AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Yeni Yıl, Aranan Hazine ve SimyacıTarih 01 Ocak 2020, 09:52 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı





İki video ekliyorum. Bu vidoların, yazının konusu ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Bu iki videoda ki büyüklerimizin, ancak hazan mevsiminde (uzaklarda, Mısır Piramitlerinin yanında değil) burnunun dibinde, evinin altında hazineyi bulmuş insanlar olmasıdır. Çoğumuz gibi... Aliseydi abinin geçmiş dönemlerindeki türkülerini çok dinledim. Ancak; ikinci amaliyattan sonra "Kudret" ismi dizelerinde görülmekte. Yani Aliseydi abide hazinesini ikinci amaliyattan sonra fark etti. Aliseydi abiye geçmiş olsun der acil şifalar dilerim.


Saadet abla iki haftadır hastahanede yatmakta. Saadet ablaya geçmiş olsun der acil şifalar dilerim

Aylardır hastahanede yatan Hüseyin (Yılmaz) abiye ve Nevzat (Yılmaz) abiye de 2020 yılında acil şifalar dilerim.

-----------------------------------------------

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı


Brezilyalı yazar Paula Coelho,   “Mesnevi’yi okudunuz mu?” diye yöneltilen soruyu yanıtsız bırakmıştır. Hiç kimsenin kuşkusu yoktur, bu yazarı kendisini dünyanın ünlü yazarı yapan Simyacı romanının esin kaynağı Mevlana’ya ait Mesnevi’de geçen bir kıssadır. “Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının felsefi öyküsüdür.”

 

“Santiago, yaşadığı şatodan ve Endülüs’ten sıkılmıştır. İçinden bir ses onu gizem dolu bir dünyaya çağırmaktadır. Mısır Piramitleri, çöller ve dünyanın diğer yerlerini görmeyi istemekte, yaşadığı bu yerlerden daha güzel daha çekici daha gizemli bir yerde yaşamak istemektedir. Peder olan babası Santiago’nun da peder olmasını ister. Fakat Santiago yaşamı kilisede değil; Dünya’yı gezerek öğrenebileceğini düşünmektedir. Kişisel bir menkıbesinin Dünya’nın gerçeklerini öğrenmek olduğuna inanmıştır.”

 

Yoksul bir ailenin böyle bir din adamı evlatlarının olmasından daha gurur verici ne olabilir ki diye düşünmekteler. Fakat Santiago din adamı değil gezgin, gönlünün götürdüğü yere kendisinin gitmek istediğini söyler babasına. Oda ikna etmek için biraz dil döker.

 

  • Oğlum, buraya da uzak diyarlardan farklı , çeşit çeşit insan gelir. Köyümüzü gezer, Şatomuzu beğenir. Bu insanlar tarlalarımızı , kadınlarımızı görünce: böylesi bir yerde yaşamak istediklerini söylerler; fakat sonunda tekrar dönüp giderler.

  • Bende onların geldikleri toprakları ve onların kadınlarını görmek istiyorum. Çünkü burada kalamayıp geri gidiyorlar der, Santiago.

 

Babası oğlunu ikna edemeyince “ancak bizim burada çobanlar, gezginci olur,” der. Oğlu ise “o zaman çoban olmak istiyorum,” der. Babası bunun üzerine oğluna içerisinde eski üç İspanyol altın lirası bulunan bir kese verir. Ve: “... git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der.

 

Santiago, bu altınlar ile bir koyun sürüsü alır ve onları yaya yaya, yaptığı yolculukla büyük düşünün peşine düşer. Böylece Yüreğinin götürdüğü yere gitmezse ardına dönüp baktığında “Neden kendi menkıbemi aramadım “ diye pişmanlık duymayacaktır.

 

“Bir gece eski, yıkık bir kilise bahçesindeki firavun inciri ağacı altında uyurken rüyasında Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağını görmüştür.” Hazinenin yerini orada yüreği ona söyleyecektir.

 

Bu serüvenin sonucunda bir yerleşim yerinde rüyasını yorumlatacak birini arar ve bulur..  Falcı kadın, Mısırda bir hazine olduğunu ve orada hazine bulacağını söyler..

 

Bir başka yerde eski Bilge bir Krala rastlar Santiago. Rüyasını ona anlatır ve ondan bilgece öğütler alır. Bundan sonra sürüsünü satarak İspanya’dan ayrılıp Afrika Kıtasına geçer.  Orada kendisini Turizm danışmanı olarak tanıtan bir çocuğa, Mısır Piramitlerine gitmek istediğini söyler. Çoçuk bunun için Büyük Sahra’yı geçmesi gerektiğini söyler. Çocuk Santiago’nun güvenini kazandıktan sonra, paralarını çalar ve kaybolur.

 

Aç ve açıkta kalan Santiago bir billuriyecinin yanında iş bulur. Yenilikçi fikirler ve uygulamalar ile bu dükkanı büyütür ve hayallerinin peşine düşecek kadar para biriktirdikten sonra buradan ayrılıp yola (Hazinesinin peşine)düşer. 

 

Bir yerleşim yerinde Santiago. İsminin Fatima olduğunu öğrendiği bir kıza aşık olur.  Artık Santiago Fatima’dan başkasını düşünemez.  Tekrar dönmek üzere  buradan da ayrılır.

 

Bir gün bir İngilizle tanışır. Bu arada İngiliz’den Simyacıların kurşunu altına dönüştürdüklerini ve onun bu topraklarda olduğunu öğrenmiştir. Santiago Simyacıyı arar ve bulur bu yolculukta…

 

Simyacı ile Bedevi kabileleri arasındaki savaşların içerisinde bulurlar kendilerini ve canlarını kurtarmak için billuriye işinden kazandığı  paralarınıda bu savaşçılara kaptırır. Fakat bu süreçte Simyacıdan da çok şey öğrenir. Simyacı, Santiago’nun kaybettiği bütün paralara karşılık olacak miktarda ona altın vererek ayrılır.

 

Simyacının da yardımıyla sonunda kumullar tepesine ulaşmıştır. Piramitler, tüm ihtişamlarıyla karşısında yükselmektedir. Dizüstü düşüp ağlayarak kişisel menkıbesine ulaşırken rastladığı insanlar için Tanrı’ya şükretmektedir. Hazineye ulaşmak için kumulu bütün gece boyunca kazar Ama hiçbir şey bulamaz.

 

Kazmaktan yorulan genç uyuya kalmıştır. Birden ayak sesleriyle uyanmıştır, gelenler savaşçı mültecilerdir. Cebindeki altınları alan mülteciler geri kalan altınların gencin kazdığı yerde olması gerektiğini düşünüp genci toprağı kazmaya zorlarlar. Fakat bir şey çıkmayınca onu dövmeye başlarlar.

 

Mülteciler tam onu öldürecekken Santiago, mültecilere rüyasında piramitlerin yakınlarında gömülü bir hazine gördüğünü ve onun için İspanya’dan buralara kadar geldiğini söyler. 

 

Bunun üzerine mültecilerden biri “Ben de Rüyamda İspanya’ya gitmem gerektiğini, koyunlarıyla yıkık bir köy kilisesinde uyuyan bir çobanı bulup aramam gerektiğini gördüm. Eğer oraya gidip o çobanı bulursam ve  firavun incirinin dibini kazarsam gizli bir hazine bulacakmışım. Ama aynı düşü 2 kez gördüğüm için çölü geçip İspanya’ya gidecek kadar aptal değilim.” der ve Santiago’yu serbest bırakırlar. Tabii kazılan yerden hazine filan çıkmamıştır. Fakat; savaşçı Mülteci’nin tarif ettiği yer, Santiago’nun Mısır Piramitlerin yanında hazine bulacağı rüyayı gördüğü ve terk edip ayrıldığı memleketidir.

 

Yazar, İncil’deki o ibareyi birçok kez tekrarlar: “Hazineniz neredeyse, gönlünüzde oradadır.” Daha kolay analaşılabilirlik için bu ibareyi: “Gönlünüz neredeyse, hazinenizde oradır.” gbi söyleyebiliriz. İnsanoğlu bilincine varamadığı bin bir türlü güdü ile bir şeye gönül kor. ”Bir kez gönül koyduktan ve karar verildikten sonra, o sizin “Kişisel Menkıbeniz (Hayat Hikayeniz) olur.” Bu bir tür kader, kara sevda gibidir. İllede bu amaç doğrultusunda koşturacaksınız. O olmazsa mutluluğu ulaşamayacağınıza inanırsınız.

 

İnsan irrasyonel (akıldışı) bir varlıktır. Bir kez gönül koyduktan, karar verdikten sonra iki dünya bir araya gelse, onun ak dediğine hiç kimse kara dedirtemez, onu yolundan çeviremez.  Bu bir tür ilahi emir ve yahutta büyülenmek gibidir. Başkasına lüzum yok. Onun en büyük aldatıcısı ve kandırcısı kendisidir artık. Bunun hakikati öğrenmesi lafla, ilaçla iyneyle olmaz. Dayakla, eziyet ve işkenceylede hiç olmaz. Ellerini, kollarını bağlayıp ayaklarına da pranga taksanız hatta bir operasyonla dalağını ve iki böbreğini da alsanız “onun hazinesi yinede, gönlünü koyduğu yerde yada şeyde olacaktır.”

 

Kültürümüzde bir deyim var: “Kul kaderini görecek.” Öyle öğrenecek yani. Bu uğurda yaşadığı macera, yaptıkları hata ve ödedikleri faturalar sonucunda öğrenecek hakikati. Santiago kendi rüyasını gördüğü Firavuninciri ağasının yanında bulunan hazineyi (görememiş) bulabilmek için, köyünü, dostlarını, annesini ve babasını geride bırakır. Elindeki parayı pulu kaybeder, tekrar kazanır tekrar  kaybeder. Hayatı tehlikeler yaşar ve zor bela canını kurtarır. Nice korkular, kaygılar umutsuzluklar yaşar zihinsel ve bedensel yorgunluklar yaşar. Koca Sahrayı develer üzerinde ve kimi zaman at yada ayakları üzerinde yürüyerek kat eder.

 

Bütün bu faturalardan sonra, ancak dışarıda, ötede, uzakta aradığı hazinenin üzerinde , kendinde olduğunu öğrenir-gönül gözü açılır. Ve dönüp gelir ve Firavunincir ağacının altındaki hazineyi kazar ve bulur. Babasının hikayenin başında:  “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” öğüdünün hakikatini; terkettiği ve uzaklarda arayıp cevabını bulduğu hakiki hazinenin, burnun dibinde, şah damarından daha yakında, benliğinde  olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. 

 

Simyacı madenlere bir iksir, yada felsefe taşından çok az miktarda katarak onları altına çevirendir. Santiaogo Simyacından bunu öğrenmek ister. Simyacı, bu benim hayat menkibemdir, amacımdır; seninki hazine bulmaktır. “Sen hazinenin peşine düş,” der.

 

Altın, bir madenin uzun yıllar toprak altında kalması sonucunda oluşur. Uzun yıllar ve büyük, zorlu emekler harcayarak madenciler altın elde eder. Santiago ise aylarca, yıllarca, bedel üzerine bedel ödeyerek zorlu, büyük ve yıpratıcı olan bir iç yolculuk(akıl ve alınteri dökerek) ve bunun sonucunda ulaştığı bilgelik düzeyinden sonra, hazinesinin ötede, ötekinde, dışarıda… değil kendi içinde olduğunu öğrenmiştir.

 

İnsan aslında yitirdiği cennetini arar. Herkesin hazinesi, cenneti farklı bir yer yada şeydir. O şeyi bulmak için çırpınır durur. Sonunda bulduğu o şeyinde onun aradığı şey olmadığını görür ve yeni bir hazine, cennet, şey tasviri oluşur kafasında. Bu macera bitmez. Çünkü yitirilmiş cennete girebilmek artık bir daha mümkün değildir. 

 

Fakat aradığı cennet, hazine olarak ta gördüğü şeye ulaşmadan, arayıp bulmak için can attığı şeyin aradığı şey olmadığını idrak edemez insan. Dizlerinde ki takat, gözlerde ki fer kayboldukça, gönüllerdeki ateş korlanıp canın, derisinden süzülen tenle vedalaşması yaklaştıkça(çoğu zaman hazan mevsiminde) asıl hazinenin memleketinde, evinin altında, ailesinde, eşinde ve burnunun dibindeki dost ve ahbaplarda arayıp bulabileceğini sezer olur. Simya aslında her yerde ve şeyde iyi, güzel ve doğru olanın farkına varabilme yetisine ulaşmaktır.

 

Yeni yıllarda ve her türlü yenide aradığımız muhtemelen bu.Cennet belkide bulanan değil arama sürecidir…

 

Herkese 2020 de yeni yetiler dilerim.

 

31 ARALIK 2019

Aliseydi SEVİM


Bu yazımı hazinesini uzaklarda, çok uzaklarda, Mısır Piramitlerinin yanında değil, evinin altında bulan canlara ithaf ediyorum




  |  Bu haber 2714 defa okunmuştur.

Duyurular  KATEGORİSİNDEN HABERLER

“Aslında ben kendimi vurdum.”

“Aslında ben kendimi vurdum.” “Aslında ben kendimi vurdum.”

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir…

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Balık denizin, kuş ise havanı...

Anneleri Günü 2019

Anneleri Günü 2019 Anneleri Günü 2019

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek… Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy "

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy " Tolstoy: Onun İhtiyaç Duyduğu Üç Arşın(2 mt) Kadar Bir Topraktı!..”

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Almanya’ya giden birinci kuşağın döneminde Türkiye’de bir gencin as...

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı...

Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı... Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı... yapay zeka, nereolink.Sergey Brin ve Larry Page, Facebook’un k...

Abdal Musa Lokması / Fethiye Malatya - 16 Nisan 2018

Abdal Musa Lokması / Fethiye Malatya - 16 Nisan 2018 Abdal Musa Lokması / Fethiye Malatya - 16 Nisan 2018

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Kış Manzaraları - 08/01/2018 - Malatya Fethiye
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375






FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2020

2005 &  2020
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:2594

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:2386

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:2236

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:11968

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.