AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Tarih 01 Ağustos 2020, 21:36 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

“Mutluluğun Gizi” & Kaşık Dolu mu; Boş mu?

"İnsan olarak doğdum, sonra Türk oldum, sonra Müslüman oldum. Ölmeden önce tekrar insan olmaya çalışıyorum."(D.C.)

“Mutluluğun Gizi”

“Bir tüccar Mutluluğun Gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün, kırk gece yürüdükten sonra, sonuna bir tepenin üzerinde buluna güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra bir köşede tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesini için iki saat beklemek zorunda kalmış.

Delikanlının ziyaret nedenin açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizi’ni şimdi açıklayacak zamanının olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmesini salık vermiş.

‘Ama sizden bir ricada bulunacağım,’ diye eklemiş bilge, delikanlının eline bir kaşık verip sonrada bu kaşığa iki damla sıvı yağ koymuş.’Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinde tutacak ve yağı dökmeyeceksin,’ demiş.

Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.

“Güzel demiş bilge, peki yemek salonundaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvan Başının yaratmak için en az on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanedeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?”

Utanan delikanlı hiçbirşey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü “bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş..”

“öyleyse git, evrenin harikalarını tanı”demiş ona, bilge. “Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.”

İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini bütün ayrıntıları ile anlatmış.

“Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?” diye sormuş bilge.

Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.

‘Peki’ demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, sana verebileceğim tek bir öğüt var: “Mutluluğu gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama iki damla yağı unutmadan.”(Paulo Coelho, Simyacı. Sayfa:42. 2002)

Kaşığın İçi Boş mu, Dolu mu?


Delikanlıya içerisindekini dökmemesi tavsiye edilen, “kaşık ve içerisindeki yağ” neyi temsil ediyor?.. Şöyle yorumlayabiliriz bu sembolik dili. 

Kaşık: “sureti, dış yüzeyi, kalıbın, üst kimliğimizin ismini” temsil eder. 

Mesela solcu olmak, devrimci olmak; imanlı bir Müslüman, Hristiyan...  olmak; Türk, Kürt, Alman… olmak; falan partili, filan partili… olmak; yada kendini bir mesleğe adamak:öğretmen olmak, bilim adamı olmak, sanatçı olmak, papaz, imam, şeyh, dede, önemli bir mürşit… olmak gibi çeşitlendirebiliriz bunları. Veyahutta, bunların biri olduğu gibi bir kaçının bileşkesi gibi.

Yağ, “sureti, dış yüzeyi, üst kimliğimizin ismini temsil eden  kaşığın, “içerisindeki yağ,” anlam, maneviyat:” yani kardeşlik, barış, eşitlik, özgürlük, adalet, hakkaniyet, şefkat, merhamet, cömertlik, paylaşma,  fedakarlık, dayanışma… gibi değerleri,” sözle, niyetle değil yalnızca bizzat yapıp etmelerlerle, öyle olmayı  sembolize eder.

Peki delikanlının şatoda gördüğü ve bilgenin görülmesini öğütlediği şeyler neyi temsil ediyor… Misalde ki “duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtları, bahçeler, çevredeki dağlar, çiçeklerin güzelliği, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafeti, parşömenler… ise “maddi, algılanabilir,” geçici, dünyevi, duyulabilir, duygulara dair olanı... temsil ediyor, diyebiliriz.

Kaşık, (üst) kimlik sıfatı: Müslümanlık… 

“Kerbela Olayı” Müslümanlar arasında çıkan bir olay, katliam değil midir? Halife Hz. Ali’nin şehit edilmesi olayı Müslümanlar arasındaki bir olay değil midir? Yıldırım Beyazıt ile Timurlenk arasındaki savaş kimler arasında idi?

Suriye'deki savaştan kaçan mülteciler den dört beş milyonunu zorunlu olarak Türkiye’nin kucağında kaldı. (Ben bu sınır açıp mültecilerin kabulünü insani ve doğru bulanlardanım.) Irak ve Suriye’nin neredeyse kara gücünün oldukça önemli bir kısmı “İran'ın” kontrolünde. Bu ülkelerdeki bir kısım savaşan örgütleri ise Suudi Arabistan desteklemekte. 

Suriye savaşında, on iki milyon kişi yerinden olmuş, dört beş milyonu ise mülteci olmuştur... Biz zorunlu olarak dört milyon kadarını aldık. Irak ve Suriye savaşına destekledikleri örgütler ile müdahil oldu, İran ve Suudi Arabistan. Fakat mültecilerin bir milyonunu dahi kabul etmedi bu (ve diğer) Müslüman ülkeler. 

Komşusu açken tok yatan bizden değildir. (Hadis-i Şerif)

“Üst kimlikleri -kaşık- Müslümanlık,” bu iki ülkenin. Nerede kaldı, “din kardeşliği?” “Üst kimlikleri -kaşık- Arap,”Bu mültecilerin bir kısmı da Arap idi. “Nerede Arap Milliyetçiliği?” 

Görüldüğü gibi, “kaşık” var. Fakat “kaşığın içerisinde yağ” var mı? 

“Üst kimlikleri -kaşık- Kürt Milliyetçiliği,” olan Irak’ta bağımsız Kürt Devleti kurma hevesinde olan Barzani ve Talabani. Bu kürt mültecilerden bir milyonunu da bize gelsin dedi mi? Onlarda bu sorumluluğu almadı. “Nerede kaldı Kürt Milliyetçiliği?”

Görüldüğü gibi, “kaşık” var. Fakat “kaşığın içerisinde yağ” var mı? 

Irak ve Suriye savaşında, oluşan ve yıllar içerisinde değişen haritaları her haber izleyen görmüştür… Her değişen haritaların içerisindeki insanların ırkı, dini, mezhebi yalnızca şudur diyemeyiz. Yani Arap, Acem, Türk, Kürt vb. karışıktır ve bu insanlar aynı ülkenin insanlarıdır. Bu haritaları sahiplenen ve koruyup, büyütmek için savaşan bu örgütlerin öldürdüğü insanlar, kendi ırkından, dininden ve ülkesinin insanlarından değil midir? 

Sanırım BBC’nin bir yayınında bulunan bir grafikte okumuştum. Suriye'de öldürülenlerin en büyük kısmı hafif silahlarla, ikinci sırada ağır silahlarla, üçüncü sırada ise hava saldırıları ile gerçekleşmiştir. Yani ölümlerin birinci ve en büyük miktarı “milisler ve o ülke askeri” tarafından gerçekleşmiştir. Bunu başka türlü söylersek, Emperyalistlerin bizzat gelerek öldürdüğü Suriyeli sayısı son sıralarda, en yüksek sayıda geleni ise “Suriyelinin Suriyeliyi” öldürmesidir. Yıllarca da bu topraklarda bu böyle devam etti ve edecek. Zaten emperyalistler kendi askerinin ölmesini istemediklerinden, oradakileri taşeron olarak kullanıyorlar.

Kaşık Suriyelilik… Görüldüğü gibi, “kaşık” var. Fakat “kaşığın içerisinde yağ” var mı? 

Kaşık, (üst) kimlik sıfatı: Hristiyanlık…

Asırlarca süren Haçlı Seferleri bunların eseri. 20.yy’da yapılan iki önemli en kanlı Dünya savaşı asıl kimler arasında idi? Yahudi ve Hristiyanlar arasında, Avrupa’da değil mi? İkinci dünya savaşında öldürülen insan sayısı altmış milyon civarı.

Yukarıdaki bahsettiğimiz ve dünyanın başka yerlerindeki önemli savaş ve çatışmaların fiili isimleri farklı farklıdır; fakat faillerinin başını ABD, İngiltere, Fransa vb. gibi Hristiyan ve Yahudi kimlikli emperyalist ülkeler olduğunu ispatlamaya dahi gerek yok-maksadım bir inancı ötekileştirmek değil.

Görüldüğü gibi, “kaşık” var. Fakat “kaşığın içerisinde yağ” var mı? 

Kaşık, (üst) kimlik sıfatı: Devrimci, sosyalistlik, ilericilik, çağdaşlık…  Son yirmi yıldır sürdürülen sözde “Arap Baharı” olarak başlatılan operasyonlarda milyonlar öldürüldü. Emperyalistleri ürkütecek denli, dünyada ses getirecek çapta bir sosyalist, devrimci harekat gördünüz mü? Bir kaç yüz, yada bin kişilik gruplar Avrupanın bazı yerlerinde ufak tefek gösteri yapmış ve bazı yerlerde seminer ve toplantılar düzenleyip kahrolsun, yaşasın sloganları atmışlardır. O kadar...

Görüldüğü gibi, “kaşık” var. Fakat “kaşığın içerisinde yağ” var mı? 

Hindistan'ın İngiliz Sömürgesi olduğu dönemlerde, yeni bir İngiliz sömürge valisi atanır… Müslümanların da çoğunlukta olduğu bir bölgedeyken, ezanın okuduğunu ilk defa duyan Vali: çağırır yetkili bir İngiliz görevlisini ve sorar: “bu ses nedir?”diye.  Oda, “efendim, buna ezan denir. Müslümanlar günde beş vakit namaz kılar. Bu sesle de Müslümanlar namaz kılmaya davet edilir,” der. Vali “bunun Birleşik Krallığın çıkarına bir zararı var mı?” der. Görevli “yok efendim,” der. Vali bunun üzerine “zararı yoksa okuyabilirler,” der.

Her gün haberlerde dinliyoruz: Bir yada iki Türk Askeri şehit oldu haberini… Suriye ve Irak’ta ki  herhangi bir dini, devrimci, bağımsız ve özgürlükçü yada faşist  veya ırk(Arap, Acem, Kürt) kökenli bir örgütün, dört tane de ABD, İngiliz, Fransız,Rus... askerini öldürdüğünü duyuyor musunuz- savaşın başlangıç dönemleri hariç-? Nerede kaldı bağımsızlık, özgürlük, din yada ırk kardeşliği yada yoldaşlık? Yoksa emperyalistler barış kardeşlik elçileri mi olarak oradalar?

Yoksa Türkiye orada emperyalist politikalar gerekçesiyle bulunuyor da ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, İran vb. ülkeler “Onların - o topraklarda yaşayan halkların ” bağımsızlığı, özgürlüğü, huzuru, refahı… için mi bulunuyor?

Ufak tefek toplantılar, seminerler, konferanslar ve gösteriler olur şurada yada burada. Avrupa da dahi... Bunu yapanlar ister Arap, Acem, Kürt, Türk; ister Müslüman, Hristiyan, Yahudi…; ister devrimci, sosyalist yada faşist olsun… fark etmez.

İngiliz Sömürge Valisinin sorduğu soruyu günümüze uyarlayarak soralım: “Bahsi geçen etkinliklerin ABD, Rusya, Almanya, İngiltere, Fransa… kısacası emperyalizmin işleyen çıkarlarına dikkate değer bir zararı var mı?” O bölgenin komutanları cevap verir: “Yok efendim...”  Bu cevaba göre Sam Amca fermanını açıklar: “zararı yoksa, bu küçük hareketleri demokrasi adına yapabilirler!..”

“Yaşamın kendi başına bir anlamı yoktur. Ona anlamı biz yükleriz.”

Ülkemizin önemli entelektüellerinden felsefe Profesörü Ahmet ASLAN’a bakılırsa, Platon “haz kötüdür” der. Aristo “haz insan için kötü değil iyidir de, insan için en yüksek amaç, değer değildir,” der.

Bedensel arzulardan duyulan “haz iyidir”; fakat bu arzuların tatmini büyük ölçüde, bazan de tamamen “kendimiz için arzulanan hazlardır ve dolaysıyla bireyseldir.”  F. Niche’den esinlenerek söylersek bir kebaptan, yada bir manzaranın seyri yada karşı cinsle yaşanan bir deneyimden alınan haz bireyseldir. Bunlar Platon’un dediği gibi “kötü” değil, Aristo’nun dediği gibi “iyidir.” Fakat en yüksek iyi değildir, çünkü bu tür hazlar  daha çok insanın “hayvansal” yanına dair olan hazlardır.  İnsanı bunun üzerine çıkaran “ussallığıdır.” Bu ussallığı sayesinde “insan özgür ve insan” olabilir.  

İnsan bu ussallık, özgürlük ve insanlık (bilkuvve) potansiyelini, “bilfiil hale getirebildiği oranda,” insanlığın dertleri ile dertlenir, sevinçleri ile sevinir; tabii kendisini(bireyselliğini) unutmadan, hatta bazen kendisini (birey üstü amaçlar, değerler uğruna) ihmal ve feda etmek pahasına bunu yapabilir.  İşte yüzden dolayı “en yüksek iyi, değer ve haz yada yaşamın anlamı budur…” Bu aynı zamanda, hayvani boyutumuzu aşıp, “insan” olabilmektir. 

“Ussallık” sayesinde insan özgürleşir, uygarlık oluşturur, çağı ile uyumlu hale gelerek inkişaf eder ve dolayısıyla "yaşamına başkalarının yüklediği anlamı" aşıp, kendi “yaşamına” "kendi anlamını" yükleyebilir...

Yazımızın bütününde esin kaynağımız olan üstat D. Cündioğlu hocayı selamlar ve yazımızı onun bir “Mootto”su ile noktalıyorum: ⁣"Kıyamet günü Münker'le Nekir'e gösteririz, 'tek hayırlı amelimiz bu!' deriz; 'Biz dünyayı değil, sadece onu sevdik!" 


A.Sevim

30 Temmuz 2020


Not: Bu yazımızda bir çok münevverden yaralandık… Bunların başında ve en büyük yer tutan aydınımız üstat Dücane Cündioğlu’dur. Bilimsel bir makale yada doktora tezi yazmadağımızdan her satıra bir gönderme, kaynak belirtmedik. İntihal olmasın diye bu notu düştük.



  |  Bu haber 1188 defa okunmuştur.

Duyurular  KATEGORİSİNDEN HABERLER

“Aslında ben kendimi vurdum.”

“Aslında ben kendimi vurdum.” “Aslında ben kendimi vurdum.”

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir…

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Balık denizin, kuş ise havanı...

Anneleri Günü 2019

Anneleri Günü 2019 Anneleri Günü 2019

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek… Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy "

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy " Tolstoy: Onun İhtiyaç Duyduğu Üç Arşın(2 mt) Kadar Bir Topraktı!..”

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Almanya’ya giden birinci kuşağın döneminde Türkiye’de bir gencin as...

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı...

Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı... Elon MUSK, Tesla, SpaceX, Nereolink ve Buzdolabı... yapay zeka, nereolink.Sergey Brin ve Larry Page, Facebook’un k...

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Kış Manzaraları - 08/01/2018 - Malatya Fethiye
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375






FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2020

2005 &  2020
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:2932

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:2674

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:2522

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:12342

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.