalar Ali'mi görmediniz mi
Kim gördü deryada balık izini
Eğildi Kanber'in öptü gözünü
Turnalardan işittim avazını
Turnalar Ali'mi görmediniz mi
Havanın yüzünde sema tutarken
Ab-ı kevser şarabından içerken
Muhammet gül ü reyhanın seçerken
Turnalar Ali'mi görmediniz mi
Şeriat yolunu Muhammet açtı
Tarikat menzilini Ali seçti
Bu meydandan nice erenler geçti
Turnalar Ali'mi görmediniz mi
Pir Sultan'ım eydür konup göçelim
Gelin kevser şarabından içelim
Ali'nin uğruna serden geçelim
Turnalar Ali'mi görmediniz mi
-
-
-
Alay alay olmuş
gelen turnalar
Kanadı var kolları var turnanın
Silkinip uçamaz menzil görenler
Gökyüzünde yolları var turnanın
Silkinip uçar da kanadın çatar
Seçer kılavuzlar önüne katar
Hasan Hüseyin'in sema'ın tutar
Kerbela'da mekanı var turnanın
Sesleri naziktir methi okunur
Avazı bağrımı deler dokunur
Yalabık yalabık tüyler takınır
Eğrim eğrim telleri var turnanın
Pir Sultan yardımcın yaradan olsun
Aşık olan aşık didarın bulsun
Arif olan anlar cahil ne bilsin
Her manadan dilleri var turnanın
-
-
-
Üç gözlü pınarın
gözün ararsan
Onu bilen cihanı fark eder
Deryadaki kuşun izin ararsan
Onu bilen bu cihanı fark eder
Dört kitabın her ismini yazmalı
Seyyah olup şu alemi gezmeli
Bir kuş gördüm ayakları çizmeli
Onu bilen bu cihanı fark eder
Bir kuş gördüm ayağında nalı var
Kendisi bir amma iki dili var
Padişahtır ülkesi var ili var
Onu bilen bu cihanı fark eder
Bir hastacık gördüm sormadım halin
Başı kabak olmuş ayağı yalın
İk'oğlan getirmiş bir erkek gelin
Onu bilen bu cihanı fark eder
Pir Sultan Abdal'ım ey Şah-ı Merdan
Şefaat umarım Gani'den pirden
Derviş Muhammed'in hatemi nurdan
Onu bilen bu cihanı fark eder
-
-
-
Üfürdüm
çerağı yandıramadım
Gönlümü yüksekten indiremedim
Aç doyurup susuz kandıramadım
Ben nice varayım Hak divanına
Ulu yol üstünde köprü çatmadım
Hatırlar hoş edip gönül yapmadım
Hakk'ın emrettiği yola gitmedim
Ben nice varayım Hak divanına
Yeşil pınarlarda parlayıp akar
Asilzade olan aslına çeker
Pervaneler aşkın oduna yanar
Ben nice varayım Hak divanına
Ben yükümü tuttum kaba söz ile
Günahlar kazandım ela göz ile
Ya nasıl çıkayım kara yüz ile
Ben nice varayım Hak divanına
Pir Sultan'ım eyder kılarım ben zar
Yüküm la'l ü gevher Şah damgası var
Eğer aşık isen gel yaramı sar
Ben nice varayım Hak divanına
-
-
-
Uğradım bir
derte düştüm noksana
Akıl kılavuzdur pire var pire
Sıdkınan çağırdım Gani Hüda'ma
Onlar da çağırır pire var pire
Gözü açık görür setr-i alemi
Cennet-i alada şehitler yedi
Aman mürvet dedim Urum'un yeri
Onlar da buyurur pire var pire
Hak T'ala yaratmış hasların hası
O kuldur oluyor şeytana asi
Aman mürvet dedim Şam evliyası
Onlar da buyurur pire var pire
Hak'tan nida oldu geldik ya Şam'a
Ceset gark olmuştur gussaya gama
Aman mürvet dedim on'ki imama
Onlar da buyurur pire var pire
Pir Sultan Abdal'ım gussa gamına
Bunda varsın dersin orda birine
Aman mürvet dedim Horasan pirine
Onlar da buyurur pire var pire
-
-
-
Uyur İdik
Uyardılar
Diriye Saydılar Bizi
Koyun Olduk Ses Anladık
Sürüye Saydılar Bizi
Sürülüp Kasaba Gittik
Kanarada Mekan Tuttuk
Seri Hakk'a Teslim Ettik
Ölüye Saydılar Bizi
Halimizi Hal Eyledik
Yolumuzu Yol Eyledik
Her Çiçekten Bal Eyledik
Arıya Saydılar Bizi
Pir Divanına Dizildik
Aşk Defterine Yazıldık
Bal Olduk Şerbet Ezildik
Doluya Saydılar Bizi
Pir Sultan Abdal’ım Şunda
Çok Keramet Var İnsanda
O Cihanda Bu Cihanda
Ali'ye Saydılar Bizi
-
-
-
Her sabah her
sabah anka-yi devran
Ne hub dertli dertli ötersin bülbül
Gafildim de bir taş çıktı elimden
Va'den tekmil imiş yatarsın bülbül
Yumurtadan çoğ imiş zaydır emeğin
Sana Hak'tan geldi budur dileğim
Emir Hakk'ın emri taşı neyleyim
Va'den tekmil imiş yatarsın bülbül
Sana senden oldu hiç benden bilme
Bir taş değme ile düşüp de ölme
Sefil Pir Sultan kusuruna kalma
Va'den tekmil imiş yatarsın bülbül
-
-
-
Yedi yıldır hasta
düştüm yatarım
Var git arap var git bende nen kaldı
Okurum ayeti virdim dilimde
Var git arap var git bende nen kaldı
Anama babama hata mı dedim
Pirim rehberime öte mi dedim
Musahipten uğrun lokma mı yedim
Var git arap var git bende nen kaldı
Haramilik ettim beller mi kestim
Nefis mi öldürdüm avret mi bastım
Ali'nin yoluna üstü düştüm
Var git arap var git bende nen kaldı
Mağrip tarafında saban mı sürdüm
Meşrik tarafında gülün mü derdim
Gök ekinine hem sürü mü saldım
Var git arap var git bende nen kaldı
Pir Sultan Abdal'ım gördüm düşümde
Ali'nin hırkası tacı başımda
Özerlik göğerdi didem yaşında
Var git arap var git bende nen kaldı
-
-
-
Sabahtan uğradım
dedem göçüne
Dedem beni talip alsan olmaz mı
İbrişim uydurmuş siyah saçına
Dedem beni talip alsan olmaz mı
Var git yezit var git takılma bize
Bizden binbir lanet okunur size
Sen aşık olmuşsun geline kıza
Var git yezit var git talip olmazsın
Dedem bu sözlerin her demler olsun
Önümüzde dönen boz atlar olsun
Gelin kız seversem gözüm kör olsun
Dedem beni talip etsen olmaz mı
Bir söz söyleyim de sen olma hatır
Edebi havayı bilemez katır
Sof'oğluyum dersem git bacın getir
Var git yezit var git talip olmazsın
Pir Sultan Abdal'ım bu sırra erdik
Özümüz sözümüz bu yola verdik
Yezit sofu olmaz biz sizde gördük
Gel git sofu kardaş yolu bilmezsin
-
-
-
Muhammet
neslinden şunda kim kaldı
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
Onulmaz yaraya merhem kim sardı
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
Muhammet Mirac'da davet gününde
Arslan hamle kıldı rahı önünde
Kim idi görünen arslan donunda
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
Muhammet Mirac'tan indiği demdir
Kırkların sürdüğü sema'da cemdir
Zühre yıldızını doğuran kimdir
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
Sarı İsmail hü der muhib yolu
Kimdir yeşil benli gösteren eli
Zahirde batında Şah Merdan Ali
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
Size niyaz eder Güruh-i Naci
Arkasında hırka başında tacı
Onulmaz yaranın merhem ilacı
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
On'ki kurban olur keramet kazan
Kim idi ol divin bendini çözen
Özenirsen sen bir mürşide özen
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
Pir Sultan'ım hu der, ya sen ne dersin
Bilinmez sözleri söyler gidersin
Dersin ahmak, sen de dalgın gezersin
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı
-
-
-
Beri gel beri gel
hey İman kulu
Bek kapış koyverme tuttuğun eli
Eğer ... ile sürersen yolu
Vebali boynuna ilazım değil
Ele aldın aşk kitabın okursun
Güle muhabbetin yine şakırsın
Üstaz oldum deyü eksük dokursun
Vebali boynuna ilazım değil
Rehberin kapısı binbir kapıdır
Hak rehberler talibini okudur
Yola doğru gitmek mümin hakkıdır
Vebali boynuna ilazım değil
Çıkar yüce tepelere konarsın
Ziyan gördüm diye aşağ'inersin
Verdiğin ikrardan geri dönersin
Vebali boynuna ilazım değil
Pir Sultan Abdal'ım haktır bu emek
Rızasız lokmalar haramdır yemek
Benim borcum sana bir kezdir demek
Vebali boynuna ilazım değil
-
-
-
Döndün mü sen
benden yüzü dönesi
Verdiğin ikrara saldım ben seni
İkrarı boynuna kement olası
Verdiğin ikrara saldım ben seni
Zemheri de yağan karlar erimez
Aşk atına binen gönül farımaz
İkrar birdir iki yere verilmez
Verdiğin ikrara saldım ben seni
İkrar verdim ikrarımı güderim
Senin gibi ikrarsızı n'iderim
Varır ikrarlıya hizmet ederim
Verdiğin ikrara saldım ben seni
İkrar verip ikrarından dönücü
Arayıp da kendi dengin bulucu
Batınından değsin Hakk'ın kılıcı
Verdiğin ikrara saldım ben seni
Ben Uzunyayla'yı seçmeyim derdin
Soğuk sularını içmeyim derdin
Serden geçip senden geçmeyim derdin
Verdiğin ikrara saldım ben seni
Pir Sultan Abdal'ım imandır iman
Yezid'in kalbinden gitmesin güman
Şefaat etmesin on iki imam
Verdiğin ikrara saldım ben seni
-
-
-
Kısmet verip bizi
salan çöllere
Ya eceldir ya didardır ya nasip
Felek bizi saldı özge hallere
Ya eceldir ya didardır ya nasip
Kısmet verip çevre çevre yeldirdi
Bilmediğim hikmetlere daldırdı
Çekip ayrılığın okun doldurdu
Ya eceldir ya didardır ya nasip
Felek arka vermiş çerhin devine
Arıt kalbin evin iman sevine
Türlü dalga geldi gönlüm evine
Ya eceldir ya didardır ya nasip
Muhannettir dünyasını kayıran
Şol Gani Settar'dır açlar doyuran
Beni de sevgili yardan ayıran
Ya eceldir ya didardır ya nasip
Pir Sultan Abdal'ım der ki vardığım
Ulu dergahtır yüzler sürdüğüm
Bilmediğim hikmetleri bildiğim
Ya eceldir ya didardır ya nasip
-
-
-
Dün mü burda idin
bugün mü geldin
Ötme garip bülbül bağrımı deldin
Eşimden ayrıldım ben burda kaldım
Yad avcılar urdu telli turnamı
Aşk eseri düştü kaynadım çoştum
Yüksekten uçarken alçağa düştüm
Eşimden ayrıldım ben burda şaştım
Yad avcılar urdu telli turnamı
Gitme turnam gitme dağlar dumandır
Bizi derde salan ikrar imandır
Eşinden ayrıldın halin yamandır
Yad avcılar urdu telli turnamı
Turnam ne gezersin dağlar salında
Hak Muhammet Ali virddir dilinde
Musahibim kaldı Kenan ilinde
Yad avcılar urdu telli turnamı
Pir Sultan Abdal'ım bile mi olur
Vadeye sala yok akıbet gelir
Herkesin gönlünü kendisi bilir
Yad avcılar urdu telli turnamı
-
-
-
Yalan dünya sana
bel mi bağlanır
Hani benim önüm sıra gelenler
Ölüm var derlerdi ben inanmazdım
Duya duydum essah imiş yalanlar
Yaratmıştır insan ile hayvanı
İnsanda emanet koydu bu canı
Üçyüz altmış altı peygamber
Bizi kor mu ya onları alanlar
Şöyle bir günahkar kul türemişim
Bilemem ben feleğe n'eylemişim
Feleğin burcunu çok aramışım
Bel mi bağlar şu dünyayı görenler
Pir Sultan Abdal'ım gezerek gelir
Elinde defteri yazarak gelir
Sıra dolanarak bize dek gelir
Ölmez imiş bizim için ölenler
-
-
-
Yanımızda iki
melekler gezer
Bin hayır biri şerrimiz yazar
Kahbe felek bizi aldatır üzer
Nerede seyreder andan haber ver
Cümlemizin başı Allah'tan ferman
İsmail Peygambere indi bir kurban
Bir ot biter bütün dertlere derman
Ol ot nerde biter andan haber ver
Sabahtan gün doğar gün dile doğar
Dal boynun eğdikçe rahmetler yağar
Bin bir gün içinde bir yıldız doğar
Yıldız nerde doğar andan haber ver
Musa Peygamber de atına bindi
Can cesetten çıktı nerede durdu
Peygamber uğrunda bir delil yandı
Delil nerde yanar andan haber ver
Pir Sultan Abdal'ım geldik de gittik
Gelirken giderken ne kazanç ettik
Yükünü yükletip kül olduk bittik
Yurdunda ne kalır andan haber ver
-
-
-
Yanlış fetva ile
yola gidilmez
Arif isen bu manadan fark eyle
Eğri hacet ile metah dokunmaz
Üstat isen endazeni derk eyle
Maşuk olan aşıkına düş gelir
Aşıkın başına olmaz iş gelir
Her dem böyle kalmaz bir gün kış gelir
Yapı yap da üzerini berk eyle
Kulak ver de dinle arşta horoza
Belki erişesin ilm-i arıza
Kunduru buğdayı ekme harıza
Çiftçi isen var tarlanı herk eyle
Şu dünya bulandı hiç durulmuyor
Arif olmayınca fark olunmuyor
Kürekle tarlaya su verilmiyor
Muhabbet bendinden kaldır hark eyle
Pir Sultan Abdal'ım ihlas yar olsa
Mecnun da gözlüyor Leyla gelirse
Bir cananın meyli sende yok ise
Ahir fayda etmez anı terk eyle
-
-
-
Yetmiş iki
buçuk millet dileği
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan
Ol demde seğrişir arşın meleği
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan
Kul olanın uyku kalmaz gözünde
Gezmeyelim kör şeytanın izinde
Dağ horozu öter arşın yüzünde
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan
Herkes metaını alıp satıyor
Hak Muhammet Ali cana yetiyor
Cümle kuşlar yuvasında ötüyor
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan
Seher vakti oldu nasıldır haller
Ol zaman açılır kırmızı güller
Hacet kapısına açıktır derler
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan
Pir Sultan Abdal'ım kırklar yediler
Seherde ötüşür kumru dudular
Hacet kapısına açık dediler
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan
-
-
-
Yas ü matem günü
derdim yeniler
Yarin sesi kulağımda çınılar
Aliyar can pire kurban
Sordum ki dağlara niçin iniler
Dedi çekticeğim yarin elinden yarin elinden
Varıp bir pir ile pazar edersin
Oturup da ikrarını güdersin
Sordum garip bülbül niçin ötersin
Dedi çekticeğim harin elinden
Ser çeşmeden gelir suyun durusu
Nasibimiz verir pirin birisi
Dedim Pir Sultan'ım benzin sarısı
Dedi çekticeğim yarin elinden
-
-
-
Yel esti mi aşka
gelir sallanır
Mart ayında yeşillenir ağaçlar
Kıpkırmızı donlar giyer allanır
Hu dost çağırır allanır ağaçlar
Çiçek açar domur domur dal verir
Kimi uzar birbirine el verir
Kimi meyve verir kimi gül verir
Kuşlar üstünde dillenir ağaçlar
Yaz baharda bahçe ile bağ ile
Kaba çamın gürlemesi dal ile
Koç yiğidin eğlencesi yar ile
Muhabbet eder eğlenir ağaçlar
Pir Sultan Abdal'ım Hatayi Şah'ım
Adam için ne haketmiş Allah'ım
Güz gelince salar yaprağın dalın
Vakti geldi mi sulanır ağaçlar
-
-
-
Yine dosttan
haber geldi
Dalgalandı taştı gönül
Yar elinden kevser geldi
Derya gibi çoştu gönül
Kılavuzum Şah-ı Merdan
Çevresi dopdolu nurdan
Şunda bir hercayi dosttan
Neylersin, vazgeçti gönül
Sır Ali'deki sır idi
Seyr edeni sever idi
Ben kulu da kemter idi
Pir aşkına düştü gönül
Açıldı bahçenin gülü
Öter içinde bülbülü
Dost elinden dolu dolu
Sarhoş oldu içti gönül
Pir Sultan'ım bir gün göçer
Er olan ikrarın güder
Ceset bunda seyran eder
Çün Hakk'a ulaştı gönül
-
-
-
Eğer farz içinde
farzı sorarsan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Dört kapıdan kırk makamdan ararsan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Musahipsiz kişi ceme gelir mi
Ettiği niyazlar kabul olur mu
Muhammet Ali'den derman bulur mu
Yine farz içinde farzdır musahıp
Musahipsiz ise ceme götürmen
Tecellisi bozuk Hakk'a yetirmen
Müsahipsiz ile durup oturman
Yine farz içinde farzdır musahıp
Farz Allah'tan kaldı ya sünnet kimden
Müsahibin işi daima sırdan
Musahipli kişi ol Şah-ı Merdan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Pir Sultan Abdal'ım hey kerem-kanı
Yine sensin dü cihanın sultanı
Aşnanı buldun müsahibin hani
Yine farz içinde farzdır musahıp
-
-
-
Yine kısmetimiz
kaldırdı bizi
Ne yaman uzağa düştü yolumuz
İneyim gideyim Şam'dan aşağı
Nerde kaldı ana ata ilimiz
Kan olur garibin gözü yaşından
Haber almaz yareninden eşinden
Ağular da sızar canım aşından
Belki pire malum ola halimiz
Urum'un dağları İşçil ovası
Issız kalmaz yavru şahin yuvası
Urum'dan da Şam'a erler duası
Erler olsun kanadımız kolumuz
Pir Sultan Abdal'ım uzak yollardan
Helal olduk yücelerden bellerden
Bir zamanlar biz de gurbet illerden
Ne yaman gurbeti söyler dilimiz
-
-
-
Yine tamam oldu
senenin başı
Aktıkça akıyor gözümün yaşı
Mümin olanlara veriyor cüşu
Münkir Yezit kıymetini bilmedi
İnşallah Yezid'in nesli kırılır
Mümin olan Hak cemine derilir
Bir orucun bin bir hacca yazılır
Oruç tutan ebed mahrum olmadı
Peygamberin vasisini kodular
Adına da Mervan adın dediler
On iki imamı bir bir yediler
Mazlumların ahı yerde kalmadı
Hasan'la Hüseyin Ali'nin oğlu
Yezid'in elinden ciğeri dağlı
Mümin olan Şah'a ikrarla bağlı
İkrarı bend olan yoldan dönmedi
Ne dilersen Hak'tan dile dileği
Muhammet Ali'nin yanar çırağı
Pir Sultan'ın Mevla ile durağı
Pire ikrar veren geri dönmedi
-
-
-
Yine yeşillendi
dağlar
Kararıp kocamaz bağlar
Her nereye varsam ağlar
Felek, senden gülen kimdir
Ateşim yanıp pişmeden
Ruh girip bu ten koşmadan
Ana rahmine düşmeden
Bu dünyaya gelen kimdir
Yiğit ister yaranlığa
Baykuş konar viranlığa
On sekiz yıl karanlığa
Hızır ile duran kimdir
Pir Sultan'ım der varalım
Anda günahlar görelim
Azrail'den bir soralım
Kendi canın alan kimdir
-
-
-
Güzel aşk
cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi
Bak şu aşkın haline
Ne gelse söyler diline
Can ü başı Hak yoluna
Koyamazsın demedim mi
Aşıklar harabat olur
Hak yanında hürmet bulur
Muhabbet baldan tatl'olur
Doyamazsın demedim mi
Girelim Ali serine
Çıkalım meydan yerine
Küfrümüz iman yerine
Sayamazsın demedim mi
Pir Sultan'ım der Şah'ımız
Hakk'a ulaşır rahımız
On'ki imam katarımız
Uyamazsın demedim mi
-
-
-
Gönül niçin
ahvalimi bilmezsin
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Öğüt versem öğüdümü almazsın
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Esme zülüflerin yellere karşı
Bülbül figan eder güllere karşı
Gel beni ağlatma illere karşı
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Ah n'eyleyim karşımızda ölüm var
Ölüm dedikleri kanlı zalim var
Ne ağlayıp ne gülecek halim var
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Pir Sultan Abdal'ım ben de böyleyim
Emir Hak'tan geldi kime ne deyim
Derdim çoktur hangi birin söyleyeyim
Yürekte yaralar türlü türlüdür
-
-
-
Yürü bire Çiçek
dağı
Sende suna boylum kaldı
Hep kuşların dönüm çağı
Bülbülün goncası soldu
Bakarım ki yar gelecek
Yareme melhem olacak
Mısır'a sultan olacak
Yusuf-u Kenan'ım geldi
Göllerde küçücük suna
Sesi hayat verir cana
Ben ağlarım yana yana
Firkatı figanım geldi
Pir Sultan'ım ne hal oldu
Dünya halden hale kaldı
Tez seviştik tez ayrıldık
Ahiri pişmanım geldi
-
-
-
Yürü bre Hızır
Paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
Onlar da bir gün devrilir
Nemrut gibi anka n'oldu
Bir sinek havale oldu
Davamız mahşere kaldı
Yarın bu senden sorulur
Şah'ı sevmek suç mu bana
Kem bildirdin beni Han'a
Can için yalvarmam sana
Şehinşah bana darılır
Hafid-i Peygamber'im has
Gel Yezid Hüsyin'im kes
Mansur'um beni dara as
Ben ölünce il durulur
Ben Musa'yım sen Firavun
İkrarsız şeytan-ı lain
Üçüncü ölmem bu hain
Pir Sultan ölür dirilir
-
-
-
Yürü bre
Hızır Paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
Onlar da bir gün devrilir
Nemrut gibi anka n'oldu
Bir sinek havale oldu
Davamız mahşere kaldı
Yarın bu senden sorulur
Şah'ı sevmek suç mu bana
Kem bildirdin beni Han'a
Can için yalvarmam sana
Şehinşah bana darılır
Hafid-i Peygamber'im has
Gel Yezid Hüsyin'im kes
Mansur'um beni dara as
Ben ölünce il durulur
Ben Musa'yım sen Firavun
İkrarsız şeytan-ı lain
Üçüncü ölmem bu hain
Pir Sultan ölür dirilir
-
-
-
Yürü Bre
Yalan Dünya
Yalan Dünya Değil Misin
Hasan İle Hüseyin'i
Alan Dünya Değil Misin
Ali Bindi Düldül Ata
Can Dayanmaz Bu Fırkata
Boz Kurt İle Kıyamete
Kalan Dünya Değil Misin
Tanrı'nın Arslanın Alıp
Düldül'ü Dağlara Salıp
Yedi Kere Issız Kalıp
Dolan Dünya Değil Misin
Bak Şu Kaşa Bak Şu Göze
Ciğer Kebap Oldu Köze
Muhammed'i Bir Top Beze
Saran Dünya Değil Misin
Pir Sultan'ım Ne Yatarsın
Kurmuş Çarhını Dönersin
Ne Konarsın, Ne Göçersin
Duran Dünya Değil Misin
-
-
Telif Hakkı © 2007 [a.s.] Tüm Hakları Saklıdır.
Son düzeltme tarihi:
30/01/07.