AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Aliseydi SEVİM

KAPI KAPI DEĞİL ASLINDA!...

10 Temmuz 2013, 03:29

Aliseydi SEVİM


KAPI KAPI DEĞİL ASLINDA!...

 

Şimdi, bir kısım insana özel gibi görünecek bir konudan bahsedeceğim... Bu özel gibi görünen sıradan bir konudan, sonra genel çıkarımlar yapabilme egzersizinde bulunacağım.

Beldemizde kaynak atölyesi yok. Var aslında: Hasan ASLAN.(...) (Hasan ASLAN'dan özür dilerim. Hasan'a dair açıklama yapmaktaki maksadım, buradaki dururken Yazıhan'a niye gittin? sorusuna cevap vermekti. Hasan aynı zamanda akrabamız da olur.) Dolaysıyla, bir şey yaptıracağın zaman Yazıhan'da bulunan "kaynak atölyelerine" müracaat etmek zorundasın. Yazıhan da ise Fethiyeli ve en iyi işleyen bir işletme var:  Altunlar Atölyesi. Fethiyeli olmayan başka bir atölye daha var. Fakat bir Fethiyeliye yakışan, Fethiyeli olan Altunlar Atölyesi'ne iş yaptırmak. Bu bizim naçizane görüşümüz ve arzumuz.

 

Bizim evin kenarında ve ağaçların altında bir kısım yeri örğü tel ile çevirdim ve çiçek, süs bitkileri diktim. Buraya birde profil çerceveli ortası örgü telli kapı lazım. Bunun siparisinide, iki ay kadar önce komşumuzda olan yukarıda alınan atölyeye verdik. Her hafta sorduk. İşleri yoğundu, geçikmesini ise anlayıışla karşıladık, normal gördük. Biçerciler gitti vb. durumlardan dolayı işler biraz azalmıştı. Tekrar söyledik, çercevesini yapmış bir haftadırda orada bekliyor. Tel takılacak dedim tamam dedi. Bir süre sonra tekrar aradım: "Tel takıldı ise kapıyı getir," dedim. Bu defaki yanıt öncekiler gibi, ihmalkarlığın mahcubiyetini taşıyan bir dil değil; "Bu işin gücün içinde..." diye başlayan ve sanki "üç kuruşluk kapı ile uğraşamam"diyen "üfleyip püfleyen" bir vurgu ve sesinde ton vardı...

 

Üflenip püflenmesine sebep benim kapımın ortalama maliyetinin yüz tl civarı gibi küçük bir rakam oluştuması... Binlerce lira ile ifade edilen bir sipariş olmaması...  Yani parasal değerinin küçüklüğüydü. İlaveten benim büyük siparişlere vesile olacak bir çevremin olmaması ise bunun cabasıydı.

 

Elbetteki, bu kadar küçük rakamlık sipariş veren ve başkacada bir potansiyel vaadetmeyen biri, rahatlıkla "üflenecek" biri olabilirdi.  Parasız adam, bana yararı dokunmayan ve dokunmayacak adam gereksiz bir adam ve üflenenerek, püflenerek gözden çıkarılacak biri rahatlıkla olabilirdi. Dikkate alınman için ana kıriter para, parasal büyüklüğün ve maddi yarar sağlama potansiyelin. Bu kapitalist dünyanın tipik bir zihniyet izleri; erezyona uğramış olan değerlerin: inanaçların, ideolojilerin,geleneğin... işaret fişekleri gbi gözükmekte...

İki yada üç yıl kadar önce; Vedat abi(Altun) bir konuşmasında: "Bizler hala Karabetler olarak anılırız, yeni bir isim oluşturamadık!" demişti. Bende bu ve benzeri konularda biraz düşündüm! Neden yeni isimler, o sülalelerin anılmasına isim olamayır, diye?

 

Kanımızca soyla anılma aristokratik, monarşik, padişahlık idarelerinin hakim olduğu dünyanın özelliğiydi. İmparatorlukların yıkılmasıyla, milliyetle anılma ravaçta oldu. 20. yy'ın sonuna doğru ise ulus üstü birliklerin oluşmasıyla(Avrupa Birliği gibi,) birey bir dünya yurttaşı olarak kendini ifade etmeye başladı.

 

Soyla anılma kökü eskilerde olan ve günümüzde geçer akçeliğini kaybetmeye yüz tutmuş kültürel birikimimizin kanıtılarıydı. Özelden genele gidelim... Eskiden dünya mahalleden ibaretti bir bakıma. Aile yapısı geniş aile ve mahalle ise sanki bir dereceye kadar daha geniş bir aileyi temsil ediyordu. Mühimdi; ozamanlar: "biz kapı komşuyuz," sözü. "Gün doğunca yüz yü yüze bakıyoruz."  Hele "him komşusuyuz," dedindi mi akan sular durulurdu...

 

Bu kavramlar ve deyimler,  gelenek ve göreneğimizle komşuları bir birlerine karşı bir takım yazılı olmayan akitlerle bağlar ve bu ise geleneğin, yazıllı devlet kanunlarından daha kuvvetli yasalarını oluştururdu.  Günümüzde geçmişe dair olan çok şey içi boşaltılmış, tavanı bel vermiş, duvaru çatlamış, bir fatiha duası eşliginde dozerin dayanıp yerle bir edip enkazının kaldırılması gereken köhnemiş, viraneler döndü.

 

Ne mahallemize ismin veren "pınar" akıyor, ne Karabetlerin önü asmalı üstü çardaklı kerpiçten evleri ayakta, nede bir dehre ve baltasını yületmeye geleni "üf çekmeden dehre yada baltasını yüleyen, kaynak eden"  kimi zamanda ücret dahi almayıp, üstüne de çay ısmalayan Vartanlar, Avadesler!.. ayakta.

 

Öyle görülüyor ki kuruyan, yalnızca mahalleye ismini veren "Pınar" değil; geçmişin mahallelilik kültürü, her şeyi rakamsal yararın büyüklüğü ile ölçüp biçmeyen, hizmet hak içindir... diyen bir gelenek ve görektirde. Eski binlar yıkılıyor, bu yıkıntıların "püf" diye savrulan külleri arasında, eski insalık anlayışımızda sanki savrulup gidiyor.

Beldemizde, yıkılıp yerine daha ihtişamlıları yapılan yeni binalar bana, Serdar Özkan'ın onlarca dile çevrilen "Kayıp Gül" adlı romanında ki "kayıp olanı" esefle hatırlatıyor!..

 

O romandan çıkardığım ana fikir; genetik yapısı ile oynanarak üretilen daha gösterişli, göz doldurucu, gönül okşayıcı muhteşem görünüşlü güller ile modern insan ve yaşam tarzı arasında bir bağ kurulması ve bu muhteşemlikte, bu güllerde eski gösterişsiz güllerde bolca bulunan kokunun kaybolması ve bu emsalden hareketle, modern insanda kaybolanın, geçmişin kadim değerleri, insanlık anlayışı, insana ve doğaya hesapsız kitapsız bir bakış ve sevgidir...

 

Bilim ve teknikteki gelişmeler, üretim patlması yaratıyor. Bireysel ve toplumsal maddi zenginliklerİ tahminlerden daha kısa sürede ve hızda artırıyor. Paranız varsa çok güzel arabalar, evler barklar alabilir, estetik cerrahiye bir miktar harcama yapıp, kendinizi daha düzgün hale sokabilir ve en ünlü markalardan giyebilirsiniz. Bir sürü yalaka yüzler, fonksiyonelliği yanlızca dünyevi olan ilişkiler ağıda alabilirsiniz.  Bu saydıklarımı ve şu an saymadığımız ve saymamızda mümkün olmayan nice şeyleri daha "satın" alabilirsiniz...  Göz dolduran, gönül okşayan kokusu kaybolan muhteşem suretli güller gibi görünebilir, yanınızdan geçenin burun direğini kıracak parfümlerdende alıp kokmak için dökünebilirsiniz. Fakat; "modern insanın kaybolan kokusu olan 'insanlığı" ne kadar çok paranız olsada satın alamazsınız. Çünkü hiçbir markette satılmaz!.. Bunun okulada yoktur.

 

İhmal edilen "Kapı, kapı değil;" aslında koskoca bir geçmişe, kültüre, gelenek ve göreneğe kapatılan bir kapıdır! "Kapı Kapı değil aslında, "kapı gibi  kockoca bir ilişkiler, duygular, düşünceler idealler manzumesidir. Keşke açık olsaydı, kapatıılıp ihmal edilmeseydi o kapı!

Çünkü o kapı, bildiğiniz kapı değil, aslında!...

 

Yazan: A. S.

Yazım tarihi: Kapının kapanışının fark edildiği 62. gün. 2013


Bu haber 5016 defa okunmuştur.





Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Kış Manzaraları - 08/01/2018 - Malatya Fethiye
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375






FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2018


                        2005 &  2018

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:1768

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:1606

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:1418

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:11230

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.