AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
“Aslında ben kendimi vurdum.”Tarih 24 Nisan 2020, 14:07 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

“Aslında ben kendimi vurdum.”


Yiğitlik nedir?

“Aslında ben kendimi vurdum.”

 Bu başlığa benim naçizane cevabım olarak bir kaç satır karalamak istiyorum... Yanlış olarak, "yiğitliği dışarıdaki kötü güce bizim karşı koyuşumuz olarak öğretir kültürümüz." Yanlış diyorum; çünkü kötüyü, yanlışı, çirkini, ayıbı... dolayısıyla her türlü ahlak ve adap dışılığı hep dışarıda(ötekinde)arar, onlarda bulur ve oralarda olduğuna inanırız. Bu böyle olunca, "yiğitlikte ötekinden bize yapılacak kötülüğe karşı koyuş ve ötekini bertaraf ediş" olarak çıkar karşımıza.

Her insan kendini iyi, güzel, doğru, adil vb. görüyorsa bu çirkinlikleri kim yapıyor? Her yer neden bu kadar tehlike arz etmekte ve korkutucu?Yani  yanlış olarak herkes ben iyiyim öteki kötü diyor bir bakıma!

Tayfun Talipoğlu'nun "Yol Hikayeleri" programından aklımda kaldığı kadarıyla bir hikayeyi anlatmak istiyorum.

Tayfun Talipoğlu mapushanede bir erkek mahkum ile konuşuyor.

         Mahkum hikayesini anlatıyor.

 "El araba ile sebze ve meyve satıyordum. Sonra pazar yerinde kendime bir yer buldum. Orada bu işi yapmaya devam ettim. İşlerim iyiydi. Evlendim, eşim oldu. İşlerim iyileştikçe tanıdık, arkadaş ve dostlarımda oldu ve arttı. Derken pazar yeri içi, bir diğer pazarcı ile kavga ettim.

 Bu kavga sonucu, "öfkemin esiri olup tabancamı çekip diğer pazarcıyı vurdum." O zamana kadar kazandıklarımı dava sürecinde ve mahkumiyette bitirdim. Önce arkadaş, dost, ahbap ve eşim sık sık beni ziyarete gelmekteyediler. Zamanla arkadaş dost ve ahbaplarımın bu gelişler seyrekleşti, derken gelmez oldular.

 Haftalar aylar derken eşiminde beni ziyareti seyrekleşti. Bir süre sonra eşimde beni ziyarete gelmez oldu. Her şeyimi kaybettim.

 “Şimdi anladım ki, o pazar yerinde aslında ben kendimi vurdum.” der."10-15 yıl önce dinlediğim bu hikaye bu sözlerle biter.

Ülkemizin önemli entellektüllerinden Felsefe Profesörü İonna Kuçaridi bir anısını anlatır. "Ben Erzurum Üniversitesinde iken birileri benim hakkımda kötü şeyler söyledi. Ben sustum. Sonra Bir meslektaşım bana, "senin hiç gururun yok mu" bu yapılanlara cevap vermedin, dedi? Bende "yok," dedim der.

Hoca gerekçesini ahlak felsefesine dayandırarak izah eder. Hocanın düşüncelerinden anladığımı şu şekil ifade edebilirim. Yapmaya çalıştığım bir tür tefsir, yorum.

Erdem değerlere göre duymak, düşünmek ve bu inançla hareket etmektir. Dürüstlüğün de izahı budur. İnsan çok önemli bir değerdir. İnsan hakkı ise olsa demek, karşı çıkmak, iyiden, güzelden, doğrudan bahsetmek değil, öyle olmayı gerektirir. "Ahlakın aktif yanı budur."

İnsan hakkı bir değerse ki değerdir "bende, o-diğeri-da insan"dır. O benim insan hakkımı ihlal etmekle, "benim değil, onun insanlığı güme" gitmiş oldu. Çünkü hepimiz insanız. İnsan hakları ihlaline uğrayan, maruz kalan ben, bir insanın insan hakkını ihlal ederek, "insanlıktan çıkan, insanlığı güme giden o," der. 

 O benim insan hakkımı ihlal etti, bana kötülük etti diye, bende ona kötülük edersem, "insan hakkı benim de önemli bir değerim" olduğunu söylememe rağmen, "bende -gerekçesi ne olursa olsun- bir başkasının insan hakkını ihlal etmiş olur ve benimde insanlığım güme gider."

 Mahkum hikayesine dönersek, öldürülen kişi pazaryerinde mahkumun elde ettiği "insan hakkını" ihlal etti.

Mahkum arzu ve öfkesinin esiri oldu ve diğer adamı öldürdü. Mahkum "her insan için ortak değer olan bir insanın yaşama hakkını, o'nu öldürerek, ihlal etti."

Biri pazar yerinde, "elde edilen pazar yeri hakkını ihlal etti," buna karşılık diğeri, pazar yeri hakkını ihlal edenin “yaşama hakkını” ihlal etti. Olan yalnızca bu iki ikişiyede olmadı. Onlar, ailelerinin de huzur ve mutluluk haklarını bir bakıma ihlal ettiler.

Mahkum derya, “Ben o pazar yerinde aslında kendimi vurdum...”  Değerler ahlakı açısından mahkum, bir insan hakkını ihlal etmekle, yalnızca kendisinin değil, diğerinin, dolayısıyla “bütün insanlığın insan hakkını” da ihlal etmiş oldu.

Sonuç itibariyle: Hem mahkumun, hemde maktul, öldürülen kişinin “insanlığı güme gitmiştir.” Bu olayda “yiğitlik” bize ezberletilmiş, vaktini doldurmuş, tedavülden kalkmış, kendi kanunlarını yazmak ve uygulamak ilkelliğidir. Bir tabanca, bir bıçak ve güçlü bir bilek, çevre vb... 

Arifler, “Ekberi Cihat” derler insanın kendisi, nefsi ile savaşmasına.  Ekberi Cihatla insanın kendisi ile giriştiği “büyük savaş,” kendisi ile kavgalı, kendisinin kendisi ile verdiği “en çetin ve karmaşık mücadele” kastedilir. Bir rivayete göre, Hz. Muhammet bir savaştan dönerken sorarlar: “Ya Muhammed savaş çetin, zor geçti mi?” diye. O da, “küçük savaştan geliyoruz, asıl büyük savaşa, nefsimizle savaşa gidiyoruz,” der.

“Ekberi Cihat,” hem büyük ve uzun bir süreçte bilgilenme(öğrenim -ilim), hemde kendini ve kendinde insanı tanıma(alim ve irfan -içebakış) gerektirir. İlaveten olmazsa olmaz olarak güncel ve kadimle uyumlu belirli usul, adap ile uygulama ve kendini eğitmeyi gerektirir. Ne kadar, ne zamana kadar: "Can tenden ayrılana kadar."

Mahsuni’ni bir dizesinde derya: “Dostlar beni bir kazana koydular. Kırk yıl yandım daha çiğsin dediler.” Evet özetle böyle. Yani bir tabancanın tetiğini sekiz on yaşındaki çocuk dahi düşürebilir ve bir can alabilir. Bu “Yiğitlik” değil “zayıflık”tır -kırk yıl yanmanınkarşısında.. 

Fakat asıl büyüklük, güç, yiğitlik ve cesaret; bir insanın doğduğundan beri annesi, ailesi, mahallesi,memleketi ve çağının belirlediği, şekillendirdiği, özgürlüğünü elinden alıp kültürel bir formata döktüğü kimliği, kişiliği ve kendiliğini silmek ve yeni bir kendilik, kişilik ve kimlik oluşturabilmektedir. 

 İradi ölüm ve iradi (yeniden)doğum… Asıl Yiğitlik, Mertlik ve yüreklilik budur. Bize, biz dünyanın farkında değilken kültürümüzün, inancımızın… bize giydirip, sevdirdiği ve ömrümüzü bu kostümler ile geçirmeye zorladığı bu elbiseyi yırtıp atabilmek ve yenisini kendimizin dizayn ettiğini giyebilmektir.

 Yusuf'u kaybettim Kenan ilinde

Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz”  Yunus Emre’nin dizlerindeki ifadesine müracaat edersek:   Mahkum “Ben aslında o pazar yerinde, kendimi vurdum” deyişi ile doğduğundan beri gıdım gıdım “toplumun ona giydirdiği -yiğitlik- kimliği”nin mapusta yatarken çatlayan aralığından, “kişiliğini,” onuda aşarak “kendiliğini” farkettiğini bilinçsizce de olsa dile getirir. 

Başka bir deyimle mahkum, “Kenan İlinde, toplumsal kimliğinin içerisinde kaybolmuş Yusuf’u, kendisini bulmuştur.” Kimliğinden, toplumun giydirdiği elbiseden, mahkumiyetinden kurtulmuştur; bedeni hala mahpus olsada. 

Allah herkese “kimlik hapishanesinden çıkabilme, önce kişiliğini sonrada kendisini(dolayısıyla insanlığını) bulma ye yeniden inşaa edebilme gayreti versin.”

    Nisan 2020 - Aliseydi SEVİM

 

Not: Bu Yazıyı geçen hafta Kemal İLHAN’ın oğluna “Yiğit” ismini vermesi, kendi kendime sahi “yiğitlik” nedir sorusunu sormama vesile oldu. Buna cevaben ise kafamdan geçenleri yazıya döktüm ve sizlerle paylaşıyorum.


Yiğit bebek en erken bu yazdıklarımı 2045- 2050’ler de anlayabilecek çağa gelecek. Yani ben, Yiğit bebeğin, bu yazımdan ne anladığını öğrenemeyeceğim. Benim kuşak o tarihleri göremeyecek büyük bir olasılıkla.


Bu yazım Yiğit bebekle beraber, yukarıda bahsettiğim tarzda “Yiğitlik” göstereceklere armağan olsun.


  |  Bu haber 2410 defa okunmuştur.

Duyurular  KATEGORİSİNDEN HABERLER

“Mutluluğun Gizi” & Kaşık Dolu mu; Boş mu?

“Mutluluğun Gizi” & Kaşık Dolu mu; Boş mu? “Mutluluğun Gizi” & Kaşık Dolu mu; Boş mu?

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir…

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Balık denizin, kuş ise havanı...

Anneleri Günü 2019

Anneleri Günü 2019 Anneleri Günü 2019

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek… Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy "

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy " Tolstoy: Onun İhtiyaç Duyduğu Üç Arşın(2 mt) Kadar Bir Topraktı!..”

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Almanya’ya giden birinci kuşağın döneminde Türkiye’de bir gencin as...

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı...

Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı... Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı... yapay zeka, nereolink.Sergey Brin ve Larry Page, Facebook’un k...

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Kış Manzaraları - 08/01/2018 - Malatya Fethiye
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375






FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2020

2005 &  2020
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:2698

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:2454

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:2310

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:12056

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.