AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Çeşitli Haberler - 20 Aralık 2020Tarih 20 Aralık 2020, 18:19 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

Çeşitli Haberler - 20 Aralık 2020

Bu sene havalar, bir önceki yıldan çok, çook farklı. Henüz don görmedik... Sobalar çok az yakılıyor. Dışarıda çalışabilmek mümkün, hatta gündüz gün karşısında oturanlar dahi var aralık ayında. Gün karşısında oturmak, dediğimde rahmet Hanım(AKDOĞAN) ablanın kendisi ile annesi lakabı Ağgızı kastederek söyledikleri geldi.

Bir gün kapı önünde güneşte otururlarken gördüm. Adet gereği nasılsınız, ne yapıyorsunuz, dedim - annesi ile kendisine? Oda tiz sesiyle: Vallahi Aliseydi, birde bize gün görmedi, derler. Halbuki sabahtan akşama kadar gün önünde oturuyoruz... böyle işte, diyerek espri yapmıştı. Her ikisine de Allah rahmet eylesin iyi komşularımızdı.

Bizlerde şimdilik gün önünde oturuyoruz, bu açıdan durumlar iyi. Birde geçen hafta Diyanet Fetvası ile yağmur duası da okunsa da üç gün yağmur, bereket yağdı. Fakat şu korona virüs yok mu, her  güzel şeyin üzerine limon sıkıyor, batırıyor.

Öyle komşu komşunun yüzüne bakamaz oldu. Selam sabah kesildi. Düğünlerimiz, yemeklerimiz hatta ölümlerimiz bile batal oldu. Düğün, nişan, yemek vb... neyse ertelebilir; fakat, cenazelerimizi bile geleneğimize göre defin edemez, yas çekenin acısını paylaşmaya yanlarına uğrayamaz olduk. Ekonomik, sosyal, ruhsal... açıdan da dünyayı sarstı.

Şükür ümit tükenmedi. Bilim, insan aklının başarılı sonuçları, bizleri biraz rahatlatmakta. Aşılar, arkasından etkili ilaçlar piyasaya sürüldükçe rahatlayacağız. Bu zaman alacak, aksamalar karışıklıklar olacak, tüm dünya insanının aşılanması için verilen son tarih, 2024 yıl sonu olsa da, ümitli veriler var. Mesela gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin insanları 1-2 yıl içerisinde aşılanabilir - adaletsiz ama elde var bir demektir bu.

Bilimin ümit verici aşaması için bir kaç örnek:

Menenjit aşışı 68 yıllık bir araştırma sonucunda (1906-1974)

Su çiçeği aşısı:34  yıl (1954-1988)

Çiçek aşısı: 26 yıl (1770-1796)

Tüberküloz aşısı: 21 yıl (1900-1921)

Çocuk felci aşısı :20 yıl (1935-1955)

Kızamık aşısı 9 yıllık bir araştırmalar zincirinin sonucunda bulundu. (1954-1963)...

(Kaynak Euronews)

Coronavirüs aşısı bir yıl içerisinde bulundu.

Bilim bu baş döndürücü noktaya iki asırda geldi. Yuval Noah Harari'nin 30 dile çevrilmiş (Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi) bir kitabından bir kaç örnek verirsek, günümüze daha çok şükredeceğiz. Artılarımızı da göreceğiz.

.."1199'da İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard sol omzundan bir okla vurulmuştu, bugün olsa hafif yaralandı derdik; ama 1199'da, yani antibiyotiklerin, etkili sterilizasyon yöntemlerinin olmadığı çağda, bu küçük yara enfeksiyon kaparak kangrene dönüştü. 12. yüzyıl Avrupa'sında kangreni durdurmanın tek etkili yolu etkilenen uzvu kesmekti; ama enfeksiyon omuzda olduğunda imkansızdı. Kangren, Richard'ın vücuduna yayıldı ve kimse krala yardım edemedi. İki hafta sonra acılar içinde öldü."

19. yüzyıl gibi yakın bir tarihte, en iyi doktorlar bile enfeksiyonu nasıl önleyeceklerini ve dokulardaki çürümeyi nasıl durduracaklarını bilmiyorlardı. Sahra hastanelerinde, doktorlar basit yaraları olan askerlerin bile el ve ayaklarını kangren korkusuyla hemen kesiyorlardı. Bu da diğer tıbbi operasyonlar gibi (örneğin diş çekme) anestezi kullanılmadan yapılıyordu. İlk anestetikler olan eter, kloroform ve morfin, Batı tıbbında ancak 19. yüzyılın ortalarından itibaren düzenli olarak kullanılmaya başlandı.

Kloroformun icadından önce yaralı uzuv kesilirken, dört asker de yaralı arkadaşlarını kollarından ve bacaklarından tutuyorlardı. Waterloo Savaşı'ndan (1815) sonraki sabah, sahra hastanelerinin yanında bolca kesilmiş kol ve bacak görülmüştü. O günlerde orduya yazılmış kasaplar ve marangozlar genelde tıbbiyede hizmet veriyorlardı; cerrahi sadece bıçak ve testere kullanabilmeyi gerektiriyordu.

Waterloo'dan bu yana geçen iki yüz yılda tüm bunlar inanılmayacak ölçüde değişti. Haplar, enjeksiyonlar ve karmaşık ameliyatlar bizi bir zamanların kaçınılmaz ölüm cezası anlamına gelen pek çok hastalık ve yaralanmadan kurtarabiliyor, aynı zamanda pek çok günlük acı ve ağrıdan da koruyorlar, oysa modern öncesi insanlar bunları yaşamın bir parçası olarak kabul etmişti. Ortalama yaşam süresi tüm dünyada 25-40'tan 67'ye, hatta gelişmiş ülkelerde 80'lere fırladı.[84].

En çok çocuk ölümleri geriledi. 20. yüzyıla kadar tarım toplumlarındaki çocukların ortalama üçte biri yetişkinliğe asla ulaşamıyordu, çoğu da difteri, cüzzam ve çiçek gibi çocukluk hastalıkları sebebiyle ölüyorlardı. 17. yüzyıl İngilteresinde her bin yeni doğandan 150'si ilk yılları içinde, çocukların üçte biri de on beş yaşına gelmeden hayatını kaybediyordu;[85] bugünse bin İngiliz bebeğinden ilk yılda sadece 5'i, 15 yaşından önce de sadece 7'si ölüyor.[86]"

"Bu rakamların ne anlama geldiğini tam olarak anlamak için istatistikleri bir kenara koyup bazı hikayelere odaklanmalıyız. İngiltere Kralı I. Edward (1237- 1307) ve karısı Kraliçe Eleanor (1241-1290) iyi bir örnektir. Çocukları, ortaçağda mümkün olabilecek en iyi koşullarda büyüyor ve en iyi şekilde besleniyordu. Saraylarda yaşıyor, istedikleri kadar gıda tüketebiliyorlardı, sıcak tutan kıyafetleri vardı, yakacakları boldu, mümkün olan en temiz sudan içiyorlardı, bir hizmetliler ordusu onlara hizmet ediyordu ve en iyi doktorlar da emirlerindeydi. Kayıtlar Kraliçe Eleanor'un 1255'le 1284 arasında 16 çocuk doğurduğunu yazar:

Bilebildiğimiz kadarıyla Eleanor ve I. Edward sağlıklı bir çiftti ve çocuklarına herhangi bir ölümcül genetik hastalık geçirmediler, ama 16 çocuklarından 10'u (yüzde 62) çocukluklarında öldü, sadece 6'sı 11 yaşını geçebildi ve sadece 3'ü (yalnızca yüzde 18) 40 yaşını geçebildi. Bu doğumlara ek olarak, Eleanor'un muhtemelen düşükle sonuçlanan hamilelikleri de oldu. Edward ve Eleanor ortalama her üç yılda bir çocuk kaybettiler, arka arkaya on çocuk. Günümüzde bir ebeveynin böyle bir kaybı anlaması veya hayal edebilmesi mümkün değildir."

Bu günkü astesizler yoktu. Antibiyotik bulumamıştı. (kireçkaymağı, iyot, arsenik ve kinin  gibi maddeler bir kısım mikropları öldürebiliyordu; fakat ilaç halinde bir form yoktu.Louis Pasteur'un çalışmaları vardı fakat henüz araştırma aşamasında idi. Antibiyotik çağı, Alexander Fleming'in (1881-1955), 1928 yılında penisilini keşfetmesiyle başladı.

(Diyanet Yağmur Duası yerine Bilim Adamlarına uzun ömürler ve göçüp gitmişlere rahmet etse idi daha mı iyi olurdu? Çünkü hastalıkları ve ölümleri Yağmur Duaları değil bilim adamların laboratuarda geçirdikleri akıl teri önlüyor.)

Telokom baz istasyonu kurdu Fethiye'deki PTT'nin üzerine. Artık Türktelekom /AVEA hattı olanlar için evimizde çekmiyor, ulaşamadık, yok öyleydi, yok şöyleydi mazereti ortadan kalktı. Yani artık evinizden bir tıklama mesafenizde diğer insanlar ve internetteki dünya. Fakat, seslerimiz, görüntülerimiz ile neredeyse her gün bir kat daha maskelendiğimiz benliklerimiz arasında ki mesafe daha bir uzaklaşmakta ve ortadan kalkmaktadır.

Gelir dağılımdaki adaletsizlik, ortak mitlerin, inanç ve idolojilerin kalplaştığı, anlamsızlaşıp içlerinin boşaltıldığı bir süreç, herkesin kendine ait (bireysel temelli) bir dünya, değer ve hedefler belirlemesine sebep olmakta. Muhtemelen bu yüzden Friedrich Nietzsche, "Tanrı öldü" demişti. Buna karşılık Dostoyevski ise "Tanrı öldü ise artık her şey serbesttir," demişti.

Kanımızca kastedilen milyarlara, hatta bütün insanlığa hitap eden yada ettiğini iddia eden inanç ve ideolojilerden insanların kopuşu ve evrensel insani, ahlaki değerler yerine bireysel kanılarından ahlak devşirmeler kastedilmekte. Sıfat, isim itibariyle, Müslüman, Alevi Sünni; Hıristiyan, Protestan, Katolik; sağcı, milliyetçi, muhafazakar yada devrimci demokrat solcuyuz... Fakat çoğunluk bu sistemlere göre değil, kendi kendilerine oluşturduğu ilke ve değerlere göre duymakta, düşünmekte, yaşamakta ve yalınzlaşmaktadır.

Kimse kimseye "şu ayıptır, yanlıştır, kötüdür" diyemez oldu. Çünkü, artık evrensel bir terazi, ölçü aletimiz yok. Birine: "şu ayıptır, yanlıştır, kötüdür" dediğimizde, bireyselleşmekte olan insan: "size göre olabilir ama bana göre değil," diyebilmekte. Buda burun buruna aynı mekanda yada bir tık klavye yakınlığında olsak ta, birimizin söylediği, diğerine ulaşmıyor.

Bu açıdan baktığımızda, baz istasyonları, internet ve uçaklar bizleri kolayca bir araya getirebilse de, bu teknolojilerin hızı oranında birbirimizden uzaklaşıyor, bir birimize yabacılaşıyoruz. Çünkü Alemlere hitap eden bir Tanrı inancını, mesajını ve büyük ütopyaları olan ideolojileri öldürdük.

Geleceğe dair bu hususlarda ümitli şeyler söyleyemiyoruz: biyoteknoloji, yapay zeka ile nano teknolojik gelişmeler insanlık için büyük riskleri barındırmakta. Tabii Allah'tan ümit kesilmez.

 


  |  Bu haber 2634 defa okunmuştur.

Güncel  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Malatya Fethiye'den Çeşitli Haberler. 31 Ocak 2021

Malatya Fethiye'den Çeşitli Haberler. 31 Ocak 2021 Malatya Fethiye'den Çeşitli Haberler. 31 Ocak 2021

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Kış Manzaraları - 08/01/2018 - Malatya Fethiye
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR
  •  
  •  

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375







FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2020

2005 &  2020
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:3246

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:2940

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:2878

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:12702

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.